Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
TT

Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)

Bir ABD yargıcı dün, Minnesota'nın Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı (ICE) eyaletteki göçmenlerin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini durdurmaya zorlama girişimini reddetti.

Bu arada başka bir yargıç, Minneapolis'te göçmenlik polisi tarafından gözaltına alınan ve mavi şapka takarken çekilmiş fotoğrafı viral olan bir çocuğun serbest bırakılması kararı verdi. Yargıç kararında, "mutlak iktidara duyulan kötü niyetli açlığı" kınadı.

Trump yönetimi, Minnesota'da yasadışı göçmenleri aramak için geniş çaplı bir kampanya başlattı ve görevlendirdiği federal güçler operasyonlar sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve iki Amerikan vatandaşı öldürüldü; bu durum kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş çaplı öfkeye yol açtı.

Federal Yargıç Katherine Menendez, eyaletin geçici tedbir kararı talebine ilişkin kararında şunları belirtti: "Mahkeme, zararların dengesinin ihtiyati tedbiri ezici bir şekilde desteklemediğini tespit etmiştir."

Minnesota, bir ay süren federal güvenlik operasyonunun eyalet egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Menendez, ihtiyati tedbir kararı vermeme kararının, eyaletin genel davası hakkında nihai bir karar olmadığını açıkladı. Ayrıca, Minnesota'nın yasadışı göçmenliğe karşı yürüttüğü operasyonun yasayı ihlal edip etmediği konusunda da bir karara varmadı. Bu karar, cuma günü on binlerce Minnesota sakininin operasyona karşı katıldığı büyük bir protestonun ardından geldi.

Minnesota'nın en büyük şehri ve güvenlik operasyonunun ana merkezi olan Minneapolis'in belediye başkanı, yargıcın kararına ilişkin yaptığı yorumda, "Elbette hayal kırıklığına uğradık" dedi. Jacob Frey açıklamasında, "Bu karar, buradaki insanların yaşadıklarını değiştirmiyor: korku, kargaşa ve Minneapolis'te yeri olmayan federal operasyonun neden olduğu zarar"ifadesini kullandı. Buna karşılık, Adalet Bakanı Pam Bondi kararı "muazzam" bir hukuki zafer olarak nitelendirdi.

Maskeli ve makineli tüfekli federal ajanlar tarafından Renee Goode ve Alex Peretti'nin öldürülmesi ülke çapında büyük bir öfkeye yol açtı ve Başkan Donald Trump'ı Minnesota'daki Gümrük ve Sınır Koruma operasyonlarının başkanı Gregory Bovino'yu görevden alıp yerine kendi yönetimindeki sınır güvenliği başkanı Tom Homan'ı atamaya sevk etti.

Trump dün, protestocuları "isyancı" olarak nitelendirerek, Truth Social platformu aracılığıyla federal güçlerin onlarla mücadelede polise yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Polis operasyonları, büyük kuzey şehri Minneapolis'te hayatı altüst etti; bazı sakinler tutuklanma korkusuyla evlerine hapsoldu. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen Ana, "Böyle yaşamak, kendi evinizde bir mahkum olmak insanlık dışı" dedi. Meksikalı ailesi iki aydır evlerine hapsedilmiş durumda.

Bir başka kararda ise Federal Yargıç Fred Bailey dün, yetkililerin 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos ve babasını salı gününe kadar serbest bırakmasına hükmetti.

20 Ocak'ta Minneapolis'in karla kaplı sokaklarında gözaltına alınmaları, özellikle "ICE" çetesinin üyeleriyle çevrili, başında tavşan kulaklı şapka takmış ve korkmuş görünen çocuğun fotoğrafının yayılmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri dışında geniş çaplı bir öfkeye yol açtı.

O zamandan beri baba ve oğul, Teksas'taki göçmen aileler için kurulmuş bir gözaltı merkezinde tutuluyor. Yargıç Bailey kararında, "Bu davanın temelinde, hükümetin günlük sınır dışı etme kotalarını kötü planlayıp uygulaması yatıyor; bu durum çocukların travma geçirmesine yol açsa bile" ifadelerini kullandı.



Trump: Zaman daralıyor ve cehennem yaklaşıyor

Mahshahr petrokimya kompleksine yapılan saldırının ardından yaşananlar (sosyal medya)... ve karede, Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bulunan bir çiftliğe düşen İran füzesinin kalıntıları (EPA)
Mahshahr petrokimya kompleksine yapılan saldırının ardından yaşananlar (sosyal medya)... ve karede, Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bulunan bir çiftliğe düşen İran füzesinin kalıntıları (EPA)
TT

Trump: Zaman daralıyor ve cehennem yaklaşıyor

Mahshahr petrokimya kompleksine yapılan saldırının ardından yaşananlar (sosyal medya)... ve karede, Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bulunan bir çiftliğe düşen İran füzesinin kalıntıları (EPA)
Mahshahr petrokimya kompleksine yapılan saldırının ardından yaşananlar (sosyal medya)... ve karede, Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde bulunan bir çiftliğe düşen İran füzesinin kalıntıları (EPA)

ABD ile İran arasındaki savaş, siyasi söylemlerin ve sahadaki gerilimlerin arttığı bir ortamda altıncı haftasına girdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a "cehennemle" karşılaşmadan önce bir anlaşmaya varması için 48 saatlik bir ültimatom verdi.

Trump, İran içindeki hedefler listesini köprüleri ve enerji santrallerini de içerecek şekilde genişletirken, savaş piyasaları alt üst etmeye ve yönetim üzerindeki baskıyı artırmaya devam etti.

Bu durum, Washington ve Tahran'ın savaşın başlamasından bu yana ilk kez İran topraklarına düşen uçağın iki pilotundan birini bulmak için yarıştığı bir dönemde yaşanıyor ve altıncı haftasına giren savaşa son verilmesi için Trump üzerindeki baskıyı artırıyor.

İran silahlı kuvvetleri cuma günü bir F-15I savaş uçağını düşürdüklerini açıkladı. ABD medyası, iki pilottan birinin fırlatma koltuğunu kullanarak kurtulduğunu ve İran'ın güneybatısında özel kuvvetler tarafından kurtarıldığını, ancak ikinci pilotun akıbetinin bilinmediğini bildirdi. İran'ın daha sonra Körfez'de düşen bir başka ABD hava destek uçağını vurduğunu iddia etmesiyle durum daha da gerginleşti. Ancak New York Times, bir uçağın Hürmüz Boğazı yakınlarında düştüğünü ve pilotunun kurtarıldığını bildirdi.

Bu arada, ABD-İsrail ortak saldırıları dün İran'ın güneybatısındaki hayati öneme sahip bölgeleri hedef aldı. Saldırılar, Buşehr nükleer santrali çevresi ve İran'ın en büyük şehri olan Mahşahr'daki bir petrokimya kompleksini de kapsıyordu. Şarku’l Avsat’ın Fars Haber Ajansı’ndan aktardığına göre saldırı bölgedeki üç şirketi hedef aldı. Tesnim Haber Ajansı ise "hasarın boyutunun henüz bilinmediğini" ifade etti.


İran'ın Körfez'deki sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıları

Birleşik Arap Emirlikleri hava savunma sistemleri dün İran'dan gelen 23 balistik füze ve 56 iİHA’yı  etkisiz hale getirdi (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri hava savunma sistemleri dün İran'dan gelen 23 balistik füze ve 56 iİHA’yı  etkisiz hale getirdi (AFP)
TT

İran'ın Körfez'deki sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıları

Birleşik Arap Emirlikleri hava savunma sistemleri dün İran'dan gelen 23 balistik füze ve 56 iİHA’yı  etkisiz hale getirdi (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri hava savunma sistemleri dün İran'dan gelen 23 balistik füze ve 56 iİHA’yı  etkisiz hale getirdi (AFP)

İran'ın dün Körfez ülkelerindeki sivil ve yerleşim yerlerini hedef alan saldırılarında, hava savunma sistemleri onlarca füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısını engelledi ve herhangi bir can kaybı bildirilmedi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkilileri, Dubai İnternet Şehri'ndeki bir Oracle binasının cephesine ve Marina bölgesine moloz düşmesiyle ilgili iki olaya müdahale etti.

Kuveyt silahlı kuvvetleri ülke hava sahasında 8 balistik füze ve 19 düşman İHA’sı ile mücadele ederken, Kuveyt Ulusal Muhafız birlikleri sorumluluk alanlarında iki İHA düşürdü ve Bahreyn savunması 8 İHA imha etti.

Ayrıca, Doha'daki görüşmelerinde Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el Sani ve İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, gerilimi azaltmaya yönelik çalışmaların gerekliliğini ve bölgedeki mevcut krizi ve sonuçlarını kontrol altına almanın en iyi yolunun siyasi diyalog ve diplomatik yol olduğunu vurguladılar.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde "güvenlik kontrolü" sağlamayı hedefliyor

Motosikletle İsrail hava saldırısıyla yıkılan bir binanın kalıntılarının yanından geçen iki kişi (Reuters)
Motosikletle İsrail hava saldırısıyla yıkılan bir binanın kalıntılarının yanından geçen iki kişi (Reuters)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde "güvenlik kontrolü" sağlamayı hedefliyor

Motosikletle İsrail hava saldırısıyla yıkılan bir binanın kalıntılarının yanından geçen iki kişi (Reuters)
Motosikletle İsrail hava saldırısıyla yıkılan bir binanın kalıntılarının yanından geçen iki kişi (Reuters)

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki savaşı yönetmek için Litani Nehri'ne kadar doğrudan işgal yerine "güvenlik kontrolü"ne dayalı yeni bir modele doğru ilerliyor. İsrail böylece kalıcı işgale geri dönme olasılığını azaltıyor. Bu yaklaşım, geniş çaplı konuşlandırma veya toprak ve nüfusun doğrudan yönetimi olmaksızın caydırma ve ateş kontrolüne dayanarak, askeri maliyetleri azaltırken, baskıyı sürdürmeyi amaçlıyor.

Strateji, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "İsrail, Güney Lübnan'daki güvenlik kuşağını genişletmeye devam ediyor" derken kastettiği gibi, yüksek ve stratejik konumları kontrol ederek "güvenlik kuşağını" güncellenmiş bir biçimde yeniden canlandırmaya dayanıyor.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak Şarku’l Avsat’a, “İsrail, 2000 yılından önce kontrol ettiği 18 stratejik bölgeyi yeniden ele geçirmeye çalışıyor… Amaç, yaygın konuşlandırma değil, kalıcı konuşlandırmaya gerek kalmadan sahanın kontrolünü sağlayacak kapsamlı bir ateş kontrolü uygulamak… böylece ateş kontrolü, karadaki doğrudan kontrolün bir alternatifi haline geliyor” değerlendirmesinde bulundu.