Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308697-trump-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeleri-durdurdu-i%CC%87ran-avrupadaki-abd-varl%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1-hedef-almay%C4%B1
Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyor
TT
TT
Trump görüşmeleri durdurdu... İran Avrupa'daki ABD varlıklarını hedef almayı değerlendiriyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yürütülen görüşmelerin durdurulmasını üst düzey temsilcilerinden istedi. Bu kararın, Trump'ın "haftalar boyunca İran'la olumlu gelişmeler sağlamaya çalışmasına rağmen kayda değer bir başarı elde edememesinin" ardından geldiği belirtildi.
CNN'in haberine göre Trump yeni bir yaklaşım benimsemeye başladı. ABD'li bir yetkili, Trump'ın yönetimin üst düzey temsilcilerinden İran'la yürüttükleri görüşmeleri durdurmalarını istediğini söyledi.
ABD Başkanı daha önce ülkesinin İran'la görüşme planı olmadığını açıklamıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'nın, geçişlerin sınırlı olmasına ve su yolundan çıkmakta olan bir gemiye saldırı düzenlendiğine ilişkin haberler bulunmasına rağmen, açık ve işler durumda olduğunu belirtti.
Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin bölgede uyguladığı ablukanın tamamen yürürlükte olduğunu ifade etti.
ABD Başkanı ayrıca "tüm deniz mayınlarının temizlendiğini" söyledi.
Öte yandan Financial Times, Tahran'daki iki üst düzey kaynağa dayandırdığı haberinde, İran'ın bir tırmanma yaşanması halinde Güneydoğu Avrupa'daki ABD varlıklarını vurma ve Hürmüz Boğazı'ndaki denizaltı fiber optik kablolarını hedef alma seçeneğini değerlendirdiğini bildirdi.
Hürmüz'de deniz trafiği yavaşladı
Bu arada bugün (Çarşamba) yayımlanan veriler, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yavaşladığını gösterdi. İran savaşı sırasında boğazın abluka altına alınmasının ardından, yeniden açılacağına ilişkin net bir işaret bulunmaması nedeniyle gemi sahiplerinin büyük bölümü bu kritik su yolundan kaçınıyor.
Kpler şirketinin verilerine göre, dün (Salı) temel emtia taşıyan 6 gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Bu sayı bir önceki gün 9'du. Son 10 günlük ortalama ise 11 gemi olarak kaydedildi.
Hürmüz'de kriz derinleşiyor: Deniz trafiği yavaşlamaya devam ediyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308719-h%C3%BCrm%C3%BCzde-kriz-derinle%C5%9Fiyor-deniz-trafi%C4%9Fi-yava%C5%9Flamaya-devam-ediyor
Hürmüz'de kriz derinleşiyor: Deniz trafiği yavaşlamaya devam ediyor
Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman Körfezi'nde görülen yük gemileri (AP)
İran ile ABD arasındaki savaşın ardından Hürmüz Boğazı'nda başlayan deniz trafiğindeki yavaşlama bugün (Çarşamba) de devam etti. Boğazın yeniden açılacağına ilişkin net işaretlerin bulunmaması, gemi sahiplerinin büyük bölümünü bu stratejik su yolundan uzak durmaya itiyor.
Kpler şirketinin verilerine göre, salı günü TSİ 05.58'e kadar 6 temel emtia taşıyan gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Bu sayı bir önceki gün 9 olurken, son 10 gündeki günlük ortalama 11 geminin de altında kaldı.
Kpler verileri, boğaza giriş yapan gemiler arasında boş bir VLCC tipi ham petrol tankerinin bulunduğunu gösterdi. Tanker, boğazın Umman tarafını kullanırken, diğer geçişler biri orta menzilli, diğeri “intermediate” sınıfında iki petrol tankeri tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık boğazdan iki orta menzilli yakıt tankeri ile bir Post-Panamax tipi gemi çıktı.
ABD Başkanı Donald Trump salı günü İran'la herhangi bir görüşme yapılmadığını söylemiş ve Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu belirtmişti. Bu açıklama, İran'ın boğazın deniz taşımacılığına hâlâ kapalı olduğu yönündeki açıklamasıyla çelişti.
Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan dünya genelindeki ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının yaklaşık beşte biri geçiyordu.
Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin'e yönelik petrol sevkiyatlarını sekteye uğratan güvenlik endişelerinin artmasıyla birlikte, iki büyük Çinli denizcilik şirketi temmuz sonundan bu yana tankerlerini Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının dışında tutuyor. Tanker takip şirketi Vortexa ve bir gemi brokerinin verdiği bilgilere göre, söz konusu şirketler savaş öncesinde Çin'in Ortadoğu'dan yaptığı petrol ithalatının yaklaşık yarısını taşıyordu.
Kızıldeniz'deki Babülmendep Boğazı'nda ise Kpler verileri, hafta sonu boyunca 30 temel emtia taşıyan geminin geçiş yaptığını gösterdi. Bu sayı bir önceki hafta 19 gemiydi.
Trump'ın yeni dış politika hedefi: Kim Jong-unhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308712-trump%C4%B1n-yeni-d%C4%B1%C5%9F-politika-hedefi-kim-jong-un
ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 30 Haziran 2019'da iki Kore arasındaki askeri sınır çizgisinde bir araya gelirken (AFP)
Wall Street Journal, salı günü ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın yardımcılarına Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile mümkün olan en kısa sürede, gelecek sonbaharda bir görüşme ayarlamaları için baskı yaptığını bildirdi. Trump'ın bu girişimle, ilk başkanlık döneminde Kim'i ülkesinin nükleer programından vazgeçmeye ikna etmek amacıyla başlattığı yoğun diplomatik çabaları yeniden canlandırmayı hedeflediği belirtildi.
Gazete, Trump'ın özel toplantılarda, Kasım ayında Çin'in ev sahipliğinde düzenlenmesi beklenen Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) toplantısına katılmak üzere gerçekleştirebileceği Asya ziyaretinde Kim ile doğrudan görüşme ihtimalini ele aldığını aktardı.
Görüşmeye ilişkin henüz resmi bir hazırlık bulunmuyor. Ancak Beyaz Saray, iki liderin uygun zamanda bir araya geleceğini doğruladı.
Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığı habere göre Trump'ın Kim ile bir kez daha kritik bir görüşme gerçekleştirme isteği, İran konusunda zafer elde etmenin giderek zorlaştığı bir dönemde dış politikada önemli bir başarı arayışında olduğunu gösteriyor. Kim'in onlarca nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin edilirken, ABD başkanlarının çoğu ön koşulsuz olarak Kim ile görüşmeyi reddetmişti.
Trump, Kim ile yeni bir ikili görüşmeyi Kuzey Kore ile diyaloğu yeniden başlatmak için bir fırsat olarak görürken, analistler ve bazı ABD'li yetkililer görüşmelerden önemli bir ilerleme beklemiyor.
Seul, bölgedeki istikrarı güçlendirme umuduyla Washington ile Pyongyang arasındaki diyaloğu destekliyor. Ancak analistler ve ABD'li yetkililer, kötü bir anlaşmanın nihayetinde Güney Kore gibi bölgesel müttefiklerle ilişkilere zarar verebileceğine dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un daha önceki görüşmesinden bir kare (Arşiv - AFP)
Eski CIA yetkilisi Bruce Klingner, “Dış politika hedeflerinin kişisel ilişki yoluyla gerçekten gerçekleştirilebileceğine dair yanlış bir varsayımla, başka bir otoriter diktatörü memnun ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Önceki girişim
Trump, geçen yılki Asya turu sırasında Kim ile görüşmeye çalışmış ve başkanlık uçağında gazetecilerden Kim ile görüşme arzusunu kamuoyuna duyurmalarını istemişti.
ABD'li yetkililere göre Kuzey Kore, dolaylı yoldan görüşmeye hazır olduğunu göstermiş ancak zamanın kısıtlı olması ve organizasyonun zorlukları nedeniyle görüşme gerçekleştirilememişti.
Trump daha sonra, o dönemde Kim ile bir zirve düzenlenmesinin, Güney Kore'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirmesi planlanan görüşmesini etkileyebileceğini söylemişti.
Trump ve Kim, Trump'ın ilk başkanlık döneminde üç zirve gerçekleştirmişti. Görüşmelerin ilki 2018'de Singapur'da yapılmış, müzakereler ise 2019'da Hanoi'de Kim'in nükleer programının tamamen tasfiye edilmesini kabul etmemesi üzerine çökmüştü. Aynı yıl Trump ve Kim, iki Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgede de bir araya gelmiş, ancak bu görüşme çıkmazı sona erdirmeyi başaramamıştı.
Analistler, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze kapasitesinin iki liderin son görüşmesinden bu yana önemli ölçüde artması nedeniyle müzakerelerin yeniden başlatılmasının kolay olmayacağını belirtiyor.
Daha büyük bir meydan okuma
Washington, yeni müzakerelerde daha büyük bir zorlukla karşı karşıya. Kuzey Kore son yıllarda Çin ve Rusya ile ilişkilerini güçlendirirken İran'la askeri iş birliğini de geliştirdi. Ayrıca Ukrayna'daki savaşta Rusya'nın yanında savaşmak üzere binlerce asker göndererek güçlerine ilave savaş deneyimi kazandırdı.
Uzmanlar, Kim'in yaklaşan müzakerelere daha güçlü bir konumdan gireceğini düşünüyor. Kuzey Kore liderinin nükleer cephaneliğini korumakta ısrar ettiği ve ABD'yi ülkesini nükleer silaha sahip bir devlet olarak tanımaya ve bu çerçevede muhatap almaya zorlamaya çalıştığı belirtiliyor.
ABD istihbaratının tahminlerine göre Kuzey Kore, füzeler ve nükleer savaş başlıkları da dahil olmak üzere stratejik programlarını genişletmeye devam ediyor. ABD'li bir savunma yetkilisi, Kuzey Kore'nin nükleer kuvvetlerinin artık ABD topraklarını hedef alma kapasitesinin arttığı uyarısında bulundu. Kuzey Kore füzelerinin ise Güney Kore ve Japonya'yı nükleer veya konvansiyonel savaş başlıklarıyla vurabilecek kapasitede olduğu belirtildi.
İsrail ordusu, askerlerinin Filistinlilerin alınlarına numara yazılmasından ders çıkarıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5308682-i%CC%87srail-ordusu-askerlerinin-filistinlilerin-al%C4%B1nlar%C4%B1na-numara-yaz%C4%B1lmas%C4%B1ndan-ders
İsrail ordusu, askerlerinin Filistinlilerin alınlarına numara yazılmasından ders çıkarıyor
Batı Şeria'nın El Halil kentindeki Eski Şehir'de İsrail askerleri... 15 Ağustos 2026 (DPA)
İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde düzenlenen bir baskın sırasında sorgulanmadan önce gözaltına alınan Filistinlilerin alınlarına askerler tarafından kimlik numaraları yazılmasının ardından “ders çıkarıldığını” bildirdi.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre ordu, pazartesi günü Kabatiye beldesinde düzenlenen operasyon sırasında “güvenlik güçlerinin sorgulanan şüphelileri numaraladığını” belirtti. Açıklamada, “Komutanlar personele olayın ciddiyetini vurguladı ve gerekli dersler çıkarıldı” denildi.
Ordunun açıklaması, sosyal medyada yayılan ve bir Filistinli gencin alnına siyah kalemle “44” numarasının yazıldığını gösteren görüntülerin ardından geldi. Görüntülerde genç, yaklaşık 10 saat süren baskın sırasında askerlerin tutumundan şikâyet ediyor.
Videoda görünen Kabatiye sakini Ahmed Hesnavi, yerel Filistin medyasına yaptığı açıklamada, “Bizi alıkoydukları evde kadınların da aralarında bulunduğu yaklaşık 50 kişi vardı” dedi.
Yaklaşık 10 gün önce İsrail hapishanelerinden serbest bırakıldığını belirten Hesnavi, “Bize vahşice davranıyorlar... Bu, bizi aşağılamanın bir başka yöntemi” ifadelerini kullandı.
Hesnavi, ordunun bölgeye yakın zamanda yerleşen İsrailli yerleşimcilere yönelik olası saldırılar konusunda bölge sakinlerini uyarmak amacıyla geldiğini söyledi. Geçen hafta bölgedeki diğer toplulukların sakinleri de AFP’ye benzer açıklamalarda bulunmuştu.
Geçen hafta Kabatiye yakınlarında Ganim yerleşimi kuruldu. Bir başka yerleşim olan Kadim’e de kısa süre içinde yerleşimcilerin taşınması bekleniyor.
İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’daki yerleşimler, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor. Yerleşimlerin sayısı, Binyamin Netanyahu hükümeti döneminde önemli ölçüde arttı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة