ABD büyükelçiliklerine “psikolojik operasyon” talimatı gönderildi

ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)
ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)
TT

ABD büyükelçiliklerine “psikolojik operasyon” talimatı gönderildi

ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)
ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)

Washington yönetimi, ABD büyükelçilik ve konsolosluklarına ordunun Psikolojik Operasyonlar (PSYOP) birimiyle çalışma talimatı verdi.

Guardian'ın aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun imzasını taşıyan talimatta, dünya çapındaki tüm Amerikan büyükelçilik ve konsolosluklarına "yabancı propagandaya karşı koordineli çalışma" başlatmaları emredildi.

Pazartesi günü gönderilen mesajda, dezenformasyonla mücadele etmek için ABD ordusunun PSYOP birimiyle işbirliği yapılması istendi.

Belgede büyükelçilik ve konsolosluklara 5 hedef doğrultusunda hareket etmeleri talimatı veriliyor: Düşmanca mesajlara karşı koymak, bilgiye erişimi genişletmek, düşman davranışlarını ortaya çıkarmak, Amerikan çıkarlarını destekleyen yerel sesleri güçlendirmek ve "Amerika'nın hikayesini anlatma" çabalarını teşvik etmek.

Talimatın, İran'la savaşın sürdüğü ve Çin'le Rusya'nın Avrupa, Asya ve Latin Amerika'daki nüfuzunu artırmaya çalıştığı bir dönemde gönderilmesi de dikkat çekiyor.

Ayrıca büyükelçiliklere, yurtdışındaki yerel influencer'ları, akademisyenleri ve toplum liderlerini propaganda karşıtı mesajları yaymak üzere işe almaları söyleniyor.

Guardian'ın analizine göre bu strateji, Amerika tarafından finanse edilen anlatıların merkezi bir yönlendirmeyle değil, yerel olarak kendiliğinden ortaya çıkmış gibi algılanmasını sağlamayı amaçlıyor.

Belgede Elon Musk'ın X platformunun, özellikle de "Topluluk Notları" özelliğinin kullanılması teşvik ediliyor.

"Yenilikçi" diye nitelenen teknoloji milyarderinin platformunun, "anti-Amerikan propaganda faaliyetlerine karşı koymak" amacıyla daha verimli kullanılması isteniyor.

Diğer yandan Avrupa Birliği (AB), X'e Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 120 milyon euro para cezası vermişti.

Aralıkta açıklanan kararda, Musk'ın sosyal medya platformunun "AB'nin dijital içerik kurallarına ve şeffaflık yükümlülüklerine aykırı davrandığı" ifade edilmişti.

Musk, geçen yılki seçim kampanyasında ABD Başkanı Donald Trump'a verdiği destekle gündemden düşmemişti.

Space X CEO'su, bir süre Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nı (DOGE) yönettikten sonra Tesla'yla ilgilenmek için görevden ayrılmıştı.

Teknoloji milyarderiyle ABD Başkanı'nın arası, Trump'ın tartışmalı vergi indirimi tasarısı nedeniyle bozulmuştu. Sosyal medya üzerinden atışmaların ardından ikili daha sonra "dostluk mesajları" paylaşmıştı.

Trump yönetimi, ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinde yabancı propaganda ve dezenformasyonla mücadele amacıyla faaliyet yürüten Küresel Etkileşim Merkezi (GEC) birimini geçen yıl kapatmıştı.

Independent Türkçe, Guardian, Wired



Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.


Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
TT

Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)

Arjantin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Arjantin hükümeti dün İran Devrim Muhafızları'nı "terörist" kişi ve örgütler listesine ekledi.

Başkan Javier Milei'nin imzaladığı karara göre, İran Devrim Muhafızları'nın bu listeye alınması, «ülkedeki faaliyet kapasitesini sınırlamayı amaçlayan mali yaptırımların ve operasyonel kısıtlamaların uygulanmasına olanak tanıyor». Metinde, Arjantin hükümetinin «Arjantin Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine yeniden yöneltmeye kararlı olduğu ve onu yok etmek isteyenleri kınayıp mücadele edeceği» belirtildi.

Mili'nin Aralık 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, Arjantin hükümeti açıkça ABD ve İsrail'in tarafını tuttu ve bu ülkelerin İran'a karşı askeri operasyonlarını destekledi.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Mili hükümeti, ocak ayında Devrim Muhafızları'na bağlı “Kudüs Tugayı”nı “terörist” kişi ve kuruluşlar listesine aldı.

Ayrıca Arjantin yargısı, 1994 yılında Buenos Aires'teki AMIA Yahudi derneğine düzenlenen ve 85 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan saldırıdan İran ve Lübnan'daki “Hizbullah”ı sorumlu tutuyor.