Trump: Barış Konseyi üyeleri Gazze için 5 milyar dolarlık taahhütte bulundu

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen cuma günü Florida’ya hareketi öncesinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen cuma günü Florida’ya hareketi öncesinde (AP)
TT

Trump: Barış Konseyi üyeleri Gazze için 5 milyar dolarlık taahhütte bulundu

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen cuma günü Florida’ya hareketi öncesinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen cuma günü Florida’ya hareketi öncesinde (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenecek “Barış Konseyi”nin ilk resmi toplantısından büyük beklentiler içinde olduğunu belirterek, üye ülkelerin Gazze’deki insani çabalar ve yeniden imar çalışmalarını desteklemek amacıyla 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüdünde bulunduğunu açıkladı.

Trump, pazar günü Truth Social hesabından yaptığı açıklamada küresel vizyonuna değinerek, yönetiminin İsrailli rehinelerin serbest bırakılması sürecinde kaydettiğini ifade ettiği ilerlemelere ve Gazze’deki sivillere yönelik “iddialı bir vizyon” sunduklarına dikkat çekti.

Dünya barışının mümkün olduğunu savunan Trump, Barış Konseyi’ni tarihteki en önemli uluslararası yapı olarak nitelendirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “(Barış Konseyi) sınırsız bir potansiyele sahip. Geçtiğimiz ekim ayında Gazze’deki çatışmayı nihai olarak sona erdirmeye yönelik bir plan başlattım ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vizyonumuzu oy birliğiyle kabul etti. Kısa süre sonra insani yardımların rekor sürede ulaştırılmasını sağladık ve hayatta olan ve olmayan tüm rehinelerin serbest bırakılmasını temin ettik. Geçen ay İsviçre’nin Davos kentinde yaklaşık yirmi kurucu üye bana katılarak Konsey’in resmi kuruluşunu kutladı ve Gazze’deki siviller için iddialı bir vizyon ortaya koydu. Nihayetinde hedef Gazze’nin ötesine, dünya barışına uzanıyor.”

ABD Başkanı, Washington’daki “Donald J. Trump Barış Enstitüsü”nde düzenlenecek toplantıya katılacağını da belirtti.

Trump, toplantıda üye ülkelerin Gazze’deki insani çabalar ve yeniden imar için 5 milyar dolardan fazla taahhütte bulunduğunu, ayrıca Gazze halkı için güvenlik ve istikrarı sağlamak üzere uluslararası istikrar gücü ve yerel polis teşkilatı kapsamında binlerce personel tahsis edildiğini açıklayacağını ifade etti.

Trump, Hamas’a “tam ve derhal silahsızlanma” taahhüdünü yerine getirmesi çağrısında bulunarak paylaşımını şu sözlerle tamamladı: “Barış Konseyi tarihin en önemli uluslararası yapısı olduğunu kanıtlayacak. Ona başkanlık etmekten onur duyuyorum.”

Bu açıklama, 2025’in sonlarında İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının ardından Gazze’nin yeniden imarına yönelik Trump planının hayata geçirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendirilen toplantı öncesinde uluslararası beklentilerin arttığı bir dönemde geldi.

Toplantıya 27 kurucu ülkeden devlet başkanları, başbakanlar, dışişleri bakanları ve üst düzey heyetlerin yanı sıra diğer ülkelerden gözlemcilerin katılması bekleniyor.

Toplantıdan, Gazze'nin yeniden imarı için 5 milyar doları aşan, insani çabalar ve altyapıya yönelik fonları da içeren ve üye ülkelerin taahhütleriyle desteklenen iddialı açıklamaların yapılması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın  Reuters'tan aktardığı habere göre açıklamaların Hamas için katı koşullar içermesi ve acil askeri taahhütlere odaklanmasıyla birlikte, Gazze'nin yönetimi için 'teknokrat bir Filistin hükümeti' kurulmasına vurgu yapılması öngörülüyor. Toplantıda ayrıca binlerce asker ve yerel polisten oluşacak 'Uluslararası İstikrar Gücü'nün detaylarının da kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

Ayrıca, binlerce askerden ve yerel polisten oluşacak “Uluslararası İstikrar Gücü”nün yapısına ilişkin ayrıntıların da kamuoyuna duyurulması bekleniyor.

Trump’ın mali ve güvenlik taahhütlerine yaptığı vurgunun gölgesinde, basında yer alan haberler geleneksel ABD müttefikleri arasında artan şüphelere işaret ediyor. Bazı çevreler konseyi “Birleşmiş Milletler’e gayrimeşru bir alternatif” olarak nitelendirirken, Fransa ve Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinin yokluğu dikkat çekiyor. Gözlemciler, toplantının “Gazze’nin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası” olacağını ancak “meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getirdiğini” belirtiyor.



Rusya: Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlu öldürüldü

Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
TT

Rusya: Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlu öldürüldü

Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)

Fransız Haber Ajansı AFP, Kamerun hükümetinin pazartesi günü yayınlanan bir iç yazışmasında, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşta Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlunun öldüğünü doğruladığı bildirdi.

Kamerun Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan ve başkent Yaunde’deki Rusya Büyükelçiliği tarafından gönderilen kurban listesinin alındığını teyit eden notta, ‘16 Kamerunlu sözleşmeli askerin (Moskova'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı için kullandığı bir ifadeyle) Özel Askeri Operasyon bölgesinde görev yaptığı’ belirtildi. Notta, askerlerin hangi şartlarda ve ne zaman öldükleriyle ilgili herhangi bir ayrıntı yer almadı.

Pazartesi günü resmi radyoda okunan bir bildiride ölenlerin ailelerinden bakanlıkla iletişime geçmeleri istendi. Kamerunlu yetkililer, vatandaşlarının Rusya-Ukrayna çatışmasına katıldığını şimdiye kadar resmi olarak doğrulamadı. Ancak birçok medya kuruluşu, Rus güçlerinin yanında savaşan Kamerunlu gençlerin ailelerinin yaşadığı zorlu koşullara değindi.

Ukraynalı kaynakların tahminlerine göre Rusya ordusunda yaklaşık bin 800 Afrikalı asker bulunuyor. ‘All Eyes on Wagner’ adlı sivil toplum örgütü şubat ayı ortalarında, Moskova'nın Ocak 2023 ile Eylül 2025 tarihleri arasında Ukrayna'daki çatışma kapsamında saflarına aldığı bin 417 Afrikalının isimlerini yayınladı. Bunlardan 300'den fazlası orada öldürüldü.

Rusya-Ukrayna savaşına katılan bazı Afrika ülkesi vatandaşları, dolandırıcılık kurbanı olduklarını belirtiyor. Eğitim ya da iş vaadiyle kandırıldıklarını, ancak sonunda zorla Rusya ordusunda asker olarak silah altına alındıklarını ifade etmişlerdi. Yüzlerce Kenyalı ailenin bu dolandırıcılığı ortaya çıkarması, Kenya'da büyük kaosa yol açmış ve hükümetin sert tepkisini çekmişti.

Kenyalı Dışişleri Bakanı Musalia Mudavadi, 16 Mart'ta Moskova'ya yaptığı ziyaret sırasında Moskova'nın Ukrayna'da savaşmak üzere Kenya vatandaşlarının Rusya ordusuna alınmasını durdurmayı kabul ettiğini açıkladı.


Trump: İran ile yapılan anlaşma Amerika Birleşik Devletleri için "tam ve mutlak bir zaferdir"

ABD Başkanı Donald Trump, (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, (AP)
TT

Trump: İran ile yapılan anlaşma Amerika Birleşik Devletleri için "tam ve mutlak bir zaferdir"

ABD Başkanı Donald Trump, (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile iki haftalık ateşkes anlaşmasına varılmasının ardından ABD'nin "tam ve eksiksiz bir zafer" elde ettiğini söyledi.

Trump, ateşkesin ilan edilmesinden kısa bir süre sonra AFP'ye verdiği telefon röportajında, "Bu tam ve eksiksiz bir zafer. Yüzde 100. Bunda hiçbir şüphe yok" dedi.

ABD Başkanı, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santrallerini ve köprülerini yok etme tehditlerine geri dönüp dönmeyeceği konusunda açıklama yapmadı.

Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun akıbeti sorulduğunda, "Bu konu kusursuz bir şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmazdım" ifadesini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran uranyumunun kaderi, ABD başkanının Tahran'ın nükleer silah edinmesini engellemeyi amaçladığını söylediği çatışmada kilit bir konudur.

Pekin'in Tahran'ı ateşkes için müzakere masasına itmede rol oynayıp oynamadığı sorulduğunda Trump, "Duyduklarım bu yönde" dedi.

Trump'ın mayıs ayında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmek üzere Pekin'e gitmesi planlanıyor.

Öte yandan Trump, ateşkes anlaşmasına varılmasından sadece birkaç saat sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nin Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik faaliyetlerinin aksamasının giderilmesine yardımcı olacağını duyurdu.

Sosyal medya platformu Truth Social'da şunları yazdı: "Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik faaliyetlerinin aksamasının giderilmesine yardımcı olacaktır." Şöyle devam etti: "Birçok olumlu adım atılacak! Çok para kazanılacak. Ve İran yeniden yapılanma sürecine başlayabilecek."


Washington ve Tahran arasında varılan ateşkes anlaşması geniş çapta memnuniyetle karşılandı

Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)
Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)
TT

Washington ve Tahran arasında varılan ateşkes anlaşması geniş çapta memnuniyetle karşılandı

Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)
Dün Washington D.C.'de Beyaz Saray yakınlarında ABD'nin İran'daki askeri operasyonlarına karşı protesto gösterisi düzenlendi (AFP)

Birçok ülke, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında varılan iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladı. BM Genel Sekreteri António Guterres de sözcüsü Stéphane Dujarric'e göre, anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve tüm tarafları Ortadoğu'da kalıcı barışa ulaşmak için çalışmaya çağırdı.

Dujarric, "Genel Sekreter, Amerika Birleşik Devletleri ve İran tarafından ilan edilen iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşılıyor" dedi.

Guterres'in, "Ortadoğu'daki mevcut çatışmanın tüm taraflarını, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya ve bölgede kalıcı ve kapsamlı bir barışın yolunu açmak için ateşkes şartlarına riayet etmeye çağırdığını" ifade etti.

Irak

Irak, bu sabah erken saatlerde ilan edilen ateşkes duyurusunu memnuniyetle karşıladı. Irak Dışişleri Bakanlığı yaptığı basın açıklamasında, bu gelişmeyi övgüyle karşılayarak, "gerginliklerin azaltılmasına ve bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik beklentilerin artırılmasına katkıda bulunacağını" ifade etti.

Bakanlık, krizlerin kontrol altına alınması, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesine katkıda bulunan her türlü bölgesel ve uluslararası çabaya desteğini teyit etti. Ateşkese tam uyulmasının ve bölgede gerginlikleri yeniden alevlendirebilecek her türlü eylem veya gerilimden kaçınılmasının önemini vurguladı.

Bakanlık ayrıca, anlaşmazlıkların temel nedenlerini ele alan ve karşılıklı güveni güçlendiren ciddi ve sürdürülebilir diyalog kanallarının başlatılması yoluyla bu olumlu adımın üzerine inşa edilmesi çağrısında bulundu.

Bu bağlamda Irak Dışişleri Bakanlığı, Bağdat'ın dengeli diplomatik yaklaşımını sürdürme ve bölge halklarının çıkarlarına hizmet eden, istikrar ve kalkınmayı sağlayan, savaşın sona ermesi, devletlerin egemenliğine saygı, iyi komşuluk ve iç işlerine karışmama temelinde yeni bir aşama kuran bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çabalara destek verme konusundaki kararlılığını teyit etti.

Mısır

Mısır, ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgedeki askeri operasyonların iki hafta süreyle askıya alınması kararını memnuniyetle karşıladı ve bu adımı, istenen gerilimin azaltılması, kontrol altına alınması ve bölge halklarının ve genel olarak dünyanın güvenliğinin, istikrarının ve kaynaklarının korunması yolunda önemli bir olumlu gelişme olarak değerlendirdi.

Mısır, ABD'nin askeri operasyonlarını askıya almasının ve İran'ın buna verdiği yanıtın, müzakereler, diplomasi ve yapıcı diyalog için zemin hazırlamak adına değerlendirilmesi gereken kritik bir fırsat olduğunu teyit etti.

Kahire, barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik tüm girişimlere desteğini yineleyerek, Pakistan ve Türkiye ile bölgesel ve uluslararası ortaklarla iş birliği içinde, bölgede güvenlik ve istikrarı artırmaya yönelik devam eden çabalarının altını çizdi.

Mısır ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) devletlerinin ve Ürdün'ün egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin son derece önemli olduğunu, özellikle güvenlikleri ve istikrarlarının Mısır'ınkiyle yakından bağlantılı olması nedeniyle, onlara yönelik herhangi bir saldırıyı veya egemenliklerine yönelik herhangi bir ihlali tamamen reddettiğini vurguladı. Yaklaşan müzakerelerde üzerinde anlaşmaya varılacak herhangi bir düzenlemenin, kardeş Körfez devletlerinin meşru güvenlik endişelerini dikkate alması gerektiğini belirtti.

Avustralya

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ülkesinin ABD-İsrail çatışmasına İran ile çözüm bulunması için müzakereleri kolaylaştırmak amacıyla varılan iki haftalık Ortadoğu ateşkesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, bugün ABD ve İran arasında varılan ateşkesi memnuniyetle karşıladı ve bölgede kalıcı barış çağrısında bulundu.

Enver, sosyal medya paylaşımında, İran'ın savaşı sona erdirmek için sunduğu 10 maddelik önerinin "sadece İran için değil, Irak, Lübnan ve Yemen için de kapsamlı bir barış anlaşmasına dönüştürülmesi" gerektiğini söyledi.

Endonezya

Endonezya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yvonne Myungkang, ülkesinin İran savaşındaki ateşkesi memnuniyetle karşıladığını ve tüm tarafları egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve diplomasiye saygı göstermeye çağırdığını söyledi.