Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz

Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz
TT

Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz

Devrim Muhafızları ve Hizbullah Washington’la uzlaşıyı reddetti... Trump: İran bizi zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaktan alıkoyamaz

Washington’da ilan edilen ateşkes anlaşmasını reddeden Hizbullah, Genel Sekreteri Naim Kasım aracılığıyla “kapsamlı bir ateşkes” ve İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi çağrısında bulundu. Kasım, Lübnan ile İsrail arasında yürütülen doğrudan müzakereleri “bir komedi” olarak nitelendirdi.

İran Devrim Muhafızları da söz konusu uzlaşıları reddettiklerini açıkladı.

Buna karşılık Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, anlaşmanın kapsamlı bir ateşkese ulaşılması için “son fırsat” olduğunu söyledi. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise ordunun güneydeki “pilot bölgelerde” konuşlanmaya başlayacağını duyurdu.

Bu gelişmeler yaşanırken ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada Washington’ın zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmak için İran’la bir anlaşmaya ihtiyaç duymadığını söyledi.

Oval Ofis’te gazetecilere konuşan Trump, “Ona şu anda ulaşabiliriz. İstesek bizi engelleyebileceklerini sanmıyorum. Ancak bunu yapmamız için bir neden yok; çünkü söz konusu miktar yer altında gömülü durumda” ifadelerini kullandı.

Reuters: Umman’daki El-Fahl Limanı ham petrol yüklemeyi durdurdu

Bilgi sahibi iki kaynağın aktardığına göre, Oman’daki El-Fahl Limanı, demirleme şamandıralarının bulunduğu bölge yakınında meydana gelen bir patlamanın ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini durdurdu.

Kaynaklar, patlamanın 1 ve 2 numaralı iskeleler arasında meydana geldiğini ve insansız hava aracıyla gerçekleştirildiği düşünülen bir saldırıdan kaynaklandığını belirtti.



Trump'a yeni darbe... ABD Temsilciler Meclisi Ukrayna'ya yardım ve Rusya'ya yaptırımları onayladı

Washington, D.C.'deki ABD Temsilciler Meclisi binası. (EPA)
Washington, D.C.'deki ABD Temsilciler Meclisi binası. (EPA)
TT

Trump'a yeni darbe... ABD Temsilciler Meclisi Ukrayna'ya yardım ve Rusya'ya yaptırımları onayladı

Washington, D.C.'deki ABD Temsilciler Meclisi binası. (EPA)
Washington, D.C.'deki ABD Temsilciler Meclisi binası. (EPA)

ABD Temsilciler Meclisi, dün Ukrayna’ya yardım sağlanmasını ve Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar uygulanmasını öngören bir yasa tasarısını kabul etti. Oylama, bazı Cumhuriyetçilerin kendi parti liderlerine ve Başkan Donald Trump’a karşı çıkarak tasarıya destek vermeye hazır olduklarına işaret eden son gelişme olarak değerlendirildi.

Temsilciler Meclisi’nde yapılan oylamada tasarı, 195 “hayır” oyuna karşı 226 “evet” oyuyla kabul edildi. Ukrayna’ya destek yasası, aylarca askıda kaldıktan sonra oylamaya sunuldu. Birkaç Cumhuriyetçi milletvekili, tasarının oylanmasını zorunlu kılmak için Demokratlarla birlikte dilekçe imzalayarak süreci hızlandırdı.

Oylama sırasında 18 Cumhuriyetçi ve normalde Cumhuriyetçilerle oy kullanan bir bağımsız üye, Demokratlara katılarak tasarının geçmesini sağladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu durum, Trump’ın politikalarına partisi içinde daha önce neredeyse tam destek varken artık bir kırılma yaşandığına işaret etti.

Yasa tasarısının kabulü, bir gün önce Temsilciler Meclisi’nde daha küçük bir Cumhuriyetçi grubun, Trump’ın Kongre savaş ilan etmediği sürece İran’a yönelik askeri operasyonları durdurmasını talep eden bir kararı Demokratlarla birlikte geçirmesinin ardından geldi.

Bununla birlikte Ukrayna’ya yardım paketinin geleceği belirsizliğini koruyor. Tasarının yasalaşması için Senato’dan da geçmesi gerekiyor. Ancak Cumhuriyetçi Senato liderliği, Trump’ın yönlendirmesini beklediklerini belirterek, Rusya’ya yönelik geniş destekli yaptırım tasarısını oylamaya sunmadı. Tasarı Senato’dan geçse bile Trump’ın veto etmesi bekleniyor.

2022 Şubat’ta Rusya’nın Ukrayna’ya geniş çaplı saldırısını başlatmasının ardından Kongre’de iki partili güçlü bir Ukrayna desteği bulunuyordu. Ancak Trump’ın Ocak 2025’te yeniden Beyaz Saray’a dönmesinden sonra bazı Cumhuriyetçi müttefiklerin Kiev’e yaklaşımı daha temkinli hale geldi.

Bu süreçte Rusya ile Ukrayna arasında füze, İHA ve topçu saldırıları devam ederken, ABD’nin Ukrayna hükümetine yönelik yardımları da önemli ölçüde yavaşladı.

Tasarı, Ukrayna’nın savaş sonrası yeniden inşasına yönelik destek önlemlerini de içeriyor. Ukrayna’ya 1 milyar dolardan fazla doğrudan yardım ve 8 milyar dolara kadar kredi desteği verilmesini öngörüyor. Ayrıca Rus finans kurumları, petrol ve madencilik sektörü ve Rus yetkilileri de dahil olmak üzere geniş kapsamlı yaptırımlar ve ihracat kısıtlamaları getiriyor.


ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı yapan teknelere düzenlediği saldırılarda toplam 207 kişi öldü

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)
TT

ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı yapan teknelere düzenlediği saldırılarda toplam 207 kişi öldü

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 24 Ekim 2025'te X-platformunda paylaştığı videoda, Karayip Denizi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çetenin gemisine düzenlenen ABD askeri saldırısı sırasında yaşananları anlatıyor (AFP)

ABD’nin Karayipler ve Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı şüphesi taşıyan teknelere yönelik tekrarlanan askeri saldırılarında, 2025 sonbaharından bu yana 207 kişi hayatını kaybetti.

Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Güney Komutanlığı yaptığı açıklamada, perşembe gününe kadar ABD güçlerinin toplam 63 operasyon gerçekleştirdiğini ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğundan şüphelenilen 64 teknenin imha edildiğini bildirdi.

Komutanlığın verilerine göre, bildirilen 207 ölümün 190’ını saldırılar sırasında öldürülen şüpheli uyuşturucu kaçakçıları oluşturdu. Arama çalışmaları sırasında daha sonra iki kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp olduğu belirtilen diğer 15 şüpheli kaçakçı için başlatılan arama faaliyetleri ise daha sonra sonlandırıldı.

Söz konusu operasyonlar, uluslararası sularda gerçekleştirilen bu ölümcül saldırıların uluslararası hukuk açısından meşruiyetini sorgulayan hukuk uzmanları ve insan hakları savunucuları tarafından eleştiriliyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Eylül 2025’ten beri Karayipler ve Doğu Pasifik bölgelerinde tekneleri hedef alan operasyonlar yürütüyor. Washington, bu faaliyetlerin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığını engellemeyi amaçladığını savunuyor.

Uzun yıllardır yasa dışı uyuşturucu kullanımı ve aşırı doz kaynaklı ölümlerle mücadele eden ABD’de Trump, krizin derinleşmesinden sık sık yabancı uyuşturucu kaçakçılığı ağlarını sorumlu tutuyor. Yönetimi ise bu ticareti “narko-terörizm” olarak nitelendiriyor.


Tayvan olası Çin işgaline “İran-Ukrayna stratejisiyle” hazırlanıyor

 Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
TT

Tayvan olası Çin işgaline “İran-Ukrayna stratejisiyle” hazırlanıyor

 Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)
Çin, son dönemde Tayvan etrafındaki tatbikatları artırırken, ada yönetimi olası işgal senaryolarına karşı hazırlanıyor (Reuters)

Tayvan, olası Çin işgaline karşı gemisavar füze cephaneliğini genişletiyor.

Reuters'ın analizine göre Taipei yönetimi, 2029'a kadar gemisavar füzelerinin sayısını 1800'ün üzerine çıkaracak.

Uçaklardan, gemilerden ve karadaki fırlatıcılardan ateşlenebilen bu füzeler, Tayvan'ın "asimetrik stratejisinin" bir parçası.

Bu stratejide Tayvan, Çin'in askeri üstünlüğünü düşük maliyetli füze ve drone'larla dengelemeyi hedefliyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Tayvan ordusundan yetkililere göre, olası işgal durumunda Çin'in bombardıman ve füze atışlarından sağ kurtulması planlanan bu savunma sistemi, adayı ablukaya alacak gemilere saldırılar düzenleyecek.  

Kaynaklar, Ukrayna ve İran'ın daha güçlü düşmanlara karşı mücadelede füze ve drone'ları kullanma stratejilerinin yakından takip edildiğini vurguluyor.

Tayvan'ın gemisavar cephaneliğinde ABD'nin tedarik ettiği Harpoon füzeleri ve yerli üretim Hsiung Feng füzeleri var.

Askeri uzmanlara göre, Çin'in Tayvan Boğazı'nı geçerek bir işgal başlatabilmesi için savaş gemileri ve sivil nakliye gemilerinden oluşan dev bir donanma konuşlandırması gerekecek.

Tayvan ise Çin filolarını adaya yaklaşmadan vurmaya başlamak istiyor.

Taipei merkezli askeri düşünce kuruluşu Ulusal Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nden Ou Si-fu, Tayvan Boğazı'nda bir "ölüm bölgesi" oluşturmak istediklerini belirtiyor. Bu bölgede yoğun ateş gücüyle Çin gemilerini püskürtmeyi hedeflediklerini söylüyor ve ekliyor:

Amacımız onların karaya çıkmasını ve görevlerini tamamlamasını engellemek, Çin Halk Ordusu'na ait her gemiyi imha etmek değil.

Diğer yandan Taipei yönetimi, savunmalarını güçlendirmek için ABD'nin askeri destek paketini onaylamasını bekliyor.

Beyaz Saray, aralık ayında Tayvan'a yönelik 11 milyar dolarlık silah satış paketini onaylamıştı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Kongre'nin onayından geçen 14 milyar dolarlık ikinci paketle ilgili kararını henüz vermedi.

Trump, Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'le geçen ayki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, paketle ilgili kararını kısa sürede açıklayacağını söylemişti.

Çin devlet medyasıysa Şi'nin, Trump'a "Tayvan meselesinin yanlış ele alınması halinde ABD ve Çin'in çatışmaya girebileceğini söylediğini" aktarmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Global Times