Washington, Latin Amerika'daki uyuşturucu kartellerine karşı kara harekatları başlatmayı planlıyor

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında (AP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında (AP)
TT

Washington, Latin Amerika'daki uyuşturucu kartellerine karşı kara harekatları başlatmayı planlıyor

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında (AP)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında (AP)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ABD’nin Latin Amerika’daki uyuşturucu kaçakçılarına yönelik kara saldırıları düzenlemeyi planladığını söyledi. Hegseth, bunun uluslararası sularda kaçakçılıkta kullanıldığından şüphelenilen teknelere yönelik hava saldırılarının kapsamının genişletilmesi çerçevesinde değerlendirildiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, geçen eylül ayında Karayipler ve Pasifik Okyanusu’nun doğusundaki bölgelerde uyuşturucu taşıdığı öne sürülen tekneleri hedef alan askeri operasyon başlattı. Saldırılarda en az 215 kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.

Hegseth gazetecilere yaptığı açıklamada, uyuşturucuyla mücadele kapsamında kara operasyonları düzenlenmesine ilişkin planların Trump liderliğindeki 19 ülkeli ittifakın gündeminde olduğunu belirtti. Operasyonların kapsamının, uyuşturucu çetelerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir bölgeyi kapsayacak şekilde genişletilebileceğini belirten Hegseth, ABD’nin müttefikleriyle birlikte Karayipler ve Pasifik’te uyuşturucu teknelerine yönelik saldırılarda görülen “operasyonel kapasiteye benzer kapasitelere” sahip güçler konuşlandırmayı tasarladığını ifade etti.

Hegseth, çarşamba akşamı Panama’daki yeri belirtilmeyen bir ormanlık bölgeden yaptığı açıklamada, amaçlarının “aynı etkiyi karada oluşturmak” olduğunu söyledi. Hegseth, “Bu nedenle Ekvador, Kolombiya ve diğer ortaklarımızla birlikte çalışarak uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerine karşı mücadeleyi karaya taşımaya çalışıyoruz” dedi.

Hegseth, 20’den fazla ülkenin katıldığı yıllık ortak askeri tatbikatlara iştirak etmek üzere Panama’da bulunuyor.

Çevresinde bir grup asker bulunan Hegseth, “Uyuşturucu kaçakçılığı yaptığınız veya Amerikan halkını ya da müttefiklerimizi tehdit ettiğiniz her yerde, tıpkı DEAŞ veya El Kaide gibi tamamen meşru bir hedef haline geleceksiniz” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD’nin uyuşturucu çetelerine karşı oluşturduğu koalisyonda, Arjantin, Bolivya, Şili, Kolombiya, Ekvador, Honduras ve Peru gibi sağ eğilimli hükümetlerin yönettiği ülkeler bulunuyor. Güçlü uyuşturucu çetelerinin faaliyet gösterdiği Meksika ise sol eğilimli hükümet tarafından yönetilmesi nedeniyle bu koalisyona katılmadı.

Hegseth, hukuk uzmanları ve insan hakları kuruluşlarının yargısız infaz niteliği taşıyabileceğini belirttiği tekne saldırılarını da savundu.

ABD Savunma Bakanı, “Bu ağların peşine düşmek ve onları ABD hükümetinin elindeki bütün imkanları kullanarak ortadan kaldırmak için çalışacağız” şeklinde konuştu.



Kushner, Gazze sorununu görüşmek üzere önümüzdeki hafta İsrail'i ziyaret etmeyi planlıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Jared Kushner (AP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Jared Kushner (AP)
TT

Kushner, Gazze sorununu görüşmek üzere önümüzdeki hafta İsrail'i ziyaret etmeyi planlıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Jared Kushner (AP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Jared Kushner (AP)

Konuya yakın bir kaynak dün, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi ve damadı Jared Kushner’ın gelecek hafta Gazze konusunda görüşmeler yapmak üzere İsrail’i ziyaret edebileceğini söyledi.

Axios haber sitesi daha önce söz konusu ziyaret için hazırlık yapıldığını bildirmiş, Kushner’ın gelecek hafta Kahire’de Mısır, Katar ve Türkiye’den arabulucularla da görüşmeyi planladığını aktarmıştı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre adının açıklanmasını istemeyen kaynak, “İsraillilerle Hamas’ın silahsızlandırılması hedefi konusunda hemfikiriz, ancak onlar haklı endişelerini dile getirdi. Biz de bunları gidermek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak, Kushner’ın İsrail ziyaretindeki amacın, Trump’ın 2025’in sonlarında Gazze için açıkladığı 20 maddelik planın uygulanmasında ilerleme sağlanmasının önünü açacak bir yol bulmak olduğunu ifade etti.

Trump, temmuz ayının sonlarında Hamas ve Gazze’deki diğer silahlı grupların tamamen silahsızlandırılmasına yönelik bir anlaşmaya varıldığını açıklamıştı. Trump’a göre anlaşma aşamalı olarak uygulanacak; İsrail güçleri, silahsızlandırma sürecinin ilerlemesine paralel olarak Gazze’den çekilecek. Uluslararası istikrar gücü ise yeni oluşturulacak Filistin polis gücüyle birlikte Gazze’nin güvenliğini sağlayacak.

Ekim ayında yapılması planlanan seçimlerde yeniden seçilmeyi hedefleyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’ın planına açıkça karşı çıkmıştı. Hamas ise planı kabul ettiğini açıklamış ancak uygulanmasının, başta İsrail’in Gazze’den çekilmesi ve saldırıları durdurması olmak üzere İsrail’in öncelikle yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olması gerektiğini savunmuştu.

Ekim ayında ilan edilen ateşkes sık sık ihlal ediliyor. Filistinli sağlık yetkilileri, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana İsrail saldırılarında çoğunluğu sivil olmak üzere bin 250’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail kaynaklarının verilerine göre ise 4 İsrail askeri silahlı kişiler tarafından öldürüldü. Hamas ise kendi kayıplarına ilişkin düzenli olarak veri paylaşmıyor.

İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonları bölgede büyük yıkıma yol açarken, on binlerce kişinin ölümüne, açlık krizine ve Gazze nüfusunun tamamının yerinden edilmesine neden oldu. İnsan hakları uzmanları, araştırmacılar ve Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonları, Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendirdi.

İsrail ise operasyonlarının, Hamas öncülüğündeki silahlı kişilerin Ekim 2023’te düzenlediği saldırıda yaklaşık bin 200 kişiyi öldürmesi ve 250’den fazla kişiyi rehin almasının ardından meşru müdafaa kapsamında gerçekleştirildiğini savunuyor.


Trump, İran'a karşı yeni strateji olarak ekonomik baskıya ağırlık veriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Cleveland, Ohio'da Marine One helikopterinden iniyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Cleveland, Ohio'da Marine One helikopterinden iniyor (Reuters)
TT

Trump, İran'a karşı yeni strateji olarak ekonomik baskıya ağırlık veriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Cleveland, Ohio'da Marine One helikopterinden iniyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Cleveland, Ohio'da Marine One helikopterinden iniyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın kamuoyundan uzak kalması pek alışıldık bir durum değil. Ancak Trump, İran’la savaşta şu aşamada tercih ettiği stratejinin bu olduğunu söylüyor: Yeni saldırılar düzenlemek veya diplomasiye ağırlık vermek yerine ekonomik baskıyı artırmak.

Trump, pazar günü Axios’a telefonla yaptığı açıklamada, “Bu işi sakin bir şekilde yürütüyoruz” dedi. Trump, “Onlarla yalnızca kısmen müzakere ediyoruz. Sadece İran’ı, yaşadığı devasa enflasyon ve parasının kalmadığı gerçeği karşısında izliyoruz” ifadelerini kullandı.

O zamandan bu yana Trump, Tahran’a yönelik saldırı seçeneğini hâlâ masada tuttuğunu tekrarlarken, ekonomik yaptırımların ülkeye verdiği zararı daha fazla öne çıkarmayı tercih ediyor.

Trump pazartesi günü Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, “İran iflas etmiş durumda, tamamen iflas etmiş durumda ve askerlerinin maaşlarını ödemiyorlar” ifadelerini kullandı.

Trump en son çarşamba günü Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda olduğu gibi, İran’da enflasyonun yüzde 300’ü aştığını defalarca öne sürdü. Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrol” sahibi olduğunu da iddia ederek, acil bir adım atılmasına gerek olmadığını savundu. Petrol ticareti açısından kritik öneme sahip olan boğaz, çatışmanın jeopolitik gerilim merkezlerinden biri haline geldi.

Vahim bir durum

Gerçekte ise Tahran stratejik su yolunda sıkı kısıtlamalar uygularken, Washington da İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürüyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Brookings Enstitüsü uzmanı Michael O’Hanlon yaptığı değerlendirmede, “İran ekonomik açıdan vahim bir durumda. Kayda değer miktarda petrol sevkiyatı yapamıyor. Hâlâ yaptırımların altında ve yurt dışındaki varlıklarına erişemiyor” dedi.

O’Hanlon, “Soru şu: Liderleri gerçekten bunu önemsiyor mu? Bence bir ölçüde önemsiyorlar ama çok fazla değil” diye konuştu.

ABD Başkanı, şimdilik hem yıkıcı saldırı tehditlerinin hem de yakın zamanda diplomatik atılım sağlanacağı yönündeki vaatlerinin dozunu düşürdü. Trump, beş aydan uzun süre önce İsrail ile birlikte İran’a karşı savaşı başlattığından beri bu iki mesaj arasında gidip geliyordu.

Washington, temmuz ayının sonunda İran’ın askeri yapısının ideolojik kanadı olan Devrim Muhafızları’na yönelik yeni önlemler açıkladı.

Wall Street Journal’ın haberine göre Trump’ın danışmanları, ABD yaptırımlarının etkisine ilişkin verileri kendisine sundu. Habere göre Trump şu anda yaptırımları daha da sıkılaştırmayı değerlendirirken, yeni kısıtlamalar getirmeyi de düşünüyor.

Bu, kısa süre öncesine kadar İran’a yönelik İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en yıkıcı saldırıları düzenlemekle tehdit eden ABD Başkanı açısından taktik bir değişim anlamına gelebilir.

Satranç maçı

Bu değişim aynı zamanda ABD’nin geriye kalan askeri seçeneklerinin sınırlılığına da işaret ediyor olabilir. Nitekim bazı medya kuruluşları, ABD’nin mühimmat stoklarının önemli ölçüde tükendiğini bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptırımlara yönelik yeni hamleyi “geri adım” olarak nitelendirdi ve İran’ın onlarca yıldır ABD yaptırımlarına karşı direnç gösterdiğini belirtti.

Bekayi bu hafta X platformunda yaptığı paylaşımda, “Washington diplomasiyi yürütmekte ne zaman başarısız olsa yaptırımlara geri dönüyor; bu yaptırımlar sonuç vermediğinde ise dozu artırıyor” ifadelerini kullandı.

Bekayi, “Asıl tehlike, Amerikalı siyasetçilerin bu alışkanlığa saplanıp kalması ve kendi yarattıkları krizden daha az aşağılanmayla çıkmalarını sağlayacak geriye kalan fırsatları da boğmalarıdır” dedi.

Sabırsızlığıyla tanınan ve karma dövüş sanatları gibi mücadele sporlarını ve gösterişli “anlaşmaları” izlemeyi seven Trump’ın, uzun vadeli ekonomik baskıya dayalı bir stratejiye ne ölçüde bağlı kalabileceği ise belirsizliğini koruyor.

Trump, Axios’a verdiği röportajda İran’la yaşanan çatışmayı bir satranç maçına benzetti.

Bekayi ise bu sözlere ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “İranlılar profesyonel satranç oyuncuları olduklarını gösterdiler” dedi.


Rusya’nın Baltık Denizi kıyısındaki Ust-Luga petrol limanı İHA saldırısı

Ukrayna İHA’sını Moskova yakınlarındaki bir petrol rafinerisine saldırısının ardından rafineriden yoğun duman ve alevler yükseliyor (Arşiv- Reuters)
Ukrayna İHA’sını Moskova yakınlarındaki bir petrol rafinerisine saldırısının ardından rafineriden yoğun duman ve alevler yükseliyor (Arşiv- Reuters)
TT

Rusya’nın Baltık Denizi kıyısındaki Ust-Luga petrol limanı İHA saldırısı

Ukrayna İHA’sını Moskova yakınlarındaki bir petrol rafinerisine saldırısının ardından rafineriden yoğun duman ve alevler yükseliyor (Arşiv- Reuters)
Ukrayna İHA’sını Moskova yakınlarındaki bir petrol rafinerisine saldırısının ardından rafineriden yoğun duman ve alevler yükseliyor (Arşiv- Reuters)

Baltık Denizi kıyısındaki Ust-Luga bölgesinin Valisi Aleksandr Drozdenko, bugün Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya’nın önemli enerji ihracat merkezlerinden Ust-Luga Limanı’nda İHA saldırısının yol açtığı yangına itfaiye ekiplerinin müdahale ettiğini bildirdi.

Drozdenko, Leningrad bölgesinde 50’den fazla İHA’nın düşürüldüğünü belirterek, petrol ve petrol ürünlerinin önemli ihracat merkezlerinden Ust-Luga çevresinde saldırıyı püskürtme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Saldırının yol açtığı hasarın boyutu henüz netleşmedi. Saldırı, Ukrayna’nın Moskova’yı gelir kaybına uğratmak ve savaşı sona erdirmeye zorlamak amacıyla Rusya’nın petrol işleme ve ihracat tesisleri ile tahıl sevkiyat hatlarını hedef alan saldırı stratejisinin devamı olarak değerlendiriliyor.

Daha önce NATO ve Avrupa Birliği üyesi Letonya’nın silahlı kuvvetleri, hava sahasına giren bir İHA’nın savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü açıklamıştı. Finlandiya ise İHA saldırılarına karşı tedbir amacıyla Baltık Denizi’nin bazı bölümlerinde geçici kısıtlamalar uyguladı.

Ukrayna, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olan Rusya’daki onlarca büyük petrol rafinerisine zaman zaman tekrarlanan saldırılar düzenledi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre saldırılar, Rusya’da geniş çaplı bir akaryakıt sıkıntısına yol açtı.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin de bugün Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya’nın başkentine doğru ilerleyen bir düzineden fazla İHA’nın gece saatlerinde düşürüldüğünü bildirdi. Moskova’da ayrıca ülkenin önemli petrol rafinerilerinden biri bulunuyor.