Fransa'da radikal sağcı Ulusal Birlik (RN), Marine Le Pen hakkındaki karar çıkmadan adaylık senaryolarını değerlendirmeye başladı.
Ülkede 2027'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için RN Genel Başkanı Jordan Bardella, radikal sağın muhtemel adayı olarak öne çıkıyor.
RN Meclis Grup Başkanvekili Marine Le Pen'in adaylığı ise yolsuzluktan hüküm giydiği ve 5 yıl siyasi yasak aldığı davanın 7 Temmuz'da sonuçlanacak temyiz sürecine bağlı.
Financial Times'ın analizine göre, temyizden çıkacak karar Bardella'nın aday olup olmayacağını da belirleyecek.
İlk turu 18 Nisan, ikinci turu da 2 Mayıs 2027'de düzenlenecek seçimlerde iki dönem üst üste görev yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron adaylığını koyamayacak.
Analize göre "akıl hocası" Le Pen'e bağlı bir profil çizen Bardella, son haftalarda emeklilik reformu hakkındaki farklı önerileriyle, yatırımcılarla yaptığı görüşmelerle ve Polonya ziyaretiyle kendi çizgisini belirlemeye çalışıyor.
RN milletvekili Jean-Philippe Tanguy, Bardella'nın pozisyonunu şöyle özetliyor:
Bu, onun için zorlu bir denge kurma çabası. Oturup hiçbir şey yapmadan bekleyemez. Kendine bir yer açmak zorunda ancak bunu her yaptığında Le Pen'e saldırıyormuş gibi görülüyor.
Geçen ay Polonya'ya yaptığı ziyarette sağcı siyasetçilerle bir araya gelen Bardella, "Avrupa Birliği'nin işleyişini değiştirmek istediklerini" vurgulamıştı. Analize göre Bardella, Polonya-Belarus sınırına da gittiği bu ziyaretle genellikle Le Pen'in güçlü görüldüğü dış politika alanında etkisini artırmaya çalışıyor.
Diğer yandan France 24'ün analizine göre RN'de bazı kesimler, 30 yaşındaki Bardella'nın cumhurbaşkanlığı için yeteri deneyime sahip olmadığını düşünüyor. Uzmanlar, Bardella'nın sosyal medyadan yürüttüğü gençlere yönelik kampanyalarla tanınırlık kazandığını ancak RN'nin bu popülerliği sandığa yansıtabilecek bir seçim kampanyası yürütemeyebileceğini söylüyor.
İş dünyasına yönelik mesajlarda da iki isim arasındaki üslup farkına dikkat çekiliyor.
Bardella vergi indirimleri, bürokrasinin azaltılması ve refah sisteminin kötüye kullanılmasıyla mücadele vaatleriyle iş dünyasına yakın bir çizgi izlerken, Le Pen devletin gerektiğinde ekonomiye müdahale etmesini savunan daha popülist bir yaklaşımı benimsiyor.
İki isimle de görüşen, adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir şirket yetkilisi, bu farkı şöyle anlatıyor:
Bardella, 'Ben iş dünyasının yanındayım, vergilerinizi düşüreceğim' dedi. Ancak bütçe açığını nasıl azaltacağı ya da istihdamı nasıl teşvik edeceği hakkında hiçbir şey bilmiyor gibiydi. Le Pen ise kapitalist güçlere boyun eğmeyeceğini söyledi ve kendini 'öfkeli halkın sesi' diye niteledi.
İki siyasetçinin de danışmanlığını yapan François Durvye ise Bardella ve Le Pen arasında görüş farklılığı olmadığını savunuyor.
Independent Türkçe, Financial Times, France 24