Trump-Putin zirvesi: Anlaşma yok ama ilerleme kaydedildi

Trump, NATO liderlerine ve Zelenskiy'ye zirvenin sonuçlarını iletti

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Ağustos 2025 Cuma akşamı Alaska'da düzenlenen zirvenin ardından düzenledikleri basın toplantısında tokalaşırken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Ağustos 2025 Cuma akşamı Alaska'da düzenlenen zirvenin ardından düzenledikleri basın toplantısında tokalaşırken (AFP)
TT

Trump-Putin zirvesi: Anlaşma yok ama ilerleme kaydedildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Ağustos 2025 Cuma akşamı Alaska'da düzenlenen zirvenin ardından düzenledikleri basın toplantısında tokalaşırken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Ağustos 2025 Cuma akşamı Alaska'da düzenlenen zirvenin ardından düzenledikleri basın toplantısında tokalaşırken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında cuma akşamı gerçekleşen ve büyük ilgi gören zirvede Ukrayna'daki savaşı sona erdirecek veya ateşkes ilan ettirecek herhangi bir anlaşmayla sonuçlanmasa da iki lider de zirveyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Trump’ın zirvenin ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile uzun bir telefon görüşmesi yaptığı ve NATO liderleriyle görüştüğü belirtildi.

Alaska'da yaklaşık üç saat süren toplantının ardından basına kısa bir açıklama yapan iki lider, ayrıntılara girmeden belirli konularda ilerleme kaydettiklerini söylediler. İkili, soru almadı ve genellikle konuşkan olan Trump, gazetecilerin sorularını duymazdan geldi. ‘Barışa ulaşmak için çabalıyoruz’ yazan bir arka planın önünde duran Trump, “Bazı ilerlemeler kaydettik” dedi. ABD Başkanı, “Anlaşma sağlanana kadar anlaşma olmamıştır” diye ekledi.

Görüşmelerin, Trump'ın zirve öncesinde belirlediği hedef olan ve son 80 yılda Avrupa'nın en kanlı savaşında ateşkesin sağlanması yönünde somut adımlar atılmasını sağladığına dair herhangi bir işaret yoktu.

Ancak, Reuters'ın haberine göre 2022 yılında Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana Batılı liderler tarafından dışlanan Putin için, ABD Başkanı ile yüz yüze oturmak bile bir zafer sayılıyor.

frgt
ABD Başkanı Donald Trump, 15 Ağustos 2025 Cuma akşamı Alaska'daki zirvenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile konuşurken (AFP)

Trump, zirvenin ardından Fox News'ten Sean Hannity'ye, Putin ile ilerleme kaydettikten sonra Çin'in Rusya’dan petrol satın alması nedeniyle bu ülkeye gümrük vergisi uygulamayı erteleyeceğini söyledi.

Ancak, Rusya’dan büyük miktarda petrol satın alan bir diğer ülke olan Hindistan'dan bahsetmedi. ABD, Hindistan'ın ürünlerine toplamda yüzde 50 gümrük vergisi uyguladı ve bunun yüzde 25'i Rusya'dan petrol satın aldığı için uygulanan bir ceza.

Trump, bugün yaşananlar nedeniyle Çin'e uygulanan gümrük vergileri hakkında, “Şu an bu konuyu düşünmek zorunda olmadığımı düşünüyorum” dedi. Trump, “İki veya üç hafta sonra bu konuyu düşünmek zorunda kalabilirim, ancak şu anda bu konuyu düşünmemize gerek yok” diye ekledi.

Trump, Moskova’ya yaptırım uygulayacağı tehdidinde bulunmuştu ancak Putin'in bu ayın başlarında Trump'ın ateşkes için belirlediği son tarihi görmezden gelmesine rağmen şimdiye kadar bu tehdidini gerçeğe dönüştürmedi.

Şarku’l Avsat’ın Fox News’ten aktardığı röportajda Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında bir zirve düzenlenmesini de öneren Trump, kendisinin de bu görüşmeye katılabileceğini ilave etti. Zirveyi kimin düzenleyeceği veya tarihi hakkında ise daha fazla ayrıntı vermedi.

Putin, daha önce gazetecilere yaptığı açıklamada Zelenskiy ile görüşme konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Ukrayna ve Avrupalı müttefiklerinin ABD-Rusya müzakerelerinin sonuçlarını yapıcı bir şekilde kabul etmelerini ve ‘ortaya çıkan ilerlemeyi engellemeye’ çalışmamalarını beklediğini söyledi.

Moskova'nın uzun vadeli barışa ulaşmak için savaşın ‘temel nedenlerinin’ ortadan kaldırılması gerektiğini bir kez daha yineleyen Putin, bunlar ortadan kalmadan ateşkesi reddetmeye devam edeceğini ima etti.

Kiev, savaşın başlamasından bu yana Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir ABD başkanının ilk buluşması olan zirveye ilişkin henüz herhangi bir yorumda bulunmadı.

“ABD Başkanı Donald Trump: “Anlaşmaya çok yaklaştığımızı düşünüyorum... Ukrayna bunu kabul etmeli. Belki hayır diyecekler.” Hannity, Zelenskiy'ye ne tavsiye edeceğini sorduğunda Trump, “Anlaşma sağlanmalı” dedi.

Hannity'ye verdiği röportajda Putin ile toprak takası ve Ukrayna'ya güvenlik garantisi verilmesi olasılığını görüştüğünü belirten Trump, “Bence bunlar müzakere ettiğimiz ve büyük ölçüde üzerinde anlaştığımız noktalar” dedi.

Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anlaşmaya çok yaklaştığımızı düşünüyorum... Ukrayna bunu kabul etmeli. Belki hayır diyecekler.”

Hannity, Zelenskiy'ye ne tavsiye edeceğini sorduğunda Trump, “Anlaşma sağlanmalı” dedi.

Trump, “Bakın, Rusya çok büyük bir güç, onlar ise öyle değil” diye ekledi. Analistler, savaşın her iki tarafta da binlerce sivil, çoğu Ukraynalı olmak üzere bir milyondan fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olduğunu söylüyor.

Zelenskiy, Moskova'ya resmi olarak herhangi bir toprak teslim etmeyi reddederken ABD destekli bir güvenlik garantisi almaya çalışıyor. Öte yandan Trump, Zelenskiy ve NATO liderleriyle iletişime geçerek Alaska'daki zirveyle ilgili son gelişmeleri aktardı.

Trump, cumartesi günü Washington'a geri döndü.

dfrgt

Trump ve Putin görüşmelerini sürdürürken savaş tüm şiddetiyle devam etti ve Ukrayna'nın doğu bölgelerinin çoğunda hava saldırısını haber veren sirenler çaldı. Rusya'nın Rostov ve Bryansk bölgelerinin valileri, bölgelerinin bazı kısımlarının Ukrayna tarafından insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırıya uğradığını bildirdi.

Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Rusya Hava Savunma sistemleri gece boyunca Rusya'nın çeşitli bölgelerinde Ukrayna’ya ait 29 İHA imha edildi. İHA’lardan 10’u Rostov bölgesinde düşürüldü.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, Sumi, Donetsk, Çernigiv ve Dnipropetrovsk bölgelerindeki cephe hatlarının gece boyunca saldırı altında kaldığını açıkladı. Açıklamada, hava savunma birimlerinin fırlatılan 85 İHA’dan 61’ini imha ettiği de belirtildi.

Yakından takip edilen zirvenin hayal kırıklığı yaratan sonu, zirvenin başlangıcındaki ihtişam ve törenlerle çelişkili bir şekilde geldi. Putin Alaska'daki hava üssüne ulaştığında Trump onu kırmızı halıda sıcak bir şekilde karşıladı. Karşılama sırasında Amerikan askeri uçakları bölgede uçuş gerçekleştirdi.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Putin hakkında Ukrayna'dan yüzlerce çocuğu sürgün etmek suretiyle savaş suçu işlediği gerekçesiyle arama kararı çıkardı. Rusya bu suçlamaları reddederken Kremlin, UCM’nin arama kararının geçersiz olduğunu belirterek reddetti. Rusya ve ABD, UCM üyesi ülkeler arasında yer almıyor.

“Trump, Putin'e “Size çok teşekkür ederim, çok yakında tekrar görüşeceğiz ve belki de çok yakında tekrar görüşürüz” dedi. Putin ise İngilizce olarak gülümseyerek “Bir dahaki sefere Moskova'da” diye cevap verdi.

Alaska zirvesine davet edilmeyen Zelenskiy ve Avrupalı müttefikleri, Trump'ın savaşı dondurarak ve Rusya'nın Ukrayna topraklarının beşte birini kontrol ettiğini -gayri resmi de olsa- kabul ederek Ukrayna'yı terk etmesinden çekiniyorlar.

Trump, cuma günü görüşmeler öncesinde bu endişeleri yatıştırmaya çalışarak, olası toprak tavizleri konusunda kararı Ukrayna'ya bırakacağını söyledi.

Trump, zirvenin başarılı olmasını sağlayacak sonuçlar sorulduğunda, gazetecilere verdiği yanıtta, “Hızlı bir şekilde ateşkes görmek istiyorum. Bugün olup olmayacağını bilmiyorum ama bugün olmazsa mutlu olmayacağım. Herkes 'bugün olamayacağını' söyledi. Ama şunu söylüyorum: Öldürmelerin durmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

tghyu78ı
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Ağustos 2025 cuma akşamı Alaska'da düzenlenen zirvenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler (AFP)

Zirveye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Putin'in Danışmanı Yuri Ushakov ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da katıldı.

Trump, başkanlık kampanyası sırasında Ukrayna savaşını 24 saat içinde sona erdireceğini söylemişti, ancak perşembe günü yaptığı açıklamada, bu görevin tahmin ettiğinden daha zor olduğunu kabul etti.

Trump perşembe günü yaptığı açıklamada cuma günü zirvenin iyi geçmesi halinde, Zelenskiy'nin de katılacağı ve Putin ile görüşmesinden daha önemli olacak üçlü bir zirvenin hızla düzenleneceğini söyledi.

Cuma günü yaptığı açıklamaların sonunda Trump, Putin'e “Size çok teşekkür ederim, çok yakında tekrar görüşeceğiz ve belki de çok yakında tekrar görüşeceğiz” dedi.

Putin ise gülümseyerek ve İngilizce olarak “Bir dahaki sefere Moskova'da” diye cevap verdi. Trump, ‘bu yüzden bazı eleştirilere maruz kalabileceğini, ancak bunun gerçekleşebileceğini düşündüğünü’ söyledi.

Öte yandan Zelenskiy, cuma günkü zirve öncesinde, toplantının ‘adil bir barış’ ve kendisinin de katılacağı üçlü bir görüşmenin önünü açacağını söyledi, ancak Rusya'nın savaşı sürdürdüğünü de ekledi.

Zelenskiy, Telegram uygulamasından yaptığı paylaşımda şöyle yazdı:

“Savaşı sona erdirme zamanı geldi ve Rusya gerekli adımları atmalı. ABD’ye güveniyoruz.”



ABD’li yargıç, Trump’ın bazı medya kuruluşlarının Beyaz Saray’a girişini yasaklama kararını geçici olarak durdurdu

Beyaz Saray’daki CNN ağı platformu... Trump’ın CNN, MS NOW ve Politico’nun Beyaz Saray’a girişini yasaklama niyetini açıklamasının ardından. (Reuters)
Beyaz Saray’daki CNN ağı platformu... Trump’ın CNN, MS NOW ve Politico’nun Beyaz Saray’a girişini yasaklama niyetini açıklamasının ardından. (Reuters)
TT

ABD’li yargıç, Trump’ın bazı medya kuruluşlarının Beyaz Saray’a girişini yasaklama kararını geçici olarak durdurdu

Beyaz Saray’daki CNN ağı platformu... Trump’ın CNN, MS NOW ve Politico’nun Beyaz Saray’a girişini yasaklama niyetini açıklamasının ardından. (Reuters)
Beyaz Saray’daki CNN ağı platformu... Trump’ın CNN, MS NOW ve Politico’nun Beyaz Saray’a girişini yasaklama niyetini açıklamasının ardından. (Reuters)

ABD’li federal yargıç, bugün Başkan Donald Trump yönetiminin CNN, MS NOW ve Politico’nun Beyaz Saray’a girişini yasaklayan kararını geçici olarak durdurdu. Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre yargıç ayrıca yönetimin söz konusu medya kuruluşlarının Beyaz Saray’a yeniden girişine izin vermesine hükmetti.

Bu karar, Başkan Donald Trump ile haberlerini beğenmediği medya kuruluşları arasındaki giderek artan gerilimdeki son gelişme oldu.

Trump, 18 Eylül’de söz konusu kuruluşların Beyaz Saray’a girişini yasakladığını açıklamış ve “sahte haber” olarak nitelendirdiği yayınları eleştirmişti.

Trump son dönemde, kendisi hakkındaki olumsuz haberlerin ülke için tehdit oluşturduğunu da söyledi.

Medya kuruluşları ise yayınlarının içeriği nedeniyle hedef alındıklarını, bunun bakış açısına dayalı ayrımcılık anlamına geldiğini savunarak, yasağı ABD Anayasası’nın Birinci Ek Maddesi’nin “açık bir ihlali” olarak nitelendirdi.

Trump tarafından 2017’de federal bölge mahkemesi yargıçlığına aday gösterilen Timothy Kelly, 2018’de benzer bir davada CNN muhabirinin Beyaz Saray’a girişine yeniden izin verilmesi kararını vermişti. Kelly, dün tarafların savunmalarını dinledikten sonra duruşmayı herhangi bir karar vermeden sonlandırdı.

Kelly bugün, 14 gün süreyle geçerli olacak geçici bir kısıtlama emri çıkardı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu tür kararlar genellikle mahkemenin davayı daha ayrıntılı biçimde incelemesine kadar mevcut durumun korunmasını amaçlıyor.


Başkan Trump'ın medya yasağına mahkeme engeli

Beyaz Saray’daki CNN platformu... (Reuters)
Beyaz Saray’daki CNN platformu... (Reuters)
TT

Başkan Trump'ın medya yasağına mahkeme engeli

Beyaz Saray’daki CNN platformu... (Reuters)
Beyaz Saray’daki CNN platformu... (Reuters)

ABD'de bir federal mahkeme, Başkan Donald Trump'ın üç medya kuruluşuna yönelik yasağını geçici olarak durdurdu.

Mahkeme; CNN, MS NOW ile Politico'nun Beyaz Saray'a erişimine yeniden izin verilmesine hükmetti.

Trump, ağır suçlamalar ve keyfi bir kararla medya kuruluşları CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamıştı.

Trump uzun süredir bu kuruluşları "yalan haber" yapmakla itham ediyordu, yakın zamanda ise hakkındaki olumsuz haberlerin "ülkeye zarar verdiğini" öne sürdü.

Trump son dönemde olumsuz haberlerin ülke için tehlike oluşturduğunu da söyledi.

Medya kuruluşları ise haber içerikleri nedeniyle hedef alındıklarını, bunun bakış açısına dayalı ayrımcılık anlamına geldiğini belirterek yasağı ABD Anayasası’nın Birinci Ek Maddesi’nin “açık bir ihlali” olarak nitelendirdi.

Trump tarafından 2017 yılında federal mahkeme yargıçlığına aday gösterilen ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Timothy Kelly, dün (çarşamba) tarafların savunmalarını dinledi. Kelly, 2018 yılında da benzer bir davada CNN muhabirinin Beyaz Saray’a girişine yeniden izin verilmesi yönünde karar vermişti. Yargıç, dünkü duruşmayı herhangi bir karar açıklamadan sona erdirmişti.

Kelly bugün (perşembe) 14 gün süreyle geçerli olacak geçici tedbir kararı verdi. Bu tür kararlar genellikle mahkemenin davayı daha ayrıntılı şekilde incelemesine kadar mevcut durumun korunmasını amaçlıyor.


OECD, enerji şokuna rağmen 2026 küresel büyüme beklentisini yükseltti

Paris’teki merkez binasında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) logosu (AFP)
Paris’teki merkez binasında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) logosu (AFP)
TT

OECD, enerji şokuna rağmen 2026 küresel büyüme beklentisini yükseltti

Paris’teki merkez binasında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) logosu (AFP)
Paris’teki merkez binasında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) logosu (AFP)

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Ortadoğu’daki savaşın etkilerine rağmen küresel ekonominin dirençli seyrini koruduğunu bildirdi. Bu dirençte özellikle yapay zekâ yatırımlarındaki güçlü artışın etkili olduğu belirtilirken, enerji şokunun daha kalıcı hale geldiği ve bunun gelecek yıl büyümeyi zayıflatıp enflasyonu artırabileceği uyarısında bulunuldu.

OECD, dün yayımladığı geçici ekonomik görünüm raporunda, küresel ekonominin 2026 yılı büyüme tahminini hazirandaki yüzde 2,8 seviyesinden yüzde 2,9’a yükseltti. Ancak 2027 büyüme tahmini yüzde 3,1’den yüzde 3’e çekildi.

Bu tahminler, küresel ekonominin geçen yıl yüzde 3,4 büyümesinin ardından geldi. Buna göre dünya ekonomisi, savaş kaynaklı enerji şokunun bir bölümünü absorbe edebilmesine rağmen, belirgin bir yavaşlama sürecine giriyor.

OECD, yapay zekâ ile bağlantılı yatırımların, özellikle veri merkezleri ve yarı iletkenlere yönelik harcamaların, bu yıl küresel ekonominin dayanıklılığının temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti. Bu yatırımların ABD’de büyümeyi desteklediği, Japonya ve Güney Kore’nin teknoloji ihracatını artırmasına katkı sağladığı kaydedildi.

Buna karşılık, nispeten yüksek petrol stokları, Körfez ülkeleri dışından gelen arzın artması ve hükümetlerin destek tedbirleri, yükselen enerji fiyatlarının küresel ekonomi üzerindeki etkisini hafifletti.

Enerji 2027 büyümesini tehdit ediyor

Ancak OECD, Ortadoğu’daki savaşın yol açtığı emtia şokunun devam etmesinin 2027’de büyüme ivmesini olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Kuruluş, enerji fiyatlarında yeni artışlar ve enflasyonun yeniden hızlanması riskinin de arttığını belirtti.

Savaşın başlamasından bu yana petrol ve doğal gaz fiyatları yüksek seviyelere çıkarken, dizel ve akaryakıt maliyetleri de piyasaların yıllardır görmediği seviyelere ulaştı. Bu durum karşısında bazı merkez bankaları enflasyonist baskılarla mücadele etmek için faiz oranlarını yeniden artırmaya başladı.

OECD, G20 ekonomilerinde enflasyonun 2026’da yüzde 4,1’e ulaşacağını öngörüyor. Bu oran, haziran ayındaki yüzde 4’lük tahminin üzerinde. Enflasyonun 2027’de ise yüzde 3,6’ya gerilemesi bekleniyor; önceki tahmin yüzde 3,1 seviyesindeydi.

Bu durum, enerji şokunun para politikası hesaplamalarında daha belirleyici bir faktör haline geldiğini gösteriyor. Fiyat baskılarının artması veya büyümenin zayıflaması halinde merkez bankaları faiz politikalarında değişikliğe gitmek zorunda kalabilir.

Yapay zekâ petrol şokuna karşı destek sağlıyor

OECD, risklere rağmen yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı artışın ekonomik faaliyet için önemli bir destek oluşturduğunu belirtiyor. Veri merkezleri ve yarı iletkenlere yapılan harcamalar ABD ekonomisini desteklerken, Japonya ve Güney Kore teknoloji ihracatındaki artıştan faydalanıyor.

Ancak OECD, aynı anda birden fazla şokun ortaya çıkması halinde bu güçlü performansın yeterli olmayabileceği uyarısında bulundu. Enerji piyasalarındaki dalgalanma, güçlü bir El Niño olayına bağlı aşırı hava koşulları, devlet tahvili getirilerindeki artış ve yapay zekâ yatırımlarından beklenen getirilerin hayal kırıklığı yaratması gibi gelişmelerin bir araya gelmesi halinde küresel büyümenin gelecek yıl 0,7 puana kadar düşebileceği, küresel enflasyonun ise yaklaşık 1,1 puan artabileceği belirtildi.

OECD ayrıca devlet tahvili getirilerinin 2007-2008 küresel finans krizinden bu yana görülmeyen seviyelere yükselmesinin borçlanma maliyetlerini artırdığına dikkat çekti. Hükümetlerin yüksek borç ve bütçe açığı seviyeleriyle karşı karşıya olduğu bu ortamda, borçlanma maliyetlerindeki artışın mali baskıları daha da artırabileceği kaydedildi.

Kuruluş, hükümetlere kamu harcamalarını kontrol altına alma ve yeniden yönlendirme, kamu sektörünün verimliliğini artırma ve gelirleri güçlendirme çağrısında bulundu. Bu adımların borç sürdürülebilirliğini ve hükümetlerin büyük şoklara karşı müdahale kapasitesini korumak açısından gerekli olduğu belirtildi.

Suudi Arabistan: 2027’de toparlanma

Şarku’l Avsat’ın rapordan aktardığına göre OECD, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’da yüzde 1,8 daralmasını, ardından 2027’de yüzde 4,1 oranında büyümeye dönmesini bekliyor.

Örgütün tahminlerine göre Suudi Arabistan’da enflasyon 2026’da yüzde 1,8 ile görece düşük seviyede kalacak ve 2027’de sınırlı bir artışla yüzde 2,1’e yükselecek.

Bu tahminler, Suudi Arabistan ekonomisini enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle daha güçlü enflasyon baskılarıyla karşı karşıya olan ekonomilerden farklı bir konuma yerleştiriyor. Krallıkta önümüzdeki iki yıl için öngörülen enflasyon oranları, G20 ekonomilerine ilişkin tahminlerin oldukça altında kalıyor.

Büyük ekonomilerde farklı görünüm

ABD’de OECD, 2026 büyüme tahminini haziran ayındaki tahmine göre 0,2 puan artırarak yüzde 2,2’ye yükseltti. 2027 büyüme tahmini de yüzde 2,1’e çıkarıldı. OECD, yapay zekâ yatırımlarının tüketici harcamalarındaki zayıflığı kısmen telafi ettiğini değerlendiriyor.

ABD’de enflasyonun bu yıl yüzde 3,6’ya ulaşması, 2027’de ise yüzde 2,6’ya gerilemesi bekleniyor. Gümrük tarifeleri ve yüksek enerji fiyatlarının hane halklarının satın alma gücü ile şirketlerin maliyetleri üzerindeki etkisinin sürmesi bekleniyor.

OECD, Çin ekonomisinin 2026’da yüzde 4,5, 2027’de ise yüzde 4,2 büyüyeceği yönündeki tahminini değiştirmedi. Pekin’in sanayideki kapasite fazlasına yönelik kısıtlamalarının yatırımlar üzerinde etkisini sürdürmesi beklenirken, tüketimde kademeli bir toparlanma öngörülüyor.

İngiltere’de OECD, 2026 büyüme tahminini hazirandaki yüzde 0,9’dan yüzde 1,1’e yükseltti. Ancak 2027 tahmini yüzde 1,1’den yüzde 1’e indirildi.

Euro Bölgesi’nde ise 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 1’er büyüme bekleniyor. Enerji fiyatları ve yüksek faiz oranlarının ekonomik faaliyet üzerindeki baskısını sürdürmesi, buna karşılık savunma harcamalarındaki artışın ekonomiye destek sağlaması öngörülüyor.

Bölgede enflasyonun bu yıl yüzde 3, 2027’de ise yüzde 2,9 olması bekleniyor. Avrupa’nın doğal gaz stoklarının 15 yılın en düşük seviyesine gerilemesi ve ısıtma sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, doğal gaz fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

Japonya ekonomisinin 2026’da yüzde 0,8, 2027’de ise yüzde 0,7 büyümesi bekleniyor. Özel yatırımlardaki artışın, yüksek faiz oranları ve enerji ithalat maliyetlerindeki yükselişin etkisini kısmen telafi edeceği öngörülüyor. Japonya’da enflasyonun bu yılki yüzde 1,8 seviyesinden 2027’de yüzde 2,6’ya yükselmesi bekleniyor.

Türkiye’de ise OECD, 2026 enflasyon tahminini haziran ayındaki yüzde 28,4 seviyesinden yüzde 31,5’e, 2027 tahminini ise yüzde 18,3’ten yüzde 24,7’ye yükseltti. Kuruluş, Türkiye’nin büyüme tahminlerini de sırasıyla yüzde 2,7 ve yüzde 3,6’ya düşürdü.

Kanada’da OECD, 2026 büyüme tahminini yüzde 1,2’den yüzde 0,9’a, 2027 tahminini ise yüzde 1,7’den yüzde 1,3’e indirdi. Bu düşüşte, ABD’nin Kanada ihracatına yönelik yeni gümrük tarifelerinin etkili olduğu belirtildi.