CNN, Donald Trump yönetimiyle Riyad'ın, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirmesine izin verilmesi konusunda prensip anlaşmasına vardığını bildirdi.
Amerikan medya devinin konuya yakın kaynaklara ve incelediği belgelere dayandırdığı habere göre, Suudi Arabistan nükleer silahları önlemeyi amaçlayan uluslararası tedbirleri uygulamaya koymadan uranyum zenginleştirebilecek.
Riyad'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) yerine yalnızca ABD tarafından denetlenmesi öngörülüyor.
İki taraf arasındaki müzakerelerin Ekim 2025'te tamamlanmasına rağmen, ABD'nin Riyad'ın sivil nükleer programına vereceği desteği düzenleyen nükleer anlaşma taslağının Donald Trump'ın imzasını beklediği de belirtildi.
Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyumuyla nükleer silah üretebilme kapasitesine sahip olma ihtimali, ABD ve İsrail'in İran'a operasyon düzenleme gerekçelerinden birini oluşturuyor.
CNN'in iki kaynağı, bu durumun Trump'ın Suudi Arabistan'a dair nükleer anlaşma taslağını masasında bekletme kararında rol oynadığını söyledi.
Bir kaynaksa iki partinin de bu anlaşmayı reddetme ihtimali nedeniyle Trump'ın henüz harekete geçmediğini öne sürdü.
Kaynaklardan biri, Suudi Arabistan'a kendi topraklarında plütonyumu yeniden işleme olanağı da tanıyan anlaşmanın "emsalsiz" olduğunu belirtti.
ABD'nin 2009'da BAE'yle yaptığı anlaşmada UAEA denetimini zorunlu tuttuğu hatırlatıldı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran'ın nükleer silah edinmesi halinde ülkesinin de aynı yolu izleyeceğini daha önce söylemişti.
CNN'e konuşan uzmanlar, nükleer silah geliştirilmesini önlemeyi amaçlayan uluslararası güvence mekanizmalarının devre dışı bırakılmasının ciddi riskler doğuracağını savunuyor.
Nükleer silahların yayılmasını önlemeyi amaçlayan Silah Kontrol Derneği'nden Kelsey Davenport, Pekin ve Moskova'nın da benzer adımlar atmasına yol açılabileceğini vurguladı:
Rusya, UAEA'nın daha kapsamlı denetim standartları yerine kendi ikili güvenlik denetimi düzenlemelerini dayatmaya başlasa, ABD buna nasıl tepki verirdi?
Washington merkezli düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı'ndan Andrea Stricker, Suudi Arabistan'daki tesisleri ABD kontrol etse bile tehlikenin ortadan kalkmayacağını söylüyor:
Suudilerin tesisi kamulaştırmaya çalışmayacağından emin olamazsınız. Böyle bir durumda görevdeki ABD Başkanı, Suudi Arabistan'ın hızla nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmasını önlemek için tesisi bombalayıp bombalamayacağına karar vermek zorunda kalabilir.
Stricker, Suudi bilim insanlarının ABD tesislerinde öğrendiklerini gizlice başka yerlerde uygulamaya geçirebileceğini de sözlerine ekledi.
CNN, Pakistan'ın nükleer bombasının babası olarak görülen Doktor Abdülkadir Han'ın bilgilerini İran, Libya ve Kuzey Kore'yle paylaştığı iddialarını da hatırlattı.
Independent Türkçe, CNN, AP