Kalandiya’ya yapılan saldırı… Batı Şeria’daki 16 mülteci kampının dağıtılması yolunda bir ‘uzlaşı formülü’

İsrail hükümeti, Kalandiya, Balata ve Celazun mülteci kamplarını iki ay içinde yıkmak istiyor

Batı Şeria’daki Kalandiya Mülteci Kampı’nda düzenlenen askeri operasyon sırasında İsrail askerleri, 5 Ağustos 2026 (AP)
Batı Şeria’daki Kalandiya Mülteci Kampı’nda düzenlenen askeri operasyon sırasında İsrail askerleri, 5 Ağustos 2026 (AP)
TT

Kalandiya’ya yapılan saldırı… Batı Şeria’daki 16 mülteci kampının dağıtılması yolunda bir ‘uzlaşı formülü’

Batı Şeria’daki Kalandiya Mülteci Kampı’nda düzenlenen askeri operasyon sırasında İsrail askerleri, 5 Ağustos 2026 (AP)
Batı Şeria’daki Kalandiya Mülteci Kampı’nda düzenlenen askeri operasyon sırasında İsrail askerleri, 5 Ağustos 2026 (AP)

İsrailli siyasi kaynaklar, ordunun dün Kudüs ile Ramallah arasında bulunan Kalandiya Mülteci Kampı’na düzenlediği operasyonun, İsrail’deki askeri ve siyasi liderlik arasında varılan bir ‘uzlaşı formülü’ kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı. Kaynaklara göre, aşırı sağcı hükümet Batı Şeria’daki tüm mülteci kamplarının tasfiyesini öngören bir plan hazırlamış, yaklaşan seçimler öncesinde de önümüzdeki aylarda bu planın üç kampı kapsayan bölümünün hayata geçirilmesini kararlaştırmıştı.

Ancak ordunun, mevcut güvenlik gerilimi nedeniyle planın bu aşamada uygulanmasının zor olacağını değerlendirmesi üzerine operasyon ilk olarak Kalandiya Mülteci Kampı’nda başlatıldı.

İsrail devlet radyosunun aktardığına göre söz konusu kaynaklar, ordunun Merkez Komutanlığı’nın 27 Ekim’de yapılacak parlamento seçimlerine kadar Kalandiya, Nablus’taki Balata ve Ramallah’ın kuzeyindeki Celazun mülteci kamplarına yönelik kapsamlı bir askerî harekât ve işgal planı hazırladığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın İsrail devlet radyosundan aktardığı haberde, üzerinde uzlaşılan ‘ara formül’ kapsamında, şimdilik kamp sakinlerinin bir bölümünün tahliye edilmesi ve ordunun sahadaki kapasitesini aşmayacak şekilde kademeli adımlar atılmasının öngörüldüğü ifade edildi. İsrail ordusunun, diğer cephelerdeki operasyonlarını tamamlamadan önce yeni cepheler açmak istemediği kaydedildi.

cdfgthy
Batı Şeria’nın Ramallah kentinin güneyindeki Kalandiya Mülteci Kampı’nın sokaklarından birinde devriye gezen İsrail askerleri, 5 Ağustos 2026 (AFP)

İsrail hükümetinin, 7 Ekim 2023 saldırısına karşılık olarak Filistinlilerin uzun yıllar hafızalarından silinmeyecek kayıplar yaşamasını hedefleyen çok sayıda adım attığı, bu kapsamda mülteci meselesinin tasfiyesinin de öncelikli hedefler arasında yer aldığı belirtiliyor.

Bu çerçevede hükümet, Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) faaliyetlerini tasfiye etmeye yönelik adımlar atarken, mülteci kamplarının yıkımını da hızlandırdı.

Gazze Şeridi’ndeki kampların yıkımıyla eş zamanlı olarak Batı Şeria’da bulunan 19 mülteci kampına yönelik de yıkım süreci başlatıldı. Cenin, Nur Şems ve Tulkerim kamplarında neredeyse tam yıkım meydana gelirken, el-Faria ve Balata kamplarında ise kısmi yıkım yaşandı. Bu süreçte yaklaşık 40 bin Filistinli yerinden edilirken, söz konusu kişilerin Batı Şeria’nın farklı kent ve beldelerine dağılmış durumda olduğu ifade edildi.

Habere göre İsrail hükümeti, mülteci kamplarının yıkımını, sağ hükümetin Filistin devletinin kurulması ihtimalini fiilen ortadan kaldırmayı amaçlayan stratejik planının önemli bir ayağı olarak görüyor. Bu planın, yeni yerleşim birimleri ve kaçak yerleşim noktalarının kurulmasıyla sahada yeni bir fiili durum oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor. İsrail ordusu ise Demir Duvar adını verdiği askeri operasyonlarla bu planı uygularken, bunu kendi ifadesiyle ‘Filistinli terör örgütlerinin yeni bir intifada başlatmasını önleme’ gerekçesiyle güvenlik temelli bir operasyon olarak sunuyor.

Bununla birlikte ordunun, planın birkaç ay içinde bütünüyle uygulanmasına karşı çıktığı aktarıldı. Askeri yetkililerin, söz konusu planın yeni bir intifadayı tetikleyebileceği endişesini dile getirdiği belirtilirken, ordunun sahada ciddi personel sıkıntısı yaşadığı ifade edildi. İsrail ordusunun halen Batı Şeria’da 27 tabur konuşlandırdığı, bu birliklerin yerleşimcileri koruma ve ordunun ‘caydırıcılık’ olarak tanımladığı faaliyetler kapsamında Filistinlilere yönelik operasyonlar yürüttüğü kaydedildi.

bhj
Batı Şeria’daki Kalandiya Mülteci Kampı’nın caddelerinden birinde konuşlanan İsrail askeri araçları, 5 Ağustos 2026 (AFP)

İsrail basınında ‘Mülteci anlatısını silmek: İsrail ordusunun Batı Şeria’daki kampları dağıtma planı’ başlığıyla yayımlanan haberlerin ardından, Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Mülteci İşleri Dairesi Kamplar Genel İdaresi Müdürü Muhammed Aliyyan, ülke içinde ve diasporada yaşayan Filistinli mültecilerin sayısının, UNRWA’ya kayıtlı olanlar ve olmayanlarla birlikte yaklaşık 9 milyona ulaştığını söyledi.

Aliyyan, bunun İsrail’in ‘saldırgan askeri planlarla mülteci meselesini ortadan kaldırabileceğini düşünmesinin bir yanılgı olduğunu’ gösterdiğini belirterek, Batı Şeria’daki kamplarda yaşayanların toplam Filistinli mültecilerin yalnızca yüzde 24’ünü oluşturduğunu, kamplarda yaşamayan milyonlarca Filistinlinin ise davalarından vazgeçmediğini ifade etti.

“Filistinli mülteci, kampı geri dönüş hakkına ulaşmak için geçici bir durak olarak görüyor” diyen Aliyyan, söz konusu planların onlarca yıldır Filistinli mülteci meselesini tasfiye etmeye yönelik süregelen girişimlerin devamı niteliğinde olduğunu, ancak bugüne kadar hiçbirinin başarılı olamadığını söyledi.

Aliyyan, İsrail’in mülteci kamplarına yönelik tekrarlanan baskınları ve kampların simgesel yapısını hedef alan sistematik yıkımın, Filistinli mülteci sorununu temsil eden en önemli sembollerden biri olan kamp olgusunu zayıflatmayı amaçladığını dile getirdi.

İsrail’in bu politikalarının başarısız olacağını savunan Aliyyan, “Gazze Şeridi’nde yaşananlar bunun en açık kanıtıdır” ifadesini kullandı. Aliyyan, Filistinlilerin, savaş sırasında yerlerinden edildikleri bölgelere dönme imkânı bulur bulmaz geri dönüş haklarına bağlılıklarını açık biçimde ortaya koyduklarını sözlerine ekledi.