İran savaşı Londra ile Washington arasındaki ‘özel ilişkiyi’ test ediyor

Birleşik Krallık bölgedeki askeri varlığını güçlendiriyor ve ABD bombardıman uçaklarının üslerinden kalkmasına izin veriyor

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, 18 Eylül 2025 tarihinde Birleşik Krallık’a yaptığı resmi ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile tokalaşıyor. (Reuters)
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, 18 Eylül 2025 tarihinde Birleşik Krallık’a yaptığı resmi ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile tokalaşıyor. (Reuters)
TT

İran savaşı Londra ile Washington arasındaki ‘özel ilişkiyi’ test ediyor

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, 18 Eylül 2025 tarihinde Birleşik Krallık’a yaptığı resmi ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile tokalaşıyor. (Reuters)
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, 18 Eylül 2025 tarihinde Birleşik Krallık’a yaptığı resmi ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile tokalaşıyor. (Reuters)

İran savaşı, ABD ile Birleşik Krallık arasında ‘özel ilişki’ olarak nitelendirilen ittifakta gerginliğe yol açtı. Londra yönetimi, ABD uçaklarının üslerini ‘savunma amaçlı’ kullanmasına izin verdiğini ve uçak gemisi HMS Prince of Wales’i bölgeye göndermeye hazır olduğunu açıklasa da iki ülke arasında görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

ABD Başkanı Donald Trump cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, İran’la yürütülen savaşta ABD’nin İngiliz uçak gemilerine ‘ihtiyaç duymadığını’ söyledi. Trump, savaşın başlangıcında İran’a yönelik saldırılar için İngiliz üslerinin kullanılmasına karşı çıktığını belirttiği Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ı da yeniden eleştirdi ve bu tutumun iki ülke arasındaki tarihî yakın ilişkilere zarar verdiğini savundu.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, İran’la yaşanan çatışma sırasında Birleşik Krallık’tan yeterli destek gelmediğini ve ABD’nin bunu ‘unutmayacağını’ belirtti. Paylaşımda, “Bir zamanlar büyük müttefikimiz -hatta belki de en büyük müttefikimiz- olan Birleşik Krallık, şimdi Ortadoğu’ya iki uçak gemisi göndermeyi ciddi biçimde değerlendiriyor… Sorun değil Başbakan Starmer, artık onlara ihtiyacımız yok ama bunu unutmayacağız. Zaten kazanılmış savaşlara sonradan katılan insanlara ihtiyacımız yok” ifadeleri yer aldı.

Trump’ın açıklamasından saatler sonra iki lider telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Downing Street’ten yapılan açıklamaya göre görüşmede Ortadoğu’daki son gelişmeler ve Birleşik Krallık ile ABD arasındaki askerî iş birliği ele alındı. Açıklamada, Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) üslerinin bölgedeki ortakların kolektif savunmasını desteklemek amacıyla kullanılmasına yönelik iş birliğinin de görüşüldüğü belirtildi.

Starmer’ın konumu

Starmer, ABD güçlerinin İran’a yönelik ilk saldırıları düzenlemek için İngiliz üslerini kullanmasına izin vermeme kararını savundu. Starmer, herhangi bir askerî eylemin ‘hukuki’ olduğundan ve ‘iyi planlandığından’ emin olması gerektiğini söyledi. Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada Starmer, olası bir İngiliz müdahalesinin ‘her zaman hukuki bir temele ve uygulanabilir, iyi hazırlanmış bir plana dayanması gerektiğini’ vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump ise bu tutumu sert şekilde eleştirdi ve “Karşımızdaki kişi Winston Churchill değil” ifadesini kullandı.

uklo90
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve ABD Başkanı Donald Trump, 18 Eylül 2025, Birleşik Krallık (Reuters)

Ancak Starmer, Tahran’ın bazı Körfez ülkelerini füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasının ardından tutumunu değiştirdi. Bunun üzerine ABD güçlerine, İran füzelerine, füze depolarına veya fırlatma platformlarına karşı ‘savunma amaçlı’ saldırılar düzenlemek için İngiliz üslerini kullanma izni verdi.

