Likud Partisi’nde sorulması yasak o soru gündeme geldi: Netanyahu'nun yerini kim alacak?

Ön seçim krizi partiyi sarsarken Başbakana siyasetten çekilme çağrıları yapıldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü Kudüs'te düzenlenen bir konferans sırasında (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü Kudüs'te düzenlenen bir konferans sırasında (Reuters)
TT

Likud Partisi’nde sorulması yasak o soru gündeme geldi: Netanyahu'nun yerini kim alacak?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü Kudüs'te düzenlenen bir konferans sırasında (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü Kudüs'te düzenlenen bir konferans sırasında (Reuters)

On yıllardır ilk kez, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun liderliğini yaptığı Likud Partisi içinde sağlık durumu, süregelen davalarla bağlantılı hukuki durumu ve son anketlerde düşen popülaritesine yönelik eleştirilerin yükseldiği bir ortamda onun ne zaman çekileceğine ilişkin gayri resmi tartışmalar başladı.

Netanyahu (77), İsrail tarihinin en uzun süre başbakanlık görevini üstlenen ismi. 1996'dan bu yana toplamda yaklaşık 10 yıllık kesinti dönemleriyle ülkeyi yöneten Netanyahu, bu aralarda çoğunlukla bakan ya da muhalefet sıralarında yer aldı.

İsrail merkezli haber sitesi Walla'ya göre "Netanyahu'nun yerini kim alacak?" sorusu geçtiğimiz yıla kadar destekçileri arasında neredeyse tabu niteliği taşıyordu. Hatta müstehcen ve yasak bir soruydu. Onun ayrılması ihtimalini düşünmek bile aralarında panik yaratıyordu. Bu soru henüz Likud Partisi toplantılarında resmi olarak gündeme gelmese de ardı ardına yaşanan gelişmeler son zamanlarda kapalı kapılar ardındaki tartışmalarda bu sorunun sorulmaya başlandığına işaret ediyor.

Netanyahu, önümüzdeki eylül-ekim aylarında yapılması planlanan parlamento seçimlerine yeniden aday olmayı ve hükümet kurabilecek bir çoğunluk ya da koalisyon elde etmek için yarışmayı planlıyor.

Emeklilik ivme kazanıyor

Walla'ya göre bakanlar, Knesset üyeleri, şube başkanları ve önde gelen aktivistler Netanyahu'nun siyasetten çekilmesi, kimin onun yerini alacağı ve bunun ne zaman gerçekleşeceği konularını aralarında tartışıyor.

İsrail’in önde gelen yorumcularından Barak Seri, Netanyahu'nun on yıllardır siyasi sisteme hükmetmesinin ardından emeklilik tartışmalarının ivme kazandığını belirtti.

Seri'ye göre gerekçeler birikmeye devam ediyor. Bunların başında Netanyahu'nun sağlık durumu geliyor. Kalp pili taşıyan, kanser tedavisi gören ve hastaneye sık sık başvuran Netanyahu'nun bu durumu, diğer her şeyden fazla onu zorlayan ve istikrarını sarsan mahkeme süreciyle birleşiyor. Son kamuoyu yoklamalarındaki gerileme de tabloya ekleniyor.

Seri, değerlendirmesinde, “Tüm siyasi sistemde şöyle bir inanç hâkim: Eğer kendi ve Likud Partisi’nin, özellikle de Netanyahu bloğunun popülaritesi artmazsa, bir sabah Netanyahu'nun suçunu kabul eden bir anlaşma imzalayarak siyasetten çekildiği haberini alabiliriz” tespitinde bulundu.

vfbgtynhjy
Netanyahu, kendisine yöneltilen yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkeme karşısına çıkarken (Reuters)

İsrail'deki son kamuoyu yoklamaları, Likud Partisi’nin ve Netanyahu'nun birlikte gerilediğini ve bloğunun hükümet kuramayacağını ortaya koydu. Netanyahu ise mahkemede olduğu iki günde de savcılığa sert çıkarak “Bana tuzak kurdular ve düştüm” dedi.

