Washington, Berri’nin ‘tavsiyeyi’ reddetmesi nedeniyle hayal kırıklığına uğradı

İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)
TT

Washington, Berri’nin ‘tavsiyeyi’ reddetmesi nedeniyle hayal kırıklığına uğradı

İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)

ABD himayesinde Lübnan ile İsrail arasında salı ve çarşamba günleri gerçekleştirilecek dördüncü müzakere turu öncesinde, Başkan Donald Trump yönetimi, Hizbullah’ın askeri ve güvenlik yapılanmalarının dağıtılması ve örgütün silahsızlandırılması gerekliliği konusunda daha sert bir tutum benimsedi. Bu gelişme, İsrail’in Lübnan topraklarına yönelik geniş çaplı kara harekâtı ve İran destekli örgütün ilerleyen İsrail güçlerine ve İsrail içindeki hedeflere yönelik saldırılarını sürdürmesi nedeniyle ateşkesin ciddi şekilde sarsıldığı bir dönemde yaşanıyor.

İsa’nın tavsiyesi

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, görüşmelerin ABD Dışişleri Bakanlığı’nda başlaması öncesinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam başta olmak üzere üst düzey Lübnanlı yetkililer, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa aracılığıyla Washington’daki üst düzey yetkililerden telefon aldı. Temaslarda, İsrail’in tırmandırdığı askeri operasyonlar nedeniyle bazı çevrelerin müzakerelerin faydasını sorgulamasına rağmen, İsrail ile görüşmelerin sürdürülmesi yönünde ‘tavsiyede’ bulunuldu. İsa ayrıca, İsrailli yetkililerle Lübnan topraklarındaki askeri ilerleyişin durdurulması için girişimde bulunulması karşılığında, Hizbullah’ın herhangi bir yerdeki İsrail hedeflerine yönelik tüm saldırılarını en az 48 saat süreyle durdurması için çalışılmasını talep etti.

Edinilen bilgilere göre özellikle Berri, söz konusu öneriyi ‘gerçekçi olmadığı ve Hizbullah’tan teslim olmasının istenmesi anlamına geldiği’ gerekçesiyle reddetti.

Washington’daki görüşmelere İsa ile birlikte ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin de katılması bekleniyor. Lübnan heyetinde eski Büyükelçi Simon Karam, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad, Büyükelçi Yardımcısı Visam Boutros ve Lübnan’ın Washington Askerî Ataşesi Tuğgeneral Oliver Hakmeh’nin yer alacağı belirtiliyor. İsrail tarafını ise Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Yossi Draznin, Başbakanlık Ofisi yetkilisi Uri Reznik ve Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter’in temsil etmesi bekleniyor.

thyjuk
(Soldan sağa) ABD Başkanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Michael Needham, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ve İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Washington’da düzenlenen Lübnan-İsrail görüşmelerinin ilk oturumu öncesinde (Arşiv – Reuters)

Ateşkesin çöküşüyle eş zamanlı olarak bir ABD’li yetkili, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun pazar gecesi Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaptığını açıkladı. Yetkili, görüşmelerin ‘İsrail ile Lübnan arasında devam eden diplomatik müzakereler çerçevesinde’ gerçekleştiğini belirtti. Rubio’nun önerisinin ‘açık bir yol haritası’ içerdiğini ifade eden yetkili, buna göre Hizbullah’ın İsrail’e yönelik tüm saldırılarını durdurması gerektiğini, bunun karşılığında ise İsrail’in Beyrut’taki askeri tırmanışı artırmaktan kaçınacağını söyledi. Yetkili, söz konusu adımın ‘gerilimin kademeli olarak düşürülmesine ve çatışmaların fiilen sona erdirilmesine zemin hazırlayacağını’ dile getirdi.

Berri’nin yanıtı hayal kırıklığı yarattı

Adının açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkili, Avn’ın söz konusu önerinin kabul edilmesi ve bir anlaşmaya varılması için çaba gösterdiğini, ancak Berri’nin verdiği yanıtın ‘oyalayıcı ve hayal kırıklığı yaratan’ nitelikte olduğunu söyledi. Yetkili, Berri’nin Hizbullah’ın ateşkese uyacağını ‘garanti ettiğini’ öne sürdüğünü, ancak buna karşılık İsrail’in önce ateşkesi ilan etmesini talep ettiğini belirtti. Yetkili, “Oysa Hizbullah bu çatışma turunu 2 Mart’ta başlattı; tıpkı 2023’teki önceki savaşı başlattığı gibi” ifadesini kullandı.

Hizbullah’ın ‘Tahran’ın çizgisini izlediği’ uyarısında bulunan yetkili, İran’ın ‘krizi kurtaran taraf olarak öne çıkabilmek için Lübnan’daki çatışmaların uzamasını istediğini’ savundu. Yetkili ayrıca, ABD’nin İsrail’den ‘süregelen saldırılara katlanmasını beklemediğini’ vurguladı.

Öte yandan Lübnan ve İsrail orduları, siyasi müzakerelere paralel yürütülen güvenlik diyaloğu kapsamında cuma günü ABD Savunma Bakanlığı’nda (Pentagon) daha önce benzeri görülmemiş doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi.

Söz konusu ‘güvenlik kanalının’ devreye girmesi, ABD ile İran’ın başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini de kapsayan bir ‘mutabakat zaptına’ yaklaşmakta olduğuna dair haberlerin yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Bu gelişmeler, ABD himayesinde güvenlik düzenlemelerini içeren bir çerçeve anlaşmada somut ilerleme sağlanmasını hedefleyen Lübnan-İsrail görüşmelerinin atmosferine de yansıdı.



İtalya’da aşırı sağda yeni güç: Vannacci Meloni’ye meydan okuyor

İtalyan General Roberto Fanacci (Reuters)
İtalyan General Roberto Fanacci (Reuters)
TT

İtalya’da aşırı sağda yeni güç: Vannacci Meloni’ye meydan okuyor

İtalyan General Roberto Fanacci (Reuters)
İtalyan General Roberto Fanacci (Reuters)

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin iktidarını sürdürme umutları, aşırı sağcı General Roberto Vannacci’nin yeni siyasi hareketini başlatmasıyla yeni bir sınamayla karşı karşıya kaldı. Vannacci, pazar günü kurduğu aşırı sağcı partisiyle, gelecek yıl yapılması planlanan genel seçimler öncesinde İtalya’yı daha sert ve milliyetçi bir çizgiye taşımayı hedeflediğini açıkladı.

Bir parti yetkilisi tarafından “çağımızın Julius Caesar’ı” olarak tanıtılan 57 yaşındaki eski paraşütçü general, “Ulusal Gelecek” (Futuro Nazionale) adlı partisinin kuruluş kongresinde coşkulu bir kalabalık tarafından “General, General, General” sloganlarıyla karşılandı.

Vannacci konuşmasında, “Biz dışlananları ve alt sınıfları temsil ediyoruz; bununla da gurur duyuyoruz” dedi. Dört ay önce Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini liderliğindeki Lig Partisi’nden ayrılan Vannacci, Meloni’nin muhafazakâr ittifakını geride bırakarak sağ seçmenin desteğini kazanmayı amaçlıyor.

dse8kı
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni (EPA)

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Vannacci’nin popülist hareketi kamuoyu yoklamalarında şimdiden yaklaşık yüzde 5’lik bir desteğe ulaşmış durumda. Bu oran, Lig Partisi ile rekabet edebilecek seviyeye yaklaşırken, Meloni’nin gelecek yılki seçimlerde iktidarını koruma umutlarını da zora sokabilir. Ancak bu durumun önüne geçmek için Vannacci ile olası bir seçim ittifakına gidilmesi de Meloni açısından ciddi riskler taşıyor.

Böyle bir iş birliği, Vannacci’nin Avrupa Birliği karşıtı ve Rusya’ya yakın tutumu ile Almanya’daki Alternative for Germany (AfD) gibi Avrupa’daki aşırı sağ partilerle kurduğu yakın ilişkiler nedeniyle, Meloni’nin daha ılımlı seçmenlerini uzaklaştırabilir.

Kendisini İtalya’da göç konusunda en sert tutumu benimseyen siyasetçi olarak tanımlayan Vannacci, ülkedeki yabancı nüfus oranını yüzde 12 seviyesinden yüzde 4’e düşürmek istediğini söyledi.

Destekçilerinin tezahüratları eşliğinde konuşan Vannacci, “Bizim bir göç programımız yok; bizim sınır dışı etme programımız var” ifadelerini kullandı.

İtalya, dünyanın en düşük cinayet ve şiddet suçları oranlarından birine sahip olmasına rağmen, Vannacci önceliğinin güvenlik ve savunma olacağını belirtti. Suçlulara karşı hiçbir taviz vermeyeceğini söyleyen aşırı sağcı lider, daha fazla cezaevi inşa etme sözü verdi.

Vannacci ayrıca, Başbakan Giorgia Meloni’yi seçim vaatlerinin önemli bir bölümünden geri adım atmakla suçladı. Buna karşılık kendi programının tutarlı ve kalıcı olduğunu vurgulayarak, “Bizim çizgimiz değişmeyecek” mesajını verdi.


ABD'nin Missouri Eyaletinde uçak düştü: 12 kişi hayatını kaybetti

ABD'de meydana gelen uçak kazasından bir görüntü (Arşiv - Reuters)
ABD'de meydana gelen uçak kazasından bir görüntü (Arşiv - Reuters)
TT

ABD'nin Missouri Eyaletinde uçak düştü: 12 kişi hayatını kaybetti

ABD'de meydana gelen uçak kazasından bir görüntü (Arşiv - Reuters)
ABD'de meydana gelen uçak kazasından bir görüntü (Arşiv - Reuters)

ABD'nin Missouri eyaletindeki otoyol devriyelerinden biri, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Pazar günü Butler kentinde meydana gelen uçak kazasında 12 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Devriye birimi, kazanın Butler Memorial Havalimanı yakınlarında meydana geldi.

Yetkililer, X platformunda yaptıkları paylaşımda, "İlk raporlar, uçaktaki tüm yolcuların (12 kişi) yaşamını yitirdiğini göstermektedir" ifadelerini kullandı.

ABD'li yetkililer, kazaya karışan uçağın paraşütçüleri taşıdığını açıkladı.

Butler kenti, Missouri eyaletindeki Kansas City'nin yaklaşık 100 kilometre güneyinde bulunuyor.


Trump'tan İsrail'e uyarı: Kalıcı barışa yakınız, süreci bozmayın

Trump'tan İsrail'e uyarı: Kalıcı barışa yakınız, süreci bozmayın
TT

Trump'tan İsrail'e uyarı: Kalıcı barışa yakınız, süreci bozmayın

Trump'tan İsrail'e uyarı: Kalıcı barışa yakınız, süreci bozmayın

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü İsrail'i eleştirerek Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen saldırının gerçekleşmemesi gerektiğini söyledi. Trump, bölgenin "uzun vadeli bir barışın eşiğinde" olduğunu vurguladı.

Trump açıklamasında şunları söyledi:

"Bu sabah Beyrut'a yönelik saldırı gerçekleşmemeliydi. Özellikle de böylesine önemli bir günde ve İran ile bir barış anlaşmasına çok yaklaşmışken. İsrail'in tehditlere karşı kendini savunma hakkı vardır; ancak karşılık verilen saldırı son derece sınırlı ve önemsizdi. Bu durum, yürütülen önemli süreci sekteye uğratmamalıdır."

Trump sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgede, Lübnan'ı da kapsayacak şekilde barışı sağlayacak bir anlaşmaya çok yakınız. Tüm tarafların ateşkese uyması gerekiyor. İsrail, Lübnan'ın hiçbir bölgesine yeni saldırılar düzenlememeli. Aynı şekilde hiçbir taraf, buna Hizbullah da dahil, İsrail'e yönelik saldırı gerçekleştirmemeli. Bu, uzun süreli ve güzel bir barışın başlangıcı olabilir. Bunu koruyalım."

Trump daha önce de İran ile savaşı sona erdirecek anlaşmanın pazar günü imzalanacağını ve ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını açıklamıştı. Ancak Tahran yönetimi henüz imza tarihini doğrulamadı. İran Devrim Muhafızları'na yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, İran'ın Washington ile anlaşma konusunda henüz nihai kararını vermediğini duyurdu.

Öte yandan İsrail'in pazar günü Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırısında en az üç kişi hayatını kaybetti. İsrail, saldırıların Hizbullah hedeflerine yönelik olduğunu ve Kuzey İsrail'e düzenlendiğini iddia ettiği Hizbullah saldırılarına karşılık verildiğini açıkladı.

Fox News: Trump, anlaşmanın saatler içinde imzalanmasını bekliyor

Trump, Fox News kanalına yaptığı açıklamada İran ile anlaşmanın önümüzdeki iki ila üç saat içinde imzalanmasını beklediğini söyledi.

Bloomberg'in aktardığına göre Trump, anlaşmanın elektronik ortamda imzalanacağını belirtti.

Fox News'in Trump'tan aktardığı açıklamaya göre, anlaşmanın yüz yüze gerçekleştirilecek ayrı bir imza töreninin ise yaklaşık bir hafta içinde Avrupa'da bir yerde düzenlenmesi bekleniyor.

İran Birleşik Yüksek Askerî Komutanlığı

Parmağımız tetikte; düşmanın kalbini vuracak ateş gücünü kullanmaya hazırız.

Liderimiz Mücteba Hamaney'in önderliğinde askerî kapasitemiz daha da güçlendi.

Düşmanın en küçük hatasını bekliyoruz; ona unutamayacağı bir ders vereceğiz.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi müzakere sürecini desteklemektedir.

Körfez ülkeleriyle yaşanan birçok sorun ve yanlış anlaşılma çözüm yoluna girmiştir.

Devletin tüm kurumları, müzakereler çerçevesinde ulusal çıkarların korunması ve devlet otoritesinin sürdürülmesi konusunda ortak bir vizyona sahiptir.