Washington, Irak Hizbullah lideri Muhammed Bakır el-Saadi'yi gözaltına aldı

"Terörist" saldırıları planlamakla suçlanıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan, Bakır el-Saadi'nin gözaltına alınmasına dair görsel (ABD Adalet Bakanlığı)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan, Bakır el-Saadi'nin gözaltına alınmasına dair görsel (ABD Adalet Bakanlığı)
TT

Washington, Irak Hizbullah lideri Muhammed Bakır el-Saadi'yi gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan, Bakır el-Saadi'nin gözaltına alınmasına dair görsel (ABD Adalet Bakanlığı)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan, Bakır el-Saadi'nin gözaltına alınmasına dair görsel (ABD Adalet Bakanlığı)

ABD makamları dün yaptıkları açıklamada, İran yanlısı Irak Ketaib Hizbullah (Hizbullah Tugayları) örgütünün üst düzey bir yöneticisinin; ABD, Kanada ve Avrupa'da Yahudi yerleşkelerine yönelik eylemler de dahil olmak üzere terör saldırıları planlama suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurdu.

Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi, Kasım Süleymani ile birlikte(Arşiv)Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi, Kasım Süleymani ile birlikte(Arşiv)

Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, Irak Ketaib Hizbullah yetkilisi olarak tanıtılan Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi'nin, "küresel ölçekte kitlesel terör eylemlerinden sorumlu, yüksek öncelikli bir hedef" olduğunu belirtti.

Washington tarafından "terör örgütü" olarak ilan edilen Ketaib Hizbullah, Irak ve Ortadoğu'da ABD askerlerinin konuşlandığı üslere yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarının sorumluluğunu düzenli olarak üstleniyor.

ABD Adalet Bakanlığı, es-Saadi’nin ABD’ye nakledildiğini bildirdi, ancak ne zaman ve nerede gözaltına alındığına dair ayrıntı paylaşmadı. Dün New York'ta federal hakim karşısına çıkarılan es-Saadi, terör faaliyetleriyle bağlantılı altı suçlamadan resmen itham edilerek tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.

20 terör saldırısı planı

ABD yetkililerine göre, 32 yaşındaki Irak vatandaşı Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi ve suç ortakları, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a düzenlediği askeri saldırıya misilleme olarak "Avrupa'da en az 18, Kanada'da ise 2 terör saldırısı planladı, koordine etti ve sorumluluğunu üstlendi."

Adalet Bakanlığı, nisan ayı sonlarında Londra'da iki Yahudi erkeği hedef alan ve faili yakalanarak yargılanmayı bekleyen bıçaklı saldırıya atıfta bulundu. Bakanlık ayrıca Amsterdam, Münih ve diğer yerlerdeki sinagogları, İsrail işletmelerini ve Yahudi okullarını hedef alan kundaklama ve kundaklama girişimlerini de belirtti.

Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi'nin gözaltına alınma anından. (ABD Adalet Bakanlığı Hesapları)Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi'nin gözaltına alınma anından. (ABD Adalet Bakanlığı Hesapları)

Es-Saadi'nin olaylardaki kesin rolü henüz netlik kazanmazken, mahkeme belgelerinde çeşitli saldırıların ardından sosyal medyada paylaşılan propaganda videolarına işaret ediliyor. Es-Saadi'nin bir telefon görüşmesinde, bir FBI muhbirine kendisinin veya ortaklarının Avrupa ve Kanada'daki saldırılara karıştığını söylediği belirtiliyor.

ABD'deki hedefler ve Kasım Süleymani bağlantısı

Şüpheli, ABD'deki planlarına ilişkin olarak ise gizli bir ajana New York'taki büyük bir sinagogun yanı sıra Los Angeles ve Scottsdale'deki (Arizona) iki Yahudi kurumunun yerini gösteren fotoğraf ve haritaları sağlamak ve bu noktalara terör saldırıları düzenlenmesi talimatı vermekle suçlanıyor.

Ayrıca, gizli ajanla yaptığı telefon görüşmesinde New York'taki sinagog saldırısının nasıl gerçekleştirileceğini görüşürken, el yapımı patlayıcı (EYP) kullanımından bahsettiği, ancak söz konusu saldırının gerçekleşmediği ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın Adalet Bakanlığı açıklamasından aktardığına göre, Muhammed Bakır Saad Davud es-Saadi geçmişte, Ocak 2020'de Bağdat Havalimanı yakınlarında düzenlenen bir ABD hava saldırısında öldürülen Tümgeneral Kasım Süleymani ile "yakın bir şekilde" çalışmıştı.



Trump'tan California'daki cami saldırısına ilişkin açıklama: Korkunç bir durum

İslam Merkezi'ndeki silahlı saldırının yaşandığı yerin yakınındakiler birbirlerini teselli etti (Reuters)
İslam Merkezi'ndeki silahlı saldırının yaşandığı yerin yakınındakiler birbirlerini teselli etti (Reuters)
TT

Trump'tan California'daki cami saldırısına ilişkin açıklama: Korkunç bir durum

İslam Merkezi'ndeki silahlı saldırının yaşandığı yerin yakınındakiler birbirlerini teselli etti (Reuters)
İslam Merkezi'ndeki silahlı saldırının yaşandığı yerin yakınındakiler birbirlerini teselli etti (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün California eyaletindeki bir camide meydana gelen ve ölümle sonuçlanan silahlı saldırının ardından yaşananları «korkunç bir durum» olarak nitelendirerek üzüntüsünü dile getirdi.

Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında kendisine yöneltilen bir soru üzerine Trump, "Korkunç bir durum. İlk bilgileri aldım" ifadelerini kullandı ve durumu yakından takip edeceğini belirtti.

ABD'li yetkililer, dün 17 ve 19 yaşlarında iki gencin San Diego şehrindeki bir İslam merkezine ateş açtığını, olayda 3 erkeğin hayatını kaybettiğini ve saldırganların daha sonra intihar ettiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre polis, olaya ilişkin «nefret suçu» kapsamında soruşturma başlattı.

Söz konusu İslam merkezi, resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre San Diego bölgesindeki en büyük camiye ev sahipliği yapıyor.

San Diego Emniyet Müdürü Scott Wahl, hayatını kaybedenler arasında camide görevli bir güvenlik görevlisinin de bulunduğunu açıkladı.

Tehdit etkisiz hale getirildi

San Diego polisi, dün erken saatlerde eyaletin güneyindeki şehre ait bir cami kompleksine silahlı bir saldırganın girmesi üzerine "tehdidi etkisiz hale getirdiklerini" duyurmuştu.

Emniyet müdürlüğünün X platformundan yaptığı paylaşımda, bölgeye güvenlik güçlerinin sevk edildiğinin bildirilmesinin ardından, "İslam Merkezi'ndeki tehdit etkisiz hale getirilmiştir" denildi. Yerel basına yansıyan görüntülerde, onlarca polis aracının sevk edildiği ve ağır silahlı güvenlik güçlerinin bölgeyi kordon altına aldığı görüldü.

Cami İmamından açıklama: Bir İbadethanenin hedef alınması rezilliktir

İslam Merkezi Direktörü İmam Taha Hassan yayınladığı mesajda, binadaki tüm çocukların, personelin ve öğretmenlerin tahliye edildiğini belirterek "herkesin güvende olduğunu" teyit etti.

Hassan, "Daha önce böyle bir trajedi yaşamadık. Şu an için söyleyebileceğim tek şey, burada topluluğumuzdaki tüm ailelerle dayanışma içinde olduğumuz ve onlar için dua ettiğimizdir. Bir ibadethanenin hedef alınması son derece rezilce bir durumdur" ifadelerini kullandı.


AB'nin çelik hamlesi Ukrayna'yı vuracak

Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)
Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)
TT

AB'nin çelik hamlesi Ukrayna'yı vuracak

Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)
Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)

Ukraynalı sanayiciler ve yetkililer, Avrupa Birliği'nin (AB) yeni planına tepki gösterdi.

Brüksel, 1 Temmuz itibarıyla gümrüksüz çelik ithalatı kotasını yüzde 47 azaltacağını ve bu sınırı aşan alımlara ek yüzde 50 gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı.

Avrupa'daki çelik üreticilerini küresel arz fazlasına karşı korumak için hazırlanan planın onbinlerce kişinin iş kaybına çare olması bekleniyor. 

Diğer yandan bu hamle, Rusya'ya karşı Şubat 2022'den beri sürdürdüğü savunmayı finanse etmekte zorlanan Ukrayna'yı olumsuz etkileyecek.

Ukraynalı çelik ve madencilik şirketi Metinvest'in CEO Ofisi Başkanı Oleksandr Vodoviz, Financial Times'a (FT) "Ukrayna şirketlerinin Avrupa pazarına satış yapma imkanını tamamen ortadan kaldıracaklar" dedi.

Vodoviz, ülkesinin AB'ye yaptığı çelik ihracatının yarısından fazlasını karşılayan şirketinin, başka müşteri bulmakta zorlanacağını da vurguladı: 

Farklı piyasalara baksak da oralarda Ruslar ve Türkler var. Onların elektriği bizimkinin 10'da birine mal oluyor ve onlar her gün bombardımana maruz kalmıyor. Çekirdek pazarlarında onlarla yarışmamız ihtimal dahilinde değil. Bizim çekirdek piyasamız hep Avrupa'ydı.

Kotanın düşürülmesi, Dünya Ticaret Örgütü kuralları gereğince AB'nin tüm ticaret ortaklarını etkileyecek. 

FT'nin haberine göre azalan kotayı bu ortaklar arasında paylaştıracak olan Avrupa Komisyonu, Ukrayna'nın yanı sıra 20 ülkeyle daha müzakere halinde. 

Geçen ay Cenevre'de yapılan görüşmelerde AB, 713 bin tonluk çelik ihracatını gümrük vergisiz yapabileceğini Ukrayna'ya bildirdi. 

Ancak Ukrayna'nın AB'ye 2025'te 2,65 milyon ton çelik satıldığı düşünüldüğünde Kiev'in ekonomik kaybı dikkat çekiyor. 

Ukraynalı yetkililer, en büyük müşterilerinin çelik ithalatında yüzde 70'lik kesintiye gitmesinin kendileri için 1 milyar euro kayıp anlamına geldiğini vurguluyor. 

AB yetkilileri, Ukrayna'nın "zor durumunu hesaba katacaklarını" söylese de Kiev'e ayrılan kotanın ciddi oranda düşmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Independent Türkçe, Financial Times, RT


Christopher Nolan, The Odyssey'in perde arkasını anlattı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
TT

Christopher Nolan, The Odyssey'in perde arkasını anlattı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)

Christopher Nolan, Homeros'un ölümsüz destanı The Odyssey'i beyazperdeye uyarlarken hiçbir masraftan kaçınmadı. 

CBS News'ta yayımlanan 60 Minutes programında Scott Pelley'nin sorularını yanıtlayan vizyoner yönetmen, sinemasının temel taşlarını ve bu dev prodüksiyonun perde arkasını anlattı.

"İzleyiciyi o Truva atının içine sokmak istedim"

Nolan, filmlerinde izleyiciyi hikayenin tam merkezine konumlandırmayı hedeflediğini belirterek sinema felsefesini şu sözlerle özetledi:

Hikayeye her zaman filmin içinden bakan bir perspektifle yaklaşmaya çalışırım. Karakterlere 30 bin fit yükseklikten bakmıyorum; onlarla aynı yarışın, aynı labirentin içinde kalmaya çalışıyorum. Çünkü izleyiciye o mekanın kokusunu, dokusunu, nasıl hissettirdiğini bizzat deneyimletmek istiyorum. Bir hikayenin mümkün olan en sürükleyici ve en uç versiyonunu ortaya çıkarmaya çalışıyorum.

Her projeye sanki son filmiymiş gibi yaklaştığını ifade eden usta yönetmen, "Belirli bir hikayede izleyiciye en zengin görselliği, en eksiksiz olay örgüsünü sunabilmek için ekrana olabildiğince zengin bir dünya taşıma sorumluluğu hissediyorum" dedi.

Tarihçilerin milattan önce 725 ila 675'te yazıldığına inandığı bu destansı şiiri sinemaya bizzat uyarlayan Nolan, yazım ve yönetim sürecindeki yaklaşımını şu sözlerle aktardı:

Yazarken, filmi bir izleyici gibi, hikayeyi dışarıdan deneyimleyen biri olarak hayal ediyorum. Yönetmen koltuğuna oturduğumda ise izleyiciyi tam olarak o atmosferin içine çekmeye çalışıyorum. The Odyssey özelinde konuşursak; seyirciyi o Truva atının içine sokmaya, onları Odysseus'un gemisinin güvertesine taşımaya çalışıyorum.

Sınırları zorlayan prodüksiyon

Nolan, bu yapımın kariyerindeki en zorlu işlerden biri olduğunu da gizlemedi: 

"Ne kadar zorsa o kadar iyi, hele ki konu The Odyssey ise... Bu filmde sınırları gerçekten çok zorladık ve belki de bazı limitlerimizi keşfettik."

Ünlü yönetmen, bu devasa yapım için yaklaşık 610 bin metre IMAX filmi kullandığını açıkladı. Filmin yıldızlarından Matt Damon da programda Nolan'ın bu benzersiz tutkusuna dikkat çekerek şunları söyledi:

Onu diğer yönetmenlerden ayıran şey, anlatmak istediği hikayelerin ve bu hikayeleri anlatış biçiminin inanılmaz derecede iddialı olması. Bu proje özelinde, sinema tarihinde daha önce hiç yapılmamış bir şeyi gerçekleştirmek istedi ve filmin tamamını IMAX kameralarıyla çekti.

Merakla beklenen The Odyssey, 17 Temmuz'da sinemalarda izleyiciyle buluşacak.

Independent Türkçe, CBS News, Hollywood Reporter