Strateji, hedefleri mevcut araçlarla ilişkilendirme eylemi olarak tanımlanır; ancak bu araçların hedeflere uygun olması şartıyla. Gerekli kaynaklar olmadan imkansızı talep edemezsiniz. Bu nedenle, imkansızlık derecesi, yeteneklerin mevcudiyetine göre ölçülür. Örneğin, "Amerika'ya ölüm" sloganı hangi araçları gerektirir? Bununla birlikte, bu yaklaşım, savaşın "sıfır riskle" yürütülemeyeceği anlamına gelmez. Savaş, doğası gereği risklidir; savaş kararı başlangıçta komutan tarafından verilir ve zamanla savaş, kendi kurallarını dayatmaya başlar.
Güncel savaş stratejileri
Bu savaşa dahil olan tarafların hayali neredeyse gerçekleşti; onlarca yıldır planlanan bir savaşı veriyorlar. Bu savaşta, tüm taraflar için asimetri ilkesi geçerlidir. İran niceliği nitelikten üstün tutarken, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri nicelikten ziyade niteliğe öncelik veriyor. Peki nasıl? Eski Sovyet lideri Joseph Stalin'in dediği gibi, "Niceliğin de kendi niteliği vardır."
Başka bir deyişle, "nicelik" teknolojik ve teknik eksiklikleri telafi eder. Bu denklemde, daha zayıf taraf asimetrik bir strateji oluşturarak düşmanı en iyi ve en gelişmiş ekipmanlarını kullanmasını engelleyecek şekilde savaşmaya zorlarken, kendisi en iyi ekipmanlarını kullanarak düşmanını yıpratır. Mevcut çatışmada, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İngiliz stratejist Liddell Hart'ın ilkesine dayanan dolaylı bir yaklaşımla, İran ve bölgedeki vekillerinin sahip olduğu "niceliği" telafi edebilen, son derece gelişmiş bir teknolojik asimetri yaratmıştır.
Bu yaklaşım, İsrail'in İran ve bölgedeki vekilleri, özellikle de Hizbullah üzerinde neredeyse tam bir istihbarat ve teknolojik üstünlüğe sahip olmasında kendini göstermiştir. İsrail, Pager (çağrı cihazları) Operasyonu'nda 5 binden fazla Hizbullah savaşçısını öldürmüş ve yaralamış, ayrıca Genel Sekreteri de dahil olmak üzere partinin tüm askeri liderlerini suikastla öldürmüştür. İsrail, geçen yılki 12 günlük savaş sırasında askeri liderlerin ve nükleer uzmanların çoğunu suikastla öldürerek İran üzerindeki istihbarat ve teknolojik üstünlüğünü göstermiş ve mevcut savaşın başlangıcında İran Yüksek Liderini ilk hava saldırısı dalgasında suikastla öldürerek bu üstünlüğünü yinelemiş ve pekiştirmiştir.

Mevcut savaşın başlaması stratejik bir sürpriz değildi; Amerikan deniz ve hava gücü yığılması açıkça görülüyordu. Ancak, operasyonel ve taktiksel olarak bir sürpriz olduğu kesin ve jeopolitik açıdan çok büyük etkileri oldu. Yaklaşık kırk yıldır hem İsrail'in hem de ABD'nin yeminli düşmanı olan Yüksek Lider'in suikastı ne anlama geliyor?
“İleri Savunma” İlkesi
İran’ın büyük stratejisi, bölgesel vekil güçlere dayanarak “ileri savunma” ilkesine dayanmaktadır. İran topraklarında savaşmak yerine, savaş alanı bu vekil güçler ile İsrail ve hatta bazı Arap devletleri arasındaki cephelere kaydırılmaktadır. Bu ilke, Hizbullah ile İsrail arasındaki Lübnan sahasında en açık şekilde örneklendirilmektedir. Bu “ileri savunma” başarısız olur ve savaş bugün olduğu gibi İran’a sıçrarsa, İran özellikle bu bölge dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin %60’ından fazlasını içerdiğinden, yakın çevresinde kaos yaratmaya ve istikrarsızlığı genişletmeye başvurur.
İran şu anda "kümülatif caydırıcılık" ilkesine dayanmaktadır; Tahran'a atılan ilk füze saldırısının ardından İsrail'e derhal füzelerle karşılık verdi. Ardından Körfez bölgesindeki Amerikan üslerini hedef almaya başladı. Bu aşamayı, çevredeki Körfez ülkelerinin çoğundaki sivil, ekonomik ve turistik yerleri hedef alan saldırılar izledi.
Dünyanın en büyük petrol sevkiyat limanına ev sahipliği yapan Suudi Arabistan'ın Ras Tanura'daki petrol rafineri ve ihracat tesisleri hedef alındı. Kaos yaratma ve savaş maliyetini artırma stratejisini daha da ileri götüren İran, Katar'daki Ras Laffan sıvılaştırılmış doğal gaz tesisini de hedef aldı. Bu stratejiyi tamamlamak için İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler ve petrol tankerleri için riskleri artırarak boğazı kapatmaya çalışıyor.
İran, kaos yaymak için sadece yakın çevreyle sınırlı kalmadı; hedef aldığı bölgeler arasında İngiliz üslerinin bulunduğu Kıbrıs ve hatta Hatay ilinde Türkiye topraklarına düşen bir füze aracılığı ile Türkiye bile yer aldı.
12 günlük savaştan dersler çıkarmak
Financial Times, İran'ın son saldırıya verdiği hızlı yanıtı uzun bir makalede şu noktalara odaklanarak açıkladı: Haziran 2015'teki 12 günlük savaşın deneyiminden ders çıkarılarak, bir yandan saldırıya hızlı bir yanıt verilmesi sağlanırken, diğer yandan özellikle askeri alanda ve liderliğin hedef alınması durumunda komuta ve kontrolün sürdürülmesi amaçlandı. Bu nedenle, öncelikle askeri komutanın merkeziyetçiliğinden uzaklaşarak, hedef seçimi ve operasyonların yürütülmesinde genel komutanlığa başvurmadan hareket eden ve dolaylı olarak yakın çevredeki genel komutanlığı hedef alabilecek bir "B Planı" geliştirildi.
Dolayısıyla İran iki yönlü bir strateji izliyor: Birinci boyut, ağır kayıplara rağmen düşmana daha uzun süre dayanabilme yeteneği yoluyla caydırıcılıktır. İkinci boyut ise yukarıda belirtildiği gibi, "ben ve düşmanlarım" mantığı çerçevesinde kümülatif caydırıcılığa dayanmaktadır.
Buna karşılık, Amerikan-İsrail ittifakı şu hedeflere ulaşmayı amaçlamaktadır: İran Yüksek Liderini suikastla öldürerek siyasi güç yapısını ortadan kaldırmak; füze yetenekleri, fırlatma rampaları, insansız hava araçları, deniz kuvvetleri ve konvansiyonel ve nükleer araştırma merkezleri de dahil olmak üzere askeri aygıtı hedef almak; halk ayaklanmasına zemin hazırlamak için iç güvenlik güçlerini zayıflatmak; ve iktidardaki rejime hizmet eden tüm devlet kurumlarını yıpratmak. Bir Askeri Analistin Şarku’l Avsat için kaleme aldığı analize göre sonuç olarak, iktidardaki rejimin çökmesi durumunda hava ve deniz üstünlüğünün yanı sıra iç karar alma süreçleri üzerinde de kontrol sağlamayı hedeflemektedirler.
Savaşın amaçlarına hizmet eden silahlar
Bu nedenle, Amerikan ve İsrail güçleri arasındaki rol paylaşımı göz önüne alındığında, belirlenmiş stratejilere hizmet edecek askeri araç ve gereçlerin mevcut olması gerekir. Peki, kısaca bu araç ve silahlar nelerdir?
Strateji ve araçlar arasındaki ilişkiyi yöneten temel ilkenin, bu araçların stratejik hedeflere hizmet etmesi olduğu kabul edilirse, savaşan tarafların stratejilerine uygun araçları seçmeleri doğaldır.
İstihbarat operasyonlarını savaşa hizmet eden araçlar arasında sayarsak, şüphesiz ki bunlar, çatışma ve savaşın her seviyesinde sürprizler sağladıkları için sert askeri gücün çarpanı niteliğindedir. Özellikle İsrail'in İran'a karşı istihbarat üstünlüğü, geçen yıl gerçekleşen 12 günlük savaşta ve mevcut savaşta defalarca gösterilmiştir. Her iki çatışmada da Yüksek Lider de dahil olmak üzere en önemli askeri ve siyasi liderler suikasta kurban gitmiştir.
