ABD Güney İran’ı vurdu... Doha kritik müzakerelere ev sahipliği yapıyor

ABD Güney İran’ı vurdu... Doha kritik müzakerelere ev sahipliği yapıyor
TT

ABD Güney İran’ı vurdu... Doha kritik müzakerelere ev sahipliği yapıyor

ABD Güney İran’ı vurdu... Doha kritik müzakerelere ev sahipliği yapıyor

Gözler bugün (Salı), ABD’nin İran içinde gerçekleştirdiği son saldırıların yankılarına çevrildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın güneyinde mayın döşemeye çalışan botlar ile füze fırlatma noktalarını hedef alan “savunma amaçlı” operasyonlar düzenlendiğini duyurdu. Bu yeni tırmanış, nisan ayında yürürlüğe giren kırılgan ateşkesin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, bölgenin yeniden daha geniş çaplı bir askeri çatışma ihtimaliyle karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.

ABD saldırıları, üç aydır süren savaşı kontrol altına alma yönündeki diplomatik çabaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. ABD ile İran arasındaki müzakere süreci Doha’ya taşınırken, Hürmüz Boğazı, İran’ın nükleer programı ve dondurulmuş İran varlıklarını kapsayan olası bir anlaşmayı görüşmek üzere üst düzey bir İran heyeti Katar’ın başkentine ulaştı.

Washington’da ise ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin ya “harika bir anlaşma” ya da “hiç anlaşma olmaması” sonucunu doğuracağını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Washington’ın diplomasiye fırsat tanıyacağını, ancak gerektiğinde Tahran’la “başka yöntemlerle” de ilgilenmeye hazır olduklarını ifade etti.

Buna paralel olarak Lübnan cephesinde gerilim yeniden yükseldi. İsrail, Hezbollah tarafından düzenlenen İHA saldırılarına karşılık olarak Beyrut’u yeniden bombalama ve askeri operasyonları Zahrani Nehri’ne kadar genişletme tehdidinde bulundu.



Somalilandlı subaylar İsrail'de eğitiliyor... Gerilimleri tırmandıran güvenlik iş birliği

Somaliland ordusu personeli (Ayrılıkçı bölge Somaliland ordusunun resmi Facebook sayfası)
Somaliland ordusu personeli (Ayrılıkçı bölge Somaliland ordusunun resmi Facebook sayfası)
TT

Somalilandlı subaylar İsrail'de eğitiliyor... Gerilimleri tırmandıran güvenlik iş birliği

Somaliland ordusu personeli (Ayrılıkçı bölge Somaliland ordusunun resmi Facebook sayfası)
Somaliland ordusu personeli (Ayrılıkçı bölge Somaliland ordusunun resmi Facebook sayfası)

İsrail ile Doğu Afrika'daki müttefiki ayrılıkçı Somaliland arasındaki ilişkiler, İngiliz Telegraph gazetesinin aktardığına göre güvenlik eğitimleri ve askeri görüşmelerle somutlaşan yeni bir iş birliği aşamasına girdi.

İsrail'in geçtiğimiz aralık ayında ayrılıkçı bölgeyi bağımsız bir devlet olarak tanımasının ardından hız kazanan bu iş birliği eğiliminin gerilimlerin tırmanmasına yol açması bekleniyor. Şarku’l Avsat’a konuşan bir Afrika işleri uzmanı, bu güvenlik iş birliğinin Arap istişarelerini ve Mogadişu'nun bu yeni meydan okumalarla baş etmesine yönelik destek yollarını artıracağını da vurguladı.

İsrail, ayrılıkçı Somaliland'daki varlığını Nisan ayında büyükelçi atamasıyla ve bu ay büyükelçilik açılışlarının karşılıklı gerçekleştirileceğinin duyurulmasıyla pekiştirdi.

The Telegraph gazetesi, pazar günü yayımladığı ve güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberde, ‘Somaliland Özel Kuvvetleri'ne mensup askerlerin Tel Aviv'de ileri düzey askeri eğitim tamamladıktan sonra yakın zamanda bölgeye döndüğünü’ aktardı. Haberde Somaliland'dan yaklaşık 50 subayın İsrail'de özel eğitim alarak bu hafta ülkelerine döndüğü de belirtildi. Kaynaklar bunu ‘iki taraf arasında büyüyen güvenlik iş birliğinin’ göstergesi olarak değerlendirdi.

Pazartesi akşamına kadar ne İsrail ne de Somaliland tarafından yalanlanmayan habere göre İsrail’den bir heyet, Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Irro ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda bir araya geldi. Görüşmelerde, Yemen'deki Husiler ile bağlantılı olası füze tehditlerine karşı Somaliland'ın savunmasını güçlendirmek amacıyla İsrail'in Demir Kubbe hava savunma sistemi ele alındı. Haberde ayrıca bunun ‘stratejik sahil kenti Berbera'da daha geniş kapsamlı bir İsrail güvenlik müdahalesinin önünü açabileceğine’ dikkat çekildi.

Afrika işleri uzmanı Hasan Nur, Somali ve Arap dünyasının reddettiği bu iş birliğinin gerilimleri yalnızca Doğu Afrika'da değil, ülkelerin egemenliğine ve bölge güvenliğine ciddi ölçüde dokunduğu için Orta Doğu'da da artırdığını düşünüyor. Nur, asıl hedefin, İsrail'in Doğu Afrika'ya sızması, bölgede genişlemesi ve bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit etmesi olduğunu söyledi.

İsrail'in Somaliland'ı tanımasından bu yana Arap ve Somali resmi açıklamaları bu süreci reddeden ve tehlikelerine dikkati çeken uyarılarla birbirini izledi.

Arap Birliği (AL) birkaç gün önce, ayrılıkçı Somaliland bölgesinin işgal altındaki Kudüs'te büyükelçilik açacağını ilan etmesinin ardından ‘Doğu Afrika'da gerilim odaklarının derinleşmesi’ konusunda uyardı.

Arap ülkelerinin Mogadişu'nun egemenliğini her türlü yolla destekleyeceğini öngören Nur, bu emsalsiz gelişmeler çerçevesinde Somali ile ayrılıkçı Somaliland arasında silahlı çatışma ihtimalinin oldukça yüksek olduğuna işaret etti.


Trump, 13 ay içinde üçüncü tıbbi muayeneden geçiyor

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump, 13 ay içinde üçüncü tıbbi muayeneden geçiyor

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, bugün Washington yakınlarındaki Walter Reed Ulusal Askeri Tıp Merkezi’nde rutin bir sağlık kontrolünden geçmesinin planlandığı Beyaz Saray tarafından açıklandı. Bu, son 13 ay içinde geçireceği üçüncü sağlık muayenesi olacak.

Beyaz Saray, ayın başlarında yaptığı açıklamada Trump’ın “rutin ve önleyici sağlık sistemi kapsamında düzenli tıbbi ve diş muayenelerinden” geçeceğini belirtmişti.

Başkan’ın doktoru Sean Barbabella, ekim ayında, Trump’ın kalp ve damar sisteminin 65 yaşındaki bir kişiye ait seviyede olduğunu ifade etmişti. Bu değerlendirme, Trump’ın kendi ifadesiyle “yarı yıllık sağlık kontrolü” sonrasında yapılmıştı; oysa Trump 79 yaşında bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre ABD başkanları genellikle sağlık durumlarına ilişkin bilgileri kamuoyuyla paylaşır; ancak bunu yapmak yasal bir zorunluluk değildir.


Hamas kaynakları: Gazze, ABD-İran anlaşma sürecinden tamamen ayrı tutuluyor

Dün Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'nde kızının cenazesinin başında ağlayan bir baba (EPA)
Dün Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'nde kızının cenazesinin başında ağlayan bir baba (EPA)
TT

Hamas kaynakları: Gazze, ABD-İran anlaşma sürecinden tamamen ayrı tutuluyor

Dün Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'nde kızının cenazesinin başında ağlayan bir baba (EPA)
Dün Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'nde kızının cenazesinin başında ağlayan bir baba (EPA)

İran basınının beklenen ABD anlaşmasının maddelerinden birinin tüm savaş cephelerini kapsadığını aktardığı bir dönemde Hamas Hareketi’nden birçok kaynak, hareketin Gazze'nin müzakere maddelerine dahil edildiği konusunda bilgilendirilmediğini teyit etti.

ABD ve bölge ülkelerinin arabuluculuğuyla geçtiğimiz yıl ekim ayında Gazze Şeridi’nde sağlanan ateşkes, İsrail'in birbiri ardına gelen ihlalleriyle sarsılıyor. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın resmi istatistiklerine göre bu ihlaller 900'den fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Bunun yanı sıra sınır kapıları üzerinden halkın hareketinin engellenmesi, insani yardım girişinin aksatıldığına ilişkin şikayetler ve mal taşıyan kamyon sayısının azaltılması da gündemdeki yerini koruyor.

Gazze içinde ve dışından dört Hamas kaynağı Şarku’l Avsat'a hareket liderliğinin ‘ABD-İran anlaşmasının Gazze'deki durumu kapsayıp kapsamadığına ilişkin hiçbir teyit almadığını’ doğruladı. Kaynakların tamamı, geçtiğimiz yıl haziran ayında yaşanan savaşın ilk döneminde olduğu gibi Gazze'nin İran-ABD anlaşmalarından tamamen ayrı tutulduğunu vurguladı.

"Hiçbir zaman açık güvence alınmadı"

Gazze dışında ikamet eden iki kaynak, Hamas'ın daha önce İran'dan, Tahran ile Washington arasında aracılar üzerinden yürütülen görüşmelere ilişkin genel nitelikte güncellemeler aldığını açıkladı. Kaynaklardan biri, “Hiçbir zaman, anlaşmanın Gazze Şeridi'ni kapsama ihtimaline ilişkin açık güvence almadık” diye ekledi.

Dört kaynağa göre Hamas liderliği ile diğer Filistinli gruplar arasında ve İran tarafıyla gerçekleştirilen iletişim ve mesaj alışverişlerinde her seferinde tüm taraflarca ateşkesin tüm cephelerde kalıcı kılınmasının önemi vurgulandı. Savaşın yeniden başlamamasını desteklemek ve pekiştirmek de bu vurgunun ayrılmaz bir parçasıydı.

ds67u
İsrail’in pazar günü Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki bir evi hedef aldığı hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenazesinde ağlayan Filistinli kadın (Reuters)

Ancak Gazze içinde ikamet eden bir Hamas kaynağı Şarku’l Avsat'a şunları söyledi:

“Anlaşma tamamlanırsa Gazze en zayıf halka olacak. İsrail Lübnan'da sakinliği kalıcı kılmayı başarırsa Gazze'ye yönelik tırmanmayı daha da yoğunlaştırabilir.”

İran'ın Mehr Haber Ajansı'na göre İran'ın devam eden müzakerelerdeki şartlarından biri, tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi ve tüm bu cephelerde tam ve kalıcı saldırganlık durdurulması.

"Cepheleri ayırma ısrarı"

Ne var ki Gazze içindeki kaynak, geçtiğiniz yıl haziran ayındaki savaşın ardından İran ile ABD arasında yapılan önceki ateşkes anlaşmasında dahi Gazze'deki savaşın durdurulmasına ilişkin bir güvencenin teyit edilmediğine dikkati çekti.

Kaynak, Hizbullah'ın kendi cephelerini desteklemek amacıyla savaşa dahil olmasına karşın Lübnan dahil tüm cephelerden Gazze cephesini ayırma konusunda hem İsrail'in hem de ABD'nin ısrar ettiğine işaret etti.

eedve
Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye’nin batısında Hamas'a ait bir polis merkezini hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden bir kişinin cenaze törenine katılan Filistinliler (AFP)

Kahire'deki Filistinli gruplardan birinin üst düzey yetkilisi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ‘İran'ın, ABD ile arasındaki ateşkesin Gazze Şeridi'ni kapsadığına ilişkin kendilerine hiçbir bilgi vermediğini’ söyledi.

Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Direniş ekseninin çeşitli gruplarından liderlerin aldığı mesajlar, İran'ın ABD'yi Gazze'de ateşkesi kalıcı kılma yönünde ilerlemeye teşvik ettiğini; bunu bölgenin tamamı için bir istikrar unsuru olarak gördüğünü ortaya koyuyor. İsrail ise daha fazla kontrol sağlamak amacıyla savaşı uzatmak istiyor”

Hamas’tan dört kaynak ve bir başka gruptan olan beşinci kaynak, Gazze'deki ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik müzakerelerde ‘İsrail'in inatçı tutumu’ nedeniyle bir çıkmazın olduğunu ortaya koydu.

Öte yandan Kahire'nin Kurban Bayramı'nın ardından görüşleri yakınlaştırmaya çalışmak amacıyla yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapması bekleniyor.