"Soykırıma tanıklık eden bir çatışmaya neden dahil oluyoruz?"... İngilizlerin Gazze Şeridi'ndeki casusluğuna yönelik eleştiriler

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, salı günü Londra'da yaptığı açıklamada, Gazze'deki durumu görüşmek üzere kabine toplantısı çağrısında bulundu (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, salı günü Londra'da yaptığı açıklamada, Gazze'deki durumu görüşmek üzere kabine toplantısı çağrısında bulundu (Reuters)
TT

"Soykırıma tanıklık eden bir çatışmaya neden dahil oluyoruz?"... İngilizlerin Gazze Şeridi'ndeki casusluğuna yönelik eleştiriler

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, salı günü Londra'da yaptığı açıklamada, Gazze'deki durumu görüşmek üzere kabine toplantısı çağrısında bulundu (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, salı günü Londra'da yaptığı açıklamada, Gazze'deki durumu görüşmek üzere kabine toplantısı çağrısında bulundu (Reuters)

İngiliz gazetesi “The Guardian”, Londra'nın bir Amerikan şirketinin yardımıyla Gazze üzerinde neredeyse her gün hava gözetleme uçuşları düzenlemeye devam ettiğini, toplanan istihbarat bilgilerinin nasıl kullanıldığı ve İsrail ordusuyla nasıl paylaşıldığı konusunda soruların arttığını yazdı.

Uçuşları takip edenler, İngiliz Hava Kuvvetleri'ne ait “Shadow” uçaklarının, Aralık 2023'ten bu yana Hamas tarafından rehin tutulan kalan rehinelerin yerini belirlemek amacıyla Kıbrıs'taki Ağrotur (Akrotiri) hava üssünden Filistin toprakları üzerinde 600'den fazla uçuş gerçekleştirdiğini tahmin ediyor.

Casus uçuşları Muhafazakar Parti iktidarı sırasında başladı, ancak İşçi Partisi döneminde de kamuoyuna çok az bilgi açıklanarak devam etti. Uzman uçuş takip cihazlarına göre, başlangıçta günde ortalama iki uçuş yapılıyordu, ancak son zamanlarda günde bir uçuşa düşürüldü.

Gözetleme görevleri, maliyetleri düşürmek için temmuz ayı sonlarında Amerikan şirketi Sierra Nevada'ya devredildi ve İngiliz Hava Kuvvetleri kaynakları, görevlerin çoğu gün benzer bir uçakla sürdürüldüğünü belirtti. Ancak, birkaç gün içinde, yeni casus uçağının 28 Temmuz'da Han Yunus üzerinden uçtuğu ortaya çıkınca bir hata oluştu. O zamana kadar, casus uçakların transponderleri (verici ve alıcı cihazları), Akrotiri'den Gazze'ye doğru, Akdeniz'in doğusu üzerindeyken uçuş sırasında kapatılıyordu.

Uçuş takip uzmanı ve analist Stefan Watkins'e göre bu hata, "İngiliz uçaklarının Gazze'nin sadece yakınında değil, üzerinde de uçtuğunu doğrulayabiliriz" anlamına geliyor.

Watkins, daha sonra güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılmasının uçuşların izlenmesini daha da zorlaştırdığını, ancak casus uçağının 3, 4 ve 6 Ağustos'ta Akrotiri'den ayrılmadan önce transponderlerini (telsiz ve radyo alıcılarını) çalıştırıp kapattığını belirtti.

 İsrail'in güneyinde, Gazze Şeridi sınırına yakın bölgede askerler ve tanklar - 5 Ağustos 2025 (AFP)İsrail'in güneyinde, Gazze Şeridi sınırına yakın bölgede askerler ve tanklar - 5 Ağustos 2025 (AFP)

“Shadow” uçakları, gece veya gündüz görsel gözetim için ve genellikle İngiliz özel kuvvetlerinin operasyonlarını desteklemek için kullanılır.

Bir savunma kaynağı, uçakların Gazze'deki binalarda eğitildiğini ve hayatta olduğu düşünülen 20 rehinenin izine rastlanıp rastlanmadığını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Siyasetçi Jeremy Corbyn, “İngiltere'nin İsrail ile askeri iş birliğini sürdürmesi, dünya çapında canlı olarak yayınlanan bir soykırım karşısında hiçbir şekilde haklı gösterilemez” ifadelerini kullandı.

Eski İşçi Partisi lideri, “Bu uçuşların neden devam ettiği ve istihbarat bilgilerinin neden paylaşılmadığı hala bilinmiyor” dedi.

Liberal Demokrat Parti'nin savunma sözcüsü Helen Maguire, Birleşik Krallık'ın kalan rehinelerin yerini belirleme çabalarını desteklediğini ancak “hükümetin, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında İngiliz istihbarat bilgilerini kullanmasını engellemek için attığı adımları açıklığa kavuşturması gerektiğini” söyledi.

Eski Savunma Bakanı Grant Shapps, İsrail'e destek amacıyla 2023'te hava gözetleme uçuşlarını ilk kez duyurmuş, ancak casus uçaklarının İsrail'e nasıl yardım ettiği konusunda herhangi bir ayrıntı vermemişti.

İngiliz hükümeti, İsrail ile paylaştığı bilgileri kontrol etmek için hassas adımlar attığını söylüyor. Geçen ay hava gözlem uçuşları hakkında sorulan bir soruya Dışişleri Bakanı David Lammy, “İngiliz hükümetinin Gazze'deki savaşa yardım etmesi tamamen yanlış olur. Biz bunu yapmıyoruz. Asla yapmayacağız” dedi.

Askeri kaynaklar, İngiliz istihbaratının İsrail veya başka bir yabancı ülkeyle bilgi alışverişinde izlediği olağan prosedürün, bir siyasi danışman ve bir avukat tarafından yapılan doğrulama işlemlerini içerdiğini ve bu işlemin “dakikalar, saatler veya günler” sürebileceğini söyledi.

İngiliz kaynak, “Neden soykırım ve uluslararası insani hukuk ihlalleriyle suçlanan bir çatışmaya karışmak isteyelim?” diye sordu ve başsavcı Richard Hermer'in ciddi endişeler dile getirmiş olması halinde uçuşların devam etme olasılığının olmadığını belirtti.

Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Arşiv-Reuters)Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Arşiv-Reuters)

Askeri açıdan faydalı bilgilerin İsrail'e aktarılması, Birleşik Krallık'ı devam eden savaşın bir tarafı haline getirecektir. Ancak bu bilgilerin aktarılmasıyla, üçüncü tarafların kullanabileceği istihbarat bilgilerinin kullanımı tam olarak kontrol edilemez.

İşçi Partisi Milletvekili Kim Johnson, “Gazze üzerinde hava gözetleme uçuşlarının amaçları ve denetimleri hakkında ciddi şüpheler varken, özellikle de İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım saldırısı sırasında Akrotiri üssünün istihbarat paylaşımı için kullanılmasının sona erdirilmesini aylarca talep ettikten sonra, hâlâ aralıksız devam etmesi son derece endişe vericidir” ifadesini kullandı.

İngiliz Savunma Bakanlığı yorum yapmadı, ancak Gazze üzerinde rehinelerin yerini belirlemek için silahsız hava gözetleme uçuşları yaptığını ve İsrail makamlarına aktarılan bilgileri kontrol ettiğini belirtti.

Başsavcılık, diğer bakanlara verilen hukuki tavsiyeler hakkında yorum yapmayacağını ifade etti.



Putin, İran Dışişleri Bakanı ile bugün görüşecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)
TT

Putin, İran Dışişleri Bakanı ile bugün görüşecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 17 Nisan 2025'te Moskova'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi kabul etti (AFP)

Rus haber ajansı TASS'a göre Kremlin, İran-ABD barış görüşmelerindeki çıkmazın devam ettiği bir dönemde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bugün Rusya'yı ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşeceğini doğruladı.

İran Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, Arakçi’nin dün Islamabad’dan ayrılarak Rusya’ya gittiğini duyurdu.

Arakçi’nin, müzakerelerdeki son gelişmeleri paylaşmak üzere Umman’ın başkenti Muscat’a gittikten sonra, Tahran ile Washington arasında yürütülen arabuluculuk çabalarına öncülük eden Pakistan’a pazar günü yeniden döndü.

İran’ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali, “X” platformunda yaptığı paylaşımda, Arakçi’nin “ülke çıkarlarını savunmak amacıyla yürütülen diplomatik çabaların sürdürülmesi ve dış tehditler ışığında” Putin ile Saint Petersburg’da bir araya geleceğini ifade etti.

Celali, paylaşımında İran ve Rusya’nın, “tek taraflılık ve Batı hegemonyasından arındırılmış bir dünya hedefleyen ülkelere karşı çıkan küresel baskın güçlere karşı” birleşik bir cephe oluşturduğunu savundu.

Öte yandan, ISNA ajansının aktardığına göre Celali, Arakçi’nin Rus yetkililerle müzakerelerdeki son gelişmeler, ateşkes süreci ve ilgili diğer konular hakkında görüş alışverişinde bulunacağını belirtti.


Fransa, Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye ulaşmaya çalışan 119 göçmeni kurtardı

Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)
Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)
TT

Fransa, Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye ulaşmaya çalışan 119 göçmeni kurtardı

Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)
Bir tekneyle Manş Denizi'ni geçen göçmenler (Arşiv- AFP)

Fransız yetkililer, hafta sonu boyunca Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaşmaya çalışan 100’den fazla göçmenin kurtarıldığını, bir kişinin ise hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

Yetkililerin dün yaptığı açıklamaya göre cumartesi günü düzenlenen çeşitli operasyonlar kapsamında Fransa’nın kuzey kıyılarında görev yapan arama kurtarma ekipleri, geçiş girişiminde bulunan 119 kişiyi kurtardı. Söz konusu operasyonlar, bölgeden sorumlu Fransız sahil güvenlik kurumu “Premar” tarafından yürütüldü.

Bilincini kaybettiği belirtilen bir göçmen, helikopterle kuzey kıyısındaki Boulogne kentinde bulunan bir hastaneye sevk edildi.

Öte yandan, perşembe günü İngiltere ile Fransa arasında, düzensiz göçmenlerin Manş Denizi üzerinden geçişini engellemeye yönelik üç yıl süreli yeni bir anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında Londra yönetimi, Fransız operasyonlarının finansmanına katkısını artırdı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre 2025 yılında Fransa’nın kuzey kıyılarından İngiltere’nin güneyine geçmeye çalışan 29 göçmen hayatını kaybetti.

Bu yılın başından beri ise söz konusu tehlikeli deniz yolculuğu sırasında en az 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.


Netanyahu’ya darbe: En büyük iki rakibi siyasi olarak birleşti... Af hayal oldu

Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
TT

Netanyahu’ya darbe: En büyük iki rakibi siyasi olarak birleşti... Af hayal oldu

Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün iki önemli gelişmeyle karşı karşıya kaldı. En büyük siyasi rakiplerinden ikisinin partilerini birleştirdiklerini açıklaması ve hakkında yıllardır süren yolsuzluk davasında af alma ihtimalinin zayıflaması, Netanyahu için çifte darbe olarak değerlendirildi. Söz konusu gelişmeler, bu yıl ekim ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde yaşandı.

Eski başbakanlardan sağ görüşlü Naftali Bennett ile merkez çizgideki Yair Lapid, ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda partileri “Bennett 2026” ile “Yesh Atid”in (Gelecek Var) birleştiğini duyurdu. Lapid, “Bu adımın amacı blok içindeki bölünmeleri sona erdirmek, tüm çabaları kritik seçimleri kazanmaya odaklamak ve İsrail’i geleceğe taşımaktır” ifadelerini kullandı. Bennett’in ofisi ise yeni partinin adının “Birlikte Partisi" olacağını ve liderliğini Bennett’in üstleneceğini açıkladı.

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)

Netanyahu hükümeti, kendi partisi Likud ile aşırı sağ ittifakına dayanırken, muhalefet ve merkez partiler şimdiye kadar hükümeti devirmek için birleşmekte başarısız olmuştu.

Siyasi cephedeki bu önemli gelişme, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un, Netanyahu’nun yolsuzluk davasında yaptığı af başvurusunu değerlendirmeyeceğini açıklamasından saatler sonra geldi. Herzog, olası bir af kararının ancak taraflar arasında suçun kabulüne yönelik bir anlaşma için tüm yollar denendikten sonra ele alınabileceğini belirtti. Bu açıklama, kısa vadede bir af kararının çıkmayacağını gösteriyor.

Netanyahu’nun yaklaşık 10 yıl önce başlatılan soruşturmalarla ilgili ortaya çıkan hukuki sorunları, 2019’da hakkında iddianame hazırlanmasından 2022’ye kadar geçen süreçte İsrail siyasetinde derin bölünmelere yol açmış ve beş seçim sürecini etkilemişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bir sonraki genel seçimlerin Ekim 2026 sonuna kadar yapılması planlanıyor. Netanyahu ise rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarını reddediyor.

Herzog dün yaptığı açıklamada, davada en uygun çözümün taraflar arasında bir uzlaşma olabileceğini ifade ederek, “Af başvurusunun değerlendirilmesinden önce, mahkeme dışında bir anlaşmaya varılması için tüm imkanların tüketilmesi gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin bu açıklaması, The New York Times gazetesinin Herzog’un bir suç kabulü anlaşmasına aracılık etmeyi planladığı yönündeki haberinin ardından yayımlandı. Bu durum, af kararının şimdilik ertelenebileceğine işaret ediyor.

Herzog’un sözcüsü, anlaşma girişimi olup olmadığına ilişkin sorulara yanıt vermezken, Netanyahu’nun ofisi de konuya dair yorum talebine karşılık vermedi.

Netanyahu, af başvurusunu kasım ayında yapmıştı. İsrail yasalarına göre cumhurbaşkanı mahkûmlara af yetkisine sahip olsa da devam eden bir yargılama sırasında af verilmesine dair bir emsal bulunmuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce birkaç kez Herzog’a Netanyahu’yu affetmesi çağrısında bulunmuş, bu çağrılardan biri mart ayında İran’la yaşanan savaş sırasında ve davanın geçici olarak askıya alındığı dönemde yapılmıştı.

2020’de başlayan yargı sürecinin devamı kapsamında Netanyahu’nun bu hafta yeniden mahkeme karşısına çıkması bekleniyor. Netanyahu, görevde iken hakkında ceza davası açılan ilk İsrail başbakanı olarak kayıtlara geçmiş durumda.