Bu nedenle, insan, teknoloji, uydu, siber ve diğer tüm kaynaklardan yararlanılarak büyük ölçekli bir veri toplama operasyonu gereklidir ve tüm verileri analiz etmek, olası seçenekleri ve senaryoları çıkarmak için yapay zekâ kullanılmalıdır. Veri toplama, savaş öncesi aşamayla sınırlı değildir; savaş boyunca, sürdürülebilir bir şekilde ve hatta sonrasında da devam eder.

Bu savaş, farklı düzeylerde birbirine bağlı güçlerin karmaşık bir ağı içinde sürdürülüyor. İlk bağlantı, özellikle iki taraf arasındaki doğrudan koordinasyon ve bu savaşa önceden yapılan hazırlıklar göz önüne alındığında, Amerikan ve İsrail güçleri arasındadır. Bu nedenle, her iki tarafın da operasyonları günlük olarak değerlendirmesi, bu değerlendirmeleri ayarlamalar ve iyileştirmeler için diğer tarafla paylaşmasıyla, varsayılan bir ortak komuta altında doğrudan koordinasyon şarttır.
İkinci bağlantı, her bir ekibin kendi operasyon bölgesinde savaşan kuvvetleri arasında, coğrafi olarak veya hedef dağılımı açısından, gerçekleşir. Örneğin, İran coğrafi olarak Amerikan ve İsrail kuvvetleri arasında bölünmüştü; başkent ve batı İran başlangıçta İsrail kuvvetlerinin hedef bölgesindeydi. Güney ve kıyı şeridi, özellikle de İran donanmasının tamamı, Amerikan kuvvetlerinin hedefi olarak belirlenmişti.
İran tarafından
Balistik füze sistemi, İHA’larla birlikte, İran'ın stratejisinin omurgasını oluşturuyor. Özellikle de nükleer silahlara henüz sahip olmamasına rağmen, bu silahlar geliştirme aşamasında olup, birkaç bomba üretmeye yetecek miktarda maddeyle %60 oranında zenginleştirilmiştir. Füzeler kısa menzilli (300-1000 km) ve orta menzilli (1000-3000 km) olarak ikiye ayrılıyor. İran şu anda komşu ülkelere karşı kısa menzilli füzelerin yanı sıra, bu ülkelere karşı kolayca temin edilebilen ve etkili olan insansız İHA’ları da kullanıyor.
Kısa menzilli füzeler
Fateh-110: Menzili 300 ile 500 km arasında, savaş başlığı ağırlığı 500 kg.
Zulfiqar 8Zülfikar): Menzili 700 km, savaş başlığı ağırlığı 500 kg.
Dezful: Menzili 1000 km, Fateh füzesinin geliştirilmiş versiyonu.
Qiam (Kyam)-1 füzesi: Menzili 800 km, savaş başlığı ağırlığı 750 kg.
İran'ın bu füzelerden kaç tanesine sahip olduğu bilinmiyor, ancak menzillerine bakıldığında, yakın çevredeki ülkeleri hedef almak için askeri açıdan uygun oldukları söylenebilir.
Orta menzilli füzeler
Şahab-1-2-3 füze ailesi: 1.300 ila 2.000 km menzile ve 700 ila 1.000 kg ağırlığında savaş başlığına sahip.
Şahab füzesinin geliştirilmiş bir versiyonu olan Kadir füzesi: 2.000 km menzile sahip.
Sejjil (Siccil) füzesi: 2.000 km menzile sahip, fırlatma hazırlık süresini kısaltan katı yakıt kullanıyor.
Hacı Kasem: 1.400 km menzile ve 500 kg savaş başlığı ağırlığına sahip.
Bazı çekincelerle birlikte Fattah-1 hipersonik füzesi: 1.400 km menzile ve savaş başlığı ağırlığı bilinmiyor.
Emad: 1.700 km menzile ve 750 ila 800 kg arasında savaş başlığı ağırlığına sahip.
Son olarak, Hürremşehr-1-2-3-4 füzesi: 2.000 km menzile ve 1.800 kg ağırlığında bir savaş başlığına sahip. Bu füzenin bir versiyonu, İsrail içindeki hedeflere karşı misket bombaları kullanıyor. Peki ya bu silah?
Bu füze, Dünya yüzeyinden 7 kilometre yükseklikte patlıyor. Patlama anında, her biri 7 kilogramlık savaş başlığı taşıyan yaklaşık 80 küçük bomba parçasını, yaklaşık 8 kilometrelik bir alana yayıyor. Bu füzenin tehlikesi, hava savunmasının işini zorlaştırması, stoklarını tüketmesi ve hasar alanını genişletmesidir. İran'ın bu füzelerden 2 bin ila 2 bin 500 adede sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu füzelerin fırlatılması, şu anda İsrail ve Amerikan hava kuvvetleri tarafından hedef alınan ve sayıları sınırlı olan fırlatma platformlarını gerektiriyor. Fırlatma platformu olmadan bir füzenin ne faydası olabilir? Bazı raporlar İran'ın yer altı fırlatma platformları kullandığını öne sürüyor, ancak bunların fırlatılmasının mekanik karmaşıklığı son derece yüksektir.
İran insansız hava araçları
Şahid-136 İHA, Rus güçleri tarafından İsrail'e ve Ukrayna'daki operasyonlarda yaygın olarak kullanılan bir silahın önde gelen örneği haline geldi. Bu İHA’nın menzili 2 bin 500 km ve savaş başlığının ağırlığı 25 ila 30 kg arasında değişiyor. Bu kamikaze İHA, yaklaşık 13 milyon dolara mal olan Amerikan Tomahawk füzesine kıyasla, tahmini 20 ila 30 bin dolar arasındaki düşük maliyeti ile dikkat çekiyor.
Arash kamikaze İHA’nın menzili 2 bin km ve savaş başlığının ağırlığı 200 ila 250 kg arasında değişiyor. Son zamanlarda Azerbaycan'ın Nahçıvan bölgesine karşı kullanıldı.
İran hava savunması
Bu savunma sistemleri, İran hava sahasını (başkent dahil) fiilen koruyamadıkları için gelişmiş hava savunma sistemleri seviyesine ulaşamamaktadır. Bunlar, Rus yapımı ve yerli sistemlerin karışımıdır. Rus yapımı S-300 buna bir örnektir. Yerli üretim, uzun menzilli Bavar sistemi (300 km), orta menzilli Khordad sistemi (120 km) ve kısa menzilli Tor-M1 sistemi (12 km) ile sınırlıdır ve bunların tamamı Rus yapımıdır. Hava kuvvetlerine gelince hem nicelik hem de nitelik açısından neredeyse yok denecek kadar azdır. Bununla birlikte, İsrail'e ait bir F-35 Adir'in, Rus yapımı bir İran Yak-130 eğitim ve yakın hava destek uçağını düşürdüğünü belirtmekte fayda var. Bu olay, ilk İran-İsrail hava çatışması olarak kabul edilmektedir.
Donanma
İran'ın Hazar Denizi'nde, Basra Körfezi'nde ve Arap Denizi'nde yaklaşık 2 bin 400 kilometre uzunluğunda doğrudan kıyı şeridi bulunmaktadır. Ayrıca, vekil güçler aracılığıyla Bab el-Mendeb Boğazı'nda da varlığı bulunmaktadır ve daha önceleri Hizbullah aracılığı ile Akdeniz'de de varlığı bulunmaktaydı. İran'ın iki deniz kuvveti vardır: biri düzenli orduya, diğeri ise İslam Devrim Muhafızları'na aittir. Her ikisi de asimetrik savaş doktrinine göre faaliyet göstermektedir.
ABD ordusu savaşın başında, İran'ın tüm deniz üslerini, Devrim Muhafızlarının gururla övündüğü İHA gemisi de dahil olmak üzere imha etti. İran'ın hâlâ hızlı saldırı botları, deniz mayınları ve bazı küçük denizaltıları mevcuttur.
Hava Kuvvetleri
İsrail, F-35 başta olmak üzere çeşitli tiplerde yaklaşık 600 savaş uçağına sahiptir. İran'a karşı yürütülen ilk askeri operasyona, özellikle F-15 Eagle olmak üzere, tüm tiplerde yaklaşık 200 uçak katılmıştır. İsrail hava operasyonları, yerel olarak üretilen ve Amerikan sivil uçağı Gulfstream G550'den modifiye edilen İsrail erken uyarı uçağı IAI-Eitam tarafından yönetilmektedir. Bu erken uyarı uçağı, 500 km mesafeden kapsama sağlar, hava operasyonlarını yönetir ve İran sahası ile İsrail'deki komuta merkezi arasında bağlantı görevi görür.

Hava operasyonlarını tamamlamak için İsrail Hava Kuvvetlerinin ordusunun en güçlü ve uzun kolu olduğu göz önüne alındığında, İsrail'in hava ikmali için İsrail'de modifiye edilmiş yaklaşık 7 adet Amerikan yapımı Boeing 707 uçağı bulunmaktadır. Bu uçakların menzili 6 bin km olarak tahmin edilmektedir.
