Somali muhalefeti seçim krizine çözüm önerisi sundu

Öneri doğrudan oy kullanmanın yanında kabile sistemini de koruyor

Somali Cumhurbaşkanı, siyasi kriz hakkında istişare oturumlarına katılmak üzere Müstakbel Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle önceki bir görüşmede (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı, siyasi kriz hakkında istişare oturumlarına katılmak üzere Müstakbel Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle önceki bir görüşmede (SONNA)
TT

Somali muhalefeti seçim krizine çözüm önerisi sundu

Somali Cumhurbaşkanı, siyasi kriz hakkında istişare oturumlarına katılmak üzere Müstakbel Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle önceki bir görüşmede (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı, siyasi kriz hakkında istişare oturumlarına katılmak üzere Müstakbel Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle önceki bir görüşmede (SONNA)

Somali muhalefeti, Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile tırmanan kriz ortamında ‘4.5 sistemi’ olarak bilinen kabile yapısını gözetmesi koşuluyla doğrudan seçimlerin kabul edilmesine dayanan bir öneri sundu.

Şarku’l Avsat'a konuşan bir Somali uzmanına göre Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud’un henüz değerlendirmediği bu öneri, doğrudan seçimleri temel oy kullanma yöntemi olarak benimsemesi nedeniyle ilkesel bir çözüm niteliği taşıyabilir. Uzman, Cumhurbaşkanı’nın esnek bir tutum sergileyeceğini düşünüyor.

Haviye, Darud, Rahanveyn ve Dir'den oluşan dört büyük aşiretin sistemi olan 4.5 sistemi, ülkenin siyasi ve sosyal yaşamının temel taşını oluşturuyor. 2000 yılında düzenlenen Arta Barış Konferansı'ndan doğan bu sistem çerçevesinde parlamento, iktidar paylaşımını güvence altına almak amacıyla kabileler arasında bölünmüş durumda.

4.5 sistemi kavramı, üst düzey makamların kabile kotasına göre paylaştırılması anlamına geliyor. Bu sistemde dört ana kabilenin her birine eşit temsil hakkı tanınırken küçük etnik gruplara ‘yarım koltuk’, yani her bir kabileyle kıyaslandığında yarım temsil hakkı veriliyor.

Alman haber ajansı DPA'nın haberlerine göre Somali’nin başlıca muhalefet ittifakı olan Müstakbel Konseyi, geçici doğrudan seçim modelini anlaşmazlıkların çözümüne ve seçim sürecine duyulan güvenin yeniden tesisine giden bir yol olarak desteklediğini açıkladı.

Konsey, açıklamasında kararın, gelecekteki seçim çerçevesi üzerinde kapsamlı ve zamanında bir uzlaşıya ulaşmak amacıyla uzlaşı ruhunu ve ulusal çıkara bağlılığı yansıttığını vurguladı.

Somali basınında yer alan haberlere göre muhalefet, kabile iktidar paylaşımı sistemini korurken ülke genelinde doğrudan seçim yapılmasını öngören yeni bir öneri sundu. Önerilen modele göre parlamento koltukları, daire esasına dayalı seçim birimleri aracılığıyla düzenlenecek ve seçmenler ile aday olmaya hak kazananlar kendi kabile seçim çevrelerine bağlı kalacak.

Somali uzmanı Abdulkerim Ebşir, yaptığı değerlendirmede, ‘önerinin hükümet ile muhalefet arasında seçim türü konusunda kısmi bir yakınlaşmanın başlangıcına işaret ettiğini’ vurgulayarak bunun ‘iki taraf arasında tam bir siyasi uzlaşı ya da kapsamlı bir uzlaşma anlamına gelmediğini; gelecekteki seçim sisteminin biçimine ilişkin daha geniş müzakerelere giden yolda bir ilk adım olabileceğini’ belirtti.

Ebşir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Federal hükümet bir süredir halk katılımını genişletme ve dolaylı sistemden, adayların partiler aracılığıyla seçime girdiği doğrudan seçim sistemine geçme yönünde baskı yapıyordu. Muhalefetten gelen öneri ise 4.5 Sistemi çerçevesindeki kabile kotası temelinde doğrudan seçimlerin kabul edildiğine işaret ediyor; bu da partilerin yerini kabilelerin alması anlamına geliyor.”

Önerinin yalnızca muhalefet tarafından gündeme getirildiğini, iki taraf arasındaki istişareler sonucunda ortaya çıkmadığını da vurgulayan Ebşir, “Öneri teknik prosedürlerini netleştirmemiş olsa da doğrudan seçimlerin 4.5 formülünü kabileler arası ve siyasi dengeyi güvence altına alan bir çerçeve olarak koruyarak uygulanmasına dayanıyorsa, mevcut güvenlik ve idari zorluklar göz önünde bulundurulduğunda ülke genelinde 'bir kişi, bir oy' sistemine anında geçişten daha gerçekçi olabilir” ifadelerini kullandı.

Ebşir'e göre öneri, hükümet ile muhalefet arasındaki kısmi yakınlaşmaya işaret etmekle birlikte tek taraflı olması siyasi anlaşmazlığın henüz çözüme kavuşmadığını ortaya koyuyor. Gerçek anlamda bir yatışmanın, yalnızca tek tarafın inisiyatif almasıyla değil, hükümet ile muhalefetin seçim sistemi ayrıntıları üzerinde uzlaşması ya da müzakere etmesiyle mümkün olabileceğini de vurguladı.

cfgthyj
Geçtiğimiz aralık ayında yapılan doğrudan yerel meclis seçimlerinde oy kullanan Somalili bir yetkili (SONNA)

Reuters'ın aktardığına göre bu öneri, siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet güçleri ile muhalefete yakın silahlı gruplar arasında Mogadişu'da mülklere zarar veren ve bazı sivilleri yerinden eden çatışmaların yaşanmasından yaklaşık iki hafta sonra gündeme geldi.

Geçtiğimiz ayın sonlarında Somali'de muhalefet kanadındaki Kurtuluş Konseyi, Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud’un anayasal görev süresinin dolmasının ardından meşruiyetini tanımadığını açıkladı ve muhalefet ile Cubaland ile Puntland eyaletlerinin karşı çıktığı, on yıllardır ilk kez yapılacak olan doğrudan seçimler konusunda bir siyasi uzlaşıya varılıncaya kadar 4 Haziran'dan itibaren her perşembe günü Mogadişu'da haftalık gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Ebşir, muhalefetin doğrudan seçim ilkesini kabul etmesi halinde cumhurbaşkanının esnek bir tutum sergileyeceğini öngörüyor. Sürecin daha fazla istişareyi gerektireceğini de belirten Ebşir, muhalefetin ayrıntılar ne olursa olsun doğrudan seçimler temelinde bir geçici hükümet kurulması karşılığında cumhurbaşkanının görev süresinin uzatılmasını kabul edebileceğini de değerlendiriyor.



İran, savaş ve yaptırımların baskısı altında... Tutuklamalar ve riyalin çöküşü

Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)
Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)
TT

İran, savaş ve yaptırımların baskısı altında... Tutuklamalar ve riyalin çöküşü

Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)
Tahran’ın bir caddesinde, Dini Lider Mücteba Hamaney’in resminin bulunduğu bir platformun yanında sergilenen İran yapımı insansız hava aracı (Reuters)

İran üzerindeki baskılar, savaşın, ABD yaptırımlarının ve ekonomik koşulların kötüleşmesinin devam etmesiyle artarken, yetkililer ABD ve İsrail ile bağlantılı olmakla veya protesto eylemlerine katılmakla suçladıkları kişilere yönelik güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırıyor. Tahran yönetimi dün Kirman eyaletinde dört şebekenin çökertildiğini ve 31 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bu açıklamanın yanı sıra yargı makamları, ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak gözaltına alınan bir kişi hakkında verilen idam cezasının infaz edildiğini duyurdu. Öte yandan İran riyali değer kaybetmeye devam ederek yeni bir rekor seviyeye geriledi. Açık piyasada euronun değeri 3 milyon riyali aşarak yeni bir zirveye ulaştı.

4 şebekenin çökertilmesi ve 31 kişinin gözaltına alınması

İran Güvenlik Bakanlığı, ülkenin güneydoğusundaki Kirman eyaletine bağlı Sircan kentinde dört organize şebekenin çökertildiğini ve 31 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bakanlık, şebeke üyelerini ‘Amerikan-Siyonist’ unsurlarla bağlantılı olmak ve güvenliği, kamu ile özel mülkiyeti hedef alan eylemler planlamakla suçladı.

Bakanlık, operasyonun vatandaşlardan gelen ihbarlar ve istihbarat bilgileri doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti. Bakanlığın açıklamasına göre soruşturmalar, şebekelerin kargaşa çıkarmayı ve kent sokaklarında sabotaj eylemleri gerçekleştirmeyi planladığını ortaya çıkardı. Grupların ayrıca çok sayıda molotofkokteyli ile kentteki güvenlik kameralarını hedef almaya yönelik araçlar hazırladığı belirtildi.

Bakanlık, gözaltına alınanları ocak ayında ülkede yaşanan olaylar sırasında şiddet ve sabotaj eylemlerine katılmakla suçladı. Bu eylemler arasında valilik binasının ateşe verilmesi, bankalar ile devlet kurumlarına ve kamu ve özel mülklere zarar verilmesi ve resmî açıklamaya göre silahlara el koyma girişimiyle bir polis merkezine saldırılması da yer aldı.

İran makamları, gözaltına alınanların kimlikleri veya haklarındaki adli süreçlerle ilgili bağımsız ayrıntı paylaşmadı. Gözaltılar, ekonomik koşullar nedeniyle Aralık 2025’in sonlarında başlayan ve daha sonra siyasi talepleri de kapsayacak şekilde genişleyen protestoların ardından uygulanan sıkı güvenlik önlemleri kapsamında gerçekleşti.

Ocak ayındaki protestolara katılan bir kişinin idam edilmesi

Ayrı bir gelişmede, İran yargı makamları, ocak ayındaki protestolar sırasında gözaltına alınan Siyavuş Cemşidi Hayr Abadi hakkında verilen idam cezasının infaz edildiğini açıkladı. Cemşidi, polise ateş açmak ve ulusal güvenlikle bağlantılı suçlar işlemekten hüküm giymişti.

Yargı makamları, Cemşidi’nin 8 Ocak’ta polis memurlarına en az üç el ateş ettiğini, iki gün sonra Şehrekürd kentinde üzerinde tabancayla yakalandığını bildirdi. Cemşidi ayrıca, internet üzerinden bazı kişilerle ‘güvenlik karşıtı’ olarak nitelendirilen faaliyetler düzenlemek amacıyla iletişim kurmak ve bir ‘görev’ karşılığında para almaya çalışmakla suçlandı.

vbe
İran’da halk protestolarına katıldıkları gerekçesiyle mahkûm edilen çok sayıda kişi idam edildi. (Arşiv)

İran makamları, ekonomik sıkıntılar nedeniyle 28 Aralık’ta başlayan protestoların, dini kurumun yönetimine son verilmesi talebinin dile getirildiği geniş çaplı gösterilere dönüştüğünü belirtiyor. Tahran ayrıca, ABD ve İsrail tarafından desteklenen silahlı gruplar ile unsurların protestolara ve bazı şiddet olaylarına katıldığını öne sürüyor.

İdam kararının infaz edildiğinin duyurulması, protestolarla bağlantılı idam cezalarına yönelik uluslararası eleştirilerin arttığı bir döneme denk geldi. Çok sayıda ülkenin bu hafta Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nde protestocular hakkında verilen idam cezalarının infaz edilmesinden duyduğu endişeyi dile getirerek bunların durdurulması çağrısında bulunduğu bildirildi.

Riyal, euro karşısında 3 milyon sınırını aştı

Ekonomik cephede ise İran riyalinin açık piyasadaki sert değer kaybı devam ederken, euro karşısında ilk kez 3 milyon riyal seviyesini aştı.

Açık döviz piyasası verilerine göre euro dünkü işlemlerde yaklaşık 3,015 milyon riyal seviyesine yükseldi. Dolar ise 2,7 milyon riyal sınırına yaklaştı. Piyasaya ilişkin yayımlanan verilere göre doların değeri bir haftadan kısa sürede yüzde 8’den fazla arttı.

xcvfb
İran riyali banknotlarını elinde tutan bir dövizci, Tahran, 17 Ağustos 2026 (Reuters)

Riyaldeki bu değer kaybı, yaptırımlar, petrol ihracatına yönelik kısıtlamalar ve savaşın maliyetleri nedeniyle İran ekonomisi üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde yaşanıyor. Güncel ekonomik verilere göre tüketici fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 89,8 yükselirken, son 12 aydaki ortalama enflasyon yüzde 73,6 olarak kaydedildi.

Para birimindeki değer kaybı, ithal mallar, ham maddeler, ilaçlar ve makinelerin maliyetini artırırken, bu durum iç piyasadaki mal fiyatlarına doğrudan yansıyor ve hane halkı ile şirketlerin satın alma gücündeki erimeyi daha da hızlandırıyor.

Savaş, ekonomik baskıları yoğunlaştırdı

Riyalin çöküşünün etkileri, gıda fiyatlarında daha belirgin şekilde görülüyor. Tahran’da yaşayanlar, gıda fiyatlarının son aylarda ciddi oranda arttığını belirtiyor.

Bir somun ekmeğin fiyatı yaklaşık 250 bin riyalden 500 bin riyale yükselirken, pirincin kilogram fiyatı 3,5 milyon riyalden yaklaşık 5,5 milyon riyale çıktı. Et satın almak da giderek daha fazla aile için zorlaştı.

Buna, yaşam maliyetlerinin birçok ailenin ayak uydurabileceğinden daha hızlı artmasıyla reel gelirlerde yaşanan düşüş de ekleniyor. Bu durum, ekonomik krizi ülkedeki toplumsal baskıyı artıran başlıca unsurlardan biri haline getiriyor.

tuö
Tahran’ın kuzeyindeki Tecriş Çarşısı’nda alışveriş yapan İranlılar (EPA)

Para birimindeki kriz, İran üzerindeki dış baskıların devam ettiği bir dönemde yaşanıyor. Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapatmasının ardından ABD, ekonomik baskıyı artırmak amacıyla İran limanlarına abluka uygularken, İran’ın petrol ticareti de sert şekilde geriledi.

Washington ayrıca İran’ı desteklediğini belirttiği kuruluşlara yönelik ek yaptırımlar uyguladı. Bunlar arasında bankalar ve havayolu şirketleri de bulunuyor. Söz konusu politika, Tahran’ın dövize ve gelir kaynaklarına erişim kapasitesini azaltmayı hedefliyor.

Böylece İran aynı anda üç düzeyde baskıyla karşı karşıya bulunuyor: Protestolarla bağlantılı takibatların sürmesi nedeniyle güvenlik ve siyasi alanda, para biriminin değer kaybı ve fiyat artışları nedeniyle ekonomik alanda, savaş, yaptırımlar ve petrol ihracatına yönelik kısıtlamalar nedeniyle de dış alanda baskı artıyor. Bu unsurların bir araya gelmesi, krizin ülke içindeki toplumsal etkilerinin kontrol altına alınmasını daha da zorlaştırıyor.


Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor
TT

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

Washington askeri seçeneklerini şekillendiriyor... Tahran ise ABD’yi zaman kazanmak için oyalamakla suçluyor

ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin arttığı ve savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların çıkmaza girdiği bir dönemde, Başkan Donald Trump yönetimi önümüzdeki aşamaya ilişkin istişarelerini yoğunlaştırıyor. Bu süreçte askeri seçeneğe başvurulma ihtimalinin arttığına dair işaretler de güçleniyor. Bu atmosferde Başkan Donald Trump, üst düzey yönetim yetkililerinden büyük çaplı operasyonlara yeniden dönülmesi ihtimalini değerlendirmelerini istedi. Trump, Tahran ile Washington arasında bir anlaşmaya varılamaması halinde çatışmaların sürdürülebileceği mesajını verdi.

Buna karşılık Tahran, ABD’nin saldırıları yeniden başlatması ihtimaline karşı sahadaki planlarını gözden geçirirken, hedef listesini bölgedeki kritik çıkarlara yönelik saldırıları da kapsayacak şekilde genişletme seçeneğini değerlendiriyor. Bu gelişmeler, İran’ın ticari gemilere yönelik tekrarlanan saldırılar düzenlediğine ilişkin haberlerin gündeme geldiği Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin tırmandığı bir döneme denk geliyor.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, pazar günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın şartları karşılanmadıkça yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf, ABD’nin artık zaman kazanmak için oyalama imkanının kalmadığını belirtti.


Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
TT

Paris Polisi: Öğrenci protestoları kontrolden çıktı, barışçıl gösteri çağrısı yapıyorum

Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)
Paris’te lise öğrencilerinin düzenlediği protesto sırasında polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmaların ardından bölgede meydana gelen yıkımın izleri önünden geçen bir kişi (EPA)

Paris Emniyet Müdürü dün yaptığı açıklamada, Fransa genelinde yayılan öğrenci protestolarının artık “kontrolden çıktığını” söyledi. Göstericilere barışçıl yöntemlere dönmeleri çağrısında bulunan emniyet müdürü, yetkililerin şiddet ve vandalizm eylemlerine kararlılıkla karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Çevik kuvvet ekipleri, cuma günü Fransa’nın çeşitli kentlerinde lise öğrencileriyle çatışırken, sendikalar da öğretmenleri greve çağırdı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, sınıflardaki koşullar ve eğitim finansmanı nedeniyle giderek şiddetlenen protestoları kontrol altına almaya çalışıyor.

Pazartesi gününden beri ülke genelinde çoğunluğu gençlerden oluşmak üzere, yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı. Olaylarda onlarca kişi de yaralandı.

Ulusal Polis Sözcüsü Agathe Fouquet dün RTL radyosuna yaptığı açıklamada, 600’den fazla polis memurunun da yaralandığını söyledi.

Öğretmenler ve vatandaşlar saldırılara maruz kalırken, mülke verilen zararın onlarca milyon avroya ulaştığı tahmin ediliyor.

Paris Emniyet Müdürü Patrice Faure, gelecek salı gününden itibaren yeniden düzenlenmesi planlanan protestolar öncesinde X platformunda yayımladığı mesajda, bu hareketi başlatanların artık olayların kontrolünü ellerinde tutamadığını söyledi. Faure, öğrencilere okulları kapatma eylemlerinden vazgeçmeleri, taşkınlıklara son vermeleri ve barışçıl protesto yöntemlerini benimsemeleri çağrısında bulundu.

Faure, “Barışçıl eylem biçimlerine dönmenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Ayrıca ebeveynlerin de çocuklarını “profesyonel provokatörler” ve onların destekçilerinin etkisinden uzak tutma sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

Öğrenci sendikaları, salı günü ülke genelinde protesto günü düzenlenmesi çağrısı yaptı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre güvenlik yetkilileri, özellikle Paris’in merkezinde düzenlenecek organize gösterilerin şiddetin daha da artmasına yol açmasından endişe ediyor. Ayrıca aşırı sol çizgideki anarşist grupların protesto hareketinin kontrolünü ele geçirmesinden korkuluyor.