Ukrayna'nın doğusundaki şehirlere düzenlenen Rus saldırılarında dört kişi öldü

Zaporijya bölgesindeki yetkililer tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Rus hava saldırısının ardından yanan bir bina görülüyor (AP)
Zaporijya bölgesindeki yetkililer tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Rus hava saldırısının ardından yanan bir bina görülüyor (AP)
TT

Ukrayna'nın doğusundaki şehirlere düzenlenen Rus saldırılarında dört kişi öldü

Zaporijya bölgesindeki yetkililer tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Rus hava saldırısının ardından yanan bir bina görülüyor (AP)
Zaporijya bölgesindeki yetkililer tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Rus hava saldırısının ardından yanan bir bina görülüyor (AP)

Rusya'nın Ukrayna'nın doğu ve güneydoğusundaki kentlere düzenlediği saldırılarda 4 kişi hayatını kaybetti, bir ev ve alışveriş merkezinde yangın çıktı.

Yetkililer ve savcılık temsilcilerinin açıklamalarına göre, cephe hattının odak noktalarından biri olan Donetsk bölgesinde düzenlenen saldırılarda 3 kişi hayatını kaybetti. Bölge savcılığı, Slovyansk kentinin iki ayrı bombalı saldırıya hedef olduğunu, olaylarda 5 kişinin yaralandığını bildirdi.

Slovyansk, Ukrayna ordusunun yoğun şekilde savunduğu ve Donetsk'teki yavaş ilerleyen Rus saldırısını durdurmada kritik öneme sahip görülen savunma hattının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Ukrayna'nın güneydoğusundaki Zaporijya kentinde ise ulusal polis, onlarca insansız hava aracı (İHA) ile yapılan saldırı dalgasında aracında bulunan bir kişinin öldüğünü, 7 kişinin yaralandığını açıkladı. İnternette paylaşılan görüntülerde bir binanın içinde ve çatısında alevlerin yükseldiği, en az bir binanın cephesinin ise ağır hasar aldığı görüldü.

Zaporijya Bölge Valisi İvan Fedorov, kentin beş ayrı saldırıya maruz kaldığını belirtti. Fedorov, bir ev ve alışveriş merkezinde yangın çıktığını, ayrıca bir eğitim kurumunun da zarar gördüğünü ifade etti.

Rusya ve Ukrayna, 2022 yılında Rusya'nın geniş çaplı işgaliyle başlayan savaşta sivilleri kasıtlı olarak hedef aldıkları yönündeki suçlamaları reddediyor.



Amerika ve İran arasında bir uzlaşmaya varıldığı duyurulmasına rağmen, Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik sınırlı kalmaya devam ediyor

Umman kıyılarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler... 16 Haziran 2026 (Reuters)
Umman kıyılarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler... 16 Haziran 2026 (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasında bir uzlaşmaya varıldığı duyurulmasına rağmen, Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik sınırlı kalmaya devam ediyor

Umman kıyılarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler... 16 Haziran 2026 (Reuters)
Umman kıyılarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler... 16 Haziran 2026 (Reuters)

ABD ile İran arasında imzalanması planlanan ve Hürmüz Boğazı'nın cuma günü yeniden açılmasını öngören mutabakat zaptının açıklanmasının üzerinden yaklaşık 48 saat geçmesine rağmen, boğazdaki gemi trafiği dün de sınırlı seviyede kaldı.

Denizcilik takip platformu Kpler'in verilerine göre, dün saat 15.00 itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan ham madde taşıyan yalnızca dört gemi geçti. Bu sayı, pazartesi günü kaydedilen beş geçişe yakın seyrederken, anlaşma duyurusundan önceki hafta boyunca günlük ortalama altı geçiş gerçekleşmişti.

Mutabakat zaptının açıklanmasından bu yana kaydedilen tüm gemilerin otomatik tanımlama sistemi (AIS) cihazlarının açık olduğu belirtildi. Ancak bazı gemilerin cihazlarını kapatarak da boğazdan geçmiş olabileceği, bu nedenle tam sayının tespit edilmesinin zorlaştığı ifade edildi.

İran hükümeti ise dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 13 Nisan'dan bu yana İran limanlarına uyguladığı ablukanın, mutabakat zaptının cuma günü resmen imzalanmasından önce kaldırıldığını duyurdu.

Öte yandan İran'a ait "Diona" adlı petrol tankeri, yaklaşık iki ay sonra ilk kez dün AIS cihazını yeniden devreye soktu. Şarku’l Avsat’ın Kpler'den aktardığına göre İran'ın "gölge filosu" içerisinde yer alan tanker, ABD ablukasının ilan edilmesinden kısa süre sonra, 15 Nisan'da cihazı kapalı şekilde Hürmüz Boğazı'ndan geçmişti.

ABD Başkanı Donald Trump da pazartesi günü yaptığı açıklamada, gemilerin "boğazdan çıkmaya başladığını" söyledi. Trump, pazar akşamı yaptığı değerlendirmede ise boğazın yeniden açılmasının, "mayın temizleme çalışmalarına izin vermek amacıyla anlaşmanın cuma günü imzalanmasının hemen ardından" gerçekleşeceğini belirtti.

Tanker işletmecilerini temsil eden Intertanko Birliği'nin 5 Haziran tarihli bir bilgilendirme notuna göre, İran limanlarına yönelik abluka sürecinde ABD Donanması, Körfez'de mahsur kalan İran dışındaki gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla koordinasyon yürüttü. Bu kapsamda gemilerin, Umman kıyılarına yakın güney güzergâhını gece saatlerinde ışık ve takip sistemlerini kapatarak kullanmalarına yardımcı olundu.

Birliğin verilerine göre, söz konusu rotayı günde yaklaşık 15 gemi kullanıyordu.

Uzman denizcilik yayınlarından Lloyd's List'in verilerine göre ise savaş öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 120 gemi geçiş yapıyordu. Dünya enerji arzının yaklaşık beşte biri ile çeşitli ham maddelerin sevkiyatı bu stratejik su yolundan gerçekleştiriliyordu.


Belarus lideri Lukaşenko: Putin, Yahudi lobisine kandı

Lukaşenko, savaşın sonlanması için hem Ukrayna'nın hem de Rusya'nın taviz vermesi gerekeceğini söyledi (Reuters)
Lukaşenko, savaşın sonlanması için hem Ukrayna'nın hem de Rusya'nın taviz vermesi gerekeceğini söyledi (Reuters)
TT

Belarus lideri Lukaşenko: Putin, Yahudi lobisine kandı

Lukaşenko, savaşın sonlanması için hem Ukrayna'nın hem de Rusya'nın taviz vermesi gerekeceğini söyledi (Reuters)
Lukaşenko, savaşın sonlanması için hem Ukrayna'nın hem de Rusya'nın taviz vermesi gerekeceğini söyledi (Reuters)

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna savaşında "Yahudi lobisi tarafından kandırıldığını" öne sürdü.

Lukaşenko, Suudi Arabistan devletine ait Al Arabiya'da 15 Haziran'da yayımlanan söyleşisinde, savaşın ilk döneminde Rus ordusunun hızla Kiev'e yaklaştığını, Ukrayna için mağlubiyetin kaçınılmaz olduğunu ileri sürdü. O sırada "bazı siyasetçi ve güçlerin" devreye girerek Putin'den birliklerini çekip barış anlaşması imzalamasını istediğini iddia etti.

"Rusya geri çekilmeden önce herkes Ukrayna'nın günlerinin sayılı olduğunu biliyordu" diyen Lukaşenko, Vatikan ve "Yahudi lobisini" hedef gösterdi:

Muhtemelen bu güçler onu bir kez daha kandırdı. Vatikan ve şaşırtıcı bir şekilde Yahudi lobisi, İsrailliler devreye girdi. Zelenski adına Putin'e 'Tamam, barışa doğru ilerliyoruz artık anlaşabiliriz' dediler.

Lukaşenko, "Yahudi lobisi" ifadesiyle kimi kastettiğini açıkça söylemedi. Ancak Putin'in talimatıyla Şubat 2022'de başlayan savaşın ilk günlerinde, dönemin İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Kiev ve Kremlin arasında arabuluculuk yapmıştı. Moskova'da Putin'le bir araya gelmiş, Zelenski'yle de telefonda görüşmüştü.

Dönemin Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis de Mart 2022'de Rus Ortodoks Kilisesi lideri Patrik Kirill'le videokonferans düzenleyerek ateşkes çağrısında bulunmuştu. Ayrıca iki dini lider, aynı dönemde İstanbul'da yürütülen müzakerelerin önemine dikkat çekmişti.

Diğer yandan Ukrayna ordusundan mayısta yapılan açıklamada, Belarus'ta "500 potansiyel hedefin belirlendiği" bildirilerek saldırı tehdidinde bulunulmuştu. Lukaşenko da örtük şekilde Zelenski'ye atıfla Ukrayna'daki "çok önemli bir hedefi listelerine aldıklarını" söylemişti.

Belarus lideri, röportajında açıklamalarının aşırıya kaçtığını belirterek Zelenski'den özür dilerken, ülkesinin saldırıya uğramadığı sürece Ukrayna için herhangi bir tehdit oluşturmadığını ifade etti.

Röportajda Lukaşenko, İran savaşına da değinerek ABD'deki "nüfuzlu ve zengin İsrail lobisinin" ABD'yi kışkırttığını savundu. Ayrıca ABD'nin ve İran'ın komşuları Hindistan'la Pakistan'ın nükleer silaha sahip olduğuna dikkat çekerek Tahran'ın da bu silahı geliştirebilmesi gerektiğini ileri sürdü.

Independent Türkçe, Belta, Al Arabiya, Israel Hayom, RT, Kyiv Independent


Çin üniversiteleri yapay zeka reformu kapsamında 12 bin bölümü kaldırdı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Çin üniversiteleri yapay zeka reformu kapsamında 12 bin bölümü kaldırdı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Çin'deki yerel haberlere göre ülkedeki üniversiteler, teknoloji odaklı programlara öncelik vermek amacıyla sanat, beşeri bilimler ve dil alanlarında 12 bin bölümü kaldırdı.

Bu yeniden yapılandırma, ülkedeki yükseköğretimi Çin'in yapay zeka odaklı ekonomiye geçiş çabalarına uyumlu hale getirmek amacıyla tasarlandı.

Çin Eğitim Bakanlığı verilerine göre ülkedeki üniversite programlarının neredeyse üçte biri ve milyonlarca öğrenci bu durumdan etkilendi.

Bu değişim kapsamında 2021'le 2025 arasında Çin'deki yükseköğretim kurumlarında 10 bin 200 yeni lisans programı açıldığı bildiriliyor.

South China Morning Post'un haberine göre sanat ve beşeri bilimler alanındaki lisans programları, yetkililer tarafından giderek daha fazla "modası geçmiş" ve aşırı yoğun olarak görülürken, "bedenlenmiş zeka" gibi yeni programların Pekin'in ekonomik kalkınma hedefleriyle daha uyumlu olduğu düşünülüyor.

Şanghay Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden yeni mezun olan bir öğrenci, yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada istihdam olanaklarının yetersizliği nedeniyle üniversitenin bu lisans programını kaldırdığını söyledi.

İsmi açıklanmayan öğrenci, "Yapay zekanın hızlı gelişimi, ürün tasarımını derinden etkiledi" dedi.

Modelleme ve görselleştirme gibi birçok temel görevi artık yapay zeka yerine getirebiliyor.

Çin'deki eğitim reformu, ulusal müfredatları yeniden düzenleyerek yapay zekayla ilgili yeni dersleri dahil etmeyi hedefleyen dünya çapındaki çeşitli girişimlerden biri.

Hindistan, yapay zeka modüllerini doğrudan ulusal okul müfredatına dahil ederken, Birleşik Arap Emirlikleri de Ulusal Yapay Zeka Eğitim Girişimi'ni başlattı. Kazakistan ise yapay zekanın benimsenmesini ulusal bir hayatta kalma meselesi olarak niteledikten sonra yeni bir eğitim stratejisini uygulamaya koyuyor.

Avrupa'da ise İspanya, "Dijital İspanya" stratejisi kapsamında müfredatını güncelleyerek yapay zeka okuryazarlığına odaklanıyor.

Birleşik Krallık Eğitim Bakanı Bridget Phillipson da Eğitim Bakanlığı'nın, GCSE (Genel Orta Öğretim Sertifikası) ve A-level (İleri Düzey Eğitim Genel Sertifikası) sınavlarının yanı sıra veri bilimi ve yapay zeka alanında yeni bir yeterlilik sertifikası getirme olasılığını değerlendirdiğini geçen yıl açıklamıştı.

Ülkenin ulusal müfredatta son 10 yıldır yaptığı en kapsamlı revizyonun önümüzdeki yıl yayımlanması ve Eylül 2028'de uygulamaya geçmesi planlanıyor.

Phillipson o zaman yaptığı açıklamada, "Ulusal müfredatın güncellenmesinin üzerinden 10 yıldan uzun süre geçti" demişti.

Gençlerin günümüzün zorluklarıyla başa çıkabilecek donanıma sahip olmaları, böylece hayatın sunduğu heyecan verici fırsatları yakalayabilmeleri her zamankinden daha kritik önemde.

Independent Türkçe