Dün (pazartesi) Washington ile Tahran arasındaki müzakere sürecini belirsizlik gölgeledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimini ‘ikili bir tutum sergilemekle’ suçlayarak, İran'ın toplantı talep ettiğini ve görüşmeler başlattığını, ardından ise bunu kamuoyu önünde reddettiğini belirtti.
Trump, bir anlaşmaya varılana veya kendi ifadesiyle ‘tam teslimiyet’ gerçekleşene kadar deniz ablukasının süreceği sinyalini vererek, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleme taahhüdünü yineledi. Tahran ise doğrudan müzakerelerin varlığını yalanlayarak, temaslarını Umman Sultanlığı ile sınırlı tuttuğunu belirtti.
CBS News'e konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın açıklamalarına rağmen yeni bir müzakerenin planlanmadığını, mevcut temasların, temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Amerikan ekibinin İran tarafıyla arabulucular üzerinden gerçekleştirdiği dolaylı görüşmelerle sınırlı kaldığını bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran ile Maskat'ın, kalıcı bir deniz taşımacılığı sistemi üzerinde anlaşmaya varılana kadar geçerli olacak, kuzey ve güney rotaları arasında bir orta yol niteliğinde, gidiş-dönüş güzergahlarını kapsayan yeni bir geçici koridoru görüştüğünü belirtti. Bekayi, Umman ile mutabakatın gerekli bir şart olduğunu, ancak boğazın yeniden açılması için tek başına yeterli olmadığını ekledi.
Hürmüz Boğazı dosyası, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi arasındaki telefon görüşmesinin de ana gündem maddesiydi. Arakçi, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dar'ın Erakçi'yi en kısa sürede Pakistan'ı ziyaret etmeye davet ettiği belirtildi.