DMO savaş gemilerini Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye karşı uyardı

ABD Donanmasına ait, güdümlü füzelerle donatılmış iki destroyer dün Hürmüz Boğazı'nda operasyonlar yürütürken (CENTCOM)
ABD Donanmasına ait, güdümlü füzelerle donatılmış iki destroyer dün Hürmüz Boğazı'nda operasyonlar yürütürken (CENTCOM)
TT

DMO savaş gemilerini Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye karşı uyardı

ABD Donanmasına ait, güdümlü füzelerle donatılmış iki destroyer dün Hürmüz Boğazı'nda operasyonlar yürütürken (CENTCOM)
ABD Donanmasına ait, güdümlü füzelerle donatılmış iki destroyer dün Hürmüz Boğazı'nda operasyonlar yürütürken (CENTCOM)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) dün İran basını tarafından yayınlanan bir açıklamada, savaş gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmaları halinde bunun ‘sert bir tepkiyle’ karşılanacağı uyarısında bulunarak, yalnızca sivil gemilerin belirli kurallar çerçevesinde geçişine izin verileceğini belirtti.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) bu sabah, Ortadoğu'daki savaşta geçici ateşkesin yürürlükte olduğu bir ortamda, İran'ın yerleştirdiği mayınları temizlemek üzere iki savaş gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini duyurdu.

ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşının başlamasından bu yana bu türden ilk geçişin duyurulması, Başkan Donald Trump'ın, dünyadaki ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın beşte birinin geçtiği boğazı ‘açmaya’ başladığına dair açıklamalarının ardından geldi.

ergvfr
Hürmüz Boğazı'nın genel görünümü (Reuters)

CENTCOM tarafından yapılan açıklamada CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın şu sözlerini aktarıldı:

“Bugün, yeni bir rota oluşturma sürecini başlattık ve serbest ticaret akışını teşvik etmek amacıyla bu güvenli koridoru yakında denizcilik sektörüyle paylaşacağız.”

Bahsi geçen gemilerin, güdümlü füzelerle donatılmış USS Frank E. Peterson ve USS Michael Murphy destroyerleri olduğu biliniyor.

Ancak CENTCOM, ‘önümüzdeki birkaç gün içinde mayın temizleme çalışmalarını desteklemek üzere, sualtı insansız araçları da dahil olmak üzere ek ABD güçlerinin katılması planlandığını açıkladı.

Öte yandan İran ordusunun merkezi operasyon odası olan Hatem’ul-Enbiya Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD komutanlığının açıklamasını yalanladı. Zülfikari yaptığı açıklamada, “CENTCOM komutanının ABD gemilerinin Hürmüz Boğazı'na yaklaştığı ve boğazı geçtiği iddiası kesinlikle reddedilir” dedi.

ABD merkezli haber sitesi Axios daha önce, operasyonun Tahran'daki yetkililerle koordine edilmediğini bildirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya platformu Truth Social hesabından yaptığı açıklamada “Şu anda, Çin, Japonya, Güney Kore, Fransa, Almanya ve diğerleri dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelere hizmet etmek amacıyla Hürmüz Boğazı'nı açma operasyonuna başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Trump, “İnanılmaz bir şekilde, bu ülkeler görevi kendileri yerine getirecek cesarete veya iradeye sahip değiller” diye ekledi.

İran'ın savaşta ‘büyük ölçüde kaybettiğini’ vurgulayan Trump, stratejik öneme sahip boğazdaki İran mayınlarının halen bir tehdit oluşturduğunu kabul etti.

dfvefd
Hürmüz Boğazı'nı ve 3D baskıyla üretilmiş petrol varillerini gösteren bir harita (Reuters)

ABD saldırıları sonrası ‘İran’ın mayın döşemekle görevlendirdiği 28 gemisinin tamamının denizin dibinde yattığını’ vurgulayan Trump, “Onların lehine olan tek şey, bir geminin Hürmüz Boğazı'nda deniz mayınlarından birine çarpma ihtimali” diye yazdı.

Enerji kaynaklarının ve küresel ticaretin taşınması için stratejik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nda savaşın patlak vermesinden bu yana neredeyse felç olan deniz trafiği halen çalkantılı seyrediyor. Oysa bu geçidin yeniden açılması ateşkesin şartlarından biriydi.

İranlı ve ABD’li üst düzey yetkililer, Ortadoğu'yu şiddete boğan ve dünya ekonomisinde şok etkisi yaratan savaşı sona erdirmek amacıyla dün Pakistan'da doğrudan müzakereler gerçekleştirdi.

Trump ayrıca, ‘çeşitli ülkelerden gelen boş petrol tankerlerinin hepsinin petrol yüklemek üzere ABD'ye doğru yol aldığını’ belirtti, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.



Netanyahu: İran'a karşı savaş, ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını çökertti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
TT

Netanyahu: İran'a karşı savaş, ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını çökertti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün, İran'a karşı yürütülen savaşın bu ülkenin nükleer bomba sahibi olmasını engellediğini vurguladı.

Netanyahu, video konferans yoluyla yaptığı konuşmada, “Eğer ‘Yükselen Aslan’ ve ‘Kükreyen Aslan’ operasyonlarını gerçekleştirmeseydik, İran şu anda nükleer bombaya sahip olacaktı” dedi.

Netanyahu, “İran’a karşı savaş, ülkenin nükleer ve füze programlarını çökertti. İran ve müttefikleri artık (hayatta kalmak için savaşıyor)” diye devam etti.

İsrail Başbakanı, Lübnan ile ‘gerçek bir barış anlaşması’ istediğini belirtti.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Netanyahu, “Bizi boğmak istediler, ama şimdi onları boğan biziz. Bizi ezmekle tehdit ettiler, ama şimdi hayatta kalmak için savaşıyorlar” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü operasyonda ‘tarihi başarılar’ elde ettiğini belirterek, ‘doğrudan bekasına yönelik tehdidi’ ortadan kaldırdığını vurguladı.

İsrail'in Ynet haber sitesine göre Netanyahu, “Operasyon henüz bitmedi, ancak tarihi başarılar elde ettiğimizi açıkça söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

İsrail'in İran'ın nükleer silah kapasitesine sahip olma yolunda ilerlediğine işaret eden Netanyahu, kendi ifadesiyle ‘kesin istihbarat bilgileri’ aldıktan sonra harekete geçtiğini vurguladı.

İsrail Başbakanı, “Tek Yahudi devletinin başbakanı olarak bunu kabul edemezdim” dedi.

İsrail ve ABD'nin düzenlediği saldırıların nükleer tesisleri, füze depolarını ve fırlatma rampalarını hedef aldığını ve silah geliştirme çalışmalarına katılan üst düzey nükleer bilim adamlarının ölümüne yol açtığını söyleyen Netanyahu, “İran'ın kendi sınırları içinde harekete geçme konusunda korku duvarını aşan ilk bizdik” diye devam etti.

İran'ın artık faal halde hiçbir uranyum zenginleştirme tesisi kalmadığı bir aşamaya gelindiğini ifade eden İsrail Başbakanı, İran'ın hala füzelere sahip olduğunu, ancak stoklarının ‘kademeli olarak azaldığını’ belirtti.

18 bin bomba

İsrail ordusu, beş haftayı aşkın bir süre devam eden savaş boyunca İran'a yaklaşık 18 bin bomba attı. Bu rakamlar, İsrail basını tarafından yayınlandı. İsrail ordusundan bir sözcü tarafından dün yapılan açıklamada da doğrulandı.

İlk olarak Times of Israel gazetesi ve diğer medya kuruluşları tarafından yayınlanan veriler, İsrail'in binden fazla hava saldırısı düzenlediğini gösteriyor. Bu mühimmatların türleri ve ağırlıkları hakkında ek ayrıntılar hemen elde edilemedi.

Buna karşılık, raporlar İran'ın İsrail'e doğru yaklaşık 650 balistik füze fırlattığını belirtti.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bunların yarısından fazlası, geniş alanlara daha küçük patlayıcılar yaymak üzere tasarlanmış parçacıklı mühimmat başlıklarıyla donatılmıştı.

