Ahmedinejad'ın ofisi İsrail bağlantısı iddialarını yalanladı, Tahran'daki faaliyetlerine ait görüntüler yayımladı

İran Eski Cumhurbaşkanı, Hamaney için düzenlenen taziye törenine katıldı ve danışmanlarıyla bir araya geldi; ev hapsinde olduğu iddialarını fiilen yalanladı

Ahmedinejad, salı günü Tahran'da Hamaney'in anma törenine katıldı (Tesnim)
Ahmedinejad, salı günü Tahran'da Hamaney'in anma törenine katıldı (Tesnim)
TT

Ahmedinejad'ın ofisi İsrail bağlantısı iddialarını yalanladı, Tahran'daki faaliyetlerine ait görüntüler yayımladı

Ahmedinejad, salı günü Tahran'da Hamaney'in anma törenine katıldı (Tesnim)
Ahmedinejad, salı günü Tahran'da Hamaney'in anma törenine katıldı (Tesnim)

İran Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ofisi, dün ABD basınında yer alan, İsrail istihbaratıyla bağlantı kurduğu ve ev hapsinde tutulduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Ardından devlet medyası ve Ahmedinejad'a yakın internet sitesi, eski cumhurbaşkanının İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen taziye törenine katıldığına ve Tahran'daki ofisinde görüşmeler gerçekleştirdiğine ilişkin fotoğraflar yayımladı.

Açıklama, New York Times'ın bir gün önce yayımladığı kapsamlı haberin ardından geldi. Haberde, İsrail'in Ahmedinejad'ı İran'da olası bir rejim değişikliği planının parçası hâline getirmek amacıyla yıllarca hazırladığı ve savaşın ilk günlerinde ikametgahına düzenlenen saldırının ardından Mossad ajanlarının kendisini güvenli bir eve götürdüğü öne sürülmüştü.

Ahmedinejad'ın ofisi, gazetede yer alan haberin "tamamen yalan" olduğunu belirterek, iddiaları "Hollywood senaryosu" ve "saçma bir kurgu" olarak nitelendirdi. Açıklamada, haberin İran halkı arasında kargaşa çıkarmayı ve psikolojik savaş yürütmeyi amaçladığı savunuldu.

Ahmedinejad'a ait "Dolat-e Bahar" internet sitesinde yayımlanan açıklamada, eski cumhurbaşkanının günlük çalışmalarını sürdürdüğü ve halka hizmet etmeye devam ettiği belirtilerek, ev hapsinde bulunduğu ya da İsrail ile herhangi bir bağlantısının olduğu yönündeki iddialar kesin bir dille reddedildi.

Açıklamada, New York Times'ın 55 gün önce yayımladığı benzer habere, "senaryonun ciddiyetten uzak ve inandırıcılıktan yoksun olması" nedeniyle yanıt verilmediği ifade edildi. Ancak bu kez, ülkenin içinde bulunduğu hassas siyasi koşullar ve "düşmanların fitnesini boşa çıkarmak" amacıyla açıklama yapıldığı kaydedildi.

Ofis ayrıca gazeteyi, para karşılığında "itibarsız kişilerden gelen sahte haber ve makaleleri yayımlamakla" suçladı.

Mahmud Ahmedinejad'ın Ali Hamaney'in oğulları Mustafa ve Mesud'a taziyelerini iletti. (IRNA)Mahmud Ahmedinejad'ın Ali Hamaney'in oğulları Mustafa ve Mesud'a taziyelerini iletti. (IRNA)

Art arda kamuoyu önüne çıktı

Dikkat çeken gelişmelerden biri de Ahmedinejad'ın, ofisinin açıklamasından saatler sonra Tahran'da Hamaney için düzenlenen taziye törenine çok sayıda İranlı yetkiliyle birlikte katılması oldu.

İran'ın resmi haber ajansı IRNA, Ahmedinejad'ın Hamaney'in oğulları Mustafa ve Mesud'a taziyelerini sunduğu anlara ait bir fotoğraf yayımladı. Bu görüntüler, New York Times'ın ev hapsi iddialarının reddedilmesinin ardından kamuoyuna yansıyan ilk doğrulanmış görüntüler oldu.

Bu, Ahmedinejad'ın son günlerde kamuoyuna ikinci görünümüydü. Eski cumhurbaşkanı, 6 Temmuz'da Hamaney'in cenaze törenine de kısa süreliğine katılmıştı. Törende Ahmedinejad'ın başı öne eğik şekilde ve güvenlik görevlileri eşliğinde yürüdüğü görülmüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye bu, 28 Şubat'ta Tahran'daki konutunun hedef alınmasından sonraki ilk görüntüsüydü.

Aynı gün Dolat-e Bahar sitesi, Ahmedinejad'ın Tahran'daki ofisinde dostları, çalışma arkadaşları ve danışmanlarıyla yaptığı toplantıya ait fotoğraflar da yayımladı.

Haberde, toplantıda ülkedeki son gelişmelerin ele alındığı, katılımcıların ise ABD-İsrail ortak saldırısında Ahmedinejad'ın çalışma ofisi ve ikametgahının bulunduğu Tahran'ın "72 Narmak" Meydanı'ndaki komplekste hayatını kaybeden korumaları için taziyelerini sunduğu belirtildi.

 İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, pazartesi günü danışmanlarından bir grupla yaptığı toplantıda, (Dolat-e Bahar internet sitesi)İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, pazartesi günü danışmanlarından bir grupla yaptığı toplantıda, (Dolat-e Bahar internet sitesi)

Siteye göre, 28 Şubat'taki saldırıda komplekse iki güdümlü füze isabet etti; beş koruma görevlisi yaşamını yitirirken, iki kişi de yaralandı.

Ahmedinejad'ın ofisi ayrıca, eski cumhurbaşkanının cumartesi günü Düzenin Yararını Teşhis Konseyi'nin ekonomi komitesi toplantısına katıldığını ve burada ülkenin mevcut ekonomik durumuna ilişkin görüşlerini üyelerle paylaştığını duyurdu. Bu gelişme, Ahmedinejad'ın İran'daki karar alma mekanizmalarıyla bağlantılı kurumlardaki faaliyetlerini sürdürdüğünü gösteriyor.

İsrail'in planı iddiası

New York Times'ın pazartesi günü yayımladığı haberde, Ahmedinejad'ın 2024 ve 2025 yıllarında Budapeşte'ye yaptığı ziyaretlerin, İsrail'in kendisini olası rejim değişikliğinin ardından İran'ın başına getirilebilecek bir "istihbarat unsuru" olarak hazırlama planının parçası olduğu öne sürüldü.

Gazete, eski ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, dönemin Mossad Başkanı David Barnea'nın 2024 yılında Budapeşte'ye giderek Ahmedinejad ile görüştüğünü ve Mossad'ın daha sonra bu temaslar hakkında ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nı (CIA) bilgilendirdiğini ileri sürdü.

Haberde ayrıca İsrail'in son yıllarda Ahmedinejad'ın konaklama ve seyahat masraflarını karşıladığı, farklı ülkelerde İsrailli yetkililerle birçok kez görüştüğü iddia edildi.

İddiaya göre operasyon, savaşın ilk günlerinde Ahmedinejad'ın konutu, koruma binası ve zırhlı aracının hedef alınmasıyla zirveye ulaştı.

Mahmud Ahmedinejad, salı günü Tahran'da eski dini lider için düzenlenen taziye töreninde üst düzey İranlı yetkililerle birlikte vatandaşlarla sohbet ederken görülüyor. (Dolat-e Bahar)Mahmud Ahmedinejad, salı günü Tahran'da eski dini lider için düzenlenen taziye töreninde üst düzey İranlı yetkililerle birlikte vatandaşlarla sohbet ederken görülüyor. (Dolat-e Bahar)

Gazetenin görüştüğü dört üst düzey İranlı yetkiliye göre saldırının ardından siyah bir Peugeot olay yerine gelerek Ahmedinejad'ı bölgeden hızla uzaklaştırdı. ABD'li ve İranlı kaynaklar ise aracın Mossad ajanları tarafından kullanıldığını ve Ahmedinejad'ın İran içinde güvenli bir eve götürüldüğünü öne sürdü.

Haberde Ahmedinejad'ın bu tahliyeden rahatsız olduğu, daha sonra güvenli evi belirsiz koşullarda terk ettiği ve İran makamlarının İsrail ile temaslarının bir kısmını ortaya çıkarmasının ardından ev hapsine alındığı iddia edildi.

New York Times ayrıca Ahmedinejad'ın, Kuzey Irak'ta İranlı Kürt muhaliflerin silahlandırılması ve eğitilmesini de içeren daha geniş kapsamlı bir rejim değiştirme planının parçası olduğunu öne sürdü. İddiaya göre plan, bu güçlerin İran'ın batısından ülkeye girerek bazı bölgeleri ele geçirmesi ve ardından Tahran'a ilerlemesini öngörüyordu; ancak hiçbir zaman hayata geçirilmedi.

İsrailli yetkililer habere ilişkin kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmazken, Mossad da gazetenin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Önceki haber

New York Times, mayıs ayında yayımladığı önceki haberinde de savaşın başlangıcında Ahmedinejad'ın konutuna düzenlenen saldırının, kendisini güvenlik denetiminden çıkararak rejim sonrası döneme hazırlamayı amaçlayan bir planın parçası olduğunu ileri sürmüştü.

Her iki habere göre de ABD ve İsrailli bazı yetkililer, ortak askeri operasyon sonrasında Ahmedinejad'ın İran'ın yönetiminde rol üstlenebileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.

Son haberde, Ahmedinejad'ın özellikle Macaristan'da İsrailli yetkililerle yaptığı öne sürülen görüşmelere ve cumhurbaşkanlığı adaylığının üç kez engellenmesinin ardından İran yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlıkların derinleşmesine ilişkin ayrıntılara da yer verildi.

Mahmud Ahmedinejad, pazartesi günü Tahran'da eski dini lider Ali Hamaney için düzenlenen taziye törenine katıldı. (Dolat-e Bahar)Mahmud Ahmedinejad, pazartesi günü Tahran'da eski dini lider Ali Hamaney için düzenlenen taziye törenine katıldı. (Dolat-e Bahar)

Gazeteye konuşan eski bir danışmanı ise Ahmedinejad'ın yeniden iktidara dönmek istediğini ve çevresine kendisini geçiş sürecini yönetebilecek, İran'ın dış ilişkilerini yeniden şekillendirebilecek bir isim olarak lanse ettiğini söyledi.

Ahmedinejad'ın ofisi ise haberde yer alan iddialara tek tek yanıt vermek yerine, bunların tamamını "asılsız iddialar" olarak nitelendirerek reddetti. Ofis ayrıca Ahmedinejad'ın toplantılarına ve günlük faaliyetlerine ilişkin fotoğraflar yayımlarken, eski cumhurbaşkanı açıklamanın ardından resmî törenlerde de kamuoyu önünde ortaya çıktı.



Yeni Zelanda'da ilk kez H5 kuş gribi türü enfeksiyonu tespit edildi

Yeni Zelanda'da nesli tehlike altında olan bir kuş türü olan Takahe (Reuters)
Yeni Zelanda'da nesli tehlike altında olan bir kuş türü olan Takahe (Reuters)
TT

Yeni Zelanda'da ilk kez H5 kuş gribi türü enfeksiyonu tespit edildi

Yeni Zelanda'da nesli tehlike altında olan bir kuş türü olan Takahe (Reuters)
Yeni Zelanda'da nesli tehlike altında olan bir kuş türü olan Takahe (Reuters)

Yeni Zelanda makamları, bugün ülkede ilk kez H5 kuş gribi vakasının görüldüğünü açıkladı. Yetkililer, virüsün Wellington kıyılarında bulunan göçmen bir deniz kuşunda tespit edildiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre H5 kuş gribi türü, diğer ülkelerde kümes hayvanları ile yabani kuşlar arasında ciddi hastalıklara ve yüksek ölüm oranlarına yol açıyor.

Biyogüvenlik Bakanı Andrew Hoggard, H5 kuş gribinin bir deniz kuşunda doğrulanmasının ardından, Yeni Zelandalılara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Hoggard, şu ana kadar hastalığın yabani kuşlar arasında yayıldığına veya toplu kuş ölümlerine yol açtığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığını belirtti.

Yıllarca H5 virüsünden arınmış tek kıta olan komşu Avustralya'da ise ilk vaka geçen yıl haziran ayında tespit edilmişti. O tarihten bu yana ülkede 14 vaka kaydedildi.

Yeni Zelanda makamları, ülkenin en fazla tehdit altındaki beş kuş türü olan kakapo, takahe, Yeni Zelanda cılıbıtı, siyah su çulluğu ve Malherbe papağanını, üreme programlarındaki bireyleri aşılayarak korumaya çalışıyor.

Yetkililer ayrıca, vatandaşlardan üç veya daha fazla hasta kuşun bir arada görülmesi durumunda bunu derhal ilgili makamlara bildirmelerini istedi.


Ukrayna savaşta drone yetiştiremiyor: “AB fonları Çin’e gidecek”

Ukrayna özellikle son dönemde uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın iç bölgelerine saldırıları artırdı (Reuters)
Ukrayna özellikle son dönemde uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın iç bölgelerine saldırıları artırdı (Reuters)
TT

Ukrayna savaşta drone yetiştiremiyor: “AB fonları Çin’e gidecek”

Ukrayna özellikle son dönemde uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın iç bölgelerine saldırıları artırdı (Reuters)
Ukrayna özellikle son dönemde uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın iç bölgelerine saldırıları artırdı (Reuters)

Ukrayna özellikle son dönemde uzun menzilli İHA'larla Rusya'nın iç bölgelerine saldırıları artırdı (Reuters)

Ukrayna, Avrupa Birliği'nin (AB) sağladığı fonları kullanarak Çin'den insansız hava aracı (İHA) parçası satın alacak.

Financial Times'ın aktardığına göre Kiev yönetimi, AB'nin sağladığı 90 milyar euroluk fonun bir kısmıyla Çin menşeli drone bileşenleri satın almak için Brüksel'le anlaşmaya vardı. Bu fonun 60 milyar euroluk kısmı savunma harcamalarına ayrılmıştı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan kaynaklar, Ukrayna'nın Çin'den drone parçası ithal etmek için yaklaşık 6 milyar euro harcayacağını söylüyor.

Analizde, bu durumun "kendi savunma sanayisini kurmakta zorlanan Avrupa'nın kritik parçaların tedarikinde Pekin'e bağımlılığını ortaya koyduğu" vurgulanıyor.

Ayrıca Çin'in hem Rusya'ya hem de Ukrayna'ya silah ve askeri ekipman satarak savaşın iki tarafına da tedarik sağlayabildiğine dikkat çekiliyor.

AB'nin Ukrayna fonu kuralları uyarınca savunma ürünleri ağırlıklı olarak Brüksel'in onayladığı tek pazardan temin edilmeli. Birleşik Krallık da pazartesi günü Brüksel'le Ukrayna Destek Kredisi Anlaşması'nı imzalayarak bu tedarikçiler arasına katılmıştı.

Ancak ürünler, onaylanmış ülkelerden yeterince hızlı veya Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu miktarlarda temin edilemediği takdirde istisnalar uygulanabiliyor. Kiev yönetimi de drone parçalarını Çin'den tedarik etmek için bu kapsamda Brüksel'den izin almış.

Şubat 2022'den beri devam eden savaşta İHA'lar belirleyici bir rol oynuyor. Kiev ve Brüksel, uzun süredir İHA üretiminde işbirliği için anlaşma imzalamak istiyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in bugünkü Kiev ziyaretinde böyle bir anlaşma duyurulabilir.

Von der Leyen, Kiev'e vardıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, "Ukrayna'da savunma sanayilerimizin entegrasyonunu derinleştirecek yeni girişimleri duyuracağım" dedi.

Ukrayna lideri Volodimir Zelenski'yle von der Leyen'in görüşmesinde drone'ların AB topraklarında depolanmasına yönelik projelerin yanı sıra Ukrayna'nın AB üyeliği süreci de ele alınacak.

Independent Türkçe, Financial Times, Euronews


İran, Hürmüz’den sonra Babülmendeb’i de mi kapatacak?

Yemen'deki Husi milisleri, Gazze savaşı nedeniyle Babülmendep'teki ticari gemileri hedef almıştı (Reuters)
Yemen'deki Husi milisleri, Gazze savaşı nedeniyle Babülmendep'teki ticari gemileri hedef almıştı (Reuters)
TT

İran, Hürmüz’den sonra Babülmendeb’i de mi kapatacak?

Yemen'deki Husi milisleri, Gazze savaşı nedeniyle Babülmendep'teki ticari gemileri hedef almıştı (Reuters)
Yemen'deki Husi milisleri, Gazze savaşı nedeniyle Babülmendep'teki ticari gemileri hedef almıştı (Reuters)

İran yönetimi, baskıyı artırmak için Hürmüz Boğazı'nın ardından Kızıldeniz'de de gemi trafiğini yavaşlatmayı planlıyor.

Tahran destekli Husilerin siyasi büro üyesi Muhammed Farah, pazartesi günkü açıklamasında, ABD'nin Suudi Arabistan'ı Yemen'e saldırması için kışkırttığını öne sürerek, bunun sürmesi halinde Babülmendep Boğazı'nın kapatılabileceği tehdidini savurmuştu:

Mevcut durum daha da kötüleşirse, Babülmendep Boğazı ve Hürmüz Boğazı operasyonel bir ittifak kapsamında kapatılacaktır. Bu durumda petrol fiyatları, korkunç bir şokla varil başına 200 dolara fırlayacaktır.

Reuters'ın analizine göre, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan boğaz Tahran yönetiminin savaştaki "son kozu" olabilir. Ortadoğu uzmanı Fawaz Gerges, İran'ın ABD'ye hem Hürmüz hem de Kızıldeniz'deki gemi trafiğini aynı anda sekteye uğratabileceği mesajı vermek istediğini söylüyor:

İran sonuna kadar gitmeye hazır görünüyor. Tahran hem yakın çevresinde hem de daha geniş bir alanda gerginliği tırmandırıyor. Buradan sadece Hürmüz Boğazı'nın değil Babülmendep Boğazı'nın da risk altında olduğu mesajı çıkıyor.

Analistlere göre çatışmanın Körfez'den Kızıldeniz'e doğru yayılması küresel ticaret ve enerji tedarikindeki krizi daha da derinleştirecek. Bu durum Washington ve Tahran'ı yeniden müzakere masasına oturmaya zorlayabilir.

İran devletine ait medya kuruluşu Press TV'nin analizinde de Washington ve Tahran arasındaki mutabakat zaptının tek taraflı olarak Beyaz Saray tarafından bozulduğu, Devrim Muhafızları'nın da savunmadan saldırı odaklı bir stratejiye geçtiği yazılıyor.

Analizde, "İki ayrı bölgede küresel deniz taşımacılığını tehdit etme kapasitesinin, İran'ın stratejik nüfuzunu önemli ölçüde artırdığı" vurgulanıyor. Böyle bir hamlenin, özellikle Asya ekonomileri üzerindeki "arabuluculuk yapmak ya da taraf seçmek" baskısını artıracağı ifade ediliyor.

Hürmüz ve Babülmendep'in aynı anda kapatılmasının Avrupa'dan Çin, Hindistan ve Japonya'ya kadar geniş bir etki yaratacağı belirtiliyor.

Reuters'ın görüş aldığı  King's College London'dan Andreas Krieg ise Tahran'ın sadece topyekun savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünmesi halinde Husileri kullanarak Babülmendep'i kapatma yoluna gireceğini ifade ediyor.

Körfez ülkeleriyse diplomatik çözüm yolunun gittikçe çıkmaza girmesinden endişeli. Suudi Arabistanlı düşünce kuruluşu Körfez Araştırma Enstitüsü'nden Abdulaziz Sager şunları söylüyor:

İran'ın zafer kazanması da yenilmesi de bölge için sonuçlar doğuracak. Körfez ülkelerinin çoğu, bu durumun daha istikrarlı bir bölgesel güvenlik ortamı oluşturması halinde, ikinci seçeneğin getireceği bedelleri daha kabul edilebilir bulabilir.

ABD Başkanı Donald Trump, 13 Temmuz'daki açıklamasında, Hürmüz'deki deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen gemilerden ABD tarafından ücret alınacağını duyurmuştu. Bir gün sonraki açıklamasında bu kararından geri dönerek Körfez ülkeleriyle ticaret anlaşmaları yapılacağını söyledi. CNN'in aktardığına göre özellikle Körfez ülkeleri devreye girerek Trump'ı bu fikirden vazgeçirmiş.

Husiler, Gazze savaşının başlamasının ardından Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlemişti. Büyük denizcilik şirketlerinin gemilerini Afrika'nın güneyinden dolaştırmasına yol açan saldırılar, taşıma maliyetlerini artırmış ve ABD'yle Britanya'nın Yemen'e hava saldırıları düzenlemesine neden olmuştu.

Independent Türkçe, Reuters, CNN, Press TV