Türkiye Lübnan, Suriye ve Irak'taki askeri güçlerinin görev sürelerini uzattı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2018 yılında Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Halep'in doğusundaki Afrin'e girişi (Arşiv)
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2018 yılında Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Halep'in doğusundaki Afrin'e girişi (Arşiv)
TT

Türkiye Lübnan, Suriye ve Irak'taki askeri güçlerinin görev sürelerini uzattı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2018 yılında Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Halep'in doğusundaki Afrin'e girişi (Arşiv)
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2018 yılında Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Halep'in doğusundaki Afrin'e girişi (Arşiv)

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) dün, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Lübnan'daki görev süresinin iki yıl uzatılmasına ilişkin tezkereyi kabul ederken Suriye ve Irak'ta faaliyet gösterme yetkisini üç yıl uzattı.

TSK 2006 yılında 1978 yılının mart ayından bu yana İsrail sınırındaki Lübnan'ın güneyinde konuşlu olan UNIFIL’a katıldı. TBMM, bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan ve Türkiye'nin Lübnan'daki askeri varlığını uzatma arzusunu ifade eden tezkereyi onayladı.

Tezkerede, ‘Lübnan ile ikili ilişkilerimiz ve bölgedeki güvenlik koşulları göz önüne alındığında, Cumhurbaşkanı tarafından sayısı belirlenecek TSK personelinin 31 Ekim 2025 tarihinden itibaren iki yıl daha UNIFIL'e katılacağı’ belirtildi. TBMM, geçtiğimiz yıl 97 kişilik askerin UNIFIL’a katılımını bir yıl süreyle yenilemişti.

BM’nin resmi internet sitesine göre geçtiğimiz temmuz ayında UNIFIL personelinin sayısı 13 bine ulaşırken bunun 9 bin 800'ünü başlıca katılımcılar olan Endonezya, İtalya ve Hindistan askerleri oluşturuyor. BMGK, 28 Ağustos'ta UNIFIL'in görev süresini son kez gelecek yılın sonuna kadar uzattı ve İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın ardından ABD ve İsrail'in UNIFIL'in çekilmesi talepleri üzerine 2027 yılında UNIFIL'in çekilmesinin önünü açtı.

BMGK kararı, UNIFIL'in görev süresinin son kez 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatılmasını ve 31 Aralık 2026 tarihinde düzenli ve güvenli bir şekilde azaltma ve çekilme sürecinin başlamasını ve bir yıl içinde tamamlanmasını öngörüyor. Metne göre Lübnan ordusu o tarihe kadar ülkenin güneyinde ‘güvenliğin tek garantörü’ olacak.

TBMM dünkü oturumunda, Ankara’ya muhalif Kürt gruplarla mücadeleye yönelik bir adım olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak'ın kuzeyi ve Suriye'de ordunun görev süresinin üç yıl uzatılması önerisini de onayladı. Özel televizyon kanalı NTV ve haber sitesi T24'e göre iki ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Kürt yanlısı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) önergeye karşı oy kullandı.

TSK 2015 yılından bu yana, Türkiye’nin Suriye sınırını korumak için operasyonlar yürütüyor. Bu amaçla, Kürt ağırlıklı silahlı grupların tehditlerine karşı koymak için ülkenin kuzeydoğusunda görünür bir askeri varlık sürdürüyor. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsüne göre ordunun bu bölgede 16 bin ila 18 bin arasında askeri bulunuyor.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin geçtiğimiz aralık ayında devrilmesinden ve Ankara'nın desteğiyle Şam'da bir geçiş hükümetinin kurulmasından bu yana, Türk hükümeti Kürt ağırlıklı silahlı grupların yeni Suriye ordusuna entegre edilmesi için baskı yapıyor. Ankara, bu sürecin başarılı olması halinde askeri varlığını yeniden gözden geçirebileceğini teyit etti. Türkiye PKK ile mücadele çerçevesinde çeyrek asırdır Irak'ın kuzeyindeki özerk bölge olan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) topraklarında onlarca askeri üs bulunduruyor.

Türkiye, bu üslerden Irak'ın kuzeyindeki dağlarda bulunan PKK üyelerine karşı hem kara hem de hava operasyonları yürütüyor. PKK, yaklaşık bir yıldır Türk makamlarıyla silah bırakma ve barış müzakereleri sürecinde bulunuyor. TSK, PKK’nın geçtiğimiz mayıs ayında dağılacağını açıklamasına rağmen hem Suriye'de hem de Irak'ta Kürt ağırlıklı silahlı gruplara karşı askeri operasyonlarına devam etmekle suçlanıyor.



ABD ordusu, Hürmüz ablukasının başlamasından bu yana 27 İran gemisini geri gönderdi

Kızıldeniz'de bulunan USS Gerald R. Ford uçak gemisinden kalkışa hazırlanan bir keşif uçağı (CENTCOM)
Kızıldeniz'de bulunan USS Gerald R. Ford uçak gemisinden kalkışa hazırlanan bir keşif uçağı (CENTCOM)
TT

ABD ordusu, Hürmüz ablukasının başlamasından bu yana 27 İran gemisini geri gönderdi

Kızıldeniz'de bulunan USS Gerald R. Ford uçak gemisinden kalkışa hazırlanan bir keşif uçağı (CENTCOM)
Kızıldeniz'de bulunan USS Gerald R. Ford uçak gemisinden kalkışa hazırlanan bir keşif uçağı (CENTCOM)

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), dün yaptığı açıklamada, yaklaşık bir hafta önce tartışmalı Hürmüz Boğazı dışında başlatılan Amerikan ablukasından bu yana İran limanlarına girmeye ya da bu limanlardan ayrılmaya çalışan 27 geminin donanma tarafından geri çevrildiğini duyurdu.

ABD’li bir askeri yetkili, pazar günü Umman Körfezi’nde Amerikan donanması tarafından etkisiz hale getirilerek kontrol altına alınan İran’a ait “Touska” adlı yük gemisinde, Deniz Piyadeleri’nden oluşan bir ekibin 5 bin kadar konteyneri aradığını söyledi. Yetkili, geminin ablukadan kaçmaya çalıştığını ifade etti.

Bu olay, geçen hafta yürürlüğe giren ve İran limanlarına yönelik deniz trafiğini hedef alan ablukanın ardından bir geminin kaçmaya çalıştığının ilk kez rapor edilmesi olarak kayda geçti.

Operasyonel konuları görüşmek üzere isminin açıklanmaması şartıyla konuşan bir başka ABD’li askeri yetkili, gemi hakkındaki kararın aramaların tamamlanmasının ardından verileceğini ifade etti. Bağımsız uzmanlar ise seçenekler arasında geminin Umman’a çekilmesi ya da teknik olarak mümkün olması halinde bir İran limanına gitmesine izin verilmesinin bulunduğunu belirtti.

Bir diğer ABD’li askeri yetkili de gemi mürettebatının yakında İran’a dönebileceğini söyledi.

ABD Donanması’nın Ortadoğu’daki eski komutanlarından emekli Koramiral Kevin Donegan, “Mesaj artık net; çoğu gemi oraya gitmek istemiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Tuuska” kaptanının, ABD tarafından telsizle yapılan durma uyarılarını dikkate almadığı belirtildi.

Güdümlü füze destroyeri USS Spruance, gemi İran’ın Bender Abbas limanına doğru ilerlerken mürettebata makine dairesini boşaltma talimatı verdi. Ardından, geminin tahrik sistemine “Mk-45” topuyla atış yapıldığı, CENTCOM’un yayımladığı, müdahaleye ait görüntüleri içeren açıklamada aktarıldı.

Destroyerin ön kısmına monte edilen “Mk-45” topunun dakikada 16 ila 20 atış yapabildiği, beş inç çapındaki mermilerin her birinin yaklaşık 70 pound ağırlığında olduğu ve yaklaşık 10 pound TNT eşdeğeri patlayıcı içerdiği belirtildi.

İran ordu sözcüsü dün yaptığı resmi medyada yer alan açıklamasında, gemiye el konulmasına karşılık “ABD ordusuna karşı gerekli önlemlerin alınacağı” tehdidini yineledi. Sözcü, Tahran yönetiminin şimdiye kadar mürettebatın ve bazı aile üyelerinin güvenliği için doğrudan karşılık vermekten kaçındığını ifade etti.

İran’daki bazı sosyal medya hesaplarında ülkenin bölgedeki Amerikan gemilerine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlediği öne sürülürken, Pentagon bu iddiaları yalanladı ve böyle bir saldırının gerçekleşmediğini bildirdi.

ABD’li yetkili, “Touska”nın son günlerde abluka alanı içinde ve dışında istihbarat tarafından izlenen “birkaç gemiden biri” olduğunu söyledi.

ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper, cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Her birini gözlemliyoruz” ifadesini kullandı.

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ise perşembe günü yaptığı açıklamada, dünyanın diğer bölgelerindeki, özellikle Hint-Pasifik’teki ABD askeri güçlerinin “İran bayrağı taşıyan ya da İran’a maddi destek sağlamaya çalışan her geminin aktif şekilde peşine düşeceğini” ifade etti. New York Times servisi


Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"

Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"
TT

Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"

Dünyanın gözü İslamabad'daki "düelloda"

Dünyanın dikkati, ABD ve İran arasında yarın yapılması beklenen ve İran'ın katılım konusundaki çelişkili pozisyonlarıyla bir "düello"yu andıran ikinci tur görüşmelerin gerçekleşeceği İslamabad'a çevrildi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bölgesel gelişmeleri ve bunların güvenlik ve ekonomik etkilerini görüştüler. Çin Devlet Başkanı, Hürmüz Boğazı'nın seyrüseferlere açık tutulmasının, bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun çıkarlarına hizmet ettiğini ve bölgede kalıcı istikrarı desteklediğini vurguladı.

Washington'da ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin yarın sona ereceğini belirterek, bir ABD heyetinin Pakistan'a gideceğini yineledi. Bir ABD yetkilisi, heyete Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in başkanlık edeceğini söyledi.

Yarın yapılması beklenen ikinci tur müzakereler için güvenlik önlemleri ve yoğun siyasi temaslar sürerken, İran'dan yapılan açıklamalar katılım konusunda açık bir çelişki ortaya koydu. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın bir sonraki tur için planı olmadığını belirtirken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan savaşın devamının kimseye fayda sağlamadığını vurgulayarak, rasyonel bir yaklaşım çağrısında bulundu. Bu arada, silahlı kuvvetler İran'a ait bir kargo gemisinin ele geçirilmesine misilleme yapacaklarını açıkladı.


Zelenskiy ABD elçilerini Ukrayna'ya saygısızlık etmekle suçladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
TT

Zelenskiy ABD elçilerini Ukrayna'ya saygısızlık etmekle suçladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD elçileri Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı Ukrayna'ya saygı göstermemekle suçladı.

Zelenskiy dün devlet haber programında yaptığı açıklamada, "Moskova'ya gidip Kiev'e gelmemek saygısızlıktır" dedi. Savaşın harap ettiği bir ülkeye seyahat etmenin zorluklarını anladığını belirten Zelenskiy, başkalarının Kiev'e ulaşmayı başardığını ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Wittkoff ve Kushner'in Kiev'e olası bir ziyareti hakkında konuşan Zelenskiy, "Bizim buna ihtiyacımız yok, onların ihtiyacı var" diyerek, kendisi için önemli olanın görüşmelerin nerede yapıldığı değil, sonucunun olduğunu vurguladı.

Zelenskiy ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'nın doğudaki Luhansk ve Donetsk bölgelerinden çekilmesi yönündeki talebini reddettiğini yineleyerek, "Bu şüphesiz bizim için stratejik bir yenilgi olurdu" dedi.

Ukrayna'nın tahkimatları ve ileri savunma hatları olmadan zayıflayacağını açıklayan Zelenskiy, düzenli bir geri çekilmenin Ukrayna ordusunun moralini de olumsuz etkileyeceğini ifade etti.

Savaşın sona ermesinin en hızlı yolunun mevcut cephe hatlarında ateşkes sağlanması olduğunu söyledi.

Ukrayna, Batı'nın desteğiyle dört yıldan fazla süredir Rus saldırısını püskürtmeye çalışırken, Washington aylardır çatışmanın her iki tarafına da barış anlaşmasına varmaları için baskı yapıyor. Ancak, İran'la olan savaş nedeniyle müzakereler şubat ayından bu yana durmuş durumda.

Bundan önce Witkoff ve Kushner, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere birkaç kez Moskova'yı ziyaret ettiler. Kiev'e ilk ziyaretlerinin 12 Nisan'a denk gelen Ortodoks Paskalyası'ndan sonra gerçekleşmesi bekleniyordu, ancak bu ziyaret henüz gerçekleşmedi.