ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un Tahran ile yürütülecek diplomatik temaslara açık olduğunu ve İran tarafının savaşı sonlandırmak için acil bir anlaşma talep ettiğini belirtti.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Tahran'ın sürekli iletişim kurduğunu savunurken, İrlanda temasları sırasında ABD'nin İran'daki varlığını uzun vadeli sürdürebileceğini ifade etti. Venezuela örneğini veren Trump, ABD’nin bölgede kalıp petrol kaynaklarını kontrol edebileceğini ve bu stratejinin savaş maliyetlerini karşılayabileceğini iddia etti. Ayrıca Washington’un ancak "uygun şartlar" sağlandığında bir anlaşmayı kabul edeceğini yineledi.
Pakistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Asım İftihar Ahmed, İslamabad’ın BM ilkeleri ve uluslararası hukuk çerçevesinde çatışmaları durdurmak adına devrede olduğunu açıkladı. Pakistan, tarafları yeniden müzakere masasına oturtarak ateşkes sağlamayı ve bölgesel gerilimi düşürmeyi hedefliyor.
Pakistan'ın diplomatik girişimleri

Pakistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Asım İftihar Ahmed, Geo News televizyonuna yaptığı açıklamada, İslamabad yönetiminin Ortadoğu’daki krizin sona erdirilmesi ve ABD-İran geriliminde ateşkes sağlanması amacıyla BM ilkeleri doğrultusunda uluslararası diplomasi trafiğini artırdığını açıkladı.
Ahmed, Pakistan’ın temel amacının çatışmaları derhal durdurmak, gerilimi önlemek ve tarafları yeniden müzakere masasına getirmek olduğunu belirtti.
BM Güvenlik Konseyi Şartı'nın anlaşmazlıkların savaş yoluyla değil, müzakereler aracılığıyla çözülmesini öngördüğünü hatırlatan Pakistanlı diplomat, uluslararası hukuka dayalı barışçıl bir çözüm dışında sürdürülebilir seçenek bulunmadığına dikkat çekti.
Bölgesel durumun olumsuz bir yöne doğru kaydığını kabul eden Ahmed, Pakistan’ın krizin daha fazla derinleşmesini önlemek adına üzerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getireceğini ifade etti.ABD-İran gerilimi karşısında bütün dünyanın süreci yakından takip ettiğini belirten diplomat, Pakistan’ın iki ülke arasındaki diyalog kanallarını açık tutma ve çatışmayı sonlandırma çabalarında öncü aktörlerden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.
İran'daki iç anlaşmazlıklar

New York Times’ın İranlı üç yetkiliye dayandırdığı habere göre, hükümet ve güvenlik birimlerinin yürüttüