İran savaşı: Trump'ın büyük kumarı

İran savaşının sonucu, ABD iç siyasetine etkisini belirleyecektir

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan İran ile savaşa ilişkin açıklama yapıyor(AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan İran ile savaşa ilişkin açıklama yapıyor(AP)
TT

İran savaşı: Trump'ın büyük kumarı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan İran ile savaşa ilişkin açıklama yapıyor(AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan İran ile savaşa ilişkin açıklama yapıyor(AP)

Brian Katulis

ABD Başkanı Donald Trump, savaşın başlangıçta belirlediği zaman dilimini aşmasının ardından İran üzerindeki baskıyı artırdı. Trump, iktidardaki rejimin kalıntıları, hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması da dahil olmak üzere bir dizi talebi yerine getirmediği takdirde, “İran'ı bir gecede yok edebileceğini” belirtti ve ülkenin köprülerini ve enerji santrallerini yerle bir etmekle tehdit etti.

Bu yazının yazıldığı sırada, ABD-İsrail ortak askeri harekatının daha fazla tırmandırma ve yıkıma doğru mu gittiği, yoksa diplomatik bir çözüm fırsatının her zamankinden daha yakın mı olduğu belirsizliğini koruyordu. Her iki durumda da, İran ile savaş, Trump'ın ikinci döneminin en tehlikeli siyasi kumarı olmaya devam ediyor ki bu kumar, çatışmanın başlamasından bu yana iç siyasi birikimini önemli ölçüde tüketti.

Mevcut ABD Başkanı, kendisini alışılmadık ve istediği sonuçlara ulaşmak için alışılmadık yaklaşımlar benimseyen bir lider olarak göstermeye önem veriyor. Ancak, İran savaşı ve bunun ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle kendisine yönelik siyasi desteğin azalması ve tabanının parçalanması, başkanlığının geri kalanını tehlikeye atabilir ve hatta partisinin iktidardaki hakimiyetini sarsabilir. Trump'ın geçen hafta sonu tehditler içeren küfürlü bir sosyal medya paylaşımı da dahil olmak üzere kamuoyuna yaptığı açıklamaların, kendinden emin ve tutarlı bir sesten ziyade umutsuz bir sesi yansıtıyor gibi görünmesinin nedeni de bu olabilir.

İşte bu yüzden İran ile savaşın bir sonraki aşaması, gündeme getirdiği son derece hassas stratejik sorularla birlikte olağanüstü bir önem kazanıyor: İran'da iktidarın dizginlerini kim elinde tutacak? Bu, Ortadoğu'nun geleceği için ne anlama geliyor? Ve bu gelişmeler, daha geniş ölçekte jeopolitik ve jeoekonomik sahneyi nasıl yeniden şekillendirebilir?

İran savaşı, Trump'ın ülke içindeki kırılgan siyasi konumunu daha da kötüleştiriyor

Amerikalıların onda altısından fazlası Trump'ın halihazırda görevdeki performansını onaylamıyor, hatta bazı anketler, savaşın son haftalarında onaylamama oranının üçte ikiye yaklaştığını gösteriyor. İkinci döneminin bu aşamasında, Trump'ın Amerikan kamuoyu nezdindeki itibarı, ilk dönemine göre daha zayıf görünüyor. Ayrıca, seleflerinden üçünün (Joe Biden, Barack Obama ve George W. Bush) ilk dönemlerinin benzer aşamalarında sahip oldukları konuma kıyasla daha kırılgan bir konumda görünüyor.

Trump yönetimi, son olarak gelecek mali yıla ilişkin bütçe teklifini sundu ve hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi seçmenler arasında geniş destek gören sosyal güvenlik ağı programları yerine askeri harcamalara öncelik verdi

 Trump'ın sahip olduğu siyasi destek, ekonomiyi ve enflasyonu yönetme biçimine ilişkin olumsuz izlenimler nedeniyle daha savaştan önce aşınmaya başlamıştı. Son yapılan bir anket, Amerikalıların büyük çoğunluğunun (yüzde 56) İran ile savaşın kişisel mali durumlarını olumsuz etkileyeceğine inandığını, yüzde 25'inin ise bundan emin olmadığını gösterdi. Ekonomik kaygılar zaten çoğu Amerikalının zihninde ön planda yer alırken, savaş sebebiyle yakıt fiyatlarında yaşanan artış bu kaygıları daha da büyüttü.

