İran ile ABD arasındaki gerginliğin artması uzlaşma fırsatlarını azaltıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308158-i%CC%87ran-ile-abd-aras%C4%B1ndaki-gerginli%C4%9Fin-artmas%C4%B1-uzla%C5%9Fma-f%C4%B1rsatlar%C4%B1n%C4%B1-azalt%C4%B1yor
İran ile ABD arasındaki gerginliğin artması uzlaşma fırsatlarını azaltıyor
Tahran, Hürmüz’ü koruyacağını belirtirken, ABD askerlerini hedef alanlara ödül vaat etti
ABD Donanması’na ait uçaklar, Ortadoğu’daki güvenlik operasyonlarını desteklemek üzere Umman Denizi’nde seyreden USS George H.W. Bush uçak gemisinin güvertesinden havalanıyor (CENTCOM)
İran ile ABD arasındaki gerginliğin artması uzlaşma fırsatlarını azaltıyor
ABD Donanması’na ait uçaklar, Ortadoğu’daki güvenlik operasyonlarını desteklemek üzere Umman Denizi’nde seyreden USS George H.W. Bush uçak gemisinin güvertesinden havalanıyor (CENTCOM)
İran ile ABD arasındaki mutabakatın uzatılma ihtimali, bugün sona erecek 60 günlük sürenin tarafların yeniden müzakere masasına dönmemesi nedeniyle giderek azalıyor. Gerilimin arttığı süreçte ABD’nin ablukası sürerken, Tahran savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için kendi şartlarını ortaya koyuyor.
İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Emir Hatemi, Hürmüz Boğazı konusunda söylemini sertleştirerek, boğazın bir “jeopolitik güç” olduğunu ve eski durumuna dönmeyeceğini söyledi. Hatemi, Hürmüz’ü “bütün güçleriyle” koruyacaklarını taahhüt etti.
Hatemi ayrıca bir ABD askerini öldüren veya esir alan kişiye 5 milyar tümen (30 bin dolar) ödül verileceğini açıkladı. Ödülün, kadınlar tarafından gerçekleştirilen eylemlerde iki katına çıkarılacağı ifade etti.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise İran’ın “askeri ve siyasi zafer” elde ettiğini savundu. Kalibaf, mutabakatı “gurur ve zafer belgesi” olarak nitelendirirken, Washington ve İsrail’in açıkladıkları hedeflere ulaşamadığını öne sürdü.
Pakistan ve Katar iki taraf arasında mesaj trafiğini sürdürürken, Tahran Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer haritası konusunda Umman ile yürütülen teknik görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıkladı. ABD’li yetkililer ise müzakerelerin hâlâ çıkmazda olduğunu ve ateşkesin yakın zamanda uzatılacağına ilişkin herhangi bir işaret bulunmadığını belirtiyor.
Trump yönetiminin hedefleri arasında İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek ve müttefik gruplara verdiği desteği sona erdirmek yer alırken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, petrol ve doğal gaz akışlarının istikrarını sağlamak ve enerji fiyatlarını düşürmeyi öncelikler arasına aldı.
Taraflardan hiçbiri, haziran ayında varılan mutabakatın uygulanmasına yeniden dönülmesi veya sürenin uzatılması konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadı.
Trump, Pentagon’a Güney Kore ile yapılan askeri tatbikatları azaltması talimatını verdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308157-trump-pentagon%E2%80%99-g%C3%BCney-kore-ile-yap%C4%B1lan-askeri-tatbikatlar%C4%B1-azaltmas%C4%B1-talimat%C4%B1n%C4%B1-verdi
Trump, Pentagon’a Güney Kore ile yapılan askeri tatbikatları azaltması talimatını verdi
ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in konuşmasını dinliyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Savunma Bakanı Pete Hegseth’e Güney Kore ile yapılacak ortak askeri tatbikatların kapsamının küçültülmesi talimatını verdiğini açıkladı.
Trump ayrıca Seul yönetiminin İran’a karşı yürütülen girişimlere katılmayı reddetmesine de değindi. Yıllık tatbikatların başlamasına saatler kala dün Truth Social hesabından paylaşım yapan Trump, tatbikatların tamamen iptal edilmesi için artık geç olduğunu belirterek, ABD’nin daha önce tatbikatlara katılmayı kabul etmiş olmasından “memnun olmadığını” belirtti. Trump ayrıca Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile “çok iyi bir ilişkisi” olduğunu vurguladı.
