Fransız Le Figaro gazetesinde yer alan bir analize göre, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in babası Ali Hamaney'in cenaze törenine katılmaması, ülkede iktidarın yönetilme mekanizmasıyla ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. Son savaşın, rejimi güç merkezlerini yeni döneme uygun şekilde yeniden düzenlemeye zorladığı belirtiliyor.
İran ve Irak'ın çeşitli kentlerinde düzenlenen cenaze törenlerinin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, Ali Hamaney Meşhed kentinde geniş bir halk katılımıyla toprağa verildi. Ancak mart ayında dini lider seçilmesinden bu yana kamuoyu önüne çıkmayan oğlu Mücteba Hamaney'in törende görünmemesi dikkat çekti. Bazı haberler, Mücteba Hamaney'in babasının hayatını kaybettiği saldırıda yaralandığını ve güvenlik gerekçesiyle bilinmeyen bir yerde tutulduğunu öne sürüyor.
Devrim Muhafızları ön planda
Yeni dini liderin kamuoyu önünde görünmemesine rağmen birçok gösterge ülkenin; Ulusal Güvenlik Konseyi'nin üst düzey üyeleri, Devrim Muhafızları komutanları ve istihbarat birimleriyle koordinasyon içinde yönetildiğine işaret ediyor. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dahil olmak üzere sivil figürlerin rolünde belirgin bir gerileme görülüyor.
Konuyu yakından takip eden çevreler, savaşın karar alma mekanizmasında daha "cesur" bir liderlik yapısı ortaya çıkardığını, ancak muhaliflere yönelik tutumda bir değişiklik olmadığını belirtiyor. Sert güvenlik yaklaşımı varlığını korurken, askeri ve istihbarat kurumlarının stratejik dosyaların yönetimindeki etkisi güçlendi.
İç politikada "Esneklik" arayışı
Öte yandan uzmanlar, Devrim Muhafızları'nın yükselişini diğer kurumların tamamen dışlanması olarak yorumlamamak gerektiği konusunda uyarıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre mevcut dönemin; caydırıcı kapasiteyi artırmaktan sorumlu askeri kurum ile ABD ile siyasi ve hukuki ilişkileri yöneten diplomasi arasında "rol paylaşımına" dayandığı değerlendiriliyor.
İç cephede ise yeni liderliğin bazı toplumsal konularda esneklik sergilediği görülüyor. Yetkililerin, ülkede yaşanan protestolardan sonra eski politikalara dönme zorluğunun bilinciyle, birçok kadının başörtüsü takmamasına göz yummaya devam etmesi, bu "esneklik" sinyallerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Analistler, iktidarın yeniden şekillenmesinin sadece son savaşla başlamadığını, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımların geri dönmesi dönemine dayandığını ifade ediyor. O tarihten beri devlet kurumları içinde akademik ve örgütsel tecrübesi yüksek, ancak sertlik yanlısı tavrından ödün vermeyen yeni bir nesil öne çıktı. Bunun, rejimin son çatışmalardaki dayanıklılığını artıran temel etkenlerden biri olduğu kaydediliyor.

