Savaşı tetikleyen ve Hamaney döneminin sonunu getiren saldırı

İsrail ordusu tarafından yayınlanan bir video, Hamaney'in karargâhının hedef alındığı anı gösteriyor (AFP)
İsrail ordusu tarafından yayınlanan bir video, Hamaney'in karargâhının hedef alındığı anı gösteriyor (AFP)
TT

Savaşı tetikleyen ve Hamaney döneminin sonunu getiren saldırı

İsrail ordusu tarafından yayınlanan bir video, Hamaney'in karargâhının hedef alındığı anı gösteriyor (AFP)
İsrail ordusu tarafından yayınlanan bir video, Hamaney'in karargâhının hedef alındığı anı gösteriyor (AFP)

28 Şubat Cumartesi günü Tahran sakinleri hem Nevruz kutlamalarına hem de Ramazan ayına hazırlanırken, ABD ve İsrail ile olası bir savaşı önlemeye yönelik diplomatik çabaların gölgesinde güne başladı. Ancak o hafta, ülkeyi sarsan ocak ayı protestolarının ardından başkentte zaten yüksek olan güvenlik önlemleri, ülke liderinin ofisi ve konutunun bulunduğu "Pasteur" yerleşkesi çevresinde dramatik bir şekilde arttı.

Beklenmedik saldırı ve stratejik darbe

Tahran'ın kalbinde yer alan ve devletin kritik karar alma merkezlerini barındıran müstahkem bölgeden yükselen patlama sesleri ve dumanlar, tüm dengeleri bir anda değiştirdi. İsrail Savunma Bakanlığı, kısa süre sonra yaptığı açıklamada "İran'a karşı önleyici bir operasyon" düzenlediklerini duyurdu.

İsrail hava araçlarının havalanmasından yaklaşık iki saat beş dakika sonra, yerel saatle 09:40 sularında, uzun menzilli füzeler yerleşkeyi vurdu. The New York Times tarafından aktarılan bilgilere göre CIA, Hamaney ve üst düzey İranlı yetkililerin söz konusu cumartesi sabahı Pasteur yerleşkesinde bir güvenlik toplantısı yapacağını önceden tespit ederek bu istihbaratı İsrail ile paylaştı.

Bir uydu görüntüsü, 28 Şubat 2026'da Tahran'ın merkezindeki Pasteur bölgesinde bulunan Yüksek Lider Ali Hamaney'in karargâhından yükselen dumanı gösteriyor (Reuters)Bir uydu görüntüsü, 28 Şubat 2026'da Tahran'ın merkezindeki Pasteur bölgesinde bulunan Yüksek Lider Ali Hamaney'in karargâhından yükselen dumanı gösteriyor (Reuters)

Hamaney’in ölümü ve siyasi belirsizlik

86 yaşındaki Hamaney’in akıbeti saatlerce belirsizliğini korudu. Ancak 1 Mart sabahı devlet televizyonunda açıklamayı okuyan sunucu, sarsılan bir sesle İran liderinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Saldırı sadece Hamaney’i değil, ülkenin askeri ve siyasi elitlerini de yok etti. Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, Savaş Konseyi Başkanı Ali Şemhani ve Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Pakpur’un da aralarında bulunduğu çok sayıda üst düzey yetkilinin öldüğü doğrulandı. Ayrıca, Hamaney’in kızı, gelini, damadı ve torunu ile birlikte, babasının ofisinde kilit rol oynayan ancak resmi bir görevi bulunmayan oğlu Mücteba Hamaney’in eşi Zehra Haddad Adil de hayatını kaybetti. Mücteba Hamaney’in ise saldırıdan yaralı kurtulduğu bildirildi.

Olaydan bir hafta sonra, Mücteba Hamaney'in babasının yerine üçüncü lider olarak seçildiği açıklandı, ancak kendisi o günden beri henüz kamuoyu önüne çıkmadı.

İstihbarat zafiyeti ve "Görünmez" teknoloji

Saldırı, İran’ın güvenlik yapısındaki derin bir istihbarat boşluğunu gözler önüne serdi. Şarku’l Avsat’ın Financial Times’ten aktardığı habere göre İsrail, yıllar önce Tahran’daki trafik mobese kameralarını ve yerleşke çevresindeki güvenlik ağlarını hackleyerek muhafızların kimliklerini ve rutin hareketlerini haritalandırdı.

Fransa'daki G7 Zirvesi'nde konuya ilişkin açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, gelişmiş gözetleme sistemlerine vurgu yaparak, "Sahip olduğumuz teknolojinin kalitesine inanmazsınız. Birinin üzerindeki kimlik kartının seri numarasını bile okuyabiliyoruz. Bu kadar başarılı olmamızın nedeni bu" ifadelerini kullandı.

Uydu görüntüsü, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in Tahran'daki resmi konutunda hasar gören binaları gösteriyor- Pazar, 1 Mart 2026 (AP)Uydu görüntüsü, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in Tahran'daki resmi konutunda hasar gören binaları gösteriyor- Pazar, 1 Mart 2026 (AP)

Hamaney, 17 Şubat'ta yaptığı son halka açık konuşmasında İranlılara "endişelenmemelerini" söylemişti. Ancak 28 Şubat’ta başka bir yere nakledildiği söylentilerine rağmen, başkentin göbeğinde kalarak büyük bir risk almış olması uzmanlar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. 12 gün süren Haziran 2025'teki İsrail-İran savaşı sırasında sığınakta yaşayan liderin bu kez neden açıkta olduğu, bölgedeki stratejik kırılmanın en büyük sorularından biri olarak kalmaya devam ediyor.



Rusya-Ukrayna savaşında 2 milyondan fazla askeri kayıp yaşandı

Ukraynalı askerler, 21 yaşındaki bir askerin tabutu üzerine ulusal bayrağı dalgalandırıyor (Arşiv- AFP)
Ukraynalı askerler, 21 yaşındaki bir askerin tabutu üzerine ulusal bayrağı dalgalandırıyor (Arşiv- AFP)
TT

Rusya-Ukrayna savaşında 2 milyondan fazla askeri kayıp yaşandı

Ukraynalı askerler, 21 yaşındaki bir askerin tabutu üzerine ulusal bayrağı dalgalandırıyor (Arşiv- AFP)
Ukraynalı askerler, 21 yaşındaki bir askerin tabutu üzerine ulusal bayrağı dalgalandırıyor (Arşiv- AFP)

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) dün yayımladığı araştırmaya göre, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlamasından bu yana iki tarafın toplam askeri zayiatı 2 milyonu aştı

Araştırmada, Rus ve Ukrayna ordularındaki toplam kayıpların 2 milyonun üzerinde olduğu belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın rapordan aktardığına göre, Moskova'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Rus ordusunda 400 ila 450 bin asker hayatını kaybetti. Rusya'nın toplam askeri zayiatının ise ölü, yaralı ve kayıp personel dâhil yaklaşık 1,4 milyon olduğu tahmin edildi.

Aynı dönemde Ukrayna ordusunun 125 bin ila 150 bin askerini kaybettiği, yaralı sayısının ise 525 bin ile 625 bin arasında olduğu ifade edildi.

Araştırmada ayrıca, Ukrayna'da hayatını kaybeden Rus askerlerinin sayısının, ABD'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana katıldığı bütün savaşlarda verdiği toplam askeri kaybın yaklaşık dört katına ulaştığı belirtildi. Rapora göre bu sayı, Rusya'nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında yer aldığı tüm çatışmalarda verdiği toplam askeri kaybın da dokuz katından fazla.


Washington ve Tahran arasında temkinli ilerleme

Washington ve Tahran arasında temkinli ilerleme
TT

Washington ve Tahran arasında temkinli ilerleme

Washington ve Tahran arasında temkinli ilerleme

ABD ile İran arasında dolaylı yürütülen görüşmelerde dün temkinli bir ilerleme kaydedildi. Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Doha'da başlayan teknik müzakerelerde, dondurulmuş İran varlıkları, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği ve kalıcı ateşkesin tesis edilmesi konuları ele alındı.

ABD Başkanı Donald Trump, salı akşamı başlayan görüşmeleri olumlu değerlendirerek, İran'ın nükleer silahsızlanma sürecinin "iyi ilerlediğini" ve tarafların "birbirleriyle oldukça iyi anlaştığını" söyledi.

Trump, diplomatik süreci petrol ve benzin fiyatlarındaki düşüş ile piyasalardaki yükselişle ilişkilendirirken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de görüşmelerin "olumlu yönde ilerlediğini" ifade etti. Vance, nükleer konulara ilişkin müzakerelerin henüz başlamadığını belirtirken, Washington'un "güçlü bir konumdan" müzakere ettiğini ve askeri seçenekleri masada tutmaya devam ettiğini vurguladı.

İran tarafında ise Parlamento Başkanı ve Başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, olası sonraki görüşmeler için ülkesinin "kırmızı çizgilerini" ortaya koydu. Kalibaf, uranyum zenginleştirme faaliyetleri, füze kapasitesi ve bölgesel ittifakların müzakereye kapalı olduğunu, mevcut temasların yalnızca mutabakat zaptının uygulanmasıyla sınırlı olduğunu söyledi.

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin tutumunu korurken, üzerinde uzlaşılan maddelerin uygulanmasının aksaması hâlinde güç kullanımına başvurulabileceği uyarısında bulundu. Washington ise dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılmasını, Tahran'ın belirli yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlıyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ülkenin dini lideri Mücteba Hamaney'i hedef alacak herhangi bir tehdide "anında ve güçlü" karşılık verileceğini söyledi.


Trump: Çin'in Panama Kanalı'nı kontrol etmesine izin vermeyeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Çin'in Panama Kanalı'nı kontrol etmesine izin vermeyeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

Reuters, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün Washington'ın Çin'in Panama Kanalı üzerinde denetim kurmasına izin vermeyeceğini söylediğini aktardı.

Panama Kanalı, Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karanın en dar noktasından geçerek gemilerin Atlas ve Pasifik okyanusları arasında çok daha hızlı seyretmesine imkân tanıyor.

Yıllık Amerikan konteyner trafiğinin yüzde 40'ı Panama Kanalı’ndan geçiyor.

ABD Panama Kanalı’nın yapımını yirminci yüzyılın başlarında tamamladı, ancak stratejik öneme sahip bu su yolunun kontrolünü 1999 yılında Panama'ya devretti.

Trump defalarca kez kanalı ‘geri almak’ istediğini dile getirdi. Göreve dönmeden önce de gazetecilere kanalın kontrolünü yeniden ele geçirmek için ekonomik ya da askeri güç kullanmaktan kaçınmayacağını söylemişti.