Putin: Ukrayna Savaşı’nın sona yaklaştığını düşünüyorum

Moskova ve Kiev birbirini, ‘ateşkesi ihlal etmekle’ suçladı

Kiev'de Rusya tarafından İHA ile saldırı düzenlenen bir bölgede Ukrayna polisi ve yerel halk, 28 Nisan 2026 (AFP)
Kiev'de Rusya tarafından İHA ile saldırı düzenlenen bir bölgede Ukrayna polisi ve yerel halk, 28 Nisan 2026 (AFP)
TT

Putin: Ukrayna Savaşı’nın sona yaklaştığını düşünüyorum

Kiev'de Rusya tarafından İHA ile saldırı düzenlenen bir bölgede Ukrayna polisi ve yerel halk, 28 Nisan 2026 (AFP)
Kiev'de Rusya tarafından İHA ile saldırı düzenlenen bir bölgede Ukrayna polisi ve yerel halk, 28 Nisan 2026 (AFP)

Rusya ve Ukrayna dün birbirini, ABD’nin arabuluculuğunda Başkan Donald Trump tarafından açıklanan üç günlük ateşkesi ihlal etmekle suçladı. Bu gelişmeye Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in çatışmanın sona yaklaştığını düşündüğünü söylediği açıklaması eşlik etti.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Bu sabahtan (cumartesi) itibaren saldırı sayısı 51'e ulaştı” denildi.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise “Ateşkes ilanına karşın Ukrayna silahlı grupları, insansız hava araçları ve topçu silahlarıyla mevzilerimize saldırı düzenledi” denildi.

Bu gelişmeler yaşanırken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün gazetecilere Ukrayna'daki savaşın sona yaklaştığını düşündüğünü söyledi.

ffbvfb
Donetsk kentinin Kiyevski semtinde Rus insansız hava araçlarının saldırısına uğrayan bir evi inceleyen Ukraynalı bir kadın (DPA)

Avrupa ülkeleriyle görüşmeye hazır olup olmadığına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Putin, muhatap olarak tercih ettiği ismin eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder olduğunu belirtti.

Putin ayrıca Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile ancak Rusya ile Ukrayna arasında kalıcı bir barış anlaşmasına varıldıktan sonra bir araya gelebileceğini ifade etti.

Öte yandan Putin, Rusya'nın Trump'ın cuma günü açıkladığı kapsamlı esir takası teklifine ilişkin Ukrayna'dan henüz herhangi bir öneri almadığını belirterek, “ABD Başkanı'nın sunduğu teklife yanıt vermesi için Ukrayna tarafını bekliyoruz. Ne yazık ki şimdiye kadar herhangi teklif tarafımıza ulaşmadı” ifadelerini kullandı.



Trump-Şi Zirvesi: Çin ne istiyor?

Donald Trump ve Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentinde gerçekleştirilen ABD-Çin Zirvesi görüşmelerinin ardından tokalaşırken, 30 Ekim 2025 (AP)
Donald Trump ve Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentinde gerçekleştirilen ABD-Çin Zirvesi görüşmelerinin ardından tokalaşırken, 30 Ekim 2025 (AP)
TT

Trump-Şi Zirvesi: Çin ne istiyor?

Donald Trump ve Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentinde gerçekleştirilen ABD-Çin Zirvesi görüşmelerinin ardından tokalaşırken, 30 Ekim 2025 (AP)
Donald Trump ve Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentinde gerçekleştirilen ABD-Çin Zirvesi görüşmelerinin ardından tokalaşırken, 30 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik savaş nedeniyle mart ayında ertelenen ziyaretin ardından 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin'e gidecek ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelecek. Aşağıda Pekin'in bu zirveden elde etmeyi umduğu kazanımları ele aldık:

Çin ne istiyor?

Analistlere göre Pekin, diplomatik nezaket gösterilerinin ötesinde sınırlı ama somut kazanımlar elde etmeyi amaçlayacak, ancak Trump'ın öngörülemeyen tutumu göz önüne alındığında ‘gerçekçi ve pragmatik’ bir çizgide kalacak.

Singapur'daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu'ndan (RSIS) Dr. Benjamin Ho, Çin'in ilişkilerde kapsamlı bir yeniden düzenleme istediğini ancak bunun şu an için ulaşılabilir olmadığını fark ettiğini vurguluyor. Nitekim iki süper güç, ABD'nin bazı Çin mallarına uyguladığı tarifelerin yüzde 145'e tırmandığı sert bir ticaret savaşı yaşadı.

Bununla birlikte tırmanma, Trump ile Şi'nin ekim ayında bir yıllık ateşkes üzerinde anlaşmasının ardından yatıştı. Uzmanlar, söz konusu ateşkesin uzatılmasının Çin'in yaklaşan zirveden beklentileri arasında birincil sırada yer aldığının düşünüyor.

Ekonomi İstihbarat Birimi'nden (EIU) Yue Su, yaptığı değerlendirmede, "Çin'in ihtiyacı olan şey, Trump'ın diyaloğa katılma sözünü tutması ve en azından bazı somut sonuçların en üst düzeyde müzakere edilmesidir” ifadelerini kullandı.

Yue Su, Pekin'in kendi gümrük vergisi tarifelerinden ya da ihracat kısıtlamalarından kademeli geri adımını meşrulaştıracak sınırlı bir tarife indirimi gibi ‘hedef odaklı’ sonuçlarla yetineceğini belirtti.

İran savaşı meselesine gelince...

Uzmanlar, Trump-Şi zirvesinde İran dosyasından ‘kaçınılmasının’ mümkün olmayacağını öngörürken bunun ‘Çin'in güçlü biçimde dahil olmak istediği bir alan olmadığına’ da dikkat çektiler.

Asya Toplum Politikası Enstitüsü'nden (ASPI) Lizzi C. Lee ise ABD'nin zirve öncesinde Çin'i, Tahran ile olan ekonomik ilişkilerini hedef alarak baskı altına aldığını vurguluyor.

Trump geçtiğimiz ay, Pekin'in İran'a askeri destek sağlaması halinde Çin mallarına yüzde 50 oranında ek tarife uygulayacağı uyarısında bulunmuştu.

cdvsv
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'nin Busan kentindeki Gimhae Uluslararası Havalimanı'nda ikili görüşme sırasında, 30 Ekim 2025 (Reuters)

Pekin, müttefiki İran'a yönelik ABD-İsrail savaşını yasadışı ilan ederek kınadı; öte yandan İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını da eleştirerek Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması çağrısında bulundu.

Yue Su'ya göre Çin, ABD baskısından bağımsız olarak İran ve Rusya aleyhine adım atmayı kabul etmeyecek gibi görünüyor. Zira her ne kadar bu iki ülke üzerinde ‘belirli bir nüfuza sahip olsa da bu nüfuz, tam anlamıyla bir kontrol gücüne ulaşmıyor’.

Pekin ayrıca İran ile ilişkileri gerekçesiyle yeni ABD’nin gümrük tarifelerine maruz kalmak gibi ‘ek komplikasyonlardan’ da kaçınmaya çalışacak.

Çinli müzakerecinin elindeki kozlar neler?

Çin'in en önemli baskı araçlarından biri nadir toprak elementleri, akıllı telefonlardan elektrikli araçlara kadar pek çok ürünün üretiminde vazgeçilmez olan bu maddeler kritik bir öneme sahip.

Çin’in bu sektördeki üstünlüğü, doğal rezervlerden madenciliğe, işlemeden yenilikçiliğe uzanan uzun vadeli bir stratejinin ürünüdür.

Yue Su’ya göre ABD’den gerçek anlamda taviz koparmak söz konusu olduğunda bu elementler ‘Çin'in elindeki en güçlü koz’ olmaya devam ediyor.

Pekin merkezli Trivium China analistlerinden Joe Mazur ise Trump'ın bu kaynakları ‘son derece önemsediğini’ belirterek “Bu, ABD'nin açık bir çözümü olmayan bir mesele olduğunu düşünüyorum” tespitinde bulundu.

Mazur, Çin'in ziyaret öncesinde daha fazla ABD tarım ürünü veya Boeing uçağı satın almak gibi ‘hızlı kazanımlar’ elde etmeye çalışacağını öngörüyor.

Pekin zirveye nasıl hazırlandı?

ASPI’den Lee, Çin'in Trump'ın yaratabileceği istikrarsızlığa karşı önlem almak amacıyla ticaretini Güneydoğu Asya ve Küresel Güney'e çeşitlendirdiğini ve bölgesel ilişkilerini güçlendirdiğini belirtiyor.

Pekin ayrıca hukuki ve düzenleyici araçlarını da geliştirdi. Öyle ki Meta'nın yapay zeka (AI) şirketi Manus'u satın almasını engelleyen son kararında da görüldüğü üzere elinde geniş bir araç seti bulunuyor.

Çin ne kadar güveniyor?

Lee'ye göre Pekin, baskılara daha iyi dayanabilir hale geldikten sonra görüşmelere temkinli bir güvenle girecek. Üstelik ara seçim baskısıyla karşı karşıya olan Trump'a kıyasla uzun vadeli bir stratejiyi sürdürmeye çok daha hazır görünüyor.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de Pekin'i ziyaret etmesi bekleniyor. Nisan ayında Şi ile görüşen Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ziyaretin bu yılın ilk yarısında gerçekleşeceğini açıkladı.

Mazur ise böyle bir ziyaretin “Şi ile Trump arasında iyi bir görüşme yapılmış olması, Çin'in Rusya'ya verdiği desteğin değişeceği anlamına gelmiyor” mesajı vereceğine dikkati çekti.

Mazur sözlerini, "Bu ilişki son derece köklü ve sağlam" diyerek sonlandırdı.


Trump’tan Hürmüz'de "Özgürlük Plus” operasyonunu devreye sokabileceklerini iması

Umman (Arap) Denizi'ni geçerek Hürmüz Boğazı'na doğru ilerleyen USS George H.W. Bush uçak gemisinin bölgedeki operasyonları sırasında çekilmiş bir fotoğraf (CENTCOM)
Umman (Arap) Denizi'ni geçerek Hürmüz Boğazı'na doğru ilerleyen USS George H.W. Bush uçak gemisinin bölgedeki operasyonları sırasında çekilmiş bir fotoğraf (CENTCOM)
TT

Trump’tan Hürmüz'de "Özgürlük Plus” operasyonunu devreye sokabileceklerini iması

Umman (Arap) Denizi'ni geçerek Hürmüz Boğazı'na doğru ilerleyen USS George H.W. Bush uçak gemisinin bölgedeki operasyonları sırasında çekilmiş bir fotoğraf (CENTCOM)
Umman (Arap) Denizi'ni geçerek Hürmüz Boğazı'na doğru ilerleyen USS George H.W. Bush uçak gemisinin bölgedeki operasyonları sırasında çekilmiş bir fotoğraf (CENTCOM)

Washington, dün sona eren süre öncesinde İran'ın yanıtını beklerken, ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda daha önce askıya aldığı deniz güvenliği operasyonuna ek önlemler ekleyebileceğini ima etti. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın gerilimi azaltmaya yönelik öneriye ‘ciddi’ bir yanıt vermemesi halinde ‘Özgürlük Plus’ operasyonunu başlatabileceklerini açıkladı.

İran ise Washington'ın samimiyetini sorguladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, deniz alanındaki gerilimler sürerken ABD'nin diplomasiyi askeri baskı için bir kılıf olarak kullandığını savundu.

Kriz hassas bir evreye girerken Birleşik Krallık, deniz ulaşım hatlarını korumak amacıyla bölgeye HMS Dragon destroyerini gönderdi. Bu gelişme, Avrupa'nın enerji tedarikinin sekteye uğraması kaygılarının tırmandığı bir döneme denk geldi.

Öte yandan Berlin’de Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa ve ABD'nin ortak hedefinin çatışmayı sona erdirmek ve İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu vurguladı.

İsrail’de ise yerel medyaya konuşan kaynaklar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD yönetimine İran ile sürdürülen müzakerelerin uzatılmaması gerektiğini bildirdiğini aktardı. Netanyahu’nun, İran'ın nükleer programının tamamen çökertilmesini öngören herhangi bir anlaşmanın yeterli olmayacağına işaret ettiği de belirtildi.

Birleşmiş Milletler (BM) ise tarafları ihtiyatlı davranmaya çağırdı. Bölgenin, deniz ulaşımını ve küresel piyasaları tehdit edecek bir çatışmaya sürüklenmesinden duyulan kaygı giderek artıyor.

İran basınının aktardığına göre Tahran’da ise İran parlamentosunun bugün, güvenlik kaygılarıyla tarihi bir ilke imza atarak olağanüstü tam oturumunu video konferans yöntemiyle gerçekleştirmesi bekleniyor.


Rapor: İsrail, İran'a karşı yürüttüğü savaşta kullandığı gizli bir üs kurdu

İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)
İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)
TT

Rapor: İsrail, İran'a karşı yürüttüğü savaşta kullandığı gizli bir üs kurdu

İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)
İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan ve aralarında ABD’li yetkililerin de bulunduğu kaynaklar, İsrail'in İran'a yönelik hava harekâtını desteklemek amacıyla Irak çölünde gizli bir askeri üs kurduğunu bildirdi. Gazetenin haberine göre İsrail, savaşın başlarında bu üssü keşfetmeye çok yaklaşan Irak ordusuna karşı hava saldırısı düzenledi.

Kaynaklar, özel kuvvetlerin bulunduğu ve İsrail Hava Kuvvetleri için bir lojistik merkez işlevi gören bu üssün, ABD'nin bilgisi dahilinde savaş öncesinde kurulduğunu aktardı. İsrailli pilotların uçaklarının düşürülmesi ihtimaline karşı arama-kurtarma ekipleri de üste konuşlandırıldı, ancak böyle bir durum yaşanmadı.

Bir F-15 Amerikan uçağının İsfahan yakınlarında düşürülmesi üzerine İsrail yardım teklifinde bulundu, ancak kaynaklardan birinin aktardığına göre iki pilotu kurtarma operasyonunu ABD ordusu bizzat gerçekleştirdi.

İsrail’in söz konusu üssü mart ayı başlarında neredeyse ifşa oluyodu. Resmi Irak medyası, bir çobanın bölgede helikopter uçuşları da dahil olmak üzere alışılmadık askeri hareketlilik fark ettiğini bildirdi. Bunun üzerine Irak ordusu araştırma yapmak amacıyla bölgeye asker gönderdi. WSJ’ye konuşan bir kaynağa göre ise İsrail, söz konusu kuvvetleri hava saldırısıyla geri püskürttü.

fvfde
İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail’in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen yeni pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir İsrail F-35 savaş uçağı (Reuters)

İsrail ordusu konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Irak hükümeti saldırıyı o dönemde kınadı. Saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı Komutan Yardımcısı Korgeneral Kays el-Muhammedavi, geçtiğimiz mart ayı başlarındaki saldırıya ilişkin Irak basınına yaptığı açıklamada, “Bu pervasız operasyon herhangi bir koordinasyon veya onay alınmadan gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.

Irak’ın daha sonra Birleşmiş Milletlere (BM) sunduğu şikayete göre saldırıda yabancı güçler ve hava bombardımanının rol oynadığı öne sürülerek operasyon ABD’ye atfedildi. Ancak konuya ilişkin bilgi sahibi olan bir kaynak, ABD'nin saldırıyla herhangi bir bağlantısı olmadığını kesinlikle reddetti.

Çatışma, Irak ve Arap medyasında geniş yankı uyandırdı ve savaşanların kimliğine dair çeşitli spekülasyonlara yol açtı.

Çobanın ilk ihbarının ardından Iraklı askerler şafak vakti araçlarla saldırı bölgesine hareket etti. Muhammedavi'nin aktardığına göre gruba yoğun ateş açıldı. Çatışma sonucunda bir asker hayatını kaybederken ikisi yaralandı.

Iraklı yetkililer, ülkenin DEAŞ’a karşı yürüttüğü savaşta kritik bir rol üstlenen Terörle Mücadele Birimi'nden iki birliği daha takviye olarak bölgeye sevk etti. Bölgede yürütülen tarama operasyonu sırasında yetkililer, söz konusu alanda askeri güçlerin varlığına işaret eden kanıtlara ulaştı.

Muhammedavi, yaptığı açıklamada, “Saldırıdan önce bölgede hava desteğiyle faaliyet gösteren ve birliklerimizin kapasitesinin ötesinde operasyon yürüten bir kuvvetin bulunduğu anlaşılıyor” dedi.

Irak hükümeti sözcüsü ise olaya ya da İsrail üssünden haberdar olup olmadıklarına dair ek yorum yapmaktan kaçındı.

ABD, kendi üslerini ve diğer varlıklarını korumak amacıyla Irak'ta çeşitli saldırılar düzenledi.

Üsse ilişkin ayrıntılar ve İsrail'in bu üssü kurup korumak için göze aldığı riskler, ülkenin yaklaşık bin 600 kilometre uzaklıktaki bir düşmana karşı nasıl kapsamlı bir hava harekâtı yürütebildiğini daha net bir biçimde ortaya koydu.

Irak'taki üs, İsrail'in muharebe sahasına daha yakın konumlanmasına imkân tanıdı.

Kaynaklar, İsrail'in acil kurtarma operasyonlarına daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla bölgeye arama-kurtarma ekipleri konuşlandırdığını aktardı. Aynı kaynaklara göre üsse ayrıca düşman topraklarında komando operasyonları yürütmek üzere eğitilmiş İsrail Hava Kuvvetleri'ne bağlı özel kuvvetler de konuşlandırıldı.

İsrail Hava Kuvvetleri, beş hafta süren harekât boyunca İran'daki hedeflere binlerce hava saldırısı düzenledi.

Güvenlik uzmanları, ABD ordusunun askeri operasyonlar öncesinde çoğunlukla geçici ileri harekât üsleri kurduğunu belirtiyor.

Geçtiğimiz nisan ayı başlarında düşen Amerikan savaş uçağının pilotlarını kurtarmak amacıyla İran toprakları içinde de geçici bir ileri harekât üssü kuruldu.

ABD, operasyon sırasında bölgede kalan uçak ve helikopterleri kullanılamaz hale getirdi.

Stratejik danışmanlık firması Horizon Engage'in araştırma direktörü Michael Knights, yaptığı değerlendirmede, "Askerlerin operasyonlar öncesinde bölgeyi keşfetmesi ve bu tür üsler kurması son derece doğal bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Knights, Irak'ın batı çölünün geniş ve seyrek nüfuslu yapısının bu bölgeyi geçici ileri üsler için ideal bir konum haline getirdiğini vurguladı. Amerikan özel kuvvetleri, 1991 ve 2003 yıllarında Saddam Hüseyin'e karşı yürütülen operasyonlarda da bu bölgeyi kullanmıştı.

Irak çölündeki yerel halkın yıllar içinde DEAŞ’tan özel harekât timlerine uzanan çeşitli silahlı grupların alışılmadık faaliyetlerine tanıklık ettiğini ve zamanla bu tür olaylardan uzak durmayı öğrendiğini belirten Knights, yerel halkın, mevcut dönemde de bölgede sıra dışı helikopter hareketleri gözlemlediklerini kendisine aktardığını da sözlerine ekledi.

İsrailli yetkililer de savaş süresince yürütülen gizli operasyonlara dolaylı biçimde değindi. Öyle ki İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar, geçtiğimiz mart ayı başlarında, askerlerine bir mesaj gönderdi. Bu ayın başlarında görevi sona eren Bar, mesajında "Bu günlerde Hava Kuvvetleri'nin özel birliklerindeki savaşçılar, hayal gücünü zorlayan özel görevler icra ediyor” ifadelerine yer verdi.