Starmer’ın tutumu, ülkesinin yeni ve uzun süreli bir çatışmaya sürüklenmemesi yönündeki isteğini yansıtıyor. Bu bağlamda Starmer, Birleşik Krallık’ın ‘Irak’ta yapılan hatalardan ders çıkardığını’ hatırlattı. O dönemde Başbakan Tony Blair, Londra sokaklarında milyonların katıldığı büyük protestolara rağmen ABD’nin Irak işgalini desteklemişti. Blair ayrıca Irak’ta kitle imha silahları bulunduğu iddiasıyla kamuoyunu yanıltmakla suçlanmıştı.

Cuma günü yayımlanan ve Birleşik Krallık’ta bin 45 kişinin katıldığı bir kamuoyu yoklaması da Starmer’ın ilk saldırılara katılmama kararına destek verildiğini gösterdi. Ankete göre katılımcıların yüzde 56’sı Starmer’ın bu kararının doğru olduğunu düşünürken, yüzde 27’si ise yanlış buldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları sorulduğunda Birleşik Krallık İçişleri Bakanı Yvette Cooper, yerel basına yaptığı değerlendirmede “İngiliz başbakanının görevi, Birleşik Krallık’ın ulusal güvenliği açısından en doğru kararları almaktır” dedi. Cooper, “Bu görevde öğrendiğim şey, sosyal medya paylaşımlarına değil, asıl meseleye odaklanmak gerektiğidir… Abartılı söylemlerle ilgilenmeyeceğiz; bunun yerine pratik, sakin ve iyi düşünülmüş kararlar alacağız. Çünkü genel olarak İngiliz karakterinin işi ciddiyetle ve kararlılıkla tamamlamaya eğilimli olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

Birleşik Krallık’taki Amerikan bombardıman uçakları

Siyasi tartışmalar devam ederken, ABD cuma akşamından itibaren İngiliz üslerini İran’a karşı ‘savunma amaçlı’ operasyonlarda kullanmaya başladı.

Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı’nın X platformunda yayımladığı açıklamada, “ABD, belirli savunma operasyonları için İngiliz üslerini kullanmaya başladı. Bu operasyonlar, İran’ın bölgeye füze fırlatmasını engellemeyi amaçlıyor” ifadelerine yer verildi.

ıtrhyjuı
İngiltere’nin güneybatısındaki Gloucestershire’da bulunan RAF Fairford Hava Üssü’nde bir ABD B-1 bombardıman uçağı, 7 Mart 2026 (Reuters)

Kullanılan üsler arasında İngiltere’nin güneybatısında bulunan Gloucestershire’daki RAF Fairford Hava Üssü ve Hint Okyanusu’nda Chagos Takımadaları’ndaki Diego Garcia Üssü bulunuyor. RAF Fairford Hava Üssü’ne, yaklaşık 44,5 metre uzunluğunda stratejik bir Amerikan B-1B Lancer bombardıman uçağı ulaştı. BBC’nin Boeing’den aktardığı bilgilere göre, bu uçak ABD Hava Kuvvetleri’nin en hızlı bombardıman uçaklarından biri olarak saatte 900 mil (yaklaşık bin 448 km/h) hızla uçabiliyor. Uçağın ağırlığı yaklaşık 86 ton ve uzun menzilli hedefleri vurmak için 24 adet seyir füzesi taşıyabiliyor.

Askeri çevrelerde ‘Bone’ olarak bilinen B-1B Lancer, gelişmiş radar ve GPS tabanlı konum belirleme sistemleri, elektronik karıştırma cihazları, radar uyarı sistemleri ve hava savunmalarından korunmak için çeşitli aldatma teknolojileriyle donatılmış durumda.

Askeri analistler, bu bombardıman uçağının ABD cephanesinde en önemli uçaklardan biri olduğunu, yüksek hızda uzun menzilli bomba ve füze taşıyabildiğini ve RAF Fairford Hava Üssü’nden operasyon yapmanın, doğrudan ABD’den kalkış yaparak Ortadoğu’daki görevleri yerine getirmekten daha verimli olduğunu belirtiyor.

Askeri konuşlandırmanın güçlendirilmesi

ABD’nin İngiliz üslerini kullanımına ek olarak, Londra bölgedeki askeri varlığını ‘kendisinin ve müttefiklerinin çıkarlarını korumak’ amacıyla güçlendirdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı cumartesi günü yaptığı açıklamada, Typhoon ve F-35 savaş uçaklarının Ürdün, Katar ve Kıbrıs üzerinde ve daha geniş bir bölgede operasyonlarını sürdürdüğünü duyurdu. Bakanlık, bu uçakların Ürdün semalarında ve Irak hava sahasında uçan insansız hava araçlarını (İHA) düşürdüğünü belirtti. Ayrıca, Merlin tipi bir helikopterin de gözetim kapasitesini artırmak üzere bölgeye gönderildiği ifade edildi.

Londra ayrıca, önümüzdeki hafta Doğu Akdeniz’e Type 45 sınıfı hava savunma destroyeri HMS Dragon’u göndereceğini açıkladı. Bu savaş gemisinin hava savunması konusunda uzman olduğu belirtiliyor. Ayrıca, destroyerin gelişi öncesinde Kraliyet Donanması’na ait iki Wildcat tipi helikopterin Kıbrıs’a ulaşması bekleniyor.

Geçtiğimiz günlerde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) RAF Akrotiri Hava Üssü’ne İHA’larla saldırı düzenlendiği ve saldırının sınırlı hasara yol açtığı, can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Birleşik Krallık hükümeti, üslerde koruma önlemlerinin önceden alınmış olduğunu vurguladı. Ayrıca bölgeye ek savaş uçakları ve helikopterler gönderildiğini ve gerekirse Körfez’deki müttefiklerinin savunmasına destek vermeye hazır olduğunu duyurdu.



Beyaz Saray, internet sitesinde yayımladığı video oyunlarıyla tepki çekti

5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
TT

Beyaz Saray, internet sitesinde yayımladığı video oyunlarıyla tepki çekti

5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)

Göçmen karşıtı hamleleriyle dikkat çeken Donald Trump yönetimi, son olarak Beyaz Saray'ın internet sitesinde bir dizi oyun yayımladı. 

Bu eski tip video oyunların bazılarında ABD'nin güney sınırındaki göçmenler yakalanıyor veya sınıra duvar örülüyor. 

Rio Run adlı oyunda kullanıcılar, Rio Grande nehri boyunca devriye geziyor ve kendi taraflarına geçen herkesi yakalayarak yüksek bir puan almaya çalışıyor. 

Eskiden cep telefonlarında da oynanabilen Yılan'a benzeyen oyunda kullanıcının mavi kravatlı yaşlı bir beyaz erkek, yakalananlarınsa siyah, esmer ya da beyaz göçmenler olduğu görülüyor.

Fox News, kullanıcının kontrol ettiği karakterin Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı, sınır güvenliğinden sorumlu Tom Homan olduğunu bildiriyor. 

Sınırı geçenlerden biri yakalandığında o kişi turuncu bir tulum giyip kullanıcının karakterinin arkasından ilerliyor. 

Build The Wall adlı oyundaysa kullanıcılardan tuğlaları üst üste dizmeleri ve "zombi sınır kuşatmasına" karşı "hattı korumaları" bekleniyor.

Diğer oyunlarda kullanıcılardan, ABD'nin simgesi olan kel kartalı National Mall boyunca uçurmaları ya da elmas ve paraları toplayarak "çocuklarının Trump hesaplarını" doldurmaları isteniyor.

Beyaz Saray'dan CNN'e yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Bu, eğlence ve kazanma kültürüyle Demokratların Amerika için öngördüğü karanlık sosyalist vizyon arasındaki farkı daha da belirginleştirme çabasıdır.

Trump ve Beyaz Saray, sosyal medyayı ve devlete ait çevrimiçi platformları agresif biçimde kullanmaları nedeniyle sert eleştirilere maruz kalıyor. 