Savaş ayrıca Trump'ın siyasi tabanındaki çatırdamaları da açığa çıkardı; geçen ayın sonlarında düzenlenen Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'nda İran'a ilişkin farklı görüşler ortaya çıktı. Genç muhafazakarların, savaşa yaşlı muhafazakarlara göre daha şüpheci yaklaştığı görüldü.

İran ile savaş uzadıkça, kamuoyu desteği geriliyor; Amerikalıların yüzde 67'si Trump'ın İran meselesiyle başa çıkmak konusunda net bir planı olmadığını söylüyor. Bunlar, savaş zamanındaki herhangi bir lider için endişe verici işaretlerdir.

Siyasi desteğin azalması Trump'ın ikinci dönem şansı önünde neden engel oluşturabilir?

Amerikan siyasi sisteminde, sonuç alma ve başarma yeteneği, bir liderin kamuoyundaki itibarını doğrudan etkiler. Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünün ilk yılı, göçmenlik, gümrük vergileri ve vergi indirimleri gibi öncelik listesinin başında yer alan bir dizi iç ve dış politika hamlesine sahne oldu. Ancak Trump, her başkan gibi, bu girişimlerin ilerlemesi için siyasi sermayesinin önemli bir kısmını harcadı; bu sırada ABD'deki yerleşik normları esnetti, hatta bazen üstünden atladı.

dbfd
İran Devrim Muhafızları, Washington ile görüşmeler öncesinde Hürmüz Boğazı'ndaki tatbikatların başlangıcıyla aynı zamana denk gelen, doğrudan hedefleme içeren bir manevra gerçekleştiriyor, 16 Şubat 2026 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre siyasi sermayesi azaldıkça ve kendisine destek geriledikçe, istediği yasaları Kongre'den geçirmekte giderek daha fazla zorlukla karşılaşır oldu. Bu durum, bu bahar ABD havaalanlarında daha uzun kuyruklara yol açan ve devam eden kısmi hükümet kapanması ile açıkça cisim buldu. Trump'ın içinde bulunduğu çıkmazın önemli bir yönü, kendi partisi içinde yatıyor; Kongre'deki Cumhuriyetçiler arasındaki bölünmeler onun için yeni engeller yarattı. Bu bağlamda, çalkantılı bir sürece doğru ilerlediği düşünülen ve halk arasında desteklenmeyen İran'a karşı savaş, bu siyasi krizleri kontrol altına alabilecek veya hafifletebilecek bir seçenek gibi görünmüyor.

Trump yönetimi son olarak gelecek mali yıla ilişkin bütçe teklifini sundu ve hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi seçmenler arasında geniş destek gören sosyal güvenlik ağı programlarına yerine askeri harcamalara öncelik verdi. Teklif, savunma harcamalarında yüzde 42'lik bir artış öngörürken, aynı zamanda savunma dışı harcamalarda yüzde 10'luk bir kesinti öneriyordu. Ayrıca, Trump yönetiminin ek bir harcama tasarısı kapsamında Savunma Bakanlığı için Kongre'den 200 milyar dolar daha talep etmeye hazırlandığı bildiriliyor. Bu durum hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar tarafından alenen eleştirildi.

Trump'ın İran ile savaşa girme kararının çarpıcı yanı, siyasi konumunun zaten en zayıf noktasında olduğu bir dönemde alınmış olmasıdır. Şu ana kadar bu savaştan sıradan Amerikalılara fayda sağlayacak açık ve somut kazanımlar elde edememesinin, özellikle daha geniş kapsamlı ajandasını hayata geçirmek için siyasi desteğe son derece ihtiyaç duyduğu bir dönemde, kendisine son derece olumsuz yansımaları olabilir.

