Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığında yürütülen ABD–İran müzakerelerinin, Katar’ın başkenti Doha’ya taşınmasıyla birlikte savaşın sona erdirilmesine yönelik süreç temkinli bir şekilde ilerliyor. Görüşmelerde, Hürmüz Boğazı, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları ve dondurulmuş İran fonları gibi kritik başlıkların ele alındığı bildirildi.
İran heyetine, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti eşlik ederken, bu durum masada hem siyasi hem nükleer hem de finansal dosyaların birlikte bulunduğunu gösteriyor.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre sürecin, Pakistan arabuluculuğuyla başlayan diplomatik hattın devamı olduğu ve Katar’ın son günlerde Tahran’a yaptığı ziyaretlerle müzakerelerde daha belirgin bir rol üstlendiği ifade ediliyor.
Washington cephesinde ise ABD Başkanı Donald Trump, İran’la ya “büyük ve anlamlı bir anlaşma” yapılacağını ya da hiçbir anlaşma olmayacağını söyledi. Trump ayrıca olası bir anlaşmayı bölgesel “İbrahim Anlaşmaları”nın genişlemesiyle ilişkilendirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan’da yaptığı açıklamada diplomasinin bir şans daha bulacağını, ancak iyi bir anlaşma sağlanamazsa Washington’ın “farklı yollar” izleyeceğini ifade etti.
İran tarafı ise beklentileri daha temkinli seviyede tutuyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bazı başlıklarda uzlaşıya varılmasının hemen bir imza anlamına gelmediğini belirtti.
Muhammed Bakır Zülfikar ise geri adımın gündemde olmadığını vurgularken, İranlı bazı milletvekilleri Hürmüz Boğazı’nın yönetimi konusunda herhangi bir tavize karşı olduklarını açıkça dile getirdi.