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in "Meksika şapkası" diye de bilinen sombreroyla gösterilmesi ve Barack-Michelle Obama çiftinin ormandaki maymunlar şeklinde tasvir edilmesi gibi paylaşımların, ırkçılığın en üst seviyede kurumsallaştığını gösterdiği vurgulanıyor. 

Diğer yandan İran savaşı ve hayat pahalılığı gibi gündemler varken Beyaz Saray'ın video oyunları paylaşması da yönetimin önceliklerine dair soru işaretleri yaratıyor.

Independent Türkçe, CNN, Fox News


Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı
TT

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin anlaşmazlığın derinleşmesiyle gerilim artıyor. Tarafları yeniden müzakere masasına oturtabilecek yeni bir çerçeve oluşturulması amacıyla müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik arabuluculuk girişimleri ise sürüyor.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times’ten aktardığına göre Washington; Başkan Donald Trump yönetiminin haziran ayında varılan mutabakat zaptına dönmekten vazgeçmesinin ardından, Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını İran’ın nükleer dosyasına bağlayan daha kapsamlı yeni bir anlaşma arayışında. Tahran ise bu kritik deniz yolunu yeniden açmak için ABD ablukasının kaldırılması, petrol muafiyetlerinin geri getirilmesi ve dondurulan varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını şart koşuyor.

Pakistan iki taraf arasındaki arabuluculuk çabalarını sürdürürken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’un mevcut çatışmayı bir "savaş" olarak nitelendirmediğini belirtti ve krizin ne zaman sona ereceğine dair bir takvim vermekten kaçındı. Bu durum, ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken çatışmanın iç siyasetteki yansımalarını da artırıyor.

Ağır askeri çatışmaların son dalgasında ABD ordusu, saldırılarını yaklaşık 100 İran hedefine ve devlete ait 2 tanker gemisine doğru genişletti. İran ise bölgedeki "ABD üslerine" füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenleyerek cevap verdi.

Ekonomik cephede ise petrol fiyatları bugün temmuz ortasından bu yana en yüksek haftalık kazancına yöneldi. ABD-İran çatışmasının tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin son derece düşük seviyelere gerilemesi, Ortadoğu’daki arz risklerini küresel enerji piyasalarının gündeminin ilk sırasına taşıdı.


ABD, çete şiddeti sürerken 100’den fazla kişiyi Haiti’ye sınır dışı etti

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
TT

ABD, çete şiddeti sürerken 100’den fazla kişiyi Haiti’ye sınır dışı etti

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)

ABD hükümeti, Karayipler’deki istikrarsızlığın sürdüğü Haiti’ye dün 100’den fazla kişiyi sınır dışı etti. ABD, Haiti’ye yönelik sınır dışı uçuşlarını son dönemde artırıyor.

Uçak Louisiana’dan havalandı ve Haiti’nin kuzeyindeki Cap-Haïtien kentine indi.

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) uçuşlarının verilerini takip eden Human Rights First kuruluşunun Göçmenlik İcra Uçuşları Gözlemevi, “Bu, perşembe günü Haiti’ye düzenlenen üst üste üçüncü sınır dışı uçuşu. Bu durum, aylık uçuşlardan haftalık uçuşlara geçildiğini gösteriyor” açıklamasını yaptı.

Ağustos ayının sonunda iki ayrı uçuşla 200’den fazla kişi Haiti’ye sınır dışı edilmişti.

Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre Haiti Dışişleri Bakanlığı koordinatörü Nicola Mardouchi, dün gerçekleşen uçuşta 101 sınır dışı edilen kişinin bulunduğunu söyledi. Mardouchi, bunlar arasında daha önce Haiti Vatandaşları Koruma Dairesi’nin başkanlığını yapan ve yolsuzlukla suçlanan Renan Hédouville’in de bulunduğunu belirtti.

Suç çeteleri, Haiti’nin başkentinin yaklaşık yüzde 70’ini ve ülkenin orta kesimlerindeki geniş toprakları kontrol ediyor.