İsrail insansız hava araçları
Hermes-900 insansız hava aracı, 30 saatlik uçuş süresi, 1000 kilometreye kadar menzil ve 350-450 kilograma kadar yük kapasitesi gibi çeşitli nedenlerle lider konumdadır. Keşif, gözetleme ve hedef tespiti için tasarlanmıştır. Ancak en önemlisi, İsrail Hava Kuvvetleri'nin gelişmiş taktik gözü olarak savaş alanının gerçek zamanlı görüntülerini (Real Feed) iletmek, bir hedefe yapılan hava saldırısının başarısını değerlendirmek ve özellikle hava üstünlüğü sağlandığında İran füze platformlarının hareketlerini 24 saat izlemektir. Son olarak, “sensörden atıcıya” olarak adlandırılan “öldürme zinciri” içinde bir hedefi vurma karar verme sürecini hızlandırır.
Hava savunmaları
İran füzelerine karşı mücadelede yer alabilecek hava kuvvetlerinin yanı sıra, savaş koşullarında test edilmiş, çok katmanlı bir hava savunma sistemi de bulunmaktadır. Bu sistem şu unsurlardan oluşmaktadır:
70 kilometreye kadar menzile sahip Demir Kubbe.
200 kilometreye kadar menzile sahip Amerikan THAAD sistemi.
300 km'ye kadar Davud Sapanı
2 bin km veya daha fazla mesafeye kadar (modele bağlı olarak) Arrow 2 ve 3 (ve muhtemelen 4) sistemleri.
İsrail kısa süre önce Demir Işın (Iron Beam) adlı lazer tabanlı bir sistemi ilave etti.
Son olarak, bu sistemler bir örümcek ağı içinde birlikte çalışarak, savaş alanındaki gelişmeleri doğrudan ileterek savaş alanlarını birbirine bağlar ve böylece komutanı “savaş balonunun” dışına değil içine yerleştirir. Diğer bir deyişle, kara, deniz, uzay, siber güvenlik, uçaklar, İHA’lar ve istihbaratı birbirine bağlar.
İsrail Donanması, açık deniz petrol tesislerini korumak ve Lübnan'daki Hizbullah'a karşı ateş desteği sağlamak için İsrail karasuları çevresinde bulunmaktadır. İsrail'in en önemli deniz araçlarından biri Sa'ar 6 gemileridir ve İsrail'in bazıları nükleer savaş başlığı taşıyabilen altı denizaltısı bulunmaktadır.
Amerika tarafından
Amerikan tarafı, İran veya İsrail'in kapasiteleriyle karşılaştırılamaz. Ancak kesin olan şey, İsrail sisteminin Amerikan sistemine en yakın sistem olduğu, İsrail sisteminin Amerikan sisteminin bir ürünü ve stratejik, operasyonel ve hatta taktik ve istihbarat düzeylerinde Amerikan sistemiyle tamamen entegre olduğudur. Aksi takdirde, Amerika'nın İsrail ile tam bir ortaklık içinde İran'la savaşması ve İsrail'in iki kez savaş başlatması, ardından Amerika'nın da savaşa katılması ne anlama gelir? Peki ya Amerikan kaynakları?
Hava Kuvvetleri
Bölgedeki ABD üslerinde halihazırda bulunanlara ilave olarak, ABD 200'den fazla savaş uçağı getirdi. Bunların en önemlisi, tarihinde ilk kez ABD dışındaki bir üsse inen F-22'lerdi. 12 uçak, İsrail'in güneyindeki Ovda Hava Üssü'ne indi. Bu uçak, hava üstünlüğünü ve hakimiyetini sağlamak için tasarlanmış beşinci nesil bir hayalet savaş uçağı olarak sınıflandırılıyor.

ABD, bu uçağı NATO içinde veya dışında hiçbir ülkeye, dost veya müttefikine satmadı. Uçağın menzili 3 bin km. Amerika Birleşik Devletleri'nin operasyonel sürekliliği, hızı ve düzeni sağlamak için devasa yakıt ikmal uçaklarına ihtiyaç vardır. Bunların en önemlisi, 15 veya 16 F-16 uçağına yakıt ikmali yapmak için yeterli olan yaklaşık 119 bin 700 litre yakıt taşıyan KC-46 Pegasus'tur.
