Hürmüz Boğazı'nda bir tankere saldırı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)
TT

Hürmüz Boğazı'nda bir tankere saldırı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), bu sabah (Perşembe) erken saatlerde bir geminin "tanımlanamayan bir cisim" tarafından vurulduğunu ve gemide yangın çıktığını duyurdu.

Kurum, yerel makamların verdiği bilgilere dayanarak, bir petrol tankerinin kimliği belirsiz bir mühimmatın saldırısına uğradığını ve gemide çıkan yangının daha sonra söndürüldüğünü bildirdi.

Tankerin hangi ülkeye ait olduğu ve hangi rotada seyrettiği henüz belirlenemedi.

Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından bu yana düzenli olarak hedef alınıyor.



İtalya’da kamyonunda 3 füze bulunan Fransız vatandaşı gözaltına alındı

İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)
İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)
TT

İtalya’da kamyonunda 3 füze bulunan Fransız vatandaşı gözaltına alındı

İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)
İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)

İtalyan makamları dün yaptıkları açıklamada, rutin trafik kontrolü sırasında kamyonunda üç adet güdümlü tanksavar füzesi ve başka askeri ekipmanlar bulunan bir Fransız vatandaşının silah kaçakçılığı soruşturması kapsamında gözaltına alındığını bildirdi.

46 yaşındaki Fransız vatandaşı Regis Norman, haziran ayında İtalya’nın güneydoğusundaki Bari kentinde gözaltına alındı. Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) savcılık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Norman, soruşturmanın tamamlanmasını beklerken o tarihten bu yana tutuklu bulunuyor.

Norman’ın, Yunanistan’ın Patras Limanı’ndan gelen bir feribottan indirilmesinin ardından polis tarafından kamyonun aranması üzerine gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltı haberi bu hafta kamuoyuna duyuruldu.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre mahkeme belgelerinde araçta, taşınabilir “Akeron” tipi üç güdümlü tanksavar füzesi ile savaş başlığı bulunmayan dördüncü bir füze ele geçirildiği belirtiliyor.

Askeri ekipmanların, NATO tatbikatlarında kullanılan eğitim malzemeleri izlenimi verecek şekilde bantlarla kaplandığı kaydedildi.

Norman, söz konusu ekipmanları Fransa’da Akeron füzelerini üreten MBDA şirketi adına taşıdığını söyledi.

Tutuklama kararına ilişkin belgede Norman’ın soruşturmacılara, füzelerin Yunanistan’ın Girit Adası’nda onarıldığını ve üreticiye geri götürüldüğünü söylediği belirtildi.

MBDA, AFP’nin konuyla ilgili sorularına cevap vermedi.

Fransız bir yetkili ise şirketin Yunanistan’da tamamlanmamış Akeron füzeleriyle testler gerçekleştirmek için izin aldığını açıkladı.

İtalyan makamları, silahlarla birlikte sunulan belgelerdeki tutarsızlıklar nedeniyle soruşturmanın sürdürülmesine karar verdi.


Amerika Birleşik Devletleri, İran'la bağlantılı saldırı endişeleri arasında bir şirket veri ihlali olayını soruşturuyor

Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)
Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, İran'la bağlantılı saldırı endişeleri arasında bir şirket veri ihlali olayını soruşturuyor

Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)
Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)

 ABD makamları, su tesislerine yönelik teknolojiler üreten küçük bir şirketin veri ihlaline uğramasıyla ilgili soruşturma başlattı. Olay, kritik altyapının karşı karşıya olduğu siber güvenlik risklerine dikkat çekerken, Kansas merkezli şirketin temmuz ayında Minnesota ve diğer eyaletlerdeki su tesislerini hedef alan ve İran’la bağlantılı olduğundan şüphelenilen kampanyanın bir parçası olmadığı düşünülüyor. Reuters’ın haberine göre söz konusu saldırının hedefi, Kansas’ın Olathe kentinde bulunan Micro-Comm şirketiydi.

Şirket ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI), daha önce kamuoyuna duyurulmayan saldırıyı doğruladı. Görece yeni bir fidye yazılımı grubu olan Baracuda, saldırının sorumluluğunu üstlendi. Grup, finansal kazanç amacıyla hareket ettiğini ve herhangi bir hükümet tarafından desteklenmediğini öne sürüyor.

Baracuda yaklaşık 850 bin dosya yayımladı

Grup, 6 Ağustos’ta şirkete ait olduğunu öne sürdüğü yaklaşık 850 bin dosyayı yayımladı. Verilerin toplam boyutunun yaklaşık 644 gigabayt olduğu belirtildi.

Micro-Comm, kritik altyapı ağlarında makineleri kontrol etmek için kullanılan programlanabilir mantık denetleyicileri (PLC) üretiyor. Şirketin ürünleri bu olayda atık su arıtma tesislerinde kullanılıyor.

Micro-Comm’a yönelik saldırı, ABD’deki yerel su sistemlerinin ve bu sistemlere ekipman sağlayan tedarikçilerin güvenliğini sağlamanın ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda ülkenin kritik altyapısına entegre bilgisayar sistemlerini hedef alan siber saldırıların oluşturduğu tehdide dikkat çekti.

Veri ihlali, su sistemlerine yönelik saldırılarla aynı döneme denk geldi

Saldırı, temmuz ayının sonlarında Minnesota ve en az altı eyaletteki PLC'leri hedef alan bir dizi siber saldırının yaşandığı dönemde gerçekleşti.

Siber güvenlik uzmanları, bu saldırıların İran’la bağlantılı uzun soluklu bir siber kampanyanın devamı olduğuna inanıyor.

FBI ile Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), 30 Temmuz’da yayımladıkları uyarıda, bilgisayar korsanlarının ABD merkezli Rockwell Automation, Fransa merkezli Schneider Electric ve Almanya merkezli Siemens tarafından üretilen PLC’leri hedef aldığını bildirdi.

ABD’den yapay zekâ uyarısı

CISA, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, bilgisayar korsanlarının Siemens ekipmanlarına yönelik saldırılarını kolaylaştırmak için yapay zekâ kullandığını bildirdi. Siemens ise daha sonra CISA ile birlikte çalıştığını ve ürünlerinin güvenli olduğunu açıkladı.

FBI’ın Kansas City kentindeki sözcüsü Dixon Land, e-postayla yaptığı açıklamada, kurumun Micro-Comm ile veri ihlali konusunda temas halinde olduğunu ve diğer kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağladığını belirtti.

CISA ise soruların Micro-Comm’a yönlendirilmesini istedi.

Hassas verilerin tehlikeye girmediği belirtildi

Şirketin ortaklarından Jim Cote, yaptığı açıklamada Micro-Comm’un saldırıyı 31 Temmuz’da tespit ettiğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten  aktardığı habere göre Cote, bilgisayar korsanları tarafından yayımlanan dosyalarda kullanıcı şifreleri ve müşterilerin elinde bulunan kimlik doğrulama bilgileri gibi hassas verilerin yer almadığını belirtti. Şirketin cihazlarına uzaktan erişim kapasitesine ilişkin bilgilerin de saldırıdan etkilenmediği ifade edildi.

Şirket, 8 Ağustos tarihli müşteri bülteninde sınırlı kapsamlı bir kötü amaçlı yazılım saldırısına uğradığını ve dosyalarda bulunan hassas bilgilerin şifrelenmiş olduğunu bildirdi.

Micro-Comm ayrıca saldırının, haberlerde gündeme gelen su sistemlerine yönelik saldırılarla “hiçbir şekilde bağlantılı olmadığını” müşterilerine iletti.

Cote, FBI’ın şirkete veri ihlalinin Micro-Comm’u özellikle hedef almayan, fırsatçı bir saldırı olduğunu bildirdiğini söyledi. Şirket, önlem amacıyla müşterilerine şifrelerini değiştirmelerini tavsiye etti.

Yaklaşık 200 sistem internete açık

İnterneti izleyen Censys şirketinin verilerine göre, Micro-Comm’un ürünlerinden biri olan SCADAView CSX sistemlerinden yaklaşık 200’üne ABD’nin çeşitli eyaletlerinden internet üzerinden erişilebiliyor.

Siber suç araştırma platformu eCrime.ch tarafından hazırlanan dosya listesinde ise yerel yönetimler ile bir ABD askeri tesisinin de aralarında bulunduğu belirli kamu müşterilerine ilişkin bilgiler, çalışanların isimleri ve şemalar gibi ürün bilgileri yer aldı.

Siber güvenlik şirketi SentinelOne’ın tehdit araştırmaları kıdemli araştırmacısı Tom Hegel, dosyaların yayımlanmasının herhangi bir su sisteminin operasyonel olarak ele geçirildiği anlamına gelmediğini söyledi. Ancak Hegel, söz konusu bilgilerin uzun vadede bilgisayar korsanlarına yardımcı olabileceği uyarısında bulundu.


Kremlin: CIA direktörü Moskova'da görüşmeler yaptı ancak Putin ile görüşmedi

CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)
CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)
TT

Kremlin: CIA direktörü Moskova'da görüşmeler yaptı ancak Putin ile görüşmedi

CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)
CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov yaptığı açıklamada, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’yı ziyaret ederek “Rus istihbarat birimleriyle” görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelmediğini söyledi.

Peskov gazetecilere dün yaptığı açıklamada, “İstihbarat birimleri arasında temaslar gerçekleşti ancak Rusya Devlet Başkanı ile herhangi bir görüşme olmadı” dedi. Görüşmeleri “olumlu” olarak nitelendiren Peskov, müzakerelerde hangi konuların ele alındığına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Kremlin Sözcüsü, salı günü yaptığı açıklamada Ratcliffe’in Moskova ziyaretinden haberdar olmadığını söylemişti. Bu açıklama, bir ABD askeri uçağının Moskova’ya iniş yapmasının ardından gelmişti.

Rus yorumcular, uçağın görüntülerinin sosyal medyada yayılmasının ardından Kremlin Sözcüsü’nün açıklamasıyla alay etti. Yorumcular, CIA Direktörü’nü taşıyan bir uçağın Kremlin’in bilgisi olmadan Rusya’nın başkentine nasıl ulaşabileceğini sorguladı.

Ratcliffe’in, CIA Direktörlüğü görevine başlamasından bu yana Moskova’ya yaptığı ilk ziyaret olması muhtemel.

Ratcliffe’in selefi William Burns ise dönemin ABD Başkanı Joe Biden’ın talebi üzerine 2021 yılında Rusya’yı ziyaret etmiş ve Ukrayna konusunda artan gerilimin tırmanmasını önleme çabaları kapsamında Putin ile görüşmüştü.

Ratcliffe’in son ziyaretinin amacıyla ilgili ayrıntılar açıklanmadı.

Bununla birlikte, ziyaretin Rusya’yı Ukrayna’daki savaşta daha fazla tırmanışa gitmenin sonuçları konusunda uyarmayı amaçlamış olabileceği yönünde geniş çaplı spekülasyonlar bulunuyor.