Önümüzdeki birkaç gün ve hafta, İran içindeki birçok kişi için ölüm kalım anları olacakken, bu savaşın yankıları daha geniş bir biçimde Ortadoğu ve dünyaya yayılmaya devam edecek. Orada, sahada, bu savaşın gerçek etkisi ortaya çıkacak.

c
Trump'ın İran ile savaş hakkındaki ilk ulusal konuşmasından bir kare, 1 Nisan 2026 (AFP)

Ancak Başkan Trump için bu savaşın iç siyasi maliyeti çok büyük görünüyor. Eğer savaşın gidişatına ilişkin yaygın olumsuz algıları değiştiremezse, önümüzdeki yıl başarmayı hedeflediği şeylerin çoğunu, İran'a karşı savaşı sürdürmek için gerekli kaynakları güvence altına almak da dahil olmak üzere, Kongre'den geçirmek için gereken oyları toplamak onun için çok daha zor olacak.

Trump'ın İran'a karşı tehditlerini yerine getirip getirmeyeceğini zaman gösterecek. Ancak yakın tarihte, Ortadoğu'daki bir Amerikan askeri tırmandırmasının, popüler olmayan bir başkanın siyasi konumunu iyileştirdiği nadiren görülmüştür.



İsrail Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarının kapsamını genişletiyor

Hizbullah, Safed'i vururken kendisine karşı halk isyanının ilk sinyalleri geldi
Hizbullah, Safed'i vururken kendisine karşı halk isyanının ilk sinyalleri geldi
TT

İsrail Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarının kapsamını genişletiyor

Hizbullah, Safed'i vururken kendisine karşı halk isyanının ilk sinyalleri geldi
Hizbullah, Safed'i vururken kendisine karşı halk isyanının ilk sinyalleri geldi

İsrail ordusu dün Lübnan'ın güneyindeki sarı hattın ötesinde gerçekleştirdiği askeri operasyonların kapsamını genişletti. Ormanlık alanlardaki roket atış mevzilerini hedef alan İsrail, eş zamanlı olarak sınırdan 40 kilometre derinliğe kadar uzanan geniş çaplı hava ve topçu bombardımanları düzenledi.

Öte yandan Hizbullah, Litani Nehri kıyısındaki Ganduriyye beldesinin doğu çevresinde İsrail kuvvetlerine pusu kurduğunu açıkladı. Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan'ın güneyinden yerel kaynaklar, bu ilerlemenin ‘İsrail'in hava saldırılarıyla tasfiye edemediği sarı hattın dışındaki roket atış mevzilerine ulaşmaya çalıştığı’ anlamına geldiğini söyledi.

Hizbullah, ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte askıya aldığı roket atışlarını dün yeniden başlattı; Safed, Kiryat Şimona ve Nehariya'daki askeri üslerin hedef alındığını duyurdu.

Bu gelişmeler yaşanırken Lübnan’ın güneyinde Hizbullah'a karşı halk isyanının ilk sinyalleri belirmeye başladı. Bölgedeki aktivistler, örgütle ilk siyasi yüzleşmeyi başlatarak Sur ve Nebatiye şehirleri adına iki çağrı yayımladı. Çağrılarda her iki şehrin ‘açık’ ve ‘silahsız’ ilan edilmesi, İsrail bombardımanından korumak amacıyla ‘Lübnan devletinin otoritesi ve güvencesi altına’ alınması talep edildi.


ABD, ablukayı delerek İran'a ulaşmaya çalışan bir gemiyi engelledi

Umman Körfezi'nde bir tankerin hareketlerini izleyen bir Amerikan askeri (AFP)
Umman Körfezi'nde bir tankerin hareketlerini izleyen bir Amerikan askeri (AFP)
TT

ABD, ablukayı delerek İran'a ulaşmaya çalışan bir gemiyi engelledi

Umman Körfezi'nde bir tankerin hareketlerini izleyen bir Amerikan askeri (AFP)
Umman Körfezi'nde bir tankerin hareketlerini izleyen bir Amerikan askeri (AFP)

ABD’li bir yetkili dün, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin İran limanlarına yönelik ablukayı delmeye çalışan bir ticaret gemisini daha durdurduğunu bildirdi.

Askeri operasyonlara dair açıklamalarda bulunduğu için kimliğinin gizli kalmasını isteyen bir yetkiliye göre Gambiya bandıralı dökme yük gemisi Lian Star, İran’daki bir limana girmeye çalışırken gece boyunca yapılan uyarıları dikkate almaktan kaçındı.

sdv
Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra (Arap) Körfezi'nde yük gemileri (Reuters)

Yetkili, geminin Umman Denizi'nde Amerikan uçakları tarafından etkisiz hale getirildiğini ve sürüklenen geminin hâlâ orada kontrolsüz biçimde seyrettiğini belirtti. Aynı yetkili, Amerikan kuvvetlerinin gemiye çıkarma yapmadığını da ekledi.