Savaş tablosunu tamamlamak için kara, hava, deniz ve uzayı birbirine bağlayan bir hava komutanlığı ve siber güvenlik, bir balon oluşturmak için gereklidir. Amerika Birleşik Devletleri altı adet E-3 Sentry AWACS uçağı konuşlandırmıştır.
Donanma
Amerika Birleşik Devletleri, bölgede iki uçak gemisini kullanıyor: Abraham Lincoln ve Gerald Ford, dünyanın en büyük uçak gemileri, EA-18G Growler gibi elektronik savaş uçaklarının yanı sıra F-18 ve F-35 dahil olmak üzere toplamda yaklaşık 150 uçak taşıyor.
Bu uçak gemilerine, Tomahawk seyir füzeleriyle saldırı yapabilen veya 370 kilometre menzile sahip SM-2, SM-3 ve SM-6 füzelerini taşıyan Aegis füze sistemi ile savunma yapabilen eskort gemileri eşlik ediyor. Taşıyıcının koruma sistemini tamamlamak için kirpi koruma prensibine göre hareket ederken, denizaltılarla birlikte hareket etmesi gerekir.
4 Mart 2026'da ismi açıklanmayan bir ABD denizaltısı, Mark-48 torpido ile Sri Lanka açıklarında İran savaş gemisi IRIS Dena'yı batırdı.
Uçak gemilerinin taşıdığı hava savunma sistemlerine ilave olarak, THAAD ve Patriot sistemleri de ABD üslerini savunmak için ilave edilebilir.
İran savaş alanı
Eğer Ukrayna savaş alanı İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana silah ve taktiklerin başlıca test alanı olmuşsa, İran savaş alanı da ikinci test alanı olacak, ancak farklı bir şekilde. Nasıl? Günümüzün savaşı, balistik füzeler ve İHA’lar ile hava savunma sistemleri arasında yaşanıyor.
Hava savaşı, etkili bir İran hava kuvvetlerinin olmayışı nedeniyle, dünyanın en gelişmiş hava kuvvetlerine (Amerikan ve İsrail) karşı yürütülmektedir. Ukrayna savaşında durum böyle değildi. Amerika, Ukrayna savaşından çok daha büyük bir sahnede İsrail ile birlikte İran'a karşı savaşmaktadır. Bu savaşta hava savunması, füze saldırılarından daha pahalıdır. Bir Amerikan THAAD füzesinin maliyeti 12 milyon dolara ulaşırken, bir Şahid İHA’nın maliyeti 30 bin dolardır.
İsrail ve Amerika, iki ülke arasında ortak savaşı denedi. Bu model, gelecekteki savaşların temeli olacak mı?
Bu savaşta Amerika Birleşik Devletleri iki silahı test etti: Lucas İHA ve Prism balistik füzesi (Lucas & PrSM). Lucas İHA konusunda Amerika, İran'ın Şahid İHA’sının tasarımını taklit etti, ancak daha yüksek bir fiyata (50 bin dolar) ve daha kısa bir menzile (Şahid'in 2 bim km'sine kıyasla 800 km) sahipti. PrSM füzesi ise HIMARS ve ATACMS füzelerine benzer bir balistik füzedir, ancak menzili 300 yerine 500 km'dir.
Sonuç olarak, “savaşı gerçekten bilenler, ondan sağ kurtulanlardır” denir. Savaşı bilmeyenler, anlamadan yok oldular." Savaşta insanlar, diğerlerini yok etmek için insan teknolojisinin en iyisini kullanır. Bu bağlamda, Fransız düşünür Gaston Bachelard, insanların gölge sağlaması gereken bir ağacın yeşil dalını, başkalarını öldürmek için ölümcül bir oka dönüştürdüğünü söyler. Bazı uzmanlar, mevcut savaşı ilk “yapay zeka” savaşı olarak adlandırmıştır.
Yapay zeka önceki savaşlarda yalnızca yoğun verileri analiz etmek için kullanılırken, mevcut savaşta İran hedeflerine saldırıları planlamak ve havadaki yüzlerce uçak arasında hedeflemeyi koordine etmek için kullanılmaktadır. Şimdiye kadar, yapay zeka yardımcı bir faktör olarak analizleri hızlandırmış ve en uygun, en az maliyetli ve en etkili seçenekleri önermiştir. Başka bir deyişle, liderlerin savaşa girmesini kolaylaştırmakta ve teşvik etmektedir. Dünya nereye gidiyor?
*Bu makale Şarku’l Avsat için bir askeri analist tarafından kaleme alındı.

