Suudi Arabistan’ın dijital dönüşüme uyumlu bir yasama ortamını güçlendirme yönündeki yaklaşımını yansıtan bir adım olarak, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki Bakanlar Kurulu, Uluslararası Sözleşmelerde Elektronik İletişimin Kullanımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne katılma kararı aldı. Kararın, sınır ötesi elektronik işlemlerin güvenilirliğini artırması ve uluslararası ticarette dijital sözleşme ve yazışmaların hukuki olarak tanınmasını desteklemesi bekleniyor.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL) tarafından hazırlanan ve 2005 yılında New York’ta kabul edilen Uluslararası Sözleşmelerde Elektronik İletişimin Kullanımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin temel amacı, uluslararası ticarette elektronik ortamda düzenlenen sözleşme veya yazışmaların, kâğıt nüshadaki muadilleriyle aynı şekilde hukuken tanınmasını ve uygulanmasını sağlamak.
Bakanlar Kurulu’nun aldığı yeni karar, Suudi şirketleri ile uluslararası ticari ortaklarına daha açık ve güvenilir bir hukuki çerçeve sunuyor. Kararın dijital ticaretin kolaylaştırılmasına, işlem maliyetlerinin düşürülmesine ve Suudi Arabistan’daki iş ortamının küresel ölçekte rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Yasal çerçevenin geliştirilmesi
Sözleşmenin onaylanması, Suudi Arabistan’ın iş dünyasına yönelik mevzuat altyapısını geliştirme ve bunu uluslararası en iyi uygulamalar ile standartlarla uyumlu hale getirme çabalarının devamı niteliği taşıyor. Bu adımın, uluslararası sözleşmeler ve ticari işlemlerde elektronik iletişimin kullanımını kolaylaştırması, bu işlemlerin güvenilirliğini artırması ve geçerliliği ile uygulanabilirliğine ilişkin hukuki güvenceyi güçlendirmesi bekleniyor.

Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Bakanlar Kurulu’nun Uluslararası Sözleşmelerde Elektronik İletişimin Kullanımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni onaylama kararının küresel ticaretin hareketliliğini kolaylaştıracağını ve iş dünyasının rekabet gücünü ve buna ilişkin yasal çerçeveyi destekleyeceğini söyledi.
Yasal düzenlemeler
Uluslararası ticaret uzmanı Dr. Fevaz el-Alimi ise Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu adımın öneminin elektronik sözleşme ve yazışmaların tanınmasının ötesine geçtiğini belirterek, uluslararası ticarette güvenin tesis edilme biçiminde yaşanan dönüşümü yansıttığını söyledi.
El-Alimi, “Artık bir işlemin ne kadar hızlı tamamlandığı tek başına rekabet gücünün ölçütü değil. İşlemi düzenleyen hukuki kuralların açık olması ve farklı ülkelerdeki tarafların anlaşılır ve büyük ölçüde uyumlu bir çerçeve içinde işlem yapabilmesi, ticari karar alma süreçlerinin temel unsurları haline geldi” dedi.
El-Alimi, Suudi Arabistan’ın söz konusu uluslararası çerçeveye katılmasının, özellikle dijital ticaret ve elektronik hizmetlerin hızla büyüdüğü bir dönemde, Suudi şirketlerine küresel pazarlarda daha güvenli hareket etme imkânı sağlayacağını ifade etti.
İşlemlerin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması
El-Alimi’ye göre bu adım, yabancı yatırımcı ve ticari ortaklara da önemli bir mesaj veriyor. Buna göre Suudi Arabistan’ın yasal düzenlemeleri yalnızca dijital dönüşüme ayak uydurmakla kalmıyor, aynı zamanda modern ticaretin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir hukuk sistemi oluşturmayı hedefliyor.
El-Alimi, söz konusu adımın asıl değerinin uygulamada ortaya çıkacağını belirterek, “Elektronik işlemler daha açık, güvenilir ve daha az karmaşık hale geldikçe, bu durum iş yapma maliyetlerine ve anlaşmaların tamamlanma hızına, dolayısıyla da Suudi ekonomisinin rekabet gücüne yansıyacak” dedi. Bunun görünüşte teknik bir mevzuat adımı olabileceğini, ancak özünde daha açık, dijitalleşmiş ve küresel piyasalarla daha güçlü bağlantılara sahip bir ekonomiye geçiş sürecinin parçası olduğunu vurguladı.
Otomatik sistemler
Öte yandan, hükümetin yeni yaklaşımının Suudi şirketleri ile yabancı şirketler arasındaki ticari işlemlere duyulan güveni artırması bekleniyor. Buna göre müzakere, teklif, kabul ve belgelerin gönderilmesi gibi süreçler elektronik ortamda gerçekleştirilebilecek ve bu işlemlerin tanınmasına yönelik daha açık bir uluslararası hukuki çerçeve bulunacak. Böylece zaman ve idari maliyetlerin yanı sıra kâğıt belgeler ve geleneksel yazışmalar azalırken, elektronik yazışmaların hukuki geçerliliğine ilişkin anlaşmazlıkların ve başka ülkelerdeki şirketlerle yapılan işlemlerde yaşanan hukuki belirsizliklerin de önüne geçilmesi hedefleniyor.
Sözleşme ayrıca, elektronik iletişimin gönderilme ve teslim alınma zamanı ile yeri gibi önemli konuları da düzenliyor. Bunun yanı sıra, her aşaması insan tarafından denetlenmeden otomatik sistemler aracılığıyla oluşturulan sözleşmelere ilişkin hükümler de içeriyor. Bu düzenleme, dijital ticaretin ve otomatik sistemlerin hızla geliştiği günümüzde büyük önem taşıyor.


