İngiltere, suçluları takip etmek için yüz tanıma teknolojisinin kullanımını artırıyor

Big Brother Watch, yüz tanıma teknolojisinin kullanımının artırılmasını ciddi bir gizlilik ihlali olarak nitelendirdi (Arşiv)
Big Brother Watch, yüz tanıma teknolojisinin kullanımının artırılmasını ciddi bir gizlilik ihlali olarak nitelendirdi (Arşiv)
TT

İngiltere, suçluları takip etmek için yüz tanıma teknolojisinin kullanımını artırıyor

Big Brother Watch, yüz tanıma teknolojisinin kullanımının artırılmasını ciddi bir gizlilik ihlali olarak nitelendirdi (Arşiv)
Big Brother Watch, yüz tanıma teknolojisinin kullanımının artırılmasını ciddi bir gizlilik ihlali olarak nitelendirdi (Arşiv)

İngiltere hükümeti tarafından bugün yapılan bir açıklamada, polislerin suçluları yakalamak için yüz tanıma teknolojisinin kullanımını artıracağını duyururken bu teknolojinin kullanımını denetlemek üzere yeni bir kurum kurulmasını önerdi.

Bu teknoloji, son iki yılda yüz tanıma teknolojisini kullanarak tecavüz, aile içi şiddet ve şiddet suçları dahil olmak üzere bin 300 tutuklama gerçekleştiren Metropolitan Polisi tarafından halihazırda kullanılıyor.

Ancak, İngiltere merkezli sivil özgürlükler örgütü Big Brother Watch, yüz tanıma teknolojisinin kullanımının artırılmasının ciddi bir mahremiyet ihlali olduğunu belirtti.

Avrupa'daki yasaların halkı toplu yüz tanıma gözetiminden koruduğunu söyleyen Big Brother Watch’a göre ancak İngiltere, demokratik dünyadan ayrı bir ülke ve burada halk artık bu kameralar tarafından izleniyor ve neredeyse her gün şüpheli muamelesi görüyor.

Metropolitan Polisi, futbol maçları gibi büyük etkinliklerde, izleme listesindeki kişileri tespit etmek için canlı yüz tanıma teknolojisini halihazırda kullanıyor.

Polis Bakanı Sarah Jones yaptığı açıklamada, yüz tanıma teknolojisinin DNA eşleştirmesinden bu yana suçluları yakalamaya yardımcı olan en büyük atılım olduğunu söyledi.

Jones, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu teknoloji, sokaklarımızdan binlerce tehlikeli suçluyu uzaklaştırmaya yardımcı oldu ve polisin güvenliğimizi sağlamasına destek olmak için muazzam bir potansiyele sahip.”

Hükümet, teknolojinin faydalarını ve gizlilik koruması da dahil olmak üzere halkın güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri incelemek üzere on haftalık bir danışma süreci başlatacağını açıklarken polisin yüz tanıma ve benzeri teknolojileri kullanımını denetlemek ve düzenlemek için tek bir kurum oluşturulmasını önerdi.



İsrail, Batı Şeria ile birlikte Kudüs'ü tamamen ele geçirmek istiyor

Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)
Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

İsrail, Batı Şeria ile birlikte Kudüs'ü tamamen ele geçirmek istiyor

Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)
Dün Ramallah'ın kuzeyindeki Ummu Safa Köyü’nde kendi arazisinde çalışan bir Filistinli (AFP)

İsrail’in dün açıklanan planları, işgal altındaki toprakların sınırlarını 1967 öncesi savaş sınırlarına kadar genişleterek Kudüs'te daha fazla toprak ele geçirmeyi hızlandırma yönünde resmi bir istek olduğunu ortaya koydu.

İsrail basını, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria'da toprak ele geçirilmesine de izin veren benzeri görülmemiş bir kararından bir gün sonra bunun olduğunu ortaya çıkardı.

Filistin, Arap ve Avrupa ülkeleri ve örgütleri, İsrail'in Batı Şeria topraklarını ‘devlet mülkiyeti’ adı altında ilhak etme kararını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, bunların ‘işgal altındaki Batı Şeria'da yeni bir hukuki ve idari gerçeklik dayatmayı amaçlayan planlar’ olduğunu belirtti. Bakanlık, ‘İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ vurguladı.

Yedioth Ahronoth gazetesine göre Binyamin bölgesindeki Adem yerleşim biriminde (Givat Benjamin) teşvik edilen bir genişleme planı, Kudüs'ün sınırlarını genişletmeyi amaçlıyor. Bu hamle, şehre fiilen egemenlik kurarak işgalin kapsamını genişletecek.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak, Filistin Yönetimi'nin Filistinlilerin topraklarındaki kararlılığına güvenmekten ve uluslararası hukuka ve uluslararası meşru kararlara bağlı kalarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), uluslararası mahkemeler ve diplomatik kanallara başvurarak İsrail’in bu işgaline karşı koymaktan başka seçeneği olmadığını söyledi.


