Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenmesi maliyetinin yüklenmesinin haklı olacağını söyledi. Ancak Berlin'in şu aşamada bu operasyona katılım karşılığında ücret talep etmeyi planlamadığını belirtti.
Wadephul'un açıklamaları, Avrupa başkentlerinin dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olası rollerini değerlendirdiği bir dönemde geldi. Konunun, NATO'nun Ankara'da düzenlenecek zirvesinde İran ve deniz ulaşım özgürlüğü başlıkları kapsamında gündeme gelmesi bekleniyor.
Alman Handelsblatt gazetesine konuşan Wadephul, İran'ın "uluslararası bir deniz geçiş güzergâhına hukuka aykırı şekilde mayın döşediğini" söyledi. Alman bakan, "Diğer Avrupalı ortaklarımızla birlikte bu mayınları temizlersek, şu anda bunun karşılığında herhangi bir ücret talep etmeyi düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı.
Ancak Wadephul, "Prensip olarak böyle bir talep haklı olur ve maliyeti İran karşılamalıdır; çünkü rejimin neden olduğu bir zararı ortadan kaldırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Alman Bakan, Almanya'nın olası bir mayın temizleme operasyonuna askeri katılımının açık güvenlik ve siyasi şartlara bağlı olduğunu belirtti. Wadephul, "Yaz ayları içinde Alman ordusunun mayın temizleme çalışmalarında mümkün ve anlamlı bir rol üstlenip üstlenemeyeceği netleşmeli" diye konuştu.
Bunun için "yeterince güvenli bir ortamın" sağlanması gerektiğini ifade eden Wadephul, bunun Umman ve İran'ın operasyonun fiilen yürütülmesine izin vermesi anlamına geldiğini söyledi. Başarının ise ABD ile İran arasındaki müzakerelerin seyrine bağlı olduğunu kaydetti.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Alman hükümeti, birkaç hafta önce Fulda adlı mayın avlama gemisi ile Mosel adlı destek gemisini bölgeye göndermiş ve olası bir mayın temizleme operasyonuna katılım için hazır bekletmeye başlamıştı.
Wadephul'un açıklamaları, NATO'nun bugün ve yarın Ankara'da yapılması planlanan zirvesi öncesinde geldi. Avrupalı yetkililer, İran savaşı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa hükümetlerinin bu konudaki tutumuna yönelik memnuniyetsizliğinin zirveyi gölgelemesinden endişe ediyor.
NATO liderlerinin zirve bildirisinde, "müttefiklerin İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yeniden teyit edeceği" ve İran'a "Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı özgürlüğüne tam anlamıyla saygı göstermesi" çağrısında bulunacağı belirtiliyor.
Hürmüz'deki durum, Tahran ile Avrupa başkentleri arasında daha geniş bir anlaşmazlığa da yol açtı. İngiltere ve Fransa'nın Umman ile iş birliği yaparak deniz ulaşımını korumaya yönelik çok uluslu bir askeri görev oluşturmaya hazır olduklarını açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın "bölge dışı güçlerin askeri gösteri alanı olmadığını" belirtti.
Garibabadi, İran'ı "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlayan sorumlu bir güç" olarak nitelendirerek, bu bölgede "her türlü askeri girişime" karşı uyarıda bulundu. "Hürmüz'ün güvenliği kıyıdaş ülkelerin sorumluluğundadır" diyen Garibabadi, "kriz çıkaranlar maceralarının sonuçlarından sorumlu olacaktır" ifadelerini kullandı.
Fransa ise daha önce Charles de Gaulle uçak gemisinin Fransa'ya döneceğini, ancak mayın temizleme ekipmanları, iki fırkateyn ve bir deniz devriye uçağının bölgede kalacağını açıklamıştı.