Seri, şöyle yazdı:

“Netanyahu, şu an seçimlere gitmesinin kendisi açısından büyük risk taşıdığını biliyor. Eğer şimdi bir uzlaşma anlaşması talep ederse, özellikle siyasetten çekilmeyi de içermesi halinde, iyi bir anlaşma yapma şansı yüksek olabilir. Ancak seçimlere girip kaybederse yargı mercilerinin ona iyi bir anlaşma sunma güdüsü büyük ölçüde azalır. Çünkü o zaman yalnızca muhalefette bir Knesset üyesine dönüşür ve savcılık ile hükümetin hukuk danışmanı üzerinde herhangi bir baskı aracı kalmaz."

Likud Partisi’nde gerilim

Walla, Likud Partisi’nin gergin bir ortamda olduğunu aktardı. Parti mensupları Netanyahu'nun gerçekte nereye gittiğini bilmiyor. Zira ona bağımlılar ve siyasi kaderleri onun elinde. ‘Netanyahu istifa ederse Likud Partisi seçimlerde saf dışı kalabilir ve çoğu üye evine geri dönmek zorunda kalır, öte yandan seçimlere girerse parti içi ön seçim yapılır’ düşüncesi ise ikileme yol açıyor. Netanyahu, Knesset'te garantili sandalye kazanabilmeleri için Likud listesinde yalnızca 10 aday istiyor. Bu da mevcut Knesset üyeleri ve bakanların büyük bölümünün de evine döneceği anlamına geliyor. Ön seçim meselesi partide ciddi bir iç krize yol açıyor.

cdvfghy
2022 yılında Kudüs’teki bir pazarda Likud Partisi destekçilerinin düzenlediği seçim yürüyüşünden bir kare (AFP)

İsrail gazetesi Yediot Ahronot, ön seçim meselesinin partiyi sarstığını ve Netanyahu'nun bu konuda karar almaya hazırlanmak için istişareler yürüttüğünü yazdı. Netanyahu, Likud yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde ‘ya adayları seçecek bir komite istiyorum (ön seçim olmaksızın) ya da ön seçim ama kendisinin belirleyeceği garantili sandalyeler şartıyla’ dediği aktarıldı.

Gazeteye göre Netanyahu'nun bu hafta konu hakkında karar alması bekleniyor. Netanyahu, yetkililere "Ya düzenleyici komite ya da garantili sandalyeler" dedi.

Likud Partisi içindeki değerlendirmeler, Netanyahu'nun hem listeyi tek başına oluşturmak hem de dahili seçimlere harcanacak milyonlarca şekeli parti kasasında tutmak amacıyla ön seçimleri iptal etme yönünde baskı uyguladığına işaret ediyor. Netanyahu kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde ‘zorlama değil uzlaşıya dayalı bir karar alma sürecini’ hedeflediğini öne sürerek alınacak kararın Likud'un üst düzey yetkilileriyle iş birliği içinde şekilleneceğini vurguladı.

sfrgt
Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu, eşi Sara ile birlikte 2022 seçimleri sırasında Kudüs’teki seçim kampanyası merkezinde destekçilerine hitap ederken (AFP)

Gazete, bu meselenin Likud'u sarstığını yazdı. Partinin deneyimli hukuk danışmanı Avukat Avi Halevi, Netanyahu'nun onayını almaksızın ön seçim konusunda Likud'a hukuki temsil sağladığı gerekçesiyle Netanyahu'nun yönelttiği eleştirilerin ardından görevinden istifa etti. Partinin iç denetçisi Avukat Şay Galili ise Netanyahu'nun ön seçimleri iptal etme girişiminin yasadışı olduğunu belirten bir rapor yayımladı. Yediot Ahronot, “Bu süreçte parti içinde ön seçim yanlıları ve karşıtları arasında bir cephe oluşmakta; nüfuzlu ve etkili bir isim olarak bilinen Knesset üyesi David Bitan, Netanyahu aleyhine 'Likud mahkemesine' dilekçe sundu” diye yazdı.

Oyunun kuralları oyun sürerken değişmez

Bitan, Netanyahu'nun ön seçimleri iptal etme girişiminin anayasal bir ihlal olduğunu söyledi ve "Oyunun kuralları oyun sürerken değiştirilemez" dedi.

Bitan, Yediot Ahronot’a verdiği röportajda "Ön seçim olmaksızın Likud silinip gidecek" diye konuştu ve şu argümanı öne sürdü: Netanyahu'yu Likud liderliğine taşıyan ön seçimler olmasaydı, o da zaten Likud'a giremezdi” şeklinde konuştu.

fdvfdb
İsrail parlamentosu Knesset’te düzenlenen oturumdan bir kare (Knesset internet sitesi)

Netanyahu'nun Likud listesinde kişisel garantili sandalyeler elde etme seçeneği hakkında Bitan, “Garantili sandalyeler olmasında herhangi bir sorun yok, asıl soru bunların kaç tane olacağı ve hangi sıralarda yer alacağı” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun tutumu henüz resmi olarak netlik kazanmasa da İsrail resmi kanalı KAN, dün ilerleyen saatlerde Netanyahu'nun ön seçimleri iptal etme planından vazgeçtiğini bildirdi. Buna göre Netanyahu, bu adımın listede kendisine 8 ile 10 arasında garantili sandalye sağlayacağını ümit ediyor. Ancak Bitan henüz bu talebi kabul etmedi.

Meselenin perşembe günü netlik kazanması bekleniyor. O gün Likud'un anayasa komisyonu, temmuz sonuna kadar yapılması planlanan önümüzdeki ön seçimleri görüşmek üzere toplanacak. Hükümet koalisyonu liderleri ise salı günü Knesset'in feshedilmesi tarihini görüşmek üzere bir araya gelecek. İsrail televizyonu Kanal 12, seçimlerin 20 Ekim 2026'da yapılmasının beklendiğini aktardı.



Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
TT

Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)

Yüzlerce insansız hava aracı (İHA) Moskova ve Rusya’nın farklı bölgelerini hedef alırken, saldırılarda 6 kişi hayatını kaybetti. Rusya’nın düzenlediği füze saldırılarında ise Kiev ve diğer Ukrayna kentlerinde 20’den fazla kişi öldü veya yaralandı. İki ülkenin yetkilileri saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkentin cumartesiyi pazara bağlayan gece boyunca yoğun bir İHA saldırısına maruz kaldığını ve hava savunma sistemlerinin 600’den fazla İHA’yı etkisiz hale getirdiğini açıkladı. Moskova bölgesi Valisi Andrey Vorobyov ise saldırıyı “yakın tarihin en büyük İHA saldırılarından biri” olarak nitelendirdi.

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin müttefiklerinden hava savunma füzeleri sağlamalarını bir kez daha istedi.

Zelenskiy, “Kuzey Kore füzeleri burada, Avrupa’da altyapıyı yok ediyor ve can alıyorsa, Avrupa’nın hava savunma füzelerinin depolarda beklemesine izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.


ABD'nin Kentucky eyaletinde bir parkta meydana gelen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı

ABD’nin Kentucky eyaletindeki Lexington şehrinde, Charles Young Parkı’nda meydana gelen silahlı çatışmanın olduğu yerde bulunan polis memurları (AP)
ABD’nin Kentucky eyaletindeki Lexington şehrinde, Charles Young Parkı’nda meydana gelen silahlı çatışmanın olduğu yerde bulunan polis memurları (AP)
TT

ABD'nin Kentucky eyaletinde bir parkta meydana gelen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı

ABD’nin Kentucky eyaletindeki Lexington şehrinde, Charles Young Parkı’nda meydana gelen silahlı çatışmanın olduğu yerde bulunan polis memurları (AP)
ABD’nin Kentucky eyaletindeki Lexington şehrinde, Charles Young Parkı’nda meydana gelen silahlı çatışmanın olduğu yerde bulunan polis memurları (AP)

Kentucky eyalet polisi, bir parkta meydana gelen silahlı saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, dört kişinin ise yaralandığını açıkladı.

Polis tarafından yapılan açıklamaya göre, Lexington polis ekipleri cumartesi akşamı saat yaklaşık 19.00’da silahlı saldırı ihbarı üzerine olay yerine sevk edildi. Ekipler, parkta silahlı saldırıya uğramış 5 kişi buldu.

Yaralılardan birinin kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, diğer dört kişinin ise hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.

