ABD ve İran, 21 saat süren İslamabad görüşmelerinde anlaşma olmadan sonlandırdı

Washington'un son teklifi

TT

ABD ve İran, 21 saat süren İslamabad görüşmelerinde anlaşma olmadan sonlandırdı

ABD ve İran, 21 saat süren İslamabad görüşmelerinde anlaşma olmadan sonlandırdı

ABD ile İran, pazar günü erken saatlerde gerçekleştirdikleri ve 21 saat süren doğrudan görüşmeleri herhangi bir anlaşmaya varamadan tamamladı. Kırılgan iki haftalık ateşkesin akıbeti ise belirsizliğini koruyor.

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan görüşmelere ABD heyeti adına başkanlık eden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın nükleer silah geliştirmekten vazgeçmeyi öngören Amerikan şartlarını kabul etmemesi nedeniyle müzakerelerin anlaşmasız sona erdiğini açıkladı.

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar ise ABD ve İran’a ateşkesi sürdürme taahhütlerine bağlı kalmaları çağrısında bulundu.

Dar, “Tarafların ateşkese bağlılıklarını sürdürmeleri hayati önem taşıyor” dedi.

Pakistan’ın önümüzdeki günlerde de arabulucu rolünü sürdüreceğini ve ABD ile İran arasında diyaloğu kolaylaştırmaya çalışacağını belirten Dar, diplomatik çabaların devam edeceğini vurguladı.

Görüşmeler, binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve küresel piyasaları sarsan savaşın yedinci haftasına girdiği bir dönemde ilan edilen kırılgan ateşkesten birkaç gün sonra, cumartesi günü başlamıştı.

Vance, müzakereler boyunca ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimdeki diğer yetkililerle sürekli temas halinde olduğunu söyledi.

“Ancak basit gerçek şu ki, onların nükleer silah arayışında olmayacaklarına ve bunu hızlıca elde etmelerini sağlayacak araçları geliştirmeyeceklerine dair açık bir taahhüt görmemiz gerekiyor” diyen Vance, “Bu, ABD Başkanının temel hedefidir ve biz de bu müzakereler aracılığıyla bunu sağlamaya çalıştık” ifadelerini kullandı.

Başkan Yardımcısı, son 21 saat içinde Trump ile çok sayıda görüşme gerçekleştirdiğini Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ile de temas kurduğunu belirtti.

“İyi niyetle müzakere yürüttüğümüz için ekiple sürekli iletişim halindeydik” ifadelerini kullanan Vance, özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın da yanında bulunduğunu aktardı.

Vance, “Buradan çok basit bir teklifle ayrılıyoruz; bu, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir anlayış yöntemi. İran’ın bunu kabul edip etmeyeceğini göreceğiz” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin başarısının Washington'un "aşırı" ve "yasadışı" taleplerden kaçınmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, "abartılı" Amerikan taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılmasını engellediğini ifade etti.



Netanyahu: İran'a karşı savaş, ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını çökertti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
TT

Netanyahu: İran'a karşı savaş, ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını çökertti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün, İran'a karşı yürütülen savaşın bu ülkenin nükleer bomba sahibi olmasını engellediğini vurguladı.

Netanyahu, video konferans yoluyla yaptığı konuşmada, “Eğer ‘Yükselen Aslan’ ve ‘Kükreyen Aslan’ operasyonlarını gerçekleştirmeseydik, İran şu anda nükleer bombaya sahip olacaktı” dedi.

Netanyahu, “İran’a karşı savaş, ülkenin nükleer ve füze programlarını çökertti. İran ve müttefikleri artık (hayatta kalmak için savaşıyor)” diye devam etti.

İsrail Başbakanı, Lübnan ile ‘gerçek bir barış anlaşması’ istediğini belirtti.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Netanyahu, “Bizi boğmak istediler, ama şimdi onları boğan biziz. Bizi ezmekle tehdit ettiler, ama şimdi hayatta kalmak için savaşıyorlar” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü operasyonda ‘tarihi başarılar’ elde ettiğini belirterek, ‘doğrudan bekasına yönelik tehdidi’ ortadan kaldırdığını vurguladı.

İsrail'in Ynet haber sitesine göre Netanyahu, “Operasyon henüz bitmedi, ancak tarihi başarılar elde ettiğimizi açıkça söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

İsrail'in İran'ın nükleer silah kapasitesine sahip olma yolunda ilerlediğine işaret eden Netanyahu, kendi ifadesiyle ‘kesin istihbarat bilgileri’ aldıktan sonra harekete geçtiğini vurguladı.

İsrail Başbakanı, “Tek Yahudi devletinin başbakanı olarak bunu kabul edemezdim” dedi.

İsrail ve ABD'nin düzenlediği saldırıların nükleer tesisleri, füze depolarını ve fırlatma rampalarını hedef aldığını ve silah geliştirme çalışmalarına katılan üst düzey nükleer bilim adamlarının ölümüne yol açtığını söyleyen Netanyahu, “İran'ın kendi sınırları içinde harekete geçme konusunda korku duvarını aşan ilk bizdik” diye devam etti.

İran'ın artık faal halde hiçbir uranyum zenginleştirme tesisi kalmadığı bir aşamaya gelindiğini ifade eden İsrail Başbakanı, İran'ın hala füzelere sahip olduğunu, ancak stoklarının ‘kademeli olarak azaldığını’ belirtti.

18 bin bomba

İsrail ordusu, beş haftayı aşkın bir süre devam eden savaş boyunca İran'a yaklaşık 18 bin bomba attı. Bu rakamlar, İsrail basını tarafından yayınlandı. İsrail ordusundan bir sözcü tarafından dün yapılan açıklamada da doğrulandı.

İlk olarak Times of Israel gazetesi ve diğer medya kuruluşları tarafından yayınlanan veriler, İsrail'in binden fazla hava saldırısı düzenlediğini gösteriyor. Bu mühimmatların türleri ve ağırlıkları hakkında ek ayrıntılar hemen elde edilemedi.

Buna karşılık, raporlar İran'ın İsrail'e doğru yaklaşık 650 balistik füze fırlattığını belirtti.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bunların yarısından fazlası, geniş alanlara daha küçük patlayıcılar yaymak üzere tasarlanmış parçacıklı mühimmat başlıklarıyla donatılmıştı.

İsrail'in açıkladığı veriler, bu saldırılar sonucunda İsrail'de 20 sivilin, Batı Şeria'da ise 4 Filistinlinin hayatını kaybettiğine işaret etti. İsrail Sağlık Bakanlığı, 7 binden fazla kişinin yaralandığını açıkladı.


İran Dışişleri Bakanlığı: Müzakerelerin başarısı, ABD’nin ‘aşırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı

ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
TT

İran Dışişleri Bakanlığı: Müzakerelerin başarısı, ABD’nin ‘aşırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı

ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin başarısının, Washington'ın ‘aşırı’ ve ‘hukuka aykırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı olduğunu vurguladı.

İsmail Bekayi, sosyal medya platformu X hesabından şunları yazdı:

“Bu diplomatik sürecin başarısı, karşı tarafın ciddiyetine ve iyi niyetine, aşırı taleplerden ve hukuka aykırı isteklerden vazgeçmesine ve İran'ın haklarını ve meşru çıkarlarını kabul etmesine bağlı.”

Bekayi, tarafların ‘Hürmüz Boğazı, nükleer program, savaş tazminatları, yaptırımların kaldırılması ve bölgedeki savaşın tamamen sona erdirilmesi’ gibi bazı konuları görüştüğünü de ekledi.


Papa 14. Leo: Güç gösterisine son. Savaşa son

Papa 14. Leo (Reuters)
Papa 14. Leo (Reuters)
TT

Papa 14. Leo: Güç gösterisine son. Savaşa son

Papa 14. Leo (Reuters)
Papa 14. Leo (Reuters)

Papa 14. Leo dün barış için düzenlenen dünya barışı için yapılan duada dünyayı kasıp kavuran savaşlara değinerek, savaş çığırtkanlarını ve ‘güç gösterilerini’ sert bir dille eleştirdi.

Papa, Aziz Petrus Bazilikası’nda şunları söyledi:

“Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir.”

Sakin üslubuna rağmen Papa'nın (70) açıklamaları, dünyadaki savaşlara yönelik şimdiye kadarki en sert eleştirilerinden biri oldu.

14. Leo, sözlerine şöyle devam etti:

“Sevgili kardeşlerim, elbette ulusların yöneticilerinin bağlayıcı sorumlulukları var. Onlara haykırıyoruz, durun. Barış zamanı geldi. Yeniden silahlanmanın planlandığı ve ölümün düşünüldüğü masalarda değil, diyalog ve arabuluculuk masalarında oturun."

dvfdv
Papa 14. Leo gazetecilere konuşurken (Reuters)

Bugün, savaş bölgelerindeki çocukların ‘dehşet ve insanlık dışı durumları’ anlattığını söylediği mektuplarına atıfta bulunan Papa, savaşı sert bir dille kınadı.

Kilise'nin 2003 yılında ABD'nin Irak işgaline karşı çıktığını da belirten Papa, Irak’taki savaşın patlak vermesinden dört gün önce merhum Papa 2. John Paul'un yaptığı çağrıya atıfta bulundu.

Papa bugün, savaşı meşrulaştırmak için Hristiyan söylemlerin kullanılmasını bir kez daha kınadı. 30 Mart'ta, ‘elleri kanla lekelenmiş’ liderlerin dualarını Tanrı'nın kabul etmeyeceğini söylemişti.

Bugün ise, “Kutsal Tanrı'nın, yaşamın Tanrısının adı bile ölüm söylemlerine sürükleniyor” dedi.

Muhafazakar çizgideki Katolik yorumcular, Papa'nın önceki açıklamalarını, savaşın fitilini ateşleyen ABD-İsrail ortak saldırılarını haklı çıkarmak için Hristiyan söylemleri kullanan ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’e yönelik olarak yorumladı.

Papa, ocak ayında yaptığı bir konuşmada, ‘güce dayalı diplomasi’ yürütmelerini kınadı ve Paskalya bayramı vesilesiyle yaptığı konuşmada, savaşları başlatma gücüne sahip olanları ‘barışı seçmeye’ çağırmıştı.