İsrail ordusu, robot silahlarıyla yeni bir çehre kazanıyor

Gazze Savaşı sırasında İsrail ordusuna ait Roni adlı askeri robot (İsrail ordusu)
Gazze Savaşı sırasında İsrail ordusuna ait Roni adlı askeri robot (İsrail ordusu)
TT

İsrail ordusu, robot silahlarıyla yeni bir çehre kazanıyor

Gazze Savaşı sırasında İsrail ordusuna ait Roni adlı askeri robot (İsrail ordusu)
Gazze Savaşı sırasında İsrail ordusuna ait Roni adlı askeri robot (İsrail ordusu)

İsrail ordusu, hedeflere tek başına saldırabilen, yer altında ve yer üstünde geniş alanları tarayabilen savaşçı robotlar, zırhlı personel taşıyıcılar ve çatışma bölgelerine askeri birlik indirmek üzere tasarlanmış hava araçlarından oluşan ‘entegre bir robot ordusu’ kurmak için çalışmalar yürütüyor.

İsrail Kanal 12 televizyonu, robotların İsrail askeri sistemindeki varlığını güçlendirmeye yönelik bu süreci ‘fiilen gerçekleşen bir devrim’ olarak nitelendirdi. Haber programında bu adımın, ‘7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’nde başlayan savaştan çıkarılan derslerden biri’ olduğu vurgulandı.

İsrail kanalının kapsamlı özel haberine göre Gazze Şeridi’ndeki savaş, İsrail ordusundaki ‘robotları’ özel birliklerin yürüttüğü basit deneysel araçlar olmaktan çıkararak gerçek bir devrime dönüştürdü.

Haberde, İsrail’in merkezindeki Tel HaShomer bölgesinde bulunan ve nispeten az bilinen bir askeri üsteki hangarda, gece gündüz durmaksızın yürütülen çalışmalara dikkat çekiliyor. Yenileme ve Bakım Merkezi olarak bilinen bu tesiste, zırhlı savaş araçlarının montajı, onarımı ve modernizasyonundan sorumlu birim faaliyet gösteriyor.

Dengeleri değiştirmek

Haberde, hasar görmüş askeri zırhlı araçlar ile yıllarca ‘değersiz hurda’ olarak kabul edilen eski araçların, savaş meydanına sıradan muharebe araçları olarak değil, birer robot olarak dönebilmesi için bu merkezde nasıl yeniden hayata geçirildiği açıklanıyor.

Robotik Sistemler Bölümü Başkanı Binbaşı A. yaptığı açıklamada, “Biz buna atığı altına dönüştürmek diyoruz” ifadesini kullandı.

Binbaşı A.’nın açıklamalarından, 2014 yılındaki savaşta Hamas’ın zırhlı personel taşıyıcılara verdiği zararın dönüm noktası olduğu anlaşılıyor. Yetkili, “Artık kullanılamayacak durumda olan bu personel taşıyıcılardan nasıl yararlanabileceğimizi sorgulamaya başladığımızda süreç hız kazandı” dedi.

vcdv c
Artık kullanılmayan zırhlı araçlar robotlara dönüştürülüyor. (İsrail ordusu)

Sayısız deney ve ardından gelen birkaç savaşın ardından, mevcut çatışmalarda robotların kapsamlı bir şekilde kullanılmaya başlandığı belirtildi. Haberdeki değerlendirmeye göre bu durum, İsrail ordusunun ‘robot kullanan bir ordu’ konumundan ‘bütünleşik bir robotik savaş doktrini inşa etmeye başlayan bir ordu’ seviyesine geçerek yaşadığı en dramatik dönüşümlerden biri oldu.

Haberde, son savaşın dengeleri değiştirdiği vurgulanarak, “Yalnızca teknolojiye güvenmenin yetersizliğini ortaya koyan 7 Ekim’deki ani saldırı, bu stratejik yönelimi daha da ileriye taşıyan ana unsur oldu” ifadesine yer verildi.

