ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hamas'ın silahsızlandırılmasına yönelik anlaşması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yla yaşadığı gerginliği artırabilir.
Trump, Barış Kurulu'nun Hamas'ın silah bırakmasına yönelik "tarihi" bir anlaşmaya vardığını, silahsızlanma tamamlanınca İsrail'in Gazze'den geri çekileceğini perşembe günü açıklamıştı. ABD Başkanı, süreçte çabaları için Türkiye, Mısır ve Katar'a teşekkür etmişti.
Hamas, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları durdurması, bölgeden askerlerini çekmesi, yardım akışını artırması ve bağımsız Filistin devletine gidecek bir sürecin başlatılmasına yönelik garanti sunması şartıyla silah bırakılacağını doğruladı.
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov da İsrail'in çekilmesiyle silah bırakma süreçlerinin "eşzamanlı ilerlemesi gerektiğini" vurguladı.
Diğer yandan adının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e (ToI) konuşan İsrailli bir yetkili, "Hamas tam olarak silah bırakmadan İsrail ordusu geri çekilmeyecek" dedi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de anlaşmayı "kabul edilemez" diye niteledi.
Netanyahu henüz anlaşmayla ilgili bir açıklama yapmadı. Trump ise dünkü basın toplantısında İsrail'in anlaşmadan "çok memnun" olduğunu, Tel Aviv'in de sürece yardım ettiğini savundu.
İsrail'in anlaşmayı ne ölçüde kabul ettiği ve Hamas'a hangi tavizleri vermeye yanaşacağı belirsizliğini koruyor.
New York Times'ın analizinde, anlaşmanın İran savaşı nedeniyle ihtilaf yaşayan Trump ve Netanyahu'nun arasındaki gerginliği artırabileceği belirtiliyor.
Trump'ın, Gazze'de kaydedilecek bir ilerlemeyi "barış elçisi" imajını tekrar güçlendirmek için kullanmak istediği yorumu yapılıyor.
Kurucuları arasında Türkiye dahil 28 ülkenin yer aldığı Barış Kurulu'nun ilk ve tek toplantısı 19 Şubat'ta Washington'da düzenlenmişti. Trump, Gazze savaşının bittiğini ilan ederken, bölgeyi "başarı, güvenlik ve birlik örneği haline getireceğiz" demişti. Çok geçmeden ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran savaşını başlattı.
Diğer yandan Netanyahu'nun plana itiraz etmesi halinde iki lider arasında ipler iyice gerilebilir. ABD merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü'nden Natan Sachs, "Bu, Trump'ın Netanyahu'ya kendi taleplerini dayatmasının örneklerinden biri" diyor.
ToI'nin analizinde, Netanyahu açısından tablonun karmaşık olduğu belirtiliyor. Tel Aviv yönetiminin, İsrail ordusunun saldırıları sayesinde Hamas'ın anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldığı yönünde bir anlatı kurmayı hedefleyebileceği yazılıyor.
Buna karşılık radikal sağcı koalisyon ortaklarının anlaşmaya karşı çıkmasının, 27 Ekim'de düzenlenecek genel seçimler öncesinde Netanyahu'nun elini zayıflatabileceğine dikkat çekiliyor.
Independent Türkçe, Times of Israel, New York Times, BBC