ABD ambargosu nedeniyle kamyonların çalışamaması sonucu Havana'da çöp yığınları oluştu

ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)
ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)
TT

ABD ambargosu nedeniyle kamyonların çalışamaması sonucu Havana'da çöp yığınları oluştu

ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)
ABD baskısı nedeniyle giderek büyüyen enerji krizi ortamında Kübalılar, Havana'da yolcu taşıyan özel araca binmek için sıraya giriyor, 6 Şubat 2026 (AFP)

Küba'nın başkenti Havana'nın sokaklarında çöp yığınları birikiyor, bu ise sinek istilasına ve kötü kokulara yol açıyor. Bu durum, Washington'un Karayipler'in en büyük adasına petrol sevkiyatını engelleme çabalarının en önemli sonuçlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Resmi Cubadebate web sitesi bu ay, yakıt kıtlığı nedeniyle Havana'nın 106 çöp kamyonundan sadece 44'ünün çalışır durumda olduğunu, bunun da çöp toplamayı ciddi şekilde aksattığını bildirdi.

Sahil başkentinde, bazı sakinler yeniden kullanılabilir eşyaları ayıklamaya çalışırken, karton kutular, kullanılmış poşetler ve plastik şişeler sokak köşelerinde yığılmış durumda. Sürücüler, yayalar ve bisikletliler ise devasa yığınların etrafından dolaşmak zorunda kalıyor.

"Şehrin her yerinde aynı durum var," diyor bir sakin olan Jose Ramon Cruz. "Çöp kamyonu en son 10 günden fazla önce geldi." Yaklaşık 11 milyon nüfuslu adanın diğer kasabalarında da sakinler, halk sağlığı risklerine karşı uyarıda bulunmak için sosyal medyaya başvurdu.

Küba hükümeti, halihazırda gıda, yakıt ve ilaç kıtlığı çeken ülkede temel hizmetleri korumak için karneleme önlemleri uygulamaya koydu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ülkenin petrol rezervleri son iki ayda önemli ölçüde azaldı.

Küba'nın ana tedarikçisi olan Venezuela, aralık ortasında petrol sevkiyatını durdurdu. Meksika hükümeti ise Washington'ın Küba'ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinin ardından sevkiyatı durduracağını açıkladı.

Bir Rus gazetesi geçen hafta, Moskova'nın yakın gelecekte adaya ham petrol ve yakıt sevkiyatı göndermeye hazırlandığını, ancak uygulama tarihi belirtmediğini bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri 1960'lardan beri Küba'ya ambargo uyguluyor, ancak Başkan Donald Trump'ın yönetimi son aylarda ambargoyu sıkılaştırarak Küba'ya petrol taşıyan gemilere yaptırımlar uyguladı ve tedarikçilere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.


Cenevre turu, Washington ve Tahran arasındaki farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir test niteliğinde

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.        
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.       
TT

Cenevre turu, Washington ve Tahran arasındaki farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir test niteliğinde

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.        
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin "X" platformunda paylaştığı bir fotoğrafta, Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve yardımcısı Kazım Garibabadi ile yaptığı görüşme görülüyor.       

Washington ile Tahran arasında dün Cenevre'de yapılan ikinci tur dolaylı görüşmelerin sonucu merakla bekleniyor. Bu görüşmeler, İran'ın nükleer programı konusundaki görüş ayrılıklarını azaltmayı amaçlayan yeni bir test niteliğinde; İran ise Amerikan tutumunun "daha gerçekçi hale geldiğine" dair işaretler veriyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dün hem Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi hem de görüşmelere arabuluculuk yapan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el Busaidi ile "derinlemesine teknik" görüşmeler gerçekleştirdi.

Arakçi, "adil ve eşitlikçi bir anlaşma" arayışında olduğunu vurgulayarak, "tehditlere boyun eğmeyi" reddetti; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise bir anlaşmaya varmanın "zor" olduğunu belirterek, diplomatik yollarla sağlanabileceği umudunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tahran, yaptırımların kaldırılması karşılığında müzakereleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor ve zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmayı veya füze programını müzakerelere dahil etmeyi reddediyor.

Sahada ise Devrim Muhafızları, bölgedeki Amerikan deniz varlığının güçlenmesine karşılık olarak, askeri müdahaleleri simüle etmeyi ve hazırlık durumunu test etmeyi içeren bir "Hürmüz Boğazı'nın akıllı kontrolü" tatbikatını gerçekleştirdi.