İlk robot savaşı... Gazze’de

İsrail Yapay Zeka ve Özerklik Programı Yürütme Ofisi Başkanı Emekli Albay Yaron Sarig, 7 Ekim savaşının ‘ilk robotik savaş’ olduğunu ifade etti.

Sarig’e göre, ‘drone sürülerinden manevra kabiliyetine sahip kara robotu ekiplerine kadar on binlerce araç’ savaş meydanına entegre edildi ve bu durum sadece kara unsurlarıyla da sınırlı kalmadı.

Yetkililerin aktardığına göre temel amaç; çatışma bölgelerine ve tuzaklanmış alanlara ilk olarak robotları göndererek riskleri azaltmak, tehlikeli görevleri icra etmek ve karmaşık bir savaş meydanında operasyonel üstünlük sağlamak oldu. Sonuç olarak, bizzat manevra birlikleri tarafından savaş alanında robotların kullanım hacminde, karmaşıklığında ve yaygınlığında dramatik bir niteliksel sıçrama yaşandı.

fdvfd
Gazze savaşı sırasında İsrail ordusuna ait Roni adlı askeri robot (İsrail ordusu)

Gazze’deki savaş, muharebe meydanının kökten değiştiğini kanıtladı. Bu doğrultuda Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, 7 Ekim olaylarından çıkarılan derslerin bir parçası olarak geçtiğimiz şubat ayında İsrail ordusu bünyesinde bir ‘Robotik Birliği’ kurulması talimatını verdi.

Zamir’in bu kararı, havada, denizde, karada ve yer altında binlerce robotik aracın Gazze’de başarıyla çalıştırılmasına dair önemli verilerin ardından geldi. Bu araçların bir kısmı fiilen taarruz operasyonları gerçekleştirirken, diğerleri lojistik görevler üstlendi, tünelleri taradı ve intikal yolları ile stratejik aksları açtı.

Kanal 12, ordunun henüz tüm ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olmasına rağmen, bu devrimin şimdiden başladığını belirtti.

Hayalet Birliği’nin Komutan Yardımcısı ise, son savaşların insansız hava araçlarını (İHA) hemen her muharebe gücü için temel bir araç haline getirdiğini belirterek, “Gelecek harekatlar savaşçı robotların çağı olacak” dedi.

Yetkili sözlerini, “Hedefimiz, bu karmaşık araçları her askerin kolayca kullanabileceği basit ve erişilebilir sistemlere dönüştürmek” diyerek tamamladı.

Patlayıcıları etkisiz hale getirmek için robotların test edilmesi

İsrail ordusu, Gazze’deki savaşta patlayıcıları etkisiz hale getirmek üzere gönderilen küçük robotları ve D9 buldozerleri gibi birliklerin önünden ilerleyen sürücüsüz zırhlı personel taşıyıcıları test etti. Bu araçların her biri tek ve basit bir amaç için tasarlandı: Savaşçının bölgeye ilk giren unsur olmamasını sağlamak.

Binbaşı A. konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Eskiden bir robotun askerlerin önünden ilerlemesinin imkansız olduğunu söylerlerdi; bugün ise robotları içeri göndermeden bölgeye adım atmayan komutanlar var” ifadelerini kullandı.

dcd
İsrail ordusuna ait Roni adlı askeri robot (İsrail ordusu)

İsrail ordusunun yoğun şekilde kullandığı sistemlerden biri olan ve ‘Demir Canavar’ olarak adlandırılan araç, patlayıcı taşıyabilen, yol açabilen ve çatışma bölgelerinde çeşitli görevler icra edebilen insansız bir platform olarak öne çıkıyor. Dev çelik gövdesi, her tarafına yerleştirilen kameralar, sensörler ve uzaktan kontrol sistemleri sayesinde sahada etkin şekilde görev yapabiliyor.

Binbaşı A., savaşın başlangıcında aracın kontrol menzilinin birkaç kilometreyle sınırlı olduğunu, ancak daha sonra bunun onlarca ve yüzlerce kilometreye ulaştığını söyledi.

Yenileme ve Bakım Merkezi’nin geçen yıl 40 adet ünite ürettiğini belirten Binbaşı A., “Bu yıl sayının 65’e ulaşmasını bekliyoruz. Üretim kapasitesi sürekli artıyor” dedi.

Gazze’de kullanılan robot sistemleri arasında onlarca ton ağırlığındaki dev Panda insansız buldozeri de bulunuyor. Ordu, bu aracı yol açma, engelleri kaldırma, binaları yıkma ve zorlu arazilerde çalışma gibi görevlerde kullanırken, operatörler güvenli bir noktadan aracı uzaktan yönetiyor.

Şarku’l Avsat’ın İsrail Kanal 12 televizyonundan aktardığına göre Roni adlı küçük robotlar da muharebe operasyonlarının ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Bu robotlar tünellere giriyor, bomba ve el yapımı patlayıcıları etkisiz hâle getiriyor, kamera ve sensörlerle inceleme yapıyor ve istihbarat topluyor.

Binbaşı A., söz konusu robotun patlayıcıları askerler yerine üzerine alarak birçok askerin hayatını koruduğunu belirtti. “Robotun kapısını çalacağımız bir annesi yok” ifadesini kullanan Binbaşı, böylece asker kayıplarını önlemedeki rolüne dikkat çekti.

 vfd vf
İsrailli askerler, Şubat 2024’te Kudüs’teki bir askeri mezarlıkta Gazze Savaşı sırasında ölen arkadaşlarının tabutunu taşıyor. (EPA)

Bu yeni sanayi kollarında kullanılan hizmet dışı kalmış zırhlı araç ve taşıtlara ek olarak ordu, sivil araç gereçleri de askeri amaçlı sistemlere dönüştürüyor. Binbaşı A., konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “En basit cihazı alıp askeri bir kabiliyete dönüştürüyoruz” ifadesini kullandı.

Ukrayna’dan teşvik

Haberde; muazzam teknolojik sıçramanın, yapay zekâ teknolojilerinin, sensör sistemlerinin, otonom kabiliyetlerin ve herkes için ucuz ve erişilebilir olan sivil teknolojilere yönelmenin tüm bu sürece katkı sağladığı belirtildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda tankları durduran küçük hava araçlarının yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin, ‘bir Ukrayna robotunun üç Rus askerini esir almasıyla’ birliklerinin sahada asker olmadan bir Rus mevzisini ele geçirdiğini açıklaması, İsrail ordusu için itici bir güç oldu.

Rapora göre İsrail’in hedefi tam olarak bu: ‘Dronlar, savaşçı robotlar, tıbbi İHA’lar ve yaralı tahliye araçlarından oluşan entegre bir savaş sistemi.’ Binbaşı A. ise konuya ilişkin, “Bu artık bilim kurgu değil, fiilen yaşanıyor” ifadesini kullandı. Üstelik ordunun hedefi sadece savaşçı robotlarla da sınırlı kalmıyor.

Kapsamlı tıbbi hizmetler

Haberde, tamamen farklı bir kulvarda, başka bir robot türü üzerinde daha çalışıldığı aktarıldı. Askeri Tıp Kolordusu Araştırma ve Geliştirme Bölümü Başkanı Binbaşı Sharon Ogen, yaralı askerlere kan ünitelerini hızlı bir şekilde ulaştırmak için çalıştıklarını açıkladı.

Bu doğrultuda yeni bir fikir hayata geçirildi: Soğutulmuş kan ünitelerini taşıyan bir İHA çatışma bölgesine ulaşıyor ve ardından tam olarak doğru irtifada açılan akıllı bir paraşüt vasıtasıyla kanı güvenli bir şekilde aşağıya indiriyor.

cf
 İki İsrailli asker bir insansız hava aracını kontrol ediyor. (İsrail ordusu)

Bu süreç, sahada görev yapan doktordan başlayıp acil serviste sona eren entegre bir bilgi zinciri oluşturulmasına dayalı, üzerinde çalışılan bütünleşik bir tıbbi sistemin parçasını oluşturuyor.

Tüm bu ilerlemelere rağmen, İsrail ordusundaki robotik uzmanları temkinli konuşuyor. Hiçbiri, belirli hedeflere tek başına saldıran tamamen otonom robotik kuvvetlerin ne zaman görüleceğine dair kesin bir tarih vermeye yanaşmıyor. Ancak Binbaşı A.’ya bu soru sorulduğunda gülümseyerek, “Bu benim gerçekleşmesini dilediğim hayalim” diyor ve ekliyor: “Teknoloji artık tamamlanmak üzere.”