İran'ın ne gerçekleştirebileceği ne de kendisinden geri adım atabileceği intikam

Dini Liderin bir suikasta izin verip vermeyeceğini sormak Tahran'daki iktidarın yapısını yanlış anlamaktır

Merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney ve aile üyelerinin Meşhed'deki İran'ın en saygın ibadet yeri olan İmam Rıza Türbesi'ne defnedileceği cenaze töreni öncesinde kalabalıklar sokakta toplanıyor, 9 Temmuz 2026 (AFP)
Merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney ve aile üyelerinin Meşhed'deki İran'ın en saygın ibadet yeri olan İmam Rıza Türbesi'ne defnedileceği cenaze töreni öncesinde kalabalıklar sokakta toplanıyor, 9 Temmuz 2026 (AFP)
TT

İran'ın ne gerçekleştirebileceği ne de kendisinden geri adım atabileceği intikam

Merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney ve aile üyelerinin Meşhed'deki İran'ın en saygın ibadet yeri olan İmam Rıza Türbesi'ne defnedileceği cenaze töreni öncesinde kalabalıklar sokakta toplanıyor, 9 Temmuz 2026 (AFP)
Merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney ve aile üyelerinin Meşhed'deki İran'ın en saygın ibadet yeri olan İmam Rıza Türbesi'ne defnedileceği cenaze töreni öncesinde kalabalıklar sokakta toplanıyor, 9 Temmuz 2026 (AFP)

Maneli Mirkhan

9 Temmuz'da Meşhed şehrinde yapılan Ali Hamaney'in cenaze törenine katılanlar, İngilizce “Trump'ı öldüreceğiz” yazılı pankartın arkasında yürüdüler. Bu şehit için bir dua değil, bir hedefti. İslam Cumhuriyeti daha önce hiçbir cenaze törenini belirli bir başkanı öldürme yeminine dönüştürmemişti.

İki gün sonra, rejimin başı da bu yemini teyit etti. Mücteba Hamaney, yazılı bir mesajla babasının intikamını “ümmetin talebi” olarak nitelendirdi ve bunun “kesinlikle başarılacağına” söz verdi. “Namussuz suçlu katilleri” adalete teslim etmeyi taahhüt etti. Ertesi gün Tahran Belediyesi’ne ait Hemşehri gazetesi, “Kaçınılmaz İntikam” başlığıyla 13 Batılı liderin turuncu hapishane tulumu giydikleri fotoğraflarını yayınladı. Donald Trump ve Binyamin Netanyahu'nun fotoğraflarının üzerine ise hedef işareti yerleştirilmişti. Listede Rubio ve Hegseth'ten başlayıp Starmer, Macron, Meloni ve Meretz'e kadar uzanan isimler yer alıyordu. Peki, Tahran gerçekten görevdeki bir Amerikan başkanına yönelik suikast girişimine izin verebilir mi? Uygulama mekanizmalarıyla başlayalım.

İran Devrim Muhafızları'nın yurt dışındaki operasyonlarını yöneten Kudüs Gücü herhangi bir bakanlığa bağlı değil. Komutanı doğrudan Dini Lider tarafından atanıyor, dış operasyonlar birimi olan Birim 840 ise aynı emir komuta zinciri üzerinden raporlarını sunuyor. Batılı hükümetler bu birimi, 1979'dan bu yana yurtdışındaki muhalifleri hedef alan en az 20 cinayetin yanı sıra, o dönemde görevde olan İranlı bir diplomat tarafından planlanan, 2018'de Paris yakınlarında muhalefetin bir toplantısına bombalı saldırı girişimiyle de ilişkilendiriyor. Suikastlar söz konusu olduğunda, emir komuta zinciri rejim içindeki en kısa zincirdir; tek makam ve tek imza. İşlerin bu aşamaya gelip gelmeyeceğini bilmek için Batı medyasının birbirine karıştırdığı üç tür tehdit arasında ayrım yapmak gerekiyor.

İlk adım deşarj etmektir. Fars Ajansı okuyucularını “Liderin intikamını almak için ayaklananların saflarına katılma” çağrısı yaparken, Hemşehri hedef işaretli fotoğraflar yayınlıyor ve cenaze törenine katılanlar belirli bir kişinin adını zikrederek intikam yemini ediyor. Rejimin yönettiği öfke onun yönetimi altında kaldığı için en az tehlikeli olanıdır. Diğer adım ise operasyoneldir ve hiçbir zaman kamuya açıklanmaz. Ancak öfkeyi yönetmek onu kontrol etmek anlamına gelmez. Ve operasyonel olan artık merkezden emir almadan hareket edebiliyor ve birincisi de ona meşruiyet ve gönüllüler sağlıyor.

Trump'a yönelik tehdit, yüzünü bulmuş bir doktrini temsil ediyor. 1979 yılından bu yana devrimin düşmanı yani “Büyük Şeytan” soyut bir kavram, diğer bir deyişle hiçbir eylemin gerçekleştiremeyeceği bir fikir olarak kaldı. Ancak Trump’ın Süleymani'yi öldüren saldırının emrini bizzat verdiği Ocak 2020 tarihi, bu durumu değiştirdi. Ardından Şubat 2026 tarihi intikamı bir yüze dönüştürdü. Trump, devrimin ihtiyaç duyduğu düşmanın vücut bulmuş hali oldu. Böylece kürsülerden ve yazılı olarak bir süper güçle savaştan bahsederken yapılamayacak intikam çağrısı, bir kişi tarafından temsil edilince mümkün hale geldi.

Peki, İran liderliği ona yönelik bir suikasta izin verebilir mi? Buna zaten önemli biçimde izin vermiş durumda. Mücteba'nın mesajı eylem için bir direktif değil ama bunun için bir ruhsattır. Rejim hiçbir zaman onu kutsallaştırmaya ihtiyaç duyacak kadar bir ölüm emri verme ihtiyacı duymadı. Humeyni Selman Rüşdi ile ilgili fetvasını 1989 yılında verdi ve 2022 yılında New York Eyaleti'nde, yayınlandıktan yıllar sonra doğan bir adam tarafından uygulandı. Dahası söz konusu ruhsat, Mücteba'nın mesajından önce verildi. Mektuptan birkaç gün önce NATO zirvesi sırasında Milletvekili Hamid Rasai, Trump Ankara'da “erişim alanımızda” diye yazmış ve oteline füze atılması çağrısında bulunmuştu. Böylece Mücteba halihazırda dolaşımda olan bir ruhsata imza atmış oldu.

Amerikan yargısının kayıtları bunun kanıtını içeriyor. Kasım 2024'te ABD Adalet Bakanlığı, bir Devrim Muhafızları ajanı olan Farhad Şakiri’nin ekim ayında Trump'ı yedi gün içinde öldürmeye yönelik bir plan sunma talimatı aldığını söyleyerek suç duyurusunda bulundu. Bakanlığa göre, Tahran Trump'ın seçimleri kaybetmesini beklediği için seçimlerden önce uygulanamaması halinde Şakiri’ye planı ertelemesi gerektiği bildirilmişti.

Mücteba intikam doktrinini kontrol etmiyor, aksine doktrin onu kontrol ediyor. Sahip olduğu mevkiyi Devrim Muhafızlarına, meşruiyetini babasının kanına, güvenliğini ise hem meşruiyetin hem de korumanın anahtarlarını elinde tutan adamlara borçlu

Bu dosya aynı zamanda asıl amaç sorusuna da cevap veriyor. Devrim Muhafızları, Trump'ı hedef almanın maliyeti katlanılabilir göründüğünde, onu hem adayken hem de eski bir başkanken takip etti. Listelere gelince, bunlar en olası geleceğin özelliklerini tasvir ediyor; ana hedefi hedef almaya yönelik kalıcı ve aleni planlamaya ilave olarak ikinci kademeden isimleri ve muhalifleri hedef alan girişimlerde bulunmak. Zira kapatılmamış bir borçtan her gün yararlanılabilir, ancak eylemin kendisi yalnızca bir kez gerçekleşir.

Bu olay, değişim iktidarın başına kadar uzandığından tehditten ziyade liderliğin doğasını ortaya koyuyor. Mücteba, Devrim Muhafızlarının bölünmüş bir Uzmanlar Konseyi seçimini hızlandırmak için zorlamasının ardından mart ayında Dini Lider pozisyonunu üstlendi ve babasının ölümünden bu yana kamuoyunun önüne çıkmadı. Devrim Muhafızlarının komutanı ise artık Ahmed Vahidi’dir. O, savaşın gerçek vaftiz babasıdır ve geçmişi, tehdidin düzeyini tahmin etmek için yeterlidir. Kudüs Gücü'nü o kurdu ve Süleymani'den önce 1998'e kadar kendisine liderlik etti. Arjantin onu 1994'te Buenos Aires'teki AMIA Yahudi Merkezi'ne yönelik bombalı saldırıyı onaylamakla suçladı. Aynı zamanda 2024'ten bu yana ismi Interpol Kırmızı Bültenine dahil edildi. Bahsi geçen saldırıya onay veren kişi daha önce aynı türden eylemleri de denetlemişti.

sdfvbh
Tahran'da bir sokakta üzerinde Dini Lider Mücteba Hamaney'in resmi bulunan pankartın önünden geçen kadınlar, 6 Mayıs (AFP)

Mücteba intikam doktrinini kontrol etmiyor, aksine doktrin onu kontrol ediyor. Sahip olduğu mevkiyi Devrim Muhafızlarına, meşruiyetini babasının kanına, güvenliğini ise hem meşruiyetin hem de korumanın anahtarlarını elinde tutan adamlara borçlu. Dolayısıyla bu Dini Liderin bir suikasta izin verip vermeyeceğini sormak iktidarın yapısını yanlış anlamaktır. Bugün Tahran'da izin artık Dini Liderin verdiği bir şey değil, başkalarının talep ettiği bir borçtur. Nitekim Muhammed Bakır Kalibaf, cenaze törenine katılanlara intikamın son adımının Kudüs'ün özgürleştirilmesi olacağını söyleyerek, öfkeyi bir kişiye yöneltmekten daha geniş çaplı bir meseleye dönüştürmeye çalıştığında, Devrim Muhafızlarına bağlı kanallar onu Dini Liderin yaklaşımından uzaklaşmakla suçladı. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre tehdidin dilini hafiflettiği için Meclis Başkanına aşağıdan bir düzeltme geldiğinde, karar verme yetkisinin nerede olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Ve eğer bir gün emir verilirse, bu Dini Liderin kanaatinden değil, Muhafızların ihtiyacından kaynaklanıyor olacaktır.

Mücteba'nın mesajı bu bağlamda okunduğunda üç belgenin bir arada olduğu anlaşılıyor. İlk olarak, oğlunun babasına olan sadakatinin bir kanıtıdır. Bu sadakat ise otoritesini fiili olarak tesis etmeden getirildiği pozisyon için uygunluğu test edilen bir mirasçı tarafından sunulmaktadır. İkincisi, Muhafızlara verdiği ve gerilimi yükseltme şeklinde kullanılabilecek bir senettir. Üçüncüsü, hesaplı bir şekilde belirsizlikle formüle edilmiş bir metindir, nitekim katilleri “adalete teslim etmeyi” taahhüt ederken, her bir tarafa kendi aracını seçme olanağı tanıyor; diplomatlar için mahkemeler ve gönüllüler için suikast. Mektup aynı zamanda babasının hiç yüzleşmediği bir tehlikeyi de içeriyor. Ali Hamaney, Süleymani'nin öldürülmesini sembolik bir saldırı ve stratejik sabırla karşılamasını sağlayacak güce sahipti. Zayıf Dini Lidere gelince, dini lider olarak kalabilmek için bir gün kana ihtiyaç duyabilir.

Eğer haberler doğruysa, görünür sonuçları saymak kolay. Bir suikast girişimi, başarısız olsa bile, son dönemdeki saldırıların zar zor hayatta bıraktığı uzlaşının son kalıntılarını da ortadan kaldıracaktır. Bütün diplomatik yolları kapatacak ve Washington'a şu ana kadar kurmakta başarısız olduğu uluslararası koalisyonu kazandıracaktır. Ancak gerçek maliyet bundan daha derindir ve Tahran'ın stratejistleri bunu hesaplayabilir.

Olmayacak olan şey dosyanın kapatılmasıdır. İntikam borcunu tahsil etmek rejimi ve onun anlatısını birlikte gömerken, geri adım atmak ise miras alacak hiçbir şeyi kalmayan bir Dini Lider ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle dosya açık kalacaktır

İslam Cumhuriyeti 47 yıldır dünyaya tek sesle, mazlumların diliyle sesleniyor, o ses de dayatılan savaştan, haksız yaptırımlardan ve kibre karşı savaşan şehit milletten bahsediyor. Bu pozisyon sadece süslü bir retorik değil, rejimin tüm diplomatik sermayesini ve ona Avrupa'nın tereddüdünü, Küresel Güney ülkelerinin sempatisini ve her zaman iyi niyetli olduğu varsayımını garanti eden anlatıyı temsil ediyor. Tahran intikam aldığında, kurban kendi anlatısı içinde bir katile dönüşecektir. Direniş kültürü bir zamanlar sahip olduğu tek ahlaki konumu kaybedecek ve rejim, yerine koyamayacağı tek anlatıdan arınmış bir halde dünyayla karşı karşıya kalacaktır. İslam Cumhuriyeti yaptırımlara, saldırılara ve izolasyona dayanabilir, ancak hiçbir zaman kendi hikayesini kaybetmeye dayanmak zorunda kalmadı.

ghyj
Devrim Muhafızları Başkomutanı Ahmed Vahidi, İran'ın başkenti Tahran’daki Büyük İmam Humeyni Camii'nde Dini Lider Ali Hamaney için yapılan halka açık veda töreninde, 5 Temmuz 2026 (Reuters)

Olmayacak olan şey dosyanın kapatılmasıdır. İntikam borcunu tahsil etmek rejimi ve onun anlatısını birlikte gömerken, geri adım atmak ise miras alacak hiçbir şeyi kalmayan bir Dini Lider ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle dosya açık kalacaktır. Listeler, konuşmalar ve yıllık anmalar onu görünürde canlı tutarken, sessiz süreç, muhaliflerden eski yetkililer ve koruması olmayanlara kadar ulaşabildiği herkesin peşine düşecektir. Haberler Tahran'ın artık geri adım atamayacağı, kendisini içerdiği tehlikeden daha ağır basan bir zorunluluk olarak gören kişilerin eline geçen açık bir intikam yetkisinden söz ediyor.      

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.