İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Sahte merkez, 9 günde 124 rapor yayımlarken ABD'deki anketler, stratejinin başarısız olduğunu ortaya çıkardı

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
TT

İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)

İsrail yanlısı bir yayın sitesi, var olmayan bir araştırma merkezinin adını taşıyan bir logoyla, propaganda amacıyla ve yapay zekâ (AI) destekli sohbet robotları tarafından kaynak gösterilmesi için dokuz günde yarım milyondan fazla kelime yayımladı.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre site, Filistinli mahkumlara yönelik işkenceler, İsrail'in savaş suçları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri kasıtlı olarak aç bırakıp bırakmadığı gibi konularda İsrail'in tutumunu yansıtıyor ve tüm bunları tarafsız birer araştırmaymış gibi sunuyor.

New York merkezli medya prodüksiyon şirketi Piro Inc., bu ay söz konusu siteyi, yabancı bir hükümet için çalışan herkesin bunu resmi olarak beyan etmesini zorunlu kılan 1938 tarihli Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası uyarınca, İsrail hükümeti lehine dağıtılan materyaller olarak ABD Adalet Bakanlığı'na bildirdi.

Site, hiçbir ABD yargı bölgesinde yasal bir tüzel kişiliği bulunmayan, fiziksel bir adresi olmayan ve belirli bir çalışanı bulunmayan ‘Hanover Kamu Politikası Enstitüsü’ adıyla yayın yapıyor. Sitenin kullanım koşulları ise, adı açıkça belirtilmeyen "enstitünün kurulduğu ülkenin" yasalarına tabi tutuluyor.

Para israfı

Varlığı ilk kez 14 Ağustos'ta fark edilen site, sohbet robotlarını İsrail lehine argümanlar sunmaya yönlendirmek amacıyla İsrail hükümeti tarafından on milyonlarca dolarla finanse edilen ve aralarında Avrupalı reklam grubu Havas Media’nın da bulunduğu üçüncü taraflarca yürütülen daha geniş kapsamlı bir çabanın parçasını oluşturuyor.

Bu durum, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşın ardından İsrail'in Amerikan kamuoyundaki itibarının çöktüğü ve İsrailli yetkililerin, yurtdışındaki kamu diplomasisi kapsamındaki ‘Hasbara’ olarak adlandırılan propaganda çabalarına harcanan paraların boşa gittiğini medyaya açıklamaya başladığı bir döneme denk geliyor.

The Guardian gazetesinin yürüttüğü bir analize göre Hanover Kamu Politikası Enstitüsü, 6-14 Ağustos tarihleri arasında her biri ortalama 4 bin 500 kelimeden oluşan ve toplamda 560 bini aşkın kelimeye ulaşan 124 rapor yayımladı. Sadece 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde ise, iki gün içinde yaklaşık 354 bin kelimeyi bulan 73 rapor servis edildi.

Sitede yer alan raporların -biri hariç- tüm ana başlıkları, bir kullanıcının sohbet robotuna yazabileceği türden bir soruyla başlıyor. Bunlar arasında, “Siyonizm karşıtlığı antisemitizm midir?", "İsrail, Filistinlileri topraklarından sürdü mü?" ve "İsrail, Gazze'de soykırım mı yapıyor?" gibi sorular yer alıyor.

Başarısız kampanya

Raporlar, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Uluslararası Af Örgütü ve Soykırım Sözleşmesi metni gibi kaynaklara atıfta bulunularak yarı akademik bir üslupla sunuluyor. Hanover Kamu Politika Enstitüsü sitesi, İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu hafifletmek amacıyla kurgulanmış bilgiler içeriyor.

İsrail'de yetkililer, yapay zekanın manipüle edilmesi yoluyla Amerikan kamuoyunu etkileme kampanyası ve genel olarak kamu diplomasisi konusundaki şüphelerini dile getirdi. Temmuz ayında Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrailli yetkililer kampanyanın başarısız olduğunu belirtirken içlerinden biri hükümetin ‘çok para ödediğini ancak durumun daha da kötüleştiğini’ vurguladı.

ABD'deki kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların İsraillilerden ziyade Filistinlilere sempati duyduğunu ortaya koyuyor. Nitekim Gallup araştırma şirketi şubat ayında Amerikalıların yalnızca yüzde 36'sının İsrail'in tarafını tuttuğunu kaydetti. Pew Araştırma Merkezi ise nisan ayında Amerikalıların yüzde 60'ının İsrail'e karşı olumlu olmayan bir bakış açısına sahip olduğunu bildirdi ki bu oran, 2022'den bu yana yaklaşık yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. 7 Temmuz'da yayımlanan bir anket de Amerikalıların yüzde 31'inin İsrail'in Gazze'deki askeri eylemlerinin bir soykırım teşkil ettiğini düşündüğünü ortaya koydu.



Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği gerilimlere rağmen arttı

Hürmüz Boğazı'nda, İran'ın Bender Abbas kıyıları yakınlarında görülen gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda, İran'ın Bender Abbas kıyıları yakınlarında görülen gemiler (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği gerilimlere rağmen arttı

Hürmüz Boğazı'nda, İran'ın Bender Abbas kıyıları yakınlarında görülen gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda, İran'ın Bender Abbas kıyıları yakınlarında görülen gemiler (Reuters)

Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiği, ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimin sürmesine rağmen hafif artış gösterdi. Piyasalar, İran ile Umman arasında su yolunun geleceğine ilişkin devam eden görüşmeleri de yakından izliyor.

Şarku’l Avsat’ın Kpler şirketinden aktardığı verilere göre  Hürmüz Boğazı'ndan izlenebilen emtia gemilerinin geçiş sayısının çarşamba günü 10'a yükseldiğini gösterdi. Salı günü bu sayı 8 olarak kaydedilmişti. Ancak geçiş sayısı, yaklaşık 15 gemi olan 10 günlük hareketli ortalamanın altında kalmayı sürdürdü.

Umman Körfezi yönünden boğaza iki orta ölçekli yakıt tankeri, bir sıvılaştırılmış petrol gazı tankeri, bir Panamax sınıfı gemi ve üç Handymax sınıfı gemi giriş yaptı.

Ters yönde ise Körfez tarafından boğazdan bir orta ölçekli yakıt tankeri, bir bitüm tankeri ve bir kuru yük gemisi geçti.

Üst düzey bir İranlı kaynak, çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran ile Umman'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin bir anlaşmanın ayrıntıları üzerinde çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. Bu açıklama, İran Devrim Muhafızları'nın iki ülkenin su yolunun yönetimi ve gelirlerinin paylaşımına ilişkin bir mekanizma üzerinde anlaşmaya vardığını duyurmasının ardından geldi.

Öte yandan, bir diğer önemli deniz geçiş noktası olan Babülmendep Boğazı'ndaki gemi trafiği de ikinci gün üst üste yavaşladı.

Kpler verilerine göre, çarşamba günü Babülmendep'ten toplam 19 emtia gemisi geçti. Bunların 6'sını, aralarında çok büyük bir ham petrol tankerinin de bulunduğu, geçiş noktasından ayrılan tankerler oluşturdu. Bir önceki gün ise toplam 24 geminin geçiş yaptığı kaydedilmişti.

Bazı gemilerin kimlik ve konum bilgilerini ileten vericilerini kapalı tutarak ana deniz geçiş noktalarından geçmiş olabileceği, bu nedenle izlenebilen gemi sayılarının gerçek trafik hacmini tam olarak yansıtmayabileceği belirtildi.


ABD'li general, uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere Kolombiya'ya gitti

ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
TT

ABD'li general, uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere Kolombiya'ya gitti

ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) Komutanı General Francis Donovan, Başkan Donald Trump'ın müttefiki olan sağcı Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella yönetimiyle uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere dün Kolombiya'yı ziyaret etti.

7 Ağustos'ta göreve başlayan De la Espriella, Washington'ın da desteğiyle ülkesinde uyuşturucu kaçakçılığına karışan silahlı gruplara karşı kararlı bir operasyon başlatma sözü vermişti.

Kolombiya, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda.

Trump ile gergin bir ilişkisi olan eski solcu Başkan Gustavo Petro'nun halefi olan De la Espriella’nın seçilmesinin ardından Kolombiya, uyuşturucu kartelleriyle mücadele etmek amacıyla Trump tarafından başlatılan ‘Amerika Kıtası Kalkanı’ ittifakına katıldı.

SOUTHCOM tarafından dün sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, Komutan General Francis Donovan'ın ‘ülkenin yeni askeri liderleriyle görüşmek, terörle bağlantılı uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadelede ortak çabaları ele almak ve ABD ile Kolombiya arasındaki güvenlik ortaklığını güçlendirmek’ üzere Bogota'ya gittiği duyuruldu.

dsfvedb
Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperia (Reuters)

SOUTHCOM, ABD'nin Latin Amerika ve Karayipler'deki askeri operasyonlarını Florida'dan koordine ediyor.

Fransız haber ajansı AFP’nin Kolombiya Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağa dayandırdığı haberine göre hükümet, son derece tehlikeli olarak gördüğü suçluları alıkoymak için açık denizde demirli hapishane gemileri kullanmayı planlıyor.

De la Espriella seçim kampanyası sırasında ayrıca, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin hapishane modeline benzer ‘mega hapishaneler’ inşa etme taahhüdünde bulunmuştu.

Aynı kaynak, devlet başkanının bir güvenlik konseyi toplantısında hapishane gemileri önerisinin hayata geçirilmesini talep ettiğini belirterek daha fazla ayrıntı vermeksizin Kolombiya Donanması'nın projeyi gerçekleştirme sorumluluğunu üstlendiğini sözlerine ekledi.


Tahran, Hürmüz’ün açılmasını “mutabakatın” yeniden hayata geçirilmesine bağlıyor

Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tahran, Hürmüz’ün açılmasını “mutabakatın” yeniden hayata geçirilmesine bağlıyor

Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)

Tahran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını “İslamabad Mutabakatı”nın yeniden hayata geçirilmesi ve ABD’nin taahhütlerini yerine getirmesine bağladı.

İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Washington’un “engelleme politikasına” son vermesi gerektiğini savundu. Muhibbi, boğazın ve geçiş güzergâhlarının “İran’ın kontrolü altında” olduğunu öne sürerken, düşman askeri gemilerinin en az 400 kilometre uzaklaştığını iddia etti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise boğazın yeniden açılması için ekonomik ablukanın kaldırılması ve bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesini şart koştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman’la geçici çerçeve üzerinde anlaşma sağlandığının açıklanmasından saatler sonra, ülkesinin “bölgesel çözümlere” odaklandığını söyledi.

Bakan Yardımcısı Garibabadi ise geçici koridorun işletilmesi ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması arasında ayrım yaptı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi, daha önce yakın zamanda geçici bir koridor ilan edilmesi konusunda iyimser olduğunu ifade etmişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da müzakere seçeneğini savunarak, savaşın “sorunların üstesinden gelmek için her zaman bir yol olmadığını” söyledi. Pezeşkiyan, Tahran’ın yaklaşımının anlayış ve müzakerelere dayandığını belirtti.

İçeriden gelen eleştirilere yanıt veren İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise “müzakerenin başlı başına bir değer olmadığını, ancak yasak da olmadığını” ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un yeni saldırılar beklemediğini müttefiklerine bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in öldüğü yönündeki iddiaya şüpheyle yaklaşarak, Hamaney’in “çok ağır yaralandığını” söyledi.