ABD, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ilerleme kaydediyor… İran savaşı ise henüz sona ermekten uzak

2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)
2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)
TT

ABD, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ilerleme kaydediyor… İran savaşı ise henüz sona ermekten uzak

2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)
2 Eylül 2026’da Umman’ın Musandam vilayetinden çekilen fotoğrafta Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler görülüyor. (Reuters)

Son haftalarda İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini zayıflatmayı başaran ABD’nin, eş zamanlı olarak Tahran’ın petrol ihracatını fiilen durdurduğu ve bu durumun İran ekonomisindeki çöküşü hızlandırdığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, ABD ve İsrail tarafından şubat ayında başlatılan ve birkaç hafta sürmesi öngörülen savaş henüz sona ermiş değil. Mevcut kilitlenmenin her iki taraf için de maliyeti artarken, haziran ayında varılan anlaşmanın kısa sürede bozulmasının ardından diplomatik alanda herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Düşük yoğunluklu çatışmalar devam ederken, ABD’nin savaştan çıkış stratejisine dair bir emare bulunmuyor.

İran üzerindeki artan ekonomik baskı şu ana kadar ülke içinde kitlesel bir ayaklanmaya yol açmadı. Öte yandan uluslararası gösterge olan Brent petrolün varil fiyatı bu hafta 100 doları aşarken, ulaştırma ve tarımda yaygın olarak kullanılan motorin fiyatları rekor seviyeye ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, benzin fiyatlarının ara seçimlere kadar yüksek seyretmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.

ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı tarafından 9 Eylül 2026’da yayınlanan bir fotoğrafta, 4 Eylül 2026 tarihinde USS George Washington uçak gemisinin güvertesinde duran bir F/A-18 - Super Hornet uçağı görülüyor. (AFP)
ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığı tarafından 9 Eylül 2026’da yayınlanan bir fotoğrafta, 4 Eylül 2026 tarihinde USS George Washington uçak gemisinin güvertesinde duran bir F/A-18 - Super Hornet uçağı görülüyor. (AFP)

İran baskı kozlarını kaybediyor

İran, barış dönemlerinde küresel düzeyde ticareti yapılan petrol ve doğal gazın beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı savaşın ilk günlerinde fiilen kapatarak küresel ekonomik şoku bir koz olarak kullandı. Tahran yönetimi, bu süreçte petrol ihracatını ağırlıklı olarak Çin’e sürdürdü.

Ancak küresel ticaret hareketlerini izleyen Kpler şirketinin petrol uzmanı Homayoun Falakshahi tarafından derlenen verilere göre, son haftalarda denklem tersine döndü. ABD ablukası İran’ın ihracatını fiilen durdururken, ABD ordusu Arap Körfezi ülkelerinin ihracat artışını kolaylaştırdı.

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln, 6 Eylül 2026’da Tayland’ın Pattaya kenti yakınlarındaki Laem Chabang Limanı’ndan ayrılırken (AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln, 6 Eylül 2026’da Tayland’ın Pattaya kenti yakınlarındaki Laem Chabang Limanı’ndan ayrılırken (AFP)

Veriler, İran’ın petrol ihracatının geçen ilkbahardaki günlük 1,85 milyon varil seviyesinden ağustos ayında yaklaşık 255 bin varile gerilediğini ortaya koydu. Buna karşılık İran dışındaki ülkelerin petrol ihracatı, savaşın en yoğun olduğu dönemdeki günlük 300 bin varil seviyesinden eylül ayında 8,4 milyon varile yükseldi; alternatif rotalar üzerinden yapılan sevkiyatlar da eklendiğinde bu miktar 10,8 milyon varile ulaştı.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, pazar günü benzer rakamlara dikkat çekerek, çatışma öncesindeki akışın muhtemelen üçte ikisine veya daha fazlasına ulaşıldığını belirtti. Falakshahi’ye göre İran dışındaki ülkelerin ihracatı savaş öncesinde günlük yaklaşık 14 milyon varil seviyesindeydi.

Öte yandan sevkiyattaki artış, Hürmüz Boğazı’ndaki yoğun ABD askeri varlığına dayanıyor ve bu durum askeri kaynaklar üzerinde baskı oluşturuyor. Kamuoyunda destek görmeyen savaşın ABD’li mükelleflere maliyeti şimdiden 37,5 milyar doları aşarken, 18 ABD askerinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu durumun kasım ayındaki seçimlerde Cumhuriyetçiler üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.

5 Eylül 2026 tarihinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, bilinmeyen bir konumda İran petrol tankerlerine yönelik ABD saldırıları sırasında yükselen duman görülüyor. (Reuters)
5 Eylül 2026 tarihinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, bilinmeyen bir konumda İran petrol tankerlerine yönelik ABD saldırıları sırasında yükselen duman görülüyor. (Reuters)

Ambargo İran ekonomisini zorluyor

ABD'nin uyguladığı sıkı abluka ve yeni yaptırımlar, İran ekonomisine ağır darbeler vurarak fiyatların yükselmesine ve akaryakıt istasyonlarında uzun kuyrukların oluşmasına yol açtı.

Ancak yaşanan ekonomik sıkıntılar, giderek daha sert bir çizgiye kayan İranlı liderlerin Hürmüz Boğazı, tartışmalı nükleer program veya bölgedeki silahlı gruplara verilen destek konularında taviz vereceğine dair bir işaret sunmuyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) İran uzmanı Ali Vaez konuya ilişkin değerlendirmesinde, Washington’ın temel sorununun bir zafer teorisinden yoksun olması niteliğini koruduğunu belirterek, daha fazla geminin geçiş yaptığını ve İran’ın zarar gördüğünü ancak tüm bunların henüz siyasi bir sonuç doğurmadığını ifade etti.



11 Eylül saldırılarının 25. yıldönümü: "ABD, Rusya ve Çin'e önlem alamadı"

Yıkılan Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerinin dumanları, saldırılardan 4 gün sonra dahi görünüyordu (Keith Meyers)
Yıkılan Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerinin dumanları, saldırılardan 4 gün sonra dahi görünüyordu (Keith Meyers)
TT

11 Eylül saldırılarının 25. yıldönümü: "ABD, Rusya ve Çin'e önlem alamadı"

Yıkılan Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerinin dumanları, saldırılardan 4 gün sonra dahi görünüyordu (Keith Meyers)
Yıkılan Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerinin dumanları, saldırılardan 4 gün sonra dahi görünüyordu (Keith Meyers)

11 Eylül 2001'de ABD'yi hedef alan saldırıların üzerinden 25 yıl geçti. El Kaide'nin yaklaşık 3 bin Amerikalının yaşamını yitirmesine neden olduğu eylemler tarihi şekillendirdi. 

Wall Street Journal (WSJ), bugün manşetten verdiği haberine "11 Eylül dünya düzenini değiştirdi ama tahmin edebileceğinizden farklı bir şekilde" başlığını attı. 

"Terör saldırıları ABD'nin kaynaklarını ve dikkatini tüketti ve ülkeyi ekonomisine ve küresel liderliğine yönelik daha büyük tehditlerle başa çıkamaz hale getirdi" ifadesiyle başlayan haberde saldırılar sonrasında Washington'ın dikkatini Irak ve Afganistan'a çevirdiği belirtildi.

Teröre Karşı Küresel Savaş ilan eden ABD'nin önce Afganistan'ı sonra Irak'ı işgal ettiği hatırlatıldı. 

Yüzbinlerce Afgan ve Iraklıyla birlikte binlerce Amerikan askerinin öldüğü, Irak'taki Saddam Hüseyin yönetiminin kitle imha silahları barındırdığı iddiasının hiçbir zaman kanıtlanamadığı da anımsatıldı.

Kaynaklarını Ortadoğu'da kullanan ABD'nin Rusya ve Çin'e karşı önlem alamadığı savunuldu.

Çin'in Aralık 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne katılıp küresel ihracattaki payını yüzde 4'ten yüzde 15'e çıkardığı vurgulandı.

Eski CIA Direktörü William Burns'ün 2019'da yaptığı açıklamada, 11 Eylül sonrasında ABD liderlerinin "kesinlikle dikkatlerinin dağıldığını" söyleyerek şu ifadeleri kullanmasına dikkat çekildi:

Ortadoğu'daki talihsiz maceralarımızın batağına sürekli yeniden çekildik. Teröre Karşı Küresel Savaş'a harcanan zaman, enerji ve kaynakların Amerika'nın Asya'daki rolüne ilişkin yapıcı bir vizyon oluşturmaya ayrıldığını bir düşünün.

Dış politika uzmanı Robert Kagan'ın "ABD'nin stratejik odağını kendilerinden uzaklaştırdığı için" Çin ve Rusya'nın Teröre Karşı Savaş anlayışını memnuniyetle karşıladığı belirtildi. 

Amerikan Dış İlişkiler Konseyi'nin eski başkanı Richard Haass'ın şu ifadelerine de haberde yer verildi:

ABD, Ortadoğu ve Güney Asya'da çok meşgulken daha agresif bir Rusya'yla daha güçlü ve daha iddialı bir Çin'in ortaya çıkması sonucunda hem Avrupa'da hem de Doğu Asya'da jeopolitik denge ABD’nin aleyhine değişti.

Maliyeti trilyonlarca doları bulan savaşlar ve Çin'in yükselişinin yol açtığı istihdam kayıplarının, ABD'de federal hükümete yönelik güvensizliği artırdığı öne sürüldü.

Donald Trump'ın dış politika ve ekonomide ülke çıkarlarını her şeyin üstünde tutan Önce Amerika anlayışının da bu sayede güçlendiği iddia edildi. 

WSJ'de yayımlanan yazıda küreselleşme, toplumsal çalkantılar veya büyük güçler arasındaki rekabetten 11 Eylül'ün tek başına sorumlu olmadığı ancak ABD'nin tercihlerinin bu gelişmeleri hızlandırdığı bildirildi. 

11 Eylül sabahı gerçekleşen 4 koordineli saldırı, en az 3 bin kişinin ölümüne, 25 binden fazla kişinin yaralanmasına ve 10 milyar dolarlık zarara yol açmıştı.

ABD'nin 2 Mayıs 2011'de Pakistan'da düzenlenen operasyonla öldürdüğünü açıkladığı El Kaide lideri Usame bin Ladin, başta saldırıları düzenlediğine ilişkin suçlamaları reddetmesine rağmen, 2004'te saldırıları resmi olarak üstlenmişti.

Independent Türkçe, WSJ, AP


İkonik 11 Eylül fotoğrafındaki kişi: "Asansörü kaçırmasam ölüyordum"

Fine, uçak çarptığı sırada Kuzey Kulesi'nin 79. katındaymış (Reuters)
Fine, uçak çarptığı sırada Kuzey Kulesi'nin 79. katındaymış (Reuters)
TT

İkonik 11 Eylül fotoğrafındaki kişi: "Asansörü kaçırmasam ölüyordum"

Fine, uçak çarptığı sırada Kuzey Kulesi'nin 79. katındaymış (Reuters)
Fine, uçak çarptığı sırada Kuzey Kulesi'nin 79. katındaymış (Reuters)

Alex Croft 

11 Eylül'de siyah bir evrak çantasıyla İkiz Kuleler'den uzaklaşırken çekilen ikonik fotoğraftaki adam, asansörü kaçırıp merdivenleri kullanmasının hayatını nasıl kurtardığını anlattı.

Ed Fine, fotoğrafı Fortune dergisinin kapağına basıldıktan sonra dünya çapında ün kazandığından habersizdi. Fotoğrafta, modern tarihin en ölümcül terör saldırısının enkazında hâlâ iş kıyafetleri içinde ve baştan aşağı beyaz tozla kaplı halde yürüdüğü görülüyor.

The Mirror'a konuşan Fine, evrak çantasını hâlâ kullandığını ve bunu, "saldırıları gerçekleştirenlere, kazanamayacaklarına dair bir mesaj" olarak gördüğünü söyledi.

Şu anda 83 yaşında olan Fine, "Evrak çantamı ve o gün giydiğim takım elbiseyi sakladım. İkisi de temizlendi ama onları saklamanın çok önemli olduğunu hissettim" dedi.

Tozla kaplı Edward Fine, siyah evrak çantasıyla İkiz Kuleler'den uzaklaşıyor (AFP)
Tozla kaplı Edward Fine, siyah evrak çantasıyla İkiz Kuleler'den uzaklaşıyor (AFP)

Müstakil evden apartman dairesine taşındık ama onlardan kurtulmamız sözkonusu bile olamazdı. Bana şansımın çok yaver gittiği bir günü hatırlatıyorlar. 11 Eylül'den sonra eve döndüm; pek çok kişi dönemedi. Bunu asla unutmayacağım.

Fine, 19 hava korsanı ve yüzlerce itfaiye personeli de dahil 2 bin 996 kişinin hayatını kaybettiği 11 Eylül saldırılarından kurtulanlardan biriydi. Hem Dünya Ticaret Merkezi'nin İkiz Kuleleri hem de Pentagon saldırıya uğramıştı.

Fine, kendisi Dünya Ticaret Merkezi'nin Kuzey Kulesi'nin 79. katındayken Boeing 767 uçağının 93. ve 99. katlar arasına çarpmasını "tuhaf bir tesadüf" diye tanımladı.

Yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, "Kısa süre önce yatırım bankacılığı işine girmiştik ve oğlum için Dünya Ticaret Merkezi'ndeki bir firmayla randevu ayarlamıştım" diye konuştu.

Ancak 10 Eylül'de saat 22.30'da oğlum arayıp hasta olduğunu söyledi ve onun yerine gidip gidemeyeceğimi sordu. Ertesi sabah erken kalktım ve muhteşem bir gündü. 87. kattaki randevum için 07.52'de giriş yaptım.

Fine, asansörle 79. kata çıktığını ve burada insanların asansör değiştirmek zorunda kaldığını söyledi. "87. kata giden bir sonraki asansörü yakalamak için koştum ama birkaç saniyeyle kaçırdım" dedi.

Eğer o asansöre binseydim, bugün bu konuşmayı yapamazdık.

Fine'ın 84 yaşındaki eşi Ingrid, "birkaç saat boyunca Ed'den haber alamadığını" ve "ölü mü yoksa sağ mı olduğunu bilmediğini" söyledi.

Çiftin 60 yaşındaki Stuart ve 57 yaşındaki Heidi olmak üzere iki çocuğu var.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Anthropic, devlet destekli casusluk operasyonlarını engelledi

Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)
Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)
TT

Anthropic, devlet destekli casusluk operasyonlarını engelledi

Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)
Anthropic" şirketinin logosu, bir klavye ve robotik bir el görülüyor (Reuters)

Yapay zekâ şirketi Anthropic, yaptığı açıklamada, kendi yapay zekâ modellerinin gözetim amacıyla kullanıldığı devlet destekli çeşitli casusluk operasyonlarını tespit ederek engellediğini duyurdu. Şirket, hükümetlerin ve bunlarla bağlantılı aktörlerin, bu teknolojiyi azınlıkları ve siyasi muhalifleri izlemek amacıyla giderek daha fazla kullandığı uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre Anthropic, yapay zekâ modellerinin kötüye kullanımına ilişkin dün yayımladığı raporda, ocak-temmuz ayları arasında tespit edilerek durdurulan söz konusu faaliyetlerin Çin, İran ve Batı Afrika kaynaklı olduğunu belirtti.

Rapora göre gözetim kampanyalarında, söz konusu yönetimlerin geleneksel olarak hedef aldığı diaspora toplulukları ve muhalif gruplar mercek altına alındı. Bunlar arasında Hong Kong'daki demokrasi yanlısı isimler, Asya genelindeki Tibet toplulukları ve Falun Gong hareketinin takipçilerinin yanı sıra İran'daki azınlıklar ve yurt dışında yaşayan İran rejimi karşıtları da bulunuyor.

Vakaların birinde İranlı aktörlerin, sosyal medya hesapları üzerinden kişilerin kimliklerini belirlemeye yönelik bir yöntem geliştirdiği tespit edildi. Başka bir olayda ise Mali'nin ulusal güvenlik birimleri adına çalışan bir yüklenici, Anthropic'in Claude adlı yapay zekâ modelini kullanarak "istihbarat bilgilerinin toplanmasını sağlayan temel yazılımlar" tasarladı.

Raporda, "Yapay zekâ artık mühendislik iş gücünün yerine kullanılıyor" değerlendirmesine yer verildi.

Anthropic ayrıca kullanıcıların silah tasarlama, şüpheli biyolojik araştırmalar yürütme ve flört uygulamaları üzerinden dolandırıcılık operasyonları geliştirme girişimlerini de engellediğini bildirdi.

Verilerin damıtılması

Merkezi San Francisco'da bulunan şirket, Çinli geliştiricileri Claude modelini kullanıcıların sorularını yanıtlamak için yanıltıcı biçimde kullanmakla ve aynı zamanda elde edilen verileri kendi yapay zekâ modellerini geliştirme amacıyla "damıtmakla" suçladı.

"Damıtma" (distillation), bir yapay zekâ modelinin başka bir modeli eğitmek amacıyla kullanılmasını ifade ediyor.

Çinli geliştiriciler daha önce de bu yöntemi izinsiz kullanmakla suçlanmış, söz konusu uygulamanın Anthropic ve OpenAI gibi ABD merkezli yapay zekâ laboratuvarlarının kaynaklarının izinsiz kullanılmasına, dolayısıyla haksız kaynak aktarımına yol açtığı öne sürülmüştü.

Anthropic, Çin merkezli Moonshot ve DeepSeek şirketlerinin de Claude modelini gizlice kullanarak kendi kullanıcılarına yanıtlar ürettiğini iddia etti.

Raporda, "Bir vakada Moonshot, 10 gün boyunca müşterilerinden gelen yaklaşık 300 bin talebi, çoğunun Singapur ve Japonya'da bulunduğu görülen 5 bin 380 sahte hesaptan oluşan bir ağ üzerinden Anthropic'e yönlendirdi" ifadeleri kullanıldı.

Bu verilerin bir bölümünde kullanıcıların hassas bilgilerinin de yer aldığı ve bunun gizlilik anlaşmalarının ihlal edilmesi anlamına gelebileceği belirtildi.

Anthropic, "Moonshot'ın müşterilerine, taleplerinin Anthropic'e yönlendirildiğini ve üçüncü bir tarafla paylaşıldığını bildirip bildirmediğini bilmiyoruz" açıklamasında bulundu.

Rapora göre DeepSeek de benzer tekniklerden yararlandı.

Biyolojik silah araştırmaları

Anthropic, araştırmalar kapsamında biyolojik silahlarla bağlantılı çalışmaları da tespit ederek engellediğini açıkladı. Şirket, söz konusu kişilerin niyetlerinin tamamen net olmadığını belirtirken, kimliklerini açıklamadı.

Raporda, "Bu çalışmalara dahil olan kişiler araştırmalarını sürdüren bilim insanları. Kasten zarar vermeye çalıştıklarını iddia etmiyoruz. Ayrıca kimliklerinin veya çalıştıkları laboratuvarların açıklanması onları riske atabilir" denildi.

Söz konusu bilimsel çalışmalar arasında sivrisineklerle bulaşan chikungunya virüsü, yüksek derecede bulaşıcı bir kuş gribi türü, çiçek ve maymun çiçeği virüslerini de içeren bir virüs ailesi ile hayvan kaynaklı toksinler ve diğer zehirli maddeler üzerine araştırmaların bulunduğu belirtildi.