Amerika Birleşik Devletleri, İran'la bağlantılı saldırı endişeleri arasında bir şirket veri ihlali olayını soruşturuyor

Bir Amerikan su şirketine ait 850 bin dosya

Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)
Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, İran'la bağlantılı saldırı endişeleri arasında bir şirket veri ihlali olayını soruşturuyor

Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)
Siber saldırı düzenleyen bilgisayar korsanlarının temsili görüntüsü (Reuters)

 ABD makamları, su tesislerine yönelik teknolojiler üreten küçük bir şirketin veri ihlaline uğramasıyla ilgili soruşturma başlattı. Olay, kritik altyapının karşı karşıya olduğu siber güvenlik risklerine dikkat çekerken, Kansas merkezli şirketin temmuz ayında Minnesota ve diğer eyaletlerdeki su tesislerini hedef alan ve İran’la bağlantılı olduğundan şüphelenilen kampanyanın bir parçası olmadığı düşünülüyor. Reuters’ın haberine göre söz konusu saldırının hedefi, Kansas’ın Olathe kentinde bulunan Micro-Comm şirketiydi.

Şirket ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI), daha önce kamuoyuna duyurulmayan saldırıyı doğruladı. Görece yeni bir fidye yazılımı grubu olan Baracuda, saldırının sorumluluğunu üstlendi. Grup, finansal kazanç amacıyla hareket ettiğini ve herhangi bir hükümet tarafından desteklenmediğini öne sürüyor.

Baracuda yaklaşık 850 bin dosya yayımladı

Grup, 6 Ağustos’ta şirkete ait olduğunu öne sürdüğü yaklaşık 850 bin dosyayı yayımladı. Verilerin toplam boyutunun yaklaşık 644 gigabayt olduğu belirtildi.

Micro-Comm, kritik altyapı ağlarında makineleri kontrol etmek için kullanılan programlanabilir mantık denetleyicileri (PLC) üretiyor. Şirketin ürünleri bu olayda atık su arıtma tesislerinde kullanılıyor.

Micro-Comm’a yönelik saldırı, ABD’deki yerel su sistemlerinin ve bu sistemlere ekipman sağlayan tedarikçilerin güvenliğini sağlamanın ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda ülkenin kritik altyapısına entegre bilgisayar sistemlerini hedef alan siber saldırıların oluşturduğu tehdide dikkat çekti.

Veri ihlali, su sistemlerine yönelik saldırılarla aynı döneme denk geldi

Saldırı, temmuz ayının sonlarında Minnesota ve en az altı eyaletteki PLC'leri hedef alan bir dizi siber saldırının yaşandığı dönemde gerçekleşti.

Siber güvenlik uzmanları, bu saldırıların İran’la bağlantılı uzun soluklu bir siber kampanyanın devamı olduğuna inanıyor.

FBI ile Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), 30 Temmuz’da yayımladıkları uyarıda, bilgisayar korsanlarının ABD merkezli Rockwell Automation, Fransa merkezli Schneider Electric ve Almanya merkezli Siemens tarafından üretilen PLC’leri hedef aldığını bildirdi.

ABD’den yapay zekâ uyarısı

CISA, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, bilgisayar korsanlarının Siemens ekipmanlarına yönelik saldırılarını kolaylaştırmak için yapay zekâ kullandığını bildirdi. Siemens ise daha sonra CISA ile birlikte çalıştığını ve ürünlerinin güvenli olduğunu açıkladı.

FBI’ın Kansas City kentindeki sözcüsü Dixon Land, e-postayla yaptığı açıklamada, kurumun Micro-Comm ile veri ihlali konusunda temas halinde olduğunu ve diğer kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağladığını belirtti.

CISA ise soruların Micro-Comm’a yönlendirilmesini istedi.

Hassas verilerin tehlikeye girmediği belirtildi

Şirketin ortaklarından Jim Cote, yaptığı açıklamada Micro-Comm’un saldırıyı 31 Temmuz’da tespit ettiğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten  aktardığı habere göre Cote, bilgisayar korsanları tarafından yayımlanan dosyalarda kullanıcı şifreleri ve müşterilerin elinde bulunan kimlik doğrulama bilgileri gibi hassas verilerin yer almadığını belirtti. Şirketin cihazlarına uzaktan erişim kapasitesine ilişkin bilgilerin de saldırıdan etkilenmediği ifade edildi.

Şirket, 8 Ağustos tarihli müşteri bülteninde sınırlı kapsamlı bir kötü amaçlı yazılım saldırısına uğradığını ve dosyalarda bulunan hassas bilgilerin şifrelenmiş olduğunu bildirdi.

Micro-Comm ayrıca saldırının, haberlerde gündeme gelen su sistemlerine yönelik saldırılarla “hiçbir şekilde bağlantılı olmadığını” müşterilerine iletti.

Cote, FBI’ın şirkete veri ihlalinin Micro-Comm’u özellikle hedef almayan, fırsatçı bir saldırı olduğunu bildirdiğini söyledi. Şirket, önlem amacıyla müşterilerine şifrelerini değiştirmelerini tavsiye etti.

Yaklaşık 200 sistem internete açık

İnterneti izleyen Censys şirketinin verilerine göre, Micro-Comm’un ürünlerinden biri olan SCADAView CSX sistemlerinden yaklaşık 200’üne ABD’nin çeşitli eyaletlerinden internet üzerinden erişilebiliyor.

Siber suç araştırma platformu eCrime.ch tarafından hazırlanan dosya listesinde ise yerel yönetimler ile bir ABD askeri tesisinin de aralarında bulunduğu belirli kamu müşterilerine ilişkin bilgiler, çalışanların isimleri ve şemalar gibi ürün bilgileri yer aldı.

Siber güvenlik şirketi SentinelOne’ın tehdit araştırmaları kıdemli araştırmacısı Tom Hegel, dosyaların yayımlanmasının herhangi bir su sisteminin operasyonel olarak ele geçirildiği anlamına gelmediğini söyledi. Ancak Hegel, söz konusu bilgilerin uzun vadede bilgisayar korsanlarına yardımcı olabileceği uyarısında bulundu.



İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zeka destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zeka destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
TT

İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zeka destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zeka destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)

İsrail yanlısı bir yayın sitesi, var olmayan bir araştırma merkezinin adını taşıyan bir logoyla, propaganda amacıyla ve yapay zeka (AI) destekli sohbet robotları tarafından kaynak gösterilmesi için dokuz günde yarım milyondan fazla kelime yayımladı.

İngiliz The Guardian gazetesinin aktardığına göre site, Filistinli mahkumlara yönelik işkenceler, İsrail'in savaş suçları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri kasıtlı olarak aç bırakıp bırakmadığı gibi konularda İsrail'in tutumunu yansıtıyor ve tüm bunları tarafsız birer araştırmaymış gibi sunuyor.

New York merkezli medya prodüksiyon şirketi Piro Inc., bu ay söz konusu siteyi, yabancı bir hükümet için çalışan herkesin bunu resmi olarak beyan etmesini zorunlu kılan 1938 tarihli Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası uyarınca, İsrail hükümeti lehine dağıtılan materyaller olarak ABD Adalet Bakanlığı'na bildirdi.

Site, hiçbir ABD yargı bölgesinde yasal bir tüzel kişiliği bulunmayan, fiziksel bir adresi olmayan ve belirli bir çalışanı bulunmayan ‘Hanover Kamu Politikası Enstitüsü’ adıyla yayın yapıyor. Sitenin kullanım koşulları ise, adı açıkça belirtilmeyen "enstitünün kurulduğu ülkenin" yasalarına tabi tutuluyor.

Para israfı

Varlığı ilk kez 14 Ağustos'ta fark edilen site, sohbet robotlarını İsrail lehine argümanlar sunmaya yönlendirmek amacıyla İsrail hükümeti tarafından on milyonlarca dolarla finanse edilen ve aralarında Avrupalı reklam grubu Havas Media’nın da bulunduğu üçüncü taraflarca yürütülen daha geniş kapsamlı bir çabanın parçasını oluşturuyor.

Bu durum, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşın ardından İsrail'in Amerikan kamuoyundaki itibarının çöktüğü ve İsrailli yetkililerin, yurtdışındaki kamu diplomasisi kapsamındaki ‘Hasbara’ olarak adlandırılan propaganda çabalarına harcanan paraların boşa gittiğini medyaya açıklamaya başladığı bir döneme denk geliyor.

The Guardian gazetesinin yürüttüğü bir analize göre Hanover Kamu Politikası Enstitüsü, 6-14 Ağustos tarihleri arasında her biri ortalama 4 bin 500 kelimeden oluşan ve toplamda 560 bini aşkın kelimeye ulaşan 124 rapor yayımladı. Sadece 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde ise, iki gün içinde yaklaşık 354 bin kelimeyi bulan 73 rapor servis edildi.

Sitede yer alan raporların -biri hariç- tüm ana başlıkları, bir kullanıcının sohbet robotuna yazabileceği türden bir soruyla başlıyor. Bunlar arasında, “Siyonizm karşıtlığı antisemitizm midir?", "İsrail, Filistinlileri topraklarından sürdü mü?" ve "İsrail, Gazze'de soykırım mı yapıyor?" gibi sorular yer alıyor.

Başarısız kampanya

Raporlar, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Uluslararası Af Örgütü ve Soykırım Sözleşmesi metni gibi kaynaklara atıfta bulunularak yarı akademik bir üslupla sunuluyor. Hanover Kamu Politika Enstitüsü sitesi, İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu hafifletmek amacıyla kurgulanmış bilgiler içeriyor.

İsrail'de yetkililer, yapay zekanın manipüle edilmesi yoluyla Amerikan kamuoyunu etkileme kampanyası ve genel olarak kamu diplomasisi konusundaki şüphelerini dile getirdi. Temmuz ayında Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrailli yetkililer kampanyanın başarısız olduğunu belirtirken içlerinden biri hükümetin ‘çok para ödediğini ancak durumun daha da kötüleştiğini’ vurguladı.

ABD'deki kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların İsraillilerden ziyade Filistinlilere sempati duyduğunu ortaya koyuyor. Nitekim Gallup araştırma şirketi şubat ayında Amerikalıların yalnızca yüzde 36'sının İsrail'in tarafını tuttuğunu kaydetti. Pew Araştırma Merkezi ise nisan ayında Amerikalıların yüzde 60'ının İsrail'e karşı olumlu olmayan bir bakış açısına sahip olduğunu bildirdi ki bu oran, 2022'den bu yana yaklaşık yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. 7 Temmuz'da yayımlanan bir anket de Amerikalıların yüzde 31'inin İsrail'in Gazze'deki askeri eylemlerinin bir soykırım teşkil ettiğini düşündüğünü ortaya koydu.


ABD'li general, uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere Kolombiya'ya gitti

ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
TT

ABD'li general, uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere Kolombiya'ya gitti

ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) Komutanı General Francis Donovan, Başkan Donald Trump'ın müttefiki olan sağcı Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella yönetimiyle uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere dün Kolombiya'yı ziyaret etti.

7 Ağustos'ta göreve başlayan De la Espriella, Washington'ın da desteğiyle ülkesinde uyuşturucu kaçakçılığına karışan silahlı gruplara karşı kararlı bir operasyon başlatma sözü vermişti.

Kolombiya, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda.

Trump ile gergin bir ilişkisi olan eski solcu Başkan Gustavo Petro'nun halefi olan De la Espriella’nın seçilmesinin ardından Kolombiya, uyuşturucu kartelleriyle mücadele etmek amacıyla Trump tarafından başlatılan ‘Amerika Kıtası Kalkanı’ ittifakına katıldı.

SOUTHCOM tarafından dün sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, Komutan General Francis Donovan'ın ‘ülkenin yeni askeri liderleriyle görüşmek, terörle bağlantılı uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadelede ortak çabaları ele almak ve ABD ile Kolombiya arasındaki güvenlik ortaklığını güçlendirmek’ üzere Bogota'ya gittiği duyuruldu.

dsfvedb
Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperia (Reuters)

SOUTHCOM, ABD'nin Latin Amerika ve Karayipler'deki askeri operasyonlarını Florida'dan koordine ediyor.

Fransız haber ajansı AFP’nin Kolombiya Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağa dayandırdığı haberine göre hükümet, son derece tehlikeli olarak gördüğü suçluları alıkoymak için açık denizde demirli hapishane gemileri kullanmayı planlıyor.

De la Espriella seçim kampanyası sırasında ayrıca, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin hapishane modeline benzer ‘mega hapishaneler’ inşa etme taahhüdünde bulunmuştu.

Aynı kaynak, devlet başkanının bir güvenlik konseyi toplantısında hapishane gemileri önerisinin hayata geçirilmesini talep ettiğini belirterek daha fazla ayrıntı vermeksizin Kolombiya Donanması'nın projeyi gerçekleştirme sorumluluğunu üstlendiğini sözlerine ekledi.


İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
TT

İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)

İsrail yanlısı bir yayın sitesi, var olmayan bir araştırma merkezinin adını taşıyan bir logoyla, propaganda amacıyla ve yapay zekâ (AI) destekli sohbet robotları tarafından kaynak gösterilmesi için dokuz günde yarım milyondan fazla kelime yayımladı.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre site, Filistinli mahkumlara yönelik işkenceler, İsrail'in savaş suçları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri kasıtlı olarak aç bırakıp bırakmadığı gibi konularda İsrail'in tutumunu yansıtıyor ve tüm bunları tarafsız birer araştırmaymış gibi sunuyor.

New York merkezli medya prodüksiyon şirketi Piro Inc., bu ay söz konusu siteyi, yabancı bir hükümet için çalışan herkesin bunu resmi olarak beyan etmesini zorunlu kılan 1938 tarihli Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası uyarınca, İsrail hükümeti lehine dağıtılan materyaller olarak ABD Adalet Bakanlığı'na bildirdi.

Site, hiçbir ABD yargı bölgesinde yasal bir tüzel kişiliği bulunmayan, fiziksel bir adresi olmayan ve belirli bir çalışanı bulunmayan ‘Hanover Kamu Politikası Enstitüsü’ adıyla yayın yapıyor. Sitenin kullanım koşulları ise, adı açıkça belirtilmeyen "enstitünün kurulduğu ülkenin" yasalarına tabi tutuluyor.

Para israfı

Varlığı ilk kez 14 Ağustos'ta fark edilen site, sohbet robotlarını İsrail lehine argümanlar sunmaya yönlendirmek amacıyla İsrail hükümeti tarafından on milyonlarca dolarla finanse edilen ve aralarında Avrupalı reklam grubu Havas Media’nın da bulunduğu üçüncü taraflarca yürütülen daha geniş kapsamlı bir çabanın parçasını oluşturuyor.

Bu durum, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşın ardından İsrail'in Amerikan kamuoyundaki itibarının çöktüğü ve İsrailli yetkililerin, yurtdışındaki kamu diplomasisi kapsamındaki ‘Hasbara’ olarak adlandırılan propaganda çabalarına harcanan paraların boşa gittiğini medyaya açıklamaya başladığı bir döneme denk geliyor.

The Guardian gazetesinin yürüttüğü bir analize göre Hanover Kamu Politikası Enstitüsü, 6-14 Ağustos tarihleri arasında her biri ortalama 4 bin 500 kelimeden oluşan ve toplamda 560 bini aşkın kelimeye ulaşan 124 rapor yayımladı. Sadece 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde ise, iki gün içinde yaklaşık 354 bin kelimeyi bulan 73 rapor servis edildi.

Sitede yer alan raporların -biri hariç- tüm ana başlıkları, bir kullanıcının sohbet robotuna yazabileceği türden bir soruyla başlıyor. Bunlar arasında, “Siyonizm karşıtlığı antisemitizm midir?", "İsrail, Filistinlileri topraklarından sürdü mü?" ve "İsrail, Gazze'de soykırım mı yapıyor?" gibi sorular yer alıyor.

Başarısız kampanya

Raporlar, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Uluslararası Af Örgütü ve Soykırım Sözleşmesi metni gibi kaynaklara atıfta bulunularak yarı akademik bir üslupla sunuluyor. Hanover Kamu Politika Enstitüsü sitesi, İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu hafifletmek amacıyla kurgulanmış bilgiler içeriyor.

İsrail'de yetkililer, yapay zekanın manipüle edilmesi yoluyla Amerikan kamuoyunu etkileme kampanyası ve genel olarak kamu diplomasisi konusundaki şüphelerini dile getirdi. Temmuz ayında Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrailli yetkililer kampanyanın başarısız olduğunu belirtirken içlerinden biri hükümetin ‘çok para ödediğini ancak durumun daha da kötüleştiğini’ vurguladı.

ABD'deki kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların İsraillilerden ziyade Filistinlilere sempati duyduğunu ortaya koyuyor. Nitekim Gallup araştırma şirketi şubat ayında Amerikalıların yalnızca yüzde 36'sının İsrail'in tarafını tuttuğunu kaydetti. Pew Araştırma Merkezi ise nisan ayında Amerikalıların yüzde 60'ının İsrail'e karşı olumlu olmayan bir bakış açısına sahip olduğunu bildirdi ki bu oran, 2022'den bu yana yaklaşık yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. 7 Temmuz'da yayımlanan bir anket de Amerikalıların yüzde 31'inin İsrail'in Gazze'deki askeri eylemlerinin bir soykırım teşkil ettiğini düşündüğünü ortaya koydu.