İsrail'in açıkladığı veriler, bu saldırılar sonucunda İsrail'de 20 sivilin, Batı Şeria'da ise 4 Filistinlinin hayatını kaybettiğine işaret etti. İsrail Sağlık Bakanlığı, 7 binden fazla kişinin yaralandığını açıkladı.


İran Dışişleri Bakanlığı: Müzakerelerin başarısı, ABD’nin ‘aşırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı

ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
TT

İran Dışişleri Bakanlığı: Müzakerelerin başarısı, ABD’nin ‘aşırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı

ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin başarısının, Washington'ın ‘aşırı’ ve ‘hukuka aykırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı olduğunu vurguladı.

İsmail Bekayi, sosyal medya platformu X hesabından şunları yazdı:

“Bu diplomatik sürecin başarısı, karşı tarafın ciddiyetine ve iyi niyetine, aşırı taleplerden ve hukuka aykırı isteklerden vazgeçmesine ve İran'ın haklarını ve meşru çıkarlarını kabul etmesine bağlı.”

Bekayi, tarafların ‘Hürmüz Boğazı, nükleer program, savaş tazminatları, yaptırımların kaldırılması ve bölgedeki savaşın tamamen sona erdirilmesi’ gibi bazı konuları görüştüğünü de ekledi.


Papa 14. Leo: Güç gösterisine son. Savaşa son

Papa 14. Leo (Reuters)
Papa 14. Leo (Reuters)
TT

Papa 14. Leo: Güç gösterisine son. Savaşa son

Papa 14. Leo (Reuters)
Papa 14. Leo (Reuters)

Papa 14. Leo dün barış için düzenlenen dünya barışı için yapılan duada dünyayı kasıp kavuran savaşlara değinerek, savaş çığırtkanlarını ve ‘güç gösterilerini’ sert bir dille eleştirdi.

Papa, Aziz Petrus Bazilikası’nda şunları söyledi:

“Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir.”

Sakin üslubuna rağmen Papa'nın (70) açıklamaları, dünyadaki savaşlara yönelik şimdiye kadarki en sert eleştirilerinden biri oldu.

14. Leo, sözlerine şöyle devam etti:

“Sevgili kardeşlerim, elbette ulusların yöneticilerinin bağlayıcı sorumlulukları var. Onlara haykırıyoruz, durun. Barış zamanı geldi. Yeniden silahlanmanın planlandığı ve ölümün düşünüldüğü masalarda değil, diyalog ve arabuluculuk masalarında oturun."

dvfdv
Papa 14. Leo gazetecilere konuşurken (Reuters)

Bugün, savaş bölgelerindeki çocukların ‘dehşet ve insanlık dışı durumları’ anlattığını söylediği mektuplarına atıfta bulunan Papa, savaşı sert bir dille kınadı.

Kilise'nin 2003 yılında ABD'nin Irak işgaline karşı çıktığını da belirten Papa, Irak’taki savaşın patlak vermesinden dört gün önce merhum Papa 2. John Paul'un yaptığı çağrıya atıfta bulundu.

Papa bugün, savaşı meşrulaştırmak için Hristiyan söylemlerin kullanılmasını bir kez daha kınadı. 30 Mart'ta, ‘elleri kanla lekelenmiş’ liderlerin dualarını Tanrı'nın kabul etmeyeceğini söylemişti.

Bugün ise, “Kutsal Tanrı'nın, yaşamın Tanrısının adı bile ölüm söylemlerine sürükleniyor” dedi.

Muhafazakar çizgideki Katolik yorumcular, Papa'nın önceki açıklamalarını, savaşın fitilini ateşleyen ABD-İsrail ortak saldırılarını haklı çıkarmak için Hristiyan söylemleri kullanan ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’e yönelik olarak yorumladı.

Papa, ocak ayında yaptığı bir konuşmada, ‘güce dayalı diplomasi’ yürütmelerini kınadı ve Paskalya bayramı vesilesiyle yaptığı konuşmada, savaşları başlatma gücüne sahip olanları ‘barışı seçmeye’ çağırmıştı.