Yerel basında yer alan haberlere göre, Lexington Polis Şefi Lawrence Weathers, saldırıda 4 ve 14 yaşlarında iki çocuğun da yaralandığını açıkladı. Saldırının kent merkezindeki Charles Young Parkı'nda meydana geldiği belirtildi.

Weathers, şüpheliye ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmazken, saldırının ardından halkı tehdide devam eden bir durum olduğuna inanmadıklarını ifade etti.


ABD Donanması, Trump’ın isteklerini yerine getirmek için yeni uçak gemilerinin tasarımlarını gözden geçiriyor

San Diego’dan yola çıkan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde sıralanan denizciler ve deniz piyadeleri... 3 Ocak 2021 (AP)
San Diego’dan yola çıkan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde sıralanan denizciler ve deniz piyadeleri... 3 Ocak 2021 (AP)
TT

ABD Donanması, Trump’ın isteklerini yerine getirmek için yeni uçak gemilerinin tasarımlarını gözden geçiriyor

San Diego’dan yola çıkan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde sıralanan denizciler ve deniz piyadeleri... 3 Ocak 2021 (AP)
San Diego’dan yola çıkan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde sıralanan denizciler ve deniz piyadeleri... 3 Ocak 2021 (AP)

ABD Donanması, yeni uçak gemilerinin tasarımında, Başkan Donald Trump’ın bu savaş gemileri için tercih ettiği tasarıma daha fazla uyum sağlamak amacıyla kapsamlı bir değişiklik yapmayı değerlendiriyor. Konuya ilişkin bilgi sahibi yedi mevcut ve eski ABD’li yetkiliye göre, söz konusu değişiklik yeni uçak gemilerinin temel tasarımını önemli ölçüde etkileyebilir.

Yetkililer, Washington Post’a yaptıkları açıklamada, Donanmanın uçak gemisinin komuta merkezi olarak görev yapan çok katlı kumanda kulesinin daha öne, geminin orta bölümüne yakın bir noktaya taşınmasının mümkün olup olmadığını değerlendirdiğini söyledi. Bu değişiklikle gemilerin daha eski uçak gemilerine benzer bir görünüme kavuşmasının amaçlandığı belirtildi. Daha önce kamuoyuna açıklanmayan bu tasarım incelemesinin, Trump’ın yeni Ford sınıfı uçak gemilerinin görünümüne ilişkin endişelerine yanıt olarak gündeme geldiği kaydedildi. Söz konusu gemilerde kumanda kulesi, geminin kıç bölümüne yakın bir konumda bulunuyor.

Donanma tarafından yürütülen değerlendirmenin zamanlaması ve kapsamı belirsizliğini korurken, mevcut ve eski yetkililer gazeteye yaptıkları açıklamada böyle bir değişikliğin ciddi miktarda zaman ve maliyet gerektireceği konusunda uyarıda bulundu. Yetkililer, konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuştu.

Trump döneminde ikinci değişiklik

Komuta merkezinin taşınması, perşembe günü yayımladığı ulusal güvenlik muhtırasıyla Donanmaya gelecekteki uçak gemilerinde uçakların güverteden fırlatılmasına yardımcı olan eski buharlı mancınık sistemlerine geri dönülmesi yönünde bir plan hazırlanması talimatı veren Başkan’ın talebiyle gündeme gelen ikinci büyük tasarım değişikliği olacak.

Mevcut ve eski yetkililer, Trump’ın yeni uçak gemilerinin İkinci Dünya Savaşı sırasında hizmette olan gemilere daha çok benzemesini tercih ettiğini belirtti.

Üst düzey eski bir ABD’li yetkili, Donanmanın bu konuyu Trump’ın ilk başkanlık döneminde de incelediğini aktardı. Yetkili, o dönemde yapılan bir çalışmanın komuta merkezinin taşınmasının yeniden tasarım süreçlerinde milyarlarca dolara mal olabileceği ve programda ciddi gecikmelere yol açabileceği sonucuna vardığını ifade etti. Eski yetkili, “Çalışma, bunu gerçekleştirmek için gereken maliyet ve sürenin son derece muazzam olacağı sonucuna varmıştı” dedi.

‘Büyük aksama’

Ford sınıfı üç uçak gemisi farklı geliştirme aşamalarında bulunuyor. USS John F. Kennedy filoya katılmaya yaklaşırken, USS Enterprise ve USS Doris Miller gemilerinin inşası ise devam ediyor. Bu sınıfın ilk gemisi olan USS Gerald R. Ford ise halihazırda hizmete girmiş durumda ve yakın zamanda Ortadoğu’daki uzun süreli görevini tamamladı.

cdvfgthyj
 ABD Donanması’ndan bir denizci, 5 Ağustos 2026’da İran ile yaşanan çatışma sırasında Nimitz sınıfı uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün güvertesinden 314. Deniz Saldırı Savaş Uçağı Filosu’na ait bir F-35C Lightning II savaş uçağını havalandırıyor. (ABD Donanması – Reuters)

Kongre Bütçe Ofisi’nin tahminlerine ve Donanmanın en son gemi yapım planına göre, önümüzdeki kırk yıl içinde her biri gelecekte 22 milyar dolara mal olması beklenen 10 adede kadar Ford sınıfı uçak gemisinin inşa edilmesi planlanıyor.

Eski bir ABD Donanması subayı ve Washington merkezli muhafazakâr bir düşünce kuruluşu olan Hudson Enstitüsü’nde denizcilik araştırmacısı olan Bryan Clark, komuta merkezinin taşınmasının ‘büyük bir yeniden tasarım’ olacağını söyledi. Clark, uçak gemisinin tasarımındaki böyle bir değişikliğin geminin yüzme kabiliyetini ve ağırlık dağılımını etkileyeceğini ve ciddi bir maliyet getireceğini belirterek, “Tasarımı değiştirebilirsiniz ancak bu durum büyük bir aksamaya yol açar” dedi.

Savunma Bakanlığı ve Donanma, yorum taleplerini Beyaz Saray’a yönlendirirken; Beyaz Saray, Trump’ın gelecekteki Ford sınıfı gemilerde komuta merkezinin yerinin değiştirilmesi yönündeki talebine ilişkin soruya yanıt olarak yeni ulusal güvenlik muhtırasına işaret etti. Ancak muhtırada bu konuya değinilmiyor.

Hem mancınıklar hem de komuta merkezi üzerindeki olası değişiklikler hakkında bilgi sahibi olan bir diğer ABD’li yetkili, Donanmanın yol açabileceği ciddi gecikmeler ve maliyet aşımları nedeniyle her iki konuyu da ciddiyetle ele aldığını söyledi.

Trump, savaş gemilerinin tasarımlarıyla ilgileniyor

Trump’ın tasarımları değiştirme yönündeki ilgisi, Beyaz Saray’ın savaş gemisi inşasının karmaşık ayrıntıları üzerindeki nüfuzunun arttığına işaret ediyor.

Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana Trump, sıkıntı içindeki gemi yapım sektörünü ‘canlandırma’ sözü verdi ve bu dosyayla ilgili birkaç başkanlık kararnamesi yayımladı.

Perşembe günü yayımlanan ulusal güvenlik muhtırası, diğer değişikliklerin yanı sıra Ford sınıfı uçak gemilerinde kullanılan gelişmiş elektromanyetik mancınık sisteminin yeniden buhar gücüne dönüştürülmesini öngörüyor. Belgede, yönetimin ‘kanıtlanmış, güvenilir ve uygun maliyetli gemi tasarımları ile teknolojilerini’ tercih ettiği vurgulanıyor.

Trump, Donanmaya ait savaş gemilerinin tasarımına olan ilgisini defalarca gösterdi. Geçen yıl, ‘Altın Filo’ olarak adlandırdığı vizyonuna liderlik edecek yeni bir savaş gemisi sınıfı inşa etme planlarını açıklamış; bu durum, söz konusu gemilerin ABD’nin sınırlı gemi yapım kapasitesini Donanmanın ihtiyaç duymadığı bir tasarıma harcayacağını savunan birçok denizcilik analisti ve Kongre üyesinin tepkisini çekmişti.

Kongre Bütçe Ofisi daha sonra Trump sınıfı savaş gemilerinin maliyetinin 30 yıllık süreçte yaklaşık 275 milyar doları bulacağını, ilk geminin tamamlanmasının ardından gemi başına maliyetin ise 18 milyar dolara ulaşacağını tahmin etmişti.

Milyarlarca dolar

Çok sayıda yetkili, gemi tasarımında yapılacak böyle bir değişikliğin milyarlarca dolara mal olabileceğini ve ABD gemi yapım sektörünün mustarip olduğu kronik gecikmeleri daha da kötüleştirebileceğini belirtti.

Ford sınıfının ilk gemisi olan USS Gerald R. Ford’un inşası 17 yıl sürmüştü. Geminin tasarımında yer alan ve aralarında Donanmanın o zamandan bu yana yüksek etkinliğini övdüğü elektromanyetik mancınık sisteminin de bulunduğu yeni teknolojiler gecikmelere yol açmıştı.

Ford sınıfı uçak gemileri, tasarımları 1960’ların sonuna dayanan Nimitz sınıfı gemilerin yerini kademeli olarak alacak.

Programa hâkim mevcut ve eski üç ABD’li yetkili Washington Post’a yaptıkları açıklamada, komuta merkezinin yeni gemilerde arka kısma taşınmasının verimlilik ve güvenlik gerekçeleriyle gerçekleştirildiğini söyledi.

Yetkiler, bu değişikliğin sadece uçakların kalkış yapacağı mancınıkların yakınında daha fazla park alanı sağlayarak mürettebatın uçakları fırlatma süresini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda uçakların iniş için geri döndükleri anlarda hava türbülansı olasılığını azaltarak iniş güvenliğini artırdığını açıkladı.

ABD Donanmasının su üstü filosu, kısmen önceki ABD yönetimlerinin küresel krizler karşısında uçak gemilerini yoğun bir şekilde kullanması nedeniyle, yıllardır bakım çalışmalarındaki gecikmelerden ve düşük harbe hazırlık seviyelerinden mustarip.

İran’la savaşın baskısı mı?

İran ile devam eden savaş ortamında Trump dönemindeki Savunma Bakanlığı, İran limanlarına yönelik saldırılar düzenlemek ve abluka uygulamak üzere Ortadoğu’ya daha fazla deniz unsuru sevk ederek uçak gemisi filosunun harbe hazırlık seviyesi üzerindeki baskıyı artırdı.

Ford uçak gemisinin kendisi de çıkan bir yangının çok sayıda mürettebatın yatakhanesini kullanılamaz hale getirmesinin ardından bu yılın başlarında sona eren uzun bir askeri intikale sahne oldu. Yetkililer ayrıca, Donanmaya ait en yeni uçak gemisinin, gemideki yüzlerce tuvalete hizmet veren ‘vakumlu atık toplama’ sisteminde sorunlarla karşılaştığını kabul etti.

USS Abraham Lincoln’ün durumu

Demokrat milletvekilleri bu hafta Savunma Bakanı Pete Hegseth’ten, kasım ayından bu yana Ortadoğu’da görev yapan USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki koşulların hızla kötüleştiğine ilişkin yeni haberlerin soruşturulmasını talep etti.

USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki denizcilerin aileleri durum hakkında alenen konuşurken, Donanma bir mürettebat üyesinin denize düşmesi olayını araştırıyor ve olayın ruh sağlığı sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtiyor.

Perşembe günü Panama’ya yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere konuşan Hegseth, bu haberleri ‘tamamen çarpıtılmış’ olarak niteledi.

Gemideki yaşam koşulları ve görev süresinin uzunluğuna ilişkin sorular devam ederken Trump, Andrews Ortak Üssü’nde gazetecilere yaptığı açıklamada USS Abraham Lincoln uçak gemisinin denizde kaldığı sürenin ‘kesinlikle yetersiz’ olduğunu söyledi.

USS Abraham Lincoln, mürettebatının mürettebata dinlenme imkânı sağlayacak bir liman ziyareti yapmaksızın denizde 200 gün geçirdiği uzatılmış bir muharebe görevinde bulunuyor. Önümüzdeki haftalarda yerini USS George Washington’ın alması planlanıyor.