Moskova bölgesine düzenlenen İHA saldırılarında 3 kişi öldü, 5 kişi yaralandı

Başkent Moskova, (EPA)
Başkent Moskova, (EPA)
TT

Moskova bölgesine düzenlenen İHA saldırılarında 3 kişi öldü, 5 kişi yaralandı

Başkent Moskova, (EPA)
Başkent Moskova, (EPA)

Moskova bölgesine bugün düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırıları sonucunda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 5 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, "İstra'nın Pionyersky kasabasında bir İHA saldırısı sonucu 3 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Solnechnogorsk'ta ise bir İHA'nın konut binasını hedef alması sonucu 2 kişi yaralandı" ifadelerini kullandı. Vali, gece saatlerinde ise bölge üzerinde 81 İHA'nın düşürüldüğünü belirtti.

Güneyde endüstriyel tesise saldırı

Rusya'nın güneybatısındaki Stavropol bölgesi Valisi Vladimir Vladimirov da bölgede "düşmanca bir saldırı" gerçekleştiğini duyurdu. Vladimirov, Şpakovski ilçesindeki Vyazniki köyünde bulunan bir sanayi bölgesinde yangın çıktığını, olayda henüz herhangi bir can kaybı bildirilmediğini kaydetti.

Ukrayna, son dönemde özellikle Rusya’nın petrol altyapısını hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı. Kiev yönetiminin bu stratejiyle, Moskova'nın savaş finansmanını engellemeyi amaçladığı değerlendiriliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük çatışma olan Rusya-Ukrayna savaşı, dördüncü yılını geride bırakırken, Rusya da Ukrayna topraklarına yönelik günlük hava saldırılarını sürdürüyor. Taraflar arasında henüz diplomatik bir çözüm ufukta görünmüyor.



İran saldırıları Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü hedef aldı

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
TT

İran saldırıları Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü hedef aldı

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)

İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu sabah yaptığı açıklamada, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri üslerini ve noktalarını hedef aldığını duyurdu.

İran resmî haber ajansı İRNA'nın Devrim Muhafızları kaynaklı aktardığı açıklamalarda, Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü, Bahreyn'deki ABD insansız hava araçları (İHA) komuta merkezi ve Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü'nün de aralarında bulunduğu bazı askeri hava üslerine yönelik saldırılar düzenlendiği bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bahreyn'de, ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırılarının ardından hava saldırısı sirenleri çaldı.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, "Sirenler devreye sokuldu. Vatandaşlardan ve ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve haberleri resmî kanallar aracılığıyla takip etmeleri istenmektedir" ifadelerini kullandı.

Kuveyt ordusu da silahlı kuvvetlerinin, Kuveyt hava sahası içindeki düşman hava hedeflerine karşı koyduğunu açıkladı.

Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı, X üzerinden yaptığı açıklamada, "Duyulabilecek patlama sesleri, hava savunma sistemlerinin düşman saldırılarını engellemesi sonucu meydana gelmektedir. Herkesin yetkili kurumlar tarafından yayımlanan güvenlik ve emniyet talimatlarına uyması rica olunur" ifadelerine yer verdi.


14 ülke Pekin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarının geçersizliğini teyit etti

İhtilaflı Güney Çin Denizi'nde İkinci Thomas Resifi'ne yaklaşırken bir Filipin ikmal gemisine karşı Çin Sahil Güvenlik gemisinin su topu kullandığını gösteren görüntü, 23 Mart 2024 (Arşiv - AP)
İhtilaflı Güney Çin Denizi'nde İkinci Thomas Resifi'ne yaklaşırken bir Filipin ikmal gemisine karşı Çin Sahil Güvenlik gemisinin su topu kullandığını gösteren görüntü, 23 Mart 2024 (Arşiv - AP)
TT

14 ülke Pekin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarının geçersizliğini teyit etti

İhtilaflı Güney Çin Denizi'nde İkinci Thomas Resifi'ne yaklaşırken bir Filipin ikmal gemisine karşı Çin Sahil Güvenlik gemisinin su topu kullandığını gösteren görüntü, 23 Mart 2024 (Arşiv - AP)
İhtilaflı Güney Çin Denizi'nde İkinci Thomas Resifi'ne yaklaşırken bir Filipin ikmal gemisine karşı Çin Sahil Güvenlik gemisinin su topu kullandığını gösteren görüntü, 23 Mart 2024 (Arşiv - AP)

Aralarında Japonya, Filipinler ve ABD'nin de bulunduğu 14 ülke, dün ortak bir açıklama yayımlayarak Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik iddialarını reddettiklerini vurguladı.

Açıklama, Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca Lahey'de kurulan Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin tarihi kararının 10. yıl dönümü vesilesiyle yayımlandı.

Manila tarafından açılan söz konusu davada mahkeme, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki geniş kapsamlı egemenlik iddialarının uluslararası hukuk açısından herhangi bir dayanağı bulunmadığı sonucuna varmıştı. Pekin ise bu kararı sürekli olarak reddediyor.

Çin, 2012 yılında iki ülke arasında yaşanan ve Pekin'in ihtilaflı mercan resiflerinden birinin fiili kontrolünü ele geçirmesiyle sonuçlanan deniz çatışmasının ardından, Filipinler'in 2013 yılında başlattığı tahkim sürecine katılmayı reddetmişti. Pekin ayrıca 2016 yılında açıklanan kararı da tanımadı ve dünyanın en önemli ticaret yollarından biri olan Güney Çin Denizi'nin büyük bölümü üzerindeki egemenlik iddialarını sürdürmeye devam ediyor. Bölge, yıllardır Asya'daki en tehlikeli gerginlik odaklarından biri olarak değerlendiriliyor ve Çin ile Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan arasında bölgesel çatışmalara sahne oluyor.

Pazar günü yayımlanan ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:

10 yıl önce açıklanan tahkim heyeti kararını yeniden teyit ediyoruz; buna göre, 'tarihi haklar' iddiasına dayananlar da dahil olmak üzere Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki geniş kapsamlı deniz alanı taleplerinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmuyor.

Açıklamada, kararın ‘Çin ile Filipinler arasında nihai, bağlayıcı ve kesin nitelik taşıdığı’ vurgulandı.

Son yıllarda Filipinler ile Çin arasında bir dizi deniz gerginliği yaşandı. Manila, Pekin'i münhasır ekonomik bölgesi içinde ‘tehlikeli manevralar’ gerçekleştirmekle suçluyor.

Japonya, Filipinler ve ABD'nin yanı sıra ortak açıklamayı imzalayan taraflar arasında Avustralya, İngiltere, Kanada, Estonya, Almanya, İtalya, Letonya, Litvanya, Yeni Zelanda, Romanya ve Slovenya de bulunuyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise pazar günü Pekin'in egemenlik iddialarını yeniden teyit ederek, Güney Çin Denizi'ndeki gerginliğin nedeninin ABD de dahil olmak üzere dış güçlerin askeri faaliyetlerini yoğunlaştırması olduğunu belirtti. Çin Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, ‘sözde kararın değersiz bir kâğıt parçasından ibaret olduğunu, hukuka aykırı, geçersiz, iptal edilmiş ve bağlayıcı gücü bulunmayan bir karar olduğunu’ öne sürdü. Bakanlık, ilgili ülkeleri Çin'in bölgesel ve deniz haklarına saygı göstermeye ve bölgesel istikrarı zedeleyen eylemlerden kaçınmaya çağırdı.


İsrailli yerleşimcilerin yabancılara yönelik şiddeti hükümetleri üzerindeki baskıyı artırıyor

Cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah şehri yakınlarındaki Muğayyir köyünde Filistinlilere ait mülklere düzenlenen saldırı sırasında İsrail askerleri ve yerleşimciler (Reuters)
Cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah şehri yakınlarındaki Muğayyir köyünde Filistinlilere ait mülklere düzenlenen saldırı sırasında İsrail askerleri ve yerleşimciler (Reuters)
TT

İsrailli yerleşimcilerin yabancılara yönelik şiddeti hükümetleri üzerindeki baskıyı artırıyor

Cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah şehri yakınlarındaki Muğayyir köyünde Filistinlilere ait mülklere düzenlenen saldırı sırasında İsrail askerleri ve yerleşimciler (Reuters)
Cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah şehri yakınlarındaki Muğayyir köyünde Filistinlilere ait mülklere düzenlenen saldırı sırasında İsrail askerleri ve yerleşimciler (Reuters)

İsrailli yerleşimcilerin, Batı Şeria'da 48 saat içinde Amerikalı resmi bir heyet ile gazetecilere saldırmalarının ardından hükümetleri üzerindeki baskı artarken ABD yönetimi karşısında son derece güç bir duruma soktu.

İsrailli kaynaklar, Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddetinin İsrail'i bir yandan mahcup ettiğini, diğer yandan da daha fazla eleştiriye maruz bıraktığını, özellikle bu tür olaylara karışan yerleşimcilere yönelik herhangi bir işlem yapılmaması nedeniyle bu durumun daha da belirginleştiğini belirtti. Kaynaklara göre ABD'li yetkililer ve gazetecilerin hedef alınması, mahcubiyeti ve baskıyı daha da artırdı.

Yerleşimciler cumartesi günü Batı Şeria'da ABD televizyonu CNN ekibine ve diğer bazı gazetecilere saldırdı. Bu saldırı, bir ABD'li temsilciyi alıkoymaya yönelik girişimin üzerinden yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti. Tüm bunlar, Tel Aviv'den Batı Şeria'daki fanatik yerleşimcilerin dizginlenmesini talep eden ABD yönetimi karşısında İsrail'in mahcubiyetini ikiye katladı.

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, yetkilinin ‘İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarının ABD-İsrail ittifakına verilen desteği zayıflattığını’ belirttiğini ve ‘yerleşimcilere yaptırım uygulanması gerektiği’ çağrısında bulunduğunu aktardı.

İsrail medyası, yerleşimcilerin ABD'li yetkililer ve gazetecilere yönelik saldırılarına odaklanarak, polisin 4 yerleşimciyi gözaltına almasını, yerleşimcilere karşı bir adım atıldığını göstermeye çalışan bir hamle olarak öne çıkarmaya çalıştı.

İsrail polisi cumartesi günü, Ramallah'ın kuzeyindeki Sincil köyü yakınlarında bulunan ve geçtiğimiz yılın temmuz ayında yerleşimciler tarafından dövülerek öldürülen Filistin kökenli ABD vatandaşı bir genç olan Seyfullah Musallat'ın ölümünün birinci yıl dönümünü haberleştirmek için orada bulunan gazetecileri hedef alan bir saldırının ardından 4 yerleşimciyi gözaltına aldığını duyurdu.

vfgthyju
Geçtiğimizi şubat ayında işgal altındaki Batı Şeria'da Ramallah yakınlarındaki Muhmas köyünde bir İsrailli yerleşimci tarafından öldürülen Filistin kökenli Amerikalı gencin yakınları (Reuters)

Gazetecilerin ifadesine göre bölgeye varır varmaz yerleşimciler gazetecilere saldırdı, yolları kapattı, ‘bıçak ve sopalar’ ile üzerlerine yürüdü ve araçlarının camlarını kırdı.

İsrail polisi tarafından yapılan açıklamada, olay yerine gönderilen askerlerin dört şüpheliyi gözaltına aldığı, araçlarına el koyulduğu, gazetecilerin ifadesinin dinlendiği ve gazetecilerin geçişine izin verildiği belirtildi. Polis, yerleşimcilere ait araç arandığında, araçta sopalar ve bir bıçağın ele geçirildiğini doğruladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Polis ve ordu, özellikle görevlerini yerine getiren medya çalışanlarına yönelik olduğunda, şiddet veya mülke zarar verme eylemlerinin her türlü tezahürünü son derece ciddiye alıyor.”

Bu olay, bölgede gazetecilerin maruz kaldığı ilk saldırı değildi. Gazeteciler daha önce, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin İsrail makamlarından soruşturma açmasını talep ettiği ve ‘suç ve terör eylemi’ olarak nitelendirdiği Musallat'ın öldürülmesi olayını haberleştirmeye çalışırken de saldırıya uğramıştı. Musallat'ın babası CNN'e yaptığı açıklamada, aradan bir yıl geçmesine rağmen hiç kimsenin tutuklanmadığını söyledi.

Yerleşimciler ile onları destekleyen askerlerin gazetecilere yönelik saldırılarının tekrarlanması, yerleşimcilerin ordu içindeki nüfuzunun arttığına işaret ediyor.
 

c6uku78k
Yerleşimcilerin cumartesi günü düzenlediği saldırının ardından Ramallah'ın doğusundaki Muğayyir köyünde konuşlanan İsrail askerleri (Reuters)

Cumartesi günü saldırıya uğrayan ekipte yer alan CNN muhabiri Jeremy Diamond, daha önce Batı Şeria'daki yasa dışı bir yerleşim yerinde güçlerin gazetecilerin görüntü almasını engellemeye çalıştığı sırada bir askerin kameramanını boğazından sıktığını açıklamıştı.

Askerlerin, Batı Şeria'nın tamamının Yahudilere ait olduğunu ve öldürülen yerleşimcilerin intikamını aldıklarını söylediklerine dair görüntüler kaydedildi.

Gazetecilere yönelik saldırı, ABD'li Kongre Üyesi Ro Khanna'nın Ramallah'ın kuzeyinde, binlerce ABD vatandaşlığına sahip Filistinlinin yaşadığı ve sürekli yerleşimci saldırılarına maruz kalan Turmus Aya köyü yakınlarında yerleşimciler tarafından alıkonulmasının üzerinden sadece birkaç gün sonra gerçekleşti.

Khanna, hükümetlerinin kendilerini terk ettiğini hissettiklerini CNN'e söyleyen Amerikan vatandaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını göstermek amacıyla köyü ziyaret etmişti. Khanna, yerleşimcilerin küstahlığına ve onları destekleyen askerlerin küstahlığına tanık olduğunu belirtti.

ABD, İsrail'den yerleşimci şiddetini dizginlemesini talep etmişti. Ancak İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, yerleşimci şiddeti meselesinin ‘inanılmaz derecede abartıldığını’ öne sürerek, faillerin yaklaşık 150 kişiden oluşan ‘sapkın gençler’ grubu olduğunu iddia etti.

The Times of Israel gazetesine göre İsrail, yerleşimci şiddeti vakalarında gözaltı işlemlerinin az sayıda gerçekleştirilmesi, suçlamaların ve mahkumiyetlerin nadiren verilmesi nedeniyle artan eleştirilere maruz kalıyor.

İsrail Genel Güvenlik Servisi'nin (Şin-Bet) bu yılın başlarında açıkladığı istatistikler, Batı Şeria'da Yahudi terör saldırılarına kurban giden Filistinlilerin sayısının, Yahudi kurbanların sayısının üç katına ulaştığını gösteriyor.

fgthyjuk
Geçtiğimiz ekim ayında Batı Şeria'da El-Halil kentine bağlı Sair köyünde Filistinli çiftçilerin zeytin hasadı yapması engellenirken bir tarlada duran yerleşimciler ve İsrail askerleri (arşiv - AFP)

Yerleşimcilerin saldırıları 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana belirgin bir şekilde kanlı olarak devam ediyor. Yerleşimciliğe Karşı Direniş Komisyonu'na göre yerleşimciler sadece bu yıl içinde 17 Filistinliyi öldürdü.

Yerleşimciler pazar günü Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde Filistinlilerin evlerine saldırırken El-Halil'in güneyindeki Musafir Yatta bölgesine bağlı Havara köyünde en az 7 kişi yaralandı.

Yerleşimciler, İsrail'de seçim döneminin başlamasıyla birlikte saldırılarını yoğunlaştırdı. Batı Şeria'nın, Gazze Şeridi'nin yanı sıra seçim vaatleri açısından tercih edilen bir alan olması nedeniyle bu durumun daha da tırmanması bekleniyor. Batı Şeria'daki yerleşimciler meselesi, seçim kampanyalarının bir parçası olarak öne çıktı.

Maliye Bakanı Bezalel Smotrich birkaç gün önce, Batı Şeria'daki 64 yerleşim birimine aile başına 47 bin dolar değerinde vergi muafiyeti sunacağını açıklamıştı.

Smotrich pazar günü partisinin WhatsApp gruplarında, ‘hükümetin, işgal altındaki Batı Şeria'daki onlarca yeni yerleşim birimi lehine bir milyar şekelin (yaklaşık 3 şekel = 1 dolar) üzerinde bir bütçeyle yol açılmasına yönelik önerisini de yürürlüğe koyacağını’ teyit etti.