Trump paylaşımında, “Bu tatbikatlar yalnızca maliyetli olmakla kalmıyor... aynı zamanda Donald J. Trump’ın başkanlığı boyunca saygı gösterilen ve tehdit oluşturmayan bir ülkeye uygunsuz ve tamamen düşmanca bir mesaj gönderiyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Güney Kore Savunma Bakanlığı bugün, ABD ile ortak askeri tatbikatların başladığını ve “planlandığı şekilde gerçekleştirileceğini” açıkladı. Bakanlık sözcüsü, Trump’ın paylaşımına ilişkin bir soru üzerine yaptığı kısa açıklamada, “Daha önce duyurulduğu üzere planlandığı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Yıllık Ulchi Özgürlük Kalkanı (Ulchi Freedom Shield) tatbikatlarının 17-27 Ağustos tarihleri arasında düzenlenmesi ve yaklaşık 18 bin Güney Kore askerinin katılması planlanıyor. Yetkililer, günler önce yaptıkları açıklamalarda, Kuzey Kore’nin gelişen askeri kapasitesine uyum sağlamak amacıyla tatbikatlarda insansız hava araçlarına (İHA) karşı operasyonlar, GPS sinyallerinin engellenmesi ve siber saldırılara karşı koyma senaryolarının yer almasının beklendiğini bildirmişti.
Trump, Güney Kore’nin ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaya yönelik tutumuna da değindi.
Trump, “Konuyla bir ölçüde ilgisiz olsa da kısa süre önce Güney Kore Devlet Başkanı’na İran’ın nükleer silahsızlandırılması konusunda bize katılmak isteyip istemediklerini sordum. Bana, ‘Hayır, teşekkürler!’ diye yanıt verdiler” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray, Trump’ın ortak askeri tatbikatların azaltılması yönündeki talebi hakkında Reuters’ın bilgi talebine henüz yanıt vermedi. ABD Savunma Bakanlığı da konuyla ilgili açıklama yapmadı.
Pyongyang, ABD-Güney Kore ortak askeri tatbikatlarını düzenli bir şekilde “işgal hazırlığı” olarak nitelendirerek kınıyor.
Kuzey Kore, geçen çarşamba günü doğu kıyılarından Japon Denizi yönüne bir balistik füze fırlattı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Güney Kore ve Japonya orduları tarafından duyurulan füze denemesi, Kuzey Kore’nin 6 Ağustos’ta benzer bir kısa menzilli balistik füze fırlatmasından altı gün sonra gerçekleşti.
ABD’li askeri yetkililer, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sırasında Rus güçlerinin yanında savaşan Kuzey Kore birliklerinin bu çatışmadan deneyim kazandığını belirtiyor. Yetkililer, bu deneyim kapsamında insansız sistemlerin giderek daha fazla kullanılması, elektronik harp ve siber operasyonların da bulunduğunu ifade ediyor.
Ukrayna ise geçen hafta, Rusya’nın Zaporijya’daki bir çelik fabrikasına düzenlediği ve 7 işçinin hayatını kaybetmesine, fabrikanın üretimi durdurmasına yol açan balistik füze saldırısında Kuzey Kore yapımı füzelerin kullanıldığını açıkladı.
60 günlük süre doluyor... Trump acele etmezken, İran gerginliği artırmakla tehdit ediyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308146-60-g%C3%BCnl%C3%BCk-s%C3%BCre-doluyor-trump-acele-etmezken-i%CC%87ran-gerginli%C4%9Fi-art%C4%B1rmakla-tehdit-ediyor
60 günlük süre doluyor... Trump acele etmezken, İran gerginliği artırmakla tehdit ediyor
ABD-İran mutabakat zaptında öngörülen 60 günlük sürenin bugün sona ermesiyle birlikte, ABD Başkanı Donald Trump İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilemeyeceğini bir kez daha vurgularken, İran ise diplomatik girişimlerin başarısız olması halinde gerilimi artırma tehdidinde bulundu.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Temel hedef, her zaman olduğu gibi İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmamasıdır” ifadesini kullandı.
Trump, Fox News’e verdiği röportajda ise savaşın sona ermesi için bir takvim belirlemediğini belirterek, “Bir takvimim yok. Acelem yok” dedi.
Buna karşılık, üst düzey bir İranlı yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD ile yürütülen diplomatik çabaların başarısız olması halinde Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda ve bölgenin genelinde gerilimi artıracağını söyledi. Yetkili, İran politikasında savunma yerine saldırıya dayalı bir yaklaşıma geçiş yaşandığına işaret etti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise bugün yaptığı açıklamada, mutabakat zaptında 60 günlük bir süre öngörülmediğini belirterek, “İran, politikalarını baskı, tehdit ve süre kısıtlamaları altında şekillendiren bir taraf değildir” dedi.
Bekayi, Pakistan’ın arabuluculuk çabaları sürerken müzakere sürecinin aksamasından ABD’yi sorumlu tuttu. Bekayi ayrıca, Umman’la görüşmelerin devam ettiğini belirterek, “Umman’la görüşmelerin uzamasının nedeni konunun karmaşıklığı, sürece dahil olan tarafların çokluğu ve bazı ülkelerin süreci baltalama çabalarıdır” ifadesini kullandı.
Savaş İsrail'e 140 milyar dolara mal olduhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308054-sava%C5%9F-i%CC%87sraile-140-milyar-dolara-mal-oldu
İsrail önümüzdeki on yılda güvenliğe yaklaşık 1,5 trilyon şekel harcayacak (Reuters)
Tel Aviv’deki bağımsız uzmanların tahminlerine göre, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana yürüttüğü savaşın maliyeti şimdiye kadar yaklaşık 420 milyar şekele (140 milyar dolar) ulaştı. Bu rakamın kısa süre içinde yarım trilyon şekele (167 milyar dolar) yükselmesi ve savaşın İsrail ekonomisi üzerindeki etkisinin gelecek yıllar boyunca devam etmesi bekleniyor.
İbranice Haaretz gazetesine bağlı ekonomi gazetesi The Marker tarafından yapılan araştırmada, “Güvenliği sağlamak için ödediğimiz bu ağır ve eşi görülmemiş bedelin üzücü yanı, bize hiçbir güvenlik sağlamamış olmasıdır” değerlendirmesinde bulunuldu.
Yeterli güvenlik sağlansaydı
Gazete, eski üst düzey bir İsrailli ekonomi yetkilisinin şu sözlerine yer verdi: “Yeterli güvenliğe ulaşmış olsaydık, önümüzdeki on yılda güvenlik bütçesini iki katına çıkarmaya gerek kalmazdı.”
İsrail'in ulusal borcu savaş nedeniyle 400 milyar şekel arttı (Arşiv- Reuters)
Gazetenin haberine göre savaş nedeniyle İsrail’in kamu borcu 400 milyar şekel arttı. Önümüzdeki yıllarda yüz milyarlarca şekel daha artması beklenen askerî harcamaların finanse edilmesi gerekecek. Özellikle “silah ve mühimmatın savurganca kullanılması ve yedek kuvvetlere aşırı ve olağan dışı ölçüde başvurulması” bu maliyeti artırıyor.
Ancak bu harcamaların nasıl finanse edileceği henüz net değil.
Gazete, eski üst düzey bir subayın şu değerlendirmesini aktardı: “Savaş gereğinden fazla uzadı. Siyasi kademe siyasi uzlaşmalarla ilgilenmiş olsaydı, aynı sonuçlara, hatta daha iyi sonuçlara, daha kısa süren bir savaşla ulaşılabilirdi.”
Habere göre İsrail, önümüzdeki 10 yılda güvenlik alanında yaklaşık 1,5 trilyon şekel harcayacak. (1 dolar yaklaşık 3 şekel.)
Gazete ayrıca Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Amir Baram tarafından hazırlanan bir belgede, İsrail’in güvenlik açısından “son derece zorlu bir on yıla” hazırlandığını aktardı. Bu durum, yıllık 3,8 milyar dolarlık ABD güvenlik yardımının 2029’dan itibaren tamamen kesilebileceğinin öngörüldüğü bir dönemde ortaya çıkıyor.
Yedek askerlerin maliyeti
Habere göre normal dönemlerde İsrail ordusundaki yedek asker sayısı yaklaşık 6 bin iken, savaşın başlamasından sonraki günlerde 220 bin yedek asker göreve çağrıldı. Bu durum, söz konusu birliklerin yemek, maaş ve barınma giderlerini karşılamak için hızla kaynak ayrılmasını gerektirdi.
Şarku’l Avsat’ın TheMarker’dan aktardığına göre “savaş boyunca hiç kimse ekonomik hesaplama yapmaya çalışmadı, para bir kıstas olmadı ve yedek askerlere gerek olmadığı veya daha düşük maliyetli çözümler bulunabileceği durumlarda bile yedekler uzun süre görev yaptı.”
Netanyahu, Şeyh (Hermon) Dağı'nda (AFP Arşivi)
Üst düzey subay ise ordunun bu kadar büyük sayıdaki yedek askeri bünyesine katmaya hazırlıklı olmadığını söyledi. Subay, Gazze’de savaşa katılan askerî tümenlerden birinin Gazze Şeridi’ne girmek üzere hiçbir zaman yeterli hazırlığa sahip olmadığını ve askerlerin elinde uygun teçhizat bulunmadığını ifade etti.
Görevinizi yapın, parayı düşünmeyin
Gazete, dönemin Savunma Bakanlığı Genel Müdürü ve bugün İsrail Genelkurmay Başkanı olan Eyal Zamir’in subaylara “Görevinizi yapın, parayı düşünmeyin” mesajı verdiğini belirtti.
Başbakan Binyamin Netanyahu ise Hamas’ın saldırısına yol açan güvenlik başarısızlığı, çok sayıda İsraillinin hayatını kaybetmesi ve yaklaşık 200 bin İsraillinin evlerinden ve yerleşimlerinden tahliye edilmesinin yarattığı şokun etkisiyle, “Herkes için para var. Talimatım açık: Muslukları açın ve ihtiyacı olan herkese para akıtın” dedi.
Mühimmat stokları yetersizdi
İsrail ordusunun Ekim 2023’ün sonlarında Gazze Şeridi’ne yönelik kara harekâtına başlamasının ilk döneminde savaşın en az üç ay sürmesi bekleniyordu. Ancak ordunun mühimmat stokları daha kısa süreli savaşlar için hazırlanmıştı.
Perşembe günü Tel Aviv'de 7 Ekim 2023 saldırısının 1000. günü anma mitinginde Netanyahu'ya benzeyen maske takan bir protestocu (AP)
Genelkurmay Başkanlığı’nda görev yapmış eski bir subay, gazetenin aktardığına göre, “Aslında kısa süreli savaşlar için gereken mühimmat stokundan bile daha azına sahiptik; fiilî tüketim ise planlananın iki katıydı” ifadesini kullandı.
Vergi artışı
Savaşın uzun süreceği ve İran ile Yemen de dâhil olmak üzere başka, daha uzak cephelere yayılacağı anlaşılınca Maliye Bakanlığı yetkilileri savaşı finanse etmek amacıyla çeşitli kararlar almaya başladı.
Bunların başında 2025 yılında 35 milyar şekel tutarında vergi artışı geliyor. Bu karar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s, Standard & Poor’s ve Fitch’in İsrail’in kredi notunu düşürmesinin ardından alındı. Vergilerin artırılmaması hâlinde kredi notunun daha da düşeceği ve bunun ağır bir mali krize yol açacağı endişesi etkili oldu.
Vergilerin önümüzdeki seçimlerden sonra daha da artırılması bekleniyor. Seçimlerin ise 75 gün sonra yapılması öngörülüyor.
Kararlar ve sorular
Gazete, aralarında ekonomik ve güvenlikle ilgili bir dizi kararın seçimlerden sonra alınmasının beklendiğini belirtti. Bunların arasında güvenlik bütçesinin artırılması ve yedek askerlerin göreve çağrılmaya devam edilmesi de bulunuyor.
Gazete haberini şu sorularla noktaladı: İsrail finans piyasalarının ve ekonomisinin, devasa güvenlik bütçeleri ve azalan Amerikan yardımı karşısında güçlü kalmaya devam etmesi mümkün olacak mı? Ortaya çıkan bu tabloda savaşın maliyetini gerçekte kim ödeyecek?
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة