ABD Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasıyla İran sınırında

Bakü ile Türkiye arasında otoyol ve demiryolu hattı projesi

ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Beyaz Saray'da imzalanan barış anlaşmasının ardından kameralara poz verirken, 8 Ağustos 2025 (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Beyaz Saray'da imzalanan barış anlaşmasının ardından kameralara poz verirken, 8 Ağustos 2025 (AFP)
TT

ABD Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasıyla İran sınırında

ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Beyaz Saray'da imzalanan barış anlaşmasının ardından kameralara poz verirken, 8 Ağustos 2025 (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Beyaz Saray'da imzalanan barış anlaşmasının ardından kameralara poz verirken, 8 Ağustos 2025 (AFP)

Ömer Önhon

Güney Kafkasya'da devam eden büyük oyunda, siyaset, ekonomi ve güvenliği bir araya getiren yeni bir proje öne çıktı. Beyaz Saray'da 8 Ağustos Cuma günü düzenlenen törende, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, iki ülke arasında barış için ortak deklarasyona imza attılar. Törene, anlaşmanın hamisi olarak belgeyi imzalayan ABD Başkanı Donald Trump da katıldı.

Ortak deklarasyon sınırlara saygı, bölgesel çatışmanın sona erdirilmesi ve güç kullanımının reddi gibi yedi temel maddeden oluşuyor. Taraflar ayrıca, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) Minsk Grubu'nun kapatılması için ortak bir talepte bulunmak da dahil olmak üzere çeşitli bazı belgeler üzerinde de anlaşmaya vardı ve bunları imzaladı. Ermenistan ve Azerbaycan Dışişleri Bakanları, ‘Devletler Arasında Barış ve İlişkilerin Kurulmasına Dair Anlaşma’ taslağını imzalayarak, nihai metni tamamladılar. Bakü, Erivan'ın imzaların atılmasından ve nihai onaylamadan önce bölgesel talepleri sona erdirecek anayasa değişikliklerini yapmasını bekliyor.

Anlaşma ayrıca, Azerbaycan'ın ana kısmını Ermenistan toprakları üzerinden Nahçıvan'a bağlayan ‘Zengizor Koridoru’ olarak bilinen engelsiz bir geçiş bölgesi kurulmasını da kapsıyordu. Ermenistan, ABD ve üzerinde anlaşmaya varılan diğer dış taraflarla birlikte, ‘Trump'ın uluslararası barış ve refah yolu’ olarak adlandırılan bir çerçeve oluşturmak için çalışmayı taahhüt etti. Washington’daki görüşme önemli bir başarı olsa da, birçok ayrıntı hala net bir anlaşma ve daha fazla açıklığa ihtiyaç duyuyor.

Azerbaycanlılar ve Ermeniler arasındaki çatışma, 20’nci yüzyılın başlarına, her iki ülkenin de işgal altında olduğu ve 1990 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazandıkları döneme kadar uzanıyor. O zamandan beri, tarihsel anlaşmazlıklar ve bölgesel talepler nedeniyle aralarında zaman zaman savaşlar patlak verdi. Ermeniler, özellikle Rusya'nın büyük dış desteğiyle Karabağ ve diğer Azerbaycan bölgelerini işgal etti.

Proje, Bakü'den başlayıp Ermenistan'dan geçerek Nahçivan'a ulaşan ve ardından Türkiye'ye varan bir demiryolu hattı ve otoyol inşasını kapsarken bu yol, İran sınırına paralel olarak uzanıyor.

Azerbaycan, 2020 yılında Karabağ'ın büyük bir bölümünü geri alan bir askeri operasyon düzenledi ve ardından 2023 eylülünde terörle mücadele çerçevesinde hızlı bir harekatla işgal altındaki topraklarının geri kalanını da kurtardı. O tarihten bu yana Türkiye, ABD, İsrail, Fransa ve İran gibi ülkelerin farklı roller oynadığı karmaşık bir siyasi ve güvenlik sürecine girildi. Bu ülkeler, kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için çaba sarf ettiler.

Başkan Trump, uzun süredir savaşları sona erdirme ve ekonomik ilişkileri güçlendirerek ve refahı artırarak ülkeleri bir araya getirme sloganını savunuyor ve bu konuda ABD'nin ekonomik çıkarlarına odaklanıyor. Ancak, savaşları birkaç gün içinde sona erdirebileceğine dair tekrar ettiği abartılı açıklamaları, özellikle bir günde sona erdirebileceğini söylediği Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirememesi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından manevra yapıldığını itiraf etmesi, güvenilirliğini zedeledi.

fgthyu7
Nahçıvan Özerk Bölgesi'nin Stepanakert (Hankendi) şehrinde düzenlenen bir askeri geçit töreni, 8 Kasım 2023 (AFP)

Bu sefer işler onun lehine gelişebilir, çünkü yakında Putin ile görüşmeye hazırlanıyor ve bu da Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirme umutlarını canlandırıyor. Pakistan ile Hindistan, Tayland ile Kamboçya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Ruanda arasındaki çatışmaları sona erdirmeyi kendine mal eden Trump için, Kafkasya’daki son başarısı, uluslararası arenada başarılarını övünmek için yeni bir fırsat sunuyor.

Washington zirvesinin en önemli sonucu, anlaşmada ‘geçiş bölgesi’ olarak adlandırılan ve Zengizor Koridoru olarak bilinen, Ermenistan’da 43 kilometre uzunluğundaki şerit oldu. Bu şerit, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ana kısmını, Nahçivan Özerk Cumhuriyeti'ndeki topraklarından ayırıyor.

Proje, Bakü'den başlayıp Ermenistan'dan geçerek Nahçivan'a ulaşan ve ardından Türkiye'ye varan bir demiryolu hattı ve otoyol inşasını kapsarken bu yol, İran sınırına paralel olarak uzanıyor.

Başkan Donald Trump, Zengizor Koridoru’nu, Azerbaycan'a Nahçıvan'a tam erişim hakkı tanıyan ve Ermenistan'ın toprak bütünlüğüne tam saygı gösteren özel bir geçiş bölgesi olarak tanımladı. Projeye, Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) adı verildi.

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki gelişmelerle birlikte, gözlemciler Türkiye ile Ermenistan arasında tam normalleşme ve diplomatik ilişkilerin kurulmasının çok da uzak olmadığını tahmin ediyorlar.

Trump, Ermenistan'ın bu koridoru inşa etmek için ABD ile özel bir ortaklık kuracağını ve Washington'a 99 yıl süreyle uzatılabilir yönetim hakları vereceğini açıkladı. Projenin hayata geçirilmesi için ABD ve diğer ülkelerden müteahhitlerin yer alacağı bir koalisyon kurulacak ve ABD, Azerbaycan ve Ermenistan karı üzerinde anlaşmaya varılan oranlarda paylaşacak.

Teknik şüphelerle çevrili olan proje, çünkü Ermenistan koridorda egemenlik haklarına sahip olacak, ancak yolcuların ve malların denetimi ve kontrolü, trafiği veya ticari faaliyetleri engellemeyecek şekilde gerçekleştirilecek. Fakat bu durum, uygulama açısından hala belirsizliğini koruyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu tarihi adımın Trump'ın kişisel müdahalesi olmasaydı gerçekleşemeyeceğini vurgulayarak, 35 yıl süren savaşı sona erdirdiği için Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini ve onu bu ödüle aday göstereceklerini açıkladılar.

Azerbaycan-Ermenistan çatışmasında etkili olan başlıca güçlerden biri olan Türkiye, Washington’daki zirvenin sonuçlarından duyduğu memnuniyeti dile getirirken bunu son derece önemli bir gelişme olarak nitelendirerek ABD'nin rolünü takdir etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan anlaşmaya övgüde bulundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Zengizor Koridoru’nu Türkiye'yi Kafkasya ve Hazar Denizi üzerinden Türk dünyasına, Türkiye üzerinden Avrupa'ya ve Asya'nın derinliklerine bağlayan önemli bir bağlantı noktası olacağını belirtti.

juı8
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın da hazır bulunduğu Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen barış anlaşması imza töreninde tokalaşırken, 8 Ağustos 2025 (AFP)

Türkiye ve Azerbaycan, ‘iki devlet bir millet’ deyişiyle ifade edilen yakın bir ilişkiye sahipler. Dışişleri Bakanı Fidan da bu çerçevede ‘Türk dünyası’ terimini kullandı. Ankara, Ermenistan-Azerbaycan savaşının başından itibaren Bakü'nün yanında yer aldı ve askeri destek sağlayarak Azerbaycan'ın zaferinde önemli bir rol oynadı. Türkiye, 21 Eylül 1991'de Ermenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olmasına rağmen, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi ve mevcut anlaşmazlıklar nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler gerildi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2022 yılında Türkiye'nin diplomatik girişimlerine yanıt verdi ve iki ülke arasında uzlaşı sürecinin ilk adımları atıldı. Bu süreç, geçtiğimiz haziran ayında Paşinyan’ın Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaretle taçlandı.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki gelişmelerle birlikte, gözlemciler Türkiye ile Ermenistan arasında tam normalleşme ve diplomatik ilişkilerin kurulmasının çok da uzak olmadığı tahminlerinde bulunuyorlar. Birçok Ermeni Taşnak, özellikle de Ermeni diasporasından olanlar, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Ermenistan'ın ulusal çıkarlarına aykırı davranışlarda bulunduğunu düşünüyor, ancak halkın geniş desteğine sahip olan Paşinyan bu eleştirilerden etkilenmeyecektir.

Ekonomik faaliyetler ve normalleşme ile ulaşım koridorlarının sağlayacağı fırsatlar büyük bir etki yaratacak olsa da bu durum, mevcut tüm gerilimleri ve zorlukları bir anda ortadan kaldırmaz.

Rusya, Batı'nın kendi hayati etki alanı olarak gördüğü bölgelerde veya sınırlarına yakın bölgelerde yaptığı hamlelerden memnun değil. Başkan Vladimir Putin'in harekete geçmek için uygun anı sabırla beklediği biliniyor.

İran ve Rusya ise Aliyev ve Paşinyan’ın görüşmesi ve anlaşmaları imzalamalarının olumlu bir gelişme olduğunu vurguladılar. Ancak aynı zamanda, ABD'nin Moskova'nın arka bahçesi olarak gördüğü bölgede Rusya'ya karşı önemli bir diplomatik zafer elde etmesinden duydukları endişe ve rahatsızlığı da dile getirdiler. Bu gelişme, Rusya ile Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin gerginleştiği bir dönemde gerçekleşti.

Ermenistan, Paşinyan liderliğinde Rusya'nın nüfuzundan uzaklaşarak güvenliğini sağlamak için Batı'ya yakınlaşmaya çalışırken, Aliyev liderliğindeki Azerbaycan'ın politikası Rusya ile ilişkilerinde temkinli olmakla birlikte, son zamanlarda daha açık bir tutum sergilemeye başladı.

gthyu
Azerbaycan Savunma Bakanlığı'nın 19 Eylül 2023'te yayınladığı bir videodan alınan ve Bakü’nün Azerbaycan güçlerinin Ermenilerin Dağlık Karabağ bölgesinde kullandığı mevzileri imha etmesi sonucu meydana geldiğini söylediği bir patlamayı gösteren bir görüntü (AFP)

Öte yandan İran, Bakü ile Erivan arasındaki ilişkilerin iyileşmesini memnuniyetle karşıladı, ancak projenin olası sonuçları konusunda uyarıda bulundu. Ulaştırma yollarının açılmasının, karşılıklı çıkarlar ve egemenliğin korunması çerçevesinde gerçekleşmediği sürece bölge halklarına fayda sağlamayacağını vurgulayan Tahran, doğu ile batıyı birbirine bağlayan Zengizor Koridoru’nun, kendisinin teşvik ettiği kuzey-güney koridoruna büyük zarar vereceğinden ve Ermenistan'a doğrudan erişimini engelleyeceğinden endişe ediyor.

İran, bölgenin güvenliğini tehlikeye atabilecek dış müdahalelere karşı uyararak Tahran'ın varlığını ve Azerbaycan'daki İsrail varlığını ciddi bir endişe kaynağı olarak gören ABD'ye açık bir gönderme yaptı.

Burada sorun, İran'ın bu projeyi gerçekten durdurabilecek durumda olup olmadığında. Ancak Rusya'nın, Batı'nın kendi hayati etki alanı olarak gördüğü bölgede veya sınırlarına yakın bölgelerde yaptığı hamlelerden memnun olmadığı biliniyor. Başkan Vladimir Putin'in harekete geçmek için uygun anı sabırla beklediği de biliniyor.

ABD’li yetkililerin, Washington'ın anlaşmalarının ve projelerinin Rusya, Çin ve İran'ı hedef alan jeopolitik manevraların bir parçası olduğunu açıkça ilan etmesiyle, bu ülkelerin tek tek veya toplu olarak bu planları engellemek yahut bozmak için karşı projeler veya planlar ortaya koyması şaşırtıcı olmaz.



İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
TT

İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)

Afrika'nın en zengin kişisi olan petrol rafinerisi sahibi Aliko Dangote, İran savaşıyla servetine servet kattı.

İran savaşının yarattığı enerji şoku, Ortadoğu'daki kesintilerden etkilenmeyen üreticilere önemli fırsatlar sundu.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre Nijeryalı iş insanı Dangote'nin dev petrol rafinerisi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla patlak veren savaşın ardından tam kapasite çalışmaya başladı.

Nijerya'nın ham petrol ve rafine petrol ürünlerine yönelik talebin artması ülke ekonomisini desteklerken, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişi de sınırladı.

2024'te üretime başlayan Dangote Petrol Rafinerisi, savaşın etkisiyle hızla büyüdü. Şirket, Sahraaltı Afrika'dan gelen talebin büyük ölçüde arttığını ve Avrupa'ya jet yakıtı ihracatının yükseldiğini belirtti. S&P Global verilerine göre tesis, nisandan bu yana dünyanın en büyük jet yakıtı ihracatçısı konumunda.

Dangote Industries Başkan Yardımcısı Devakumar V.G. Edwin, firmayı bu yıl Nijerya borsasında halka arz etmeyi planladıklarını ve en az 50 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Daha sonra New York borsasında ikinci bir halka arz yapılması da planlar arasında.

Şirket ayrıca Lagos açıklarındaki mevcut rafineriyi genişletmek ve Kenya'da yeni bir tesis inşa etmek için yaklaşık 28 milyar dolarlık ek yatırım yapmayı değerlendiriyor.

Artan talebi karşılamak isteyen yetkililer, rafinerinin günlük işleme kapasitesini 2028'e kadar iki katına çıkararak 1,4 milyon varile yükseltmeyi planlıyor.

Diğer yandan Nijerya devletine ait Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), rafinerinin ihtiyaç duyduğu miktarda ham petrol sağlamakta zorlanıyor. Analize göre bunun başlıca nedeni hükümetin, petrol teminatlı kredileri ödemek ve uzun vadeli ihracat sözleşmelerini yerine getirmek için ham petrol satışına devam etmek zorunda olması.

Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre, artan talep sayesinde Dangote'nin serveti yıl başından bu yana yaklaşık 4,86 milyar dolar yükselişle 34,8 milyar dolara ulaştı. Böylece 69 yaşındaki iş insanı dünyanın en zengin 65'inci kişisi oldu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Forbes Africa


Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
TT

Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)

Venezuela'yı sarsan depremlerin ardından ülkeye gitmeye çalışan yabancı arama kurtarma ekipleri, Karakas yönetiminin bürokratik engellerine takılmış.

Wall Street Journal (WSJ), bürokratik gecikmeler nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin afetin ilk günlerindeki kritik müdahale aralığını kaçırdığını, bunun çok sayıda can kaybına yol açtığını yazıyor.

Afetlerde arama kurtarma çalışmaları sağlayan ABD'li Strategic Response Partners'a bağlı 7 kişilik bir ekip, Miami'den özel ekipmanlarla yola çıkmasına rağmen Venezuela makamlarının izin süreçlerindeki aksamalar yüzünden günlerce beklemek zorunda kalmış.

Ekip, iniş izinlerinin son anda iptal edilmesi nedeniyle Dominik Cumhuriyeti'ne yönlendirilmiş. Bu sebeple arama kurtarma çalışanları, 24 Haziran'da meydana gelen depremlerle sarsılan ülkeye ancak 30 Haziran'da varabilmiş.

Ekip direktörü Michael Saavedra, "Bizi daha erken ülkeye alsalardı gerçekten çok daha fazla kişinin hayatını kurtarabilirdik" diyor.

Strategic Response Partners'ın CEO'su Steve Slepcevic ise 35 yılı aşkın süredir Haiti, Şili ve Meksika gibi çeşitli ülkelerdeki afet bölgelerinde çalıştığını belirterek, "Kariyerimdeki en kötü deneyimi Venezuela'da yaşadım" diyor.

Slepcevic, binalarının çoğunun sağlam inşa edilmediği için çöktüğüne dikkat çekiyor. Bazı yapılarda beton plakalar arasında dolgu malzemesi olarak plastik köpük kullanıldığını ve yeterli çelik bulunmadığını söylüyor. Bunun enkazda çalışan ekipler için de büyük risk oluşturduğunu ifade ediyor.

Bazı ekipler de Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez'le fotoğraf çektirmeye zorlandığını öne sürüyor.

Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinde de görev yapan Meksikalı Topos Azteca Uluslararası Kurtarma Tugayı'ndan Hector Mendez, Venezuela devlet medyasından bir kişinin Rodriguez hakkında olumlu açıklamalar yapmasını istemesine tepki göstererek "Ben siyasetçi değilim, kurtarma görevlisiyim" dediğini anlatıyor.

Haberde, Karakas yönetiminden kaynaklı koordinasyon eksiklikleri nedeniyle ABD'nin yanı sıra Birleşik Krallık, Fransa ve Hollanda'dan ekiplerin de arama kurtarma çalışmalarında zorluk yaşadığı savunuluyor.

ABD'nin ocak ayında düzenlediği baskınla Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından ülkenin başına geçen Rodriguez, 2 Temmuz'daki açıklamasında, afet yardımlarının yetersizliği nedeniyle gelen eleştirileri "propaganda" diye niteleyerek tepki göstermişti.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu belirtmişti.

Karakas yönetiminin son verilerine göre ölü sayısı 3 bin 900'e yaklaşırken, 16 bin 700'den fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Deutsche Welle


Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı
TT

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü İran ile yeni müzakerelerin yapılmasına onay verdiğini açıkladı. Ancak Nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkesin artık sona erdiğini bir kez daha vurguladı.

İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin bu süreçte "teslim olmayacağını" ifade ederken, ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu yürüten Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise taraflara, haftalar süren savaş ve müzakereler sonucunda "büyük zorluklarla elde edilen barış kazanımlarının korunması" çağrısında bulundu.

Bu gelişmelerin gölgesinde Katar'dan bir heyet, Hürmüz Boğazı'nda son dönemde yaşanan saldırılar ve Tahran ile Washington arasındaki karşılıklı operasyonların ardından diplomatik çabaların sürdürülmesi amacıyla İran'a ulaştı.

İran devlet televizyonunun Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'ne dayandırdığı açıklamaya göre, "İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti."

Sözcü ayrıca, "Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

Açıklamada, "ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verileceği" uyarısı da yapıldı.

Arakçi Umman'a gidiyor

Diplomatik temaslar kapsamında İran resmi haber ajansı IRNA, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin cumartesi günü diplomatik bir heyetin başında Umman Sultanlığı'na gideceğini duyurdu.

Arakçi'nin temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmelerin, özellikle de Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ele alınacağı bildirildi.

Washington'dan yeni İran yaptırımları

Öte yandan Washington yönetimi İran üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürdü.

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğine yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ardından İran bağlantılı yeni yaptırımlar açıkladı.

Yaptırımların, daha önce İngiltere tarafından da İran Devrim Muhafızları'na mali destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım uygulanan İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ansari'nin yanı sıra çok sayıda kişi ve kurumu hedef aldığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamaları

  • Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uygun mekanizmaların oluşturulmasını görüşmek üzere Umman'a gidecek.
  • ABD ile müzakere yapılması yönünde herhangi bir talepte bulunmadık.
  • Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir.
  • İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti.
  • ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verilecektir.
  • Washington, mutabakat zaptının 22 gün önce imzalanmasının ardından hükümlerini sürekli ihlal etti.
  • ABD'nin İran petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırma kararını geri çekmesi, mutabakat zaptının ihlali anlamına gelmektedir.

Altın geriledi

  • Altın fiyatları, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi nedeniyle cuma günü gerileyerek haftalık bazda düşüşe yöneldi.
  • Ham petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması, ABD'de para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentilerini güçlendirdi.

Petrol fiyatlarında düşüş

  • Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki son çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin normale dönebileceğine yönelik iyimserlikle cuma gününü düşüşle tamamladı.
  • Buna karşın petrol fiyatları haftalık bazda güçlü yükseliş kaydetti.

Güney Lübnan'da İsrail İHA saldırısı

Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçlarının cuma günü Güney Lübnan'a düzenlediği iki ayrı saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi ise ağır yaralandı.

Ajansın haberine göre, Nebatiye kentinden bir genç, Kefrerman beldesinin Doha yolu üzerinde motosikletiyle seyir halindeyken düzenlenen İHA saldırısında yaşamını yitirdi.

Aynı bölgede otomobili hedef alınan bir başka kişi ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.