Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun görev süresi uzatıldı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Kürt sorununun çözümüyle ilgili nihai raporu hazırlamak için çalışmalarını iki ay uzattı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını iki ay daha uzatma kararı aldı. (TBMM’nin resmi X hesabı)
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını iki ay daha uzatma kararı aldı. (TBMM’nin resmi X hesabı)
TT

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun görev süresi uzatıldı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını iki ay daha uzatma kararı aldı. (TBMM’nin resmi X hesabı)
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını iki ay daha uzatma kararı aldı. (TBMM’nin resmi X hesabı)

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki zeminini hazırlamakla görevli komitenin çalışma süresi iki ay daha uzatıldı. Söz konusu sürecin, PKK’nın feshedilmesi ve silahsızlandırılması üzerinden ilerlemesi öngörülüyor.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak bilinen komisyona başkanlık ediyor. Kurtulmuş, 5 Ağustos’ta kurulan komisyonun çalışma süresi boyunca son derece hassas kritik aşamaların geride bırakıldığını söyledi.

Komisyon dün 20’nci toplantısını yaparak önceki toplantıların sonuçlarını ele alıp değerlendirdi. Bu toplantının, sürece katılan siyasi partilerin hazırlayarak TBMM’ye sunduğu raporlar temelinde ‘ortak bir rapor’ hazırlanması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.

adfrgt
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, PKK'nın silahsızlandırılması için yasal zemini hazırlamak üzere kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında konuşuyor. (TBMM’nin resmi X hesabı)

Toplantı sırasında yapılan oylamada, komisyonun çalışma süresinin 31 Aralık itibarıyla iki ay süreyle uzatılması oybirliğiyle kabul edildi. Kurtulmuş, sürecin ekim ayında tamamlanmasının hedeflendiğini, ancak komisyonun çalışmalarını bu tarihe kadar bütünüyle sonuçlandıramadığını ifade etti.

Çözülmemiş sorunlar ve belirsizlikler

Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun meselenin tamamını çözecek bir yapı olmadığını vurgulayarak, Suriye’de PKK’nın uzantısı olan Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) silah bırakmasına ilişkin ayrı bir boyut bulunduğuna dikkat çekti. SDG’nin, Türkiye’de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ve örgütün kendisini feshetmesi ile bağlantılı tüm yapıların dağıtılması çağrısına nasıl karşılık vereceğinin belirsiz olduğunu belirten Kurtulmuş, “Komisyon SDG’nin silah bırakmasını nasıl sağlayacak?” sorusunu yöneltti.

Toplantıda iki Türk akademisyen, komisyonun bugüne kadarki çalışmalarına ilişkin hazırlanan analiz raporunun özetini sundu. Buna göre, 19 toplantı kapsamında yapılan 58 oturumda, hükümet, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarını temsilen 135 kişi dinlendi. Görüşülenler arasında PKK saldırılarında hayatını kaybedenlerin aileleri ile gazi derneklerinin temsilcileri de yer aldı.

uı
PKK militanlarının geri dönüşü ve topluma entegrasyonu, Türkiye'nin barış sürecinde belirsizliğini koruyan bir konu olmaya devam ediyor. (Reuters)

Analiz, hükümetin ‘terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığı, bazı çevrelerin ise ‘barış ve demokratik toplum süreci’ şeklinde nitelediği süreçte, güvenlik ve özgürlük kavramları arasında denge kurulmasına yönelik yaklaşımlarda belirgin farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu.

Raporda, sürecin nihai hedefi olan ‘terörün sona erdirilmesi’ konusunda belirsizliğin devam ettiği, ‘uzlaşma’, ‘PKK’nın tasfiyesi’, ‘kardeşlik’, ‘normalleşme’, ‘demokrasi’ ve ‘siyasal entegrasyon’ gibi farklı hedeflerin dile getirildiği ifade edildi. Bu hedeflerin nasıl bir araya getirileceği ve hangi somut adımların atılacağı konusunda ise net bir uzlaşma bulunmadığı kaydedildi.

Analizde ayrıca, PKK mensuplarına yönelik af ve toplumsal entegrasyon konularında ciddi görüş ayrılıkları olduğu, sorunun kök nedenlerinin tanımlanmasında da farklı çerçevelerin kullanıldığı belirtildi. Bu başlıkların nihai raporda ele alınması gerektiği vurgulandı.

Temel prensipler

Toplantıda söz alan komisyona üye siyasi partiler, nihai raporun gecikmeden tamamlanması çağrısında bulundu. Partiler, demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla atılacak adımlarda Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri, ulusal kimlik ve dil konularına bağlı kalınması gerektiğini vurguladı; bu adımların terör örgütlerine yeni alanlar açmaması gerektiğini ifade etti. AK Parti milletvekili Kürşad Zorlu ise yürütülen süreci tanımlamak için ‘barış’ kavramının kullanılmasına karşı çıkarak, “Savaş devletler arasında olur” dedi.

df
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, 24 Aralık 2025 (İYİ Parti’nin resmi X hesabı)

Bu çerçevede, sürece başından bu yana karşı çıkan ve Abdullah Öcalan ile herhangi bir müzakereye itiraz eden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a parlamentonun zamanının rapor hazırlamakla harcanmaması çağrısında bulundu.

Dervişoğlu dün partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Erdoğan’ın süreçte zaman zaman AK Parti Genel Başkanı, zaman zaman da Cumhurbaşkanı sıfatıyla hareket ettiğini savundu. Sürecin bir ‘devlet projesi’ ve ‘yüzyılın projesi’ olarak sunulduğunu belirten Dervişoğlu, “Eğer bu sürecin arkasında kendisi varsa ve yetki kendisindeyse, TBMM’nin rapor hazırlamakla vakit kaybetmemesi gerekir; hatta gücü yetiyorsa Öcalan’ı serbest bıraksın” ifadelerini kullandı.



YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
TT

YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)

YouTube, canlı yayınlarda sohbet etkileşimi arttığı zaman bütün izleyiciler için reklamları durduracağını açıkladı.

Google'a ait video platformunda reklamlardan tamamen kaçınmanın yolu ücretli abonelikten geçiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar reklam engelleyici eklentilerle de kesintisiz video izleme deneyimi yaşamaya çalışıyor.

YouTube, 13 Nisan Pazartesi günü yayımladığı blog yazısında canlı yayınlarda reklam gösterimine getireceği istisnaları paylaştı.

Blog yazısında "Tüm sohbetin enerjiyle dolup taştığı anlar var. Bu kolektif enerjiyi korumak için sistemimiz artık Canlı Sohbet etkileşiminin en yüksek olduğu anları algılayarak reklamları herkes için otomatik olarak engelliyor" ifadelerine yer verildi.

Bu sayede içerik üreticilerinin, reklam kesintisi olmadan yayındaki ivmeyi koruması amaçlanıyor.

Bunun yanı sıra Süper Chat, Süper Etiketler ve hediyeler gibi yollarla yayıncıya destek olan izleyiciler, satın alma işleminden hemen sonra kendilerine özel reklamsız bir pencereyle ödüllendirilecek.

Süper Chat ve Süper Etiketler, kullanıcıların sohbetteki mesajlarının öne çıkması için satın aldığı özellikler.

Şirket artık daha fazla ülkedeki içerik üreticisinin canlı yayınlarda hediye alabileceğini belirtirken, listeye Kanada, Güney Kore, Endonezya, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda eklendi. Bu uygulama Türkiye'de henüz mevcut değil.

Canlı yayınları öne çıkarmayı amaçladığı anlaşılan YouTube'un bir diğer yeniliği de içerik üreticilerinin, artık aynı anda hem dikey hem de yatay formatlarda yayın yapma imkanı olması.

Platform, 2025'te ABD'deki canlı yayın izleme süresinin yüzde 30'undan fazlasının televizyonlardan geldiğini ve bu nedenle yayıncılara içeriklerini her türlü ekrana göre ayarlama imkanı vermek istediğini belirtiyor.

YouTube içerik üreticilerine daha fazla yaratıcı kontrol kazandıracak canlı yayın özelliklerini gelecek aylarda çıkarmayı planladığını ifade ediyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, Gizmodo, YouTube


Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)

Birleşik Krallık (BK) ve Fransa önderliğinde Avrupa ülkeleri, savaş sonrası dönemde ABD olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmak için plan yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, planda ABD, İsrail ve İran'ın yer almayacağını söylüyor.

Hürmüz'ün açılmasına yönelik plana BK'nin yanı sıra Almanya'nın da katılabileceğini ifade ediyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve BK Başbakanı Keir Starmer, savaş sonrası dönemde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin planları Paris'te cuma günü düzenleyecekleri toplantıda görüşecek. Diğer ülkelerin de videokonferans yoluyla katılacağı etkinlik için Çin ve Hindistan'a da davet gönderildiği fakat bu ülkelerin katılımının henüz kesinleşmediği aktarılıyor.

Kaynaklara göre Fransa yönetimi, Tahran'ın plana yanaşmamasına yol açacağı için ABD'nin sürece dahil edilmesini istemiyor. BK yönetimiyse Washington'ın planda yer almamasının operasyonun kapsamını sınırlandırabileceğini savunuyor.

Avrupa'nın üzerinde çalıştığı planın üç genel hedefi var. Birincisi, halihazırda Hürmüz'de mahsur kalmış yüzlerce geminin bölgeden ayrılmasını sağlamak için gerekli lojistik altyapıyı oluşturmak. Ardından gemilerin boğazın daha geniş bir bölümünü kullanabilmesi için mayın temizleme çalışması yürütülmesi öngörülüyor. Devrim Muhafızları, ABD-İsrail saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta Hürmüz'ün bazı bölgelerine mayın döşemişti.

Analistlere göre Avrupa, mayın temizleme operasyonları için ABD'den çok daha fazla kaynağa sahip. ABD mayın temizleme filosunu büyük ölçüde hizmet dışı bırakmışken, Avrupa güçlerinin 150'den fazla gemisi var.

Planın nihai amacıysa nakliye şirketlerine Hürmüz'den geçmenin güvenli olduğuna dair teminat vermek. Bunun için fırkateyn ve muhripler aracılığıyla düzenli askeri eskort ve gözetim sağlanması öngörülüyor.

Washington ve Tahran heyetleri arasında 11-12 Nisan'da yapılan görüşmelerde sonuç elde edilememesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması talimatını vermişti.

Trump, dünkü açıklamasında İran'la müzakerelerin iki güne tekrar başlayabileceğini öne sürerken, Beyaz Saray ablukayı daha da sıkılaştırıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukayla İran'ın ekonomik faaliyetlerinin yüzde 90'ının durdurulduğunu savundu.

Trump, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek vereceğini iddia etmişti.

Ancak başta BK ve Fransa olmak üzere NATO müttefikleri, ablukaya destek vererek çatışmalara dahil olmayacaklarını bildirmişti.

Starmer, "Ablukayı desteklemiyoruz" derken, Macron Hürmüz'deki durumun normale dönmesini sağlamak amacıyla "çok uluslu bir misyon" kurulacağını duyurmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, DW


Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
TT

Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka, Çin'le gerginliği düşürme stratejisinde sorun yaratabilir.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda pazartesi günü uygulamaya başladığı abluka, savaş öncesi dönemde İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını satın alan Çin'le ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.

Donald Trump, nisanda yapmayı planladığı Çin ziyaretini İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti. New York Times'a (NYT) konuşan kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sürse bile Trump'ın Pekin'de Çin lideri Şi Cinping'le görüşmeyi tekrar ertelemeyeceğini savunuyor.

Diğer yandan Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan pazartesi günü yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın abluka kararı "sorumsuzca ve tehlikeli" diye nitelenmişti.

Şi de salı günkü İspanya ziyaretinde, Pekin ve Madrid yönetimlerinin "dünyanın orman kanunlarına geri dönmesini engellemek için birlikte çalışacağını" söyledi.

ABD'nin ablukasına rağmen yaptırımlara tabi Çin menşeli "Rich Starry" gemisinin boğazdan geçmesi de dikkat çekmişti.

NYT'ye göre Trump, Şi yönetimine karşı tavrını yumuşak tutmaya çalışırken, İran savaşı Pekin'le ilişkilerinde elini zora sokuyor.

Joe Biden döneminde görev yapmış ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell, şunları söylüyor:

Başkan Trump, en önemli iki hedefinin birbiriyle doğrudan çeliştiği bir durum yarattı. Bunlardan biri, Çin'inkiler de dahil Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yük gemilerinin takibe alınması ve kontrol edilmesi. Diğeriyse Pekin'e yapacağı ziyaretin açıkça olumlu geçmesi yönündeki isteği.

Analize göre, yaklaşık bir ay sonra gerçekleşecek toplantı öncesinde ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyip Nicolas Maduro'yu kaçırması ve Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka gibi kritik konuların nasıl bir çerçevede tartışılacağı henüz belirlenmedi.

Ayrıca iki liderin görüşmesinde büyük ihtimalle Tayvan meselesi, Çin'in nükleer silah cephaneliği ve Pekin'İn Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri gibi başlıklar da gündeme gelecek.

Georgetown Üniversitesi'nden Rush Doshi de "İran'daki durum, ABD ve Çin arasındaki gerginliği azaltma ortamını bozabilir" diyor.

Diğer yandan ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin salı günü yayımladığı anket sonuçlarına göre 2023 itibarıyla Amerikalıların yalnızca yüzde 14'ü Çin'e olumlu bakıyordu.

Ancak bu oranın son çalışmada yüzde 27'ye çıktığı görülüyor. Özellikle Demokratlar ve gençler arasında Çin'e yönelik tutumun değiştiğine dikkat çekiliyor.

Amerikalıların yüzde 17'si, Şi'nin dünyadaki sorunlarla ilgili doğru adımlar atacağına güven duyduğunu belirtiyor. Bu oran da 2023'tekine kıyasla iki kat arttı.

Öte yandan, halkın Trump'ın Çin hakkında doğru politika kararları alacağına duyduğu inanç azalıyor. Trump'a duyulan güven oranı yüzde 39'a gerileyerek geçen yıla göre 6 puan düştü.

Independent Türkçe, CNN, New York Times, Global Times, BBC