Trump, Şi'ye ABD ile Çin arasında “parlak bir gelecek” vaat etti

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Büyük Halk Salonu'nda (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Büyük Halk Salonu'nda (AP)
TT

Trump, Şi'ye ABD ile Çin arasında “parlak bir gelecek” vaat etti

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Büyük Halk Salonu'nda (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Büyük Halk Salonu'nda (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bugün ABD Başkanı Donald Trump'ı Pekin'de ağırlıyor. İki lider, ticaretten İran ve Tayvan meselesine uzanan çok sayıda tartışmalı konuyu ve bunların küresel yansımalarını ele almak üzere bir zirve gerçekleştirecek.

sdcdsvc
Büyük Halk Salonu'na gelen Trump, Şi ile tokalaşırken (Reuters)

Şi, Trump'ı saat 10'u birkaç dakika geçe (GMT 02.00) Büyük Halk Salonu'nda karşıladı. Şi burada, aralarında Savunma Bakanı Pete Hegseth ve mesleki yaşamı boyunca Pekin'e yönelik sert muhalefetiyle tanınan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da bulunduğu çok sayıda ABD’li yetkilinin elini sıktı.

dvfdev
Trump ve Şi, Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda düzenlenen karşılama töreninde şeref kıtasını selamlıyor (Reuters)

Trump ile Şi, Çin askeri bandosunun her iki ülkenin ulusal marşlarını çalması ve top atışları eşliğinde ortada yan yana durdu. Akşam ise Çin Devlet Başkanı aynı salonda resmi bir akşam yemeği verecek. Trump ise Çin imparatorlarının bol hasat için dua ettiği, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi Gök Tapınağı'nı ziyaret edecek.

Şi’ye iki süper gücün parlak bir geleceğe sahip olacağını söyleyen Trump, “Sizinle birlikte olmak benim için büyük bir onur. Dostunuz olmak benim için büyük bir şeref. Çin ile ABD arasındaki ilişkiler her zamankinden daha iyi olacak” ifadelerini kullandı. Trump, iki ülkenin parlak bir geleceğe kavuşacağının da altını çizdi.

Şi ise Trump'a Çin ile ABD’nin rakip değil ortak olması gerektiğini söyledi ve dünyanın bir kader kavşağında durduğu bu dönemde Trump'ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

dsvdf

Çin devlet yayın kuruluşu CCTV'ye göre Şi, Pekin'in ilhakını talep ettiği özerk yönetimdeki Tayvan meselesinin yanlış bir şekilde ele alınması halinde iki ülke arasında gerginlik yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Şi, "Tayvan meselesi Çin-Amerikan ilişkilerindeki en kritik sorundur" ifadelerini kullanırken “Yanlış yönetilirse iki ülke çarpışabilir, hatta açık bir çatışmaya girebilir, bu da Çin-Amerikan ilişkilerinin tamamını son derece tehlikeli bir zemine çeker” diye ekledi.

ABD Başkanı Trump, iki gün sürecek bu ziyaret için çarşamba gecesi Nvidia CEO'su Jensen Huang ve Elon Musk dahil etkili iş insanlarından oluşan bir heyetle ve başkanlık uçağıyla Çin'e ulaştı. Bu durum, Trump'ın ziyarette ticaret ve iş dünyasına odaklanacağının açık bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Pekin'e yapılan bu ziyaret, Trump'ın eşi Melania'nın da eşlik ettiği 2017 ziyaretinin ardından bir Amerikan başkanının Çin'e ilk seyahati olma özelliği taşırken bu kez Melania kafilede yer almıyor.



Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde İsrail kuvvetleriyle çatıştığını açıkladı

İsrail tarafından düzenlenen ve Lübnan'ın güneyindeki Cercua beldesini hedef alan hava saldırısının yapıldığı bölgeden yükselen duman (AFP)
İsrail tarafından düzenlenen ve Lübnan'ın güneyindeki Cercua beldesini hedef alan hava saldırısının yapıldığı bölgeden yükselen duman (AFP)
TT

Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde İsrail kuvvetleriyle çatıştığını açıkladı

İsrail tarafından düzenlenen ve Lübnan'ın güneyindeki Cercua beldesini hedef alan hava saldırısının yapıldığı bölgeden yükselen duman (AFP)
İsrail tarafından düzenlenen ve Lübnan'ın güneyindeki Cercua beldesini hedef alan hava saldırısının yapıldığı bölgeden yükselen duman (AFP)

Alman haber ajansı DPA, Hizbullah tarafından dün yapılan açıklamada, Hizbullah üyelerinin Lübnan'ın güneyindeki Reşaf beldesinde bulunan kültür merkezi bölgesinden Hadese beldesi istikametinde ilerleyen İsrail güçlerine, pusu kurduğunu ve bir Namer zırhlı aracını patlayıcıyla imha ettiğini, ardından İsrail kuvvetleriyle çatışmayı sürdürdüğünün bildirildiğini aktardı.

DPA’nın haberine Hizbullah açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Lübnan'ı ve halkını savunmak amacıyla, 10 sayılı bildiriyi takiben, düşman İsrail ordusuna ait iki Namer zırhlı aracı ve bir D9 buldozerinden oluşan zırhlı bir birliğin Reşaf beldesindeki kültür merkezi bölgesinden Hadese beldesi yönünde ilerlediği tespit edildi. Mücahitler, iki beldeyi birbirine bağlayan yol üzerindeki taş fabrikası noktasında pusu kurarak Namer aracını patlayıcıyla imha etti ve düşman birliğinin geri kalanıyla otomatik silahlarla çatışmayı sürdürdü.”

Açıklama şöyle devam etti:

“Çatışma sırasında, tahrip edilen aracın geri çekilmesini sağlamak ve uzaktan kumandalı bir araç bombasının Hadese beldesinin merkezine doğru ilerleyişini ört-bas etmek amacıyla düşmana ait savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) devreye girdi. Araç saat 10.14'te Beydar bölgesine ulaştığında mücahitler buna tanksavar füzeleriyle müdahale etti. Araç rotasından saptı ve devre dışı kaldı. Bunun üzerine düşman, kasaba meydanına ulaşmadan önce aracı yol kenarında bizzat patlattı.”

Hizbullah, daha önce yaptığı açıklamalarda da üyelerinin Güney Lübnan'da çeşitli noktalarda İsrail hedeflerini vurduğunu duyurmuştu. Açıklamalara göre Vadi el-Uyun bölgesi ile Sarbin beldesi arasında İsrail askerleri, Vadi el-Uyun'da bir Namer zırhlı aracı, güneydeki Deyr Siryan beldesinde bir D9 buldozeri ve Reşaf beldesinde bir İsrail askeri aracı hedef alındı. Bunların yanı sıra Bint Cubeyl şehri ile Güney Lübnan'daki Kavzah beldesinde İsrail askerleri ve askeri araçları ile İsrail'in güneyde kurduğu yeni Ballat mevzisi de ateşkes ihlallerine karşılık olmak üzere saldırıya uğradı.

Hizbullah, daha önce yayımladığı açıklamalarda ayrıca üyelerinin Güney Lübnan'daki Bint Cübeyl şehrinde İsrail’e ait bir askeri personel taşıyıcısını ve Güney Lübnan'daki Aynat beldesinde bir Merkava tankını hedef aldığını, bunun yanında İsrail'in ateşkese yönelik ihlallerine karşılık olarak Reşaf'tan Hadese'nin çevresine ilerlemeye çalışan bir İsrail birimiyle çatıştığını açıklamıştı.

İsrail ordusu ile Lübnan Hizbullah'ı arasındaki karşılıklı saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz nisan ayı ortalarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yürütülen görüşmelerin ardından ilan ettiği ve aynı ayın 23'ünde uzatılan ateşkese karşın devam ediyor.


ABD'li bir yargıç, Francesca Albanese'ye uygulanan yaptırımları askıya aldı

BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)
BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)
TT

ABD'li bir yargıç, Francesca Albanese'ye uygulanan yaptırımları askıya aldı

BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)
BM Filistin topraklarındaki insan hakları durumu Özel Raportörü Francesca Albanese (AFP)

Federal bir yargıç, Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese'ye yönelik ABD yaptırımlarının yürütmesini geçici olarak durdurdu. Hâkim, Donald Trump yönetiminin, İsrail’in Gazze’deki savaşını eleştiren Albanese’ye bu kısıtlamaları getirerek muhtemelen "ifade özgürlüğü" hakkını ihlal ettiği sonucuna vardı.

Söz konusu yaptırımlar, Albanese'nin ABD'ye girişini engellemenin yanı sıra, ülkede herhangi bir bankacılık işlemi yapmasını da yasaklıyordu. İtalyan bir hukukçu olan Albanese, daha önce Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM), bazı İsrail ve ABD vatandaşlarının savaş suçu nedeniyle yargılanması yönünde tavsiyede bulunmuştu.

Albanese'nin eşi ve aynı zamanda bir ABD vatandaşı olan kızı, şubat ayında Trump yönetimine dava açtı. Davacı taraf, yaptırımların Albanese'yi "fiilen bankacılık sisteminden kopardığını ve günlük ihtiyaçlarını karşılamasını neredeyse imkânsız hale getirdiğini" savundu.

Washington’daki Federal Yargıç Richard Leon, Albanese’nin ABD dışında ikamet etmesinin, Amerikan Anayasası’nın Birinci Maddesi (İfade Özgürlüğü) kapsamındaki korumayı azaltmadığına hükmetti. Yargıç, Trump yönetiminin "ifade edilen fikir veya mesaj" nedeniyle ifade özgürlüğünü kısıtlamaya çalıştığını belirtti.

Francesca Albanese ise kendisine yönelik yaptırımları, ABD'nin uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflatmayı amaçlayan daha geniş stratejisinin parçası olarak nitelendirdi.


ABD ambargosu nedeniyle Küba'da dizel ve fuel oil kıtlığı yaşanıyor

Havana genelinde son zamanlarda elektrik kesintileri önemli ölçüde arttı ve birçok mahalle günde 20 ila 22 saat elektriksiz kalıyor (AFP)
Havana genelinde son zamanlarda elektrik kesintileri önemli ölçüde arttı ve birçok mahalle günde 20 ila 22 saat elektriksiz kalıyor (AFP)
TT

ABD ambargosu nedeniyle Küba'da dizel ve fuel oil kıtlığı yaşanıyor

Havana genelinde son zamanlarda elektrik kesintileri önemli ölçüde arttı ve birçok mahalle günde 20 ila 22 saat elektriksiz kalıyor (AFP)
Havana genelinde son zamanlarda elektrik kesintileri önemli ölçüde arttı ve birçok mahalle günde 20 ila 22 saat elektriksiz kalıyor (AFP)

Küba Enerji ve Maden Bakanı Vicente de la O, dün yaptığı açıklamada, ülkedeki dizel ve akaryakıt stoklarının tamamen bittiğini duyurdu. Başkent Havana, ABD ablukasının yakıt tedarikini kesmesiyle son yılların en ağır elektrik kesintileriyle karşı karşıya kaldı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre görgü tanıkları, yoğun polis varlığına rağmen başkentin birçok mahallesinde halkın sokaklara döküldüğünü ve yüzlerce kişinin tencere-tava çalarak kesintileri protesto ettiğini bildirdi.

Devlet medyasında konuşan Enerji Bakanı De la O, "Hiç yakıtımız yok, hiç dizelimiz yok; ulusal elektrik şebekesi 'kritik' durumda ve hiç rezervimiz kalmadı" ifadelerini kullandı. Bakan, Havana genelinde elektrik kesintilerinin bu hafta ve geçen hafta ciddi oranda arttığını, birçok mahallenin günde 20 ila 22 saat elektriksiz kaldığını belirtti. Bu durumun; gıda, yakıt ve ilaç kıtlığıyla boğuşan şehirde gerilimi had safhaya çıkardığı ifade edildi.

Bakan, ulusal şebekenin şu anda tamamen yerel ham petrol, doğal gaz ve yenilenebilir enerjiyle çalıştığını açıkladı. Son iki yılda bin 300 megavatlık güneş enerjisi paneli kurulduğunu, ancak yakıt eksikliği nedeniyle şebekede yaşanan istikrarsızlığın bu enerjinin büyük kısmının verimli kullanılamadan israf olmasına yol açtığını ifade etti.

Savaş ve Trump kararnamesi tedariki engelliyor

De la O, ABD-İsrail’in İran ile yaşadığı savaşın küresel petrol ve nakliye fiyatlarını yükseltmesinin tedarik çabalarını zorlaştırdığını belirterek, "Küba, bize yakıt satmak isteyen herkese kapılarını açmış durumda" dedi.

Ancak daha önce Küba’nın en büyük tedarikçileri olan Meksika ve Venezuela, Ocak 2026'da Donald Trump’ın Küba’ya yakıt gönderen ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidi içeren başkanlık kararnamesinden sonra adaya sevkiyat yapmadı. Aralık ayından bu yana adaya yalnızca bir adet Rus bandıralı büyük petrol tankeri yakıt ulaştırabildi.

ABD'nin yakıt ithalatı üzerindeki ablukası dördüncü ayına girerken, 10 milyon nüfuslu adada kamu hizmetleri durma noktasına geldi. Birleşmiş Milletler geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin uyguladığı ablukayı "yasa dışı" olarak nitelendirdi ve bu durumun Küba halkının kalkınma, gıda, eğitim, sağlık ve su gibi temel haklarını ihlal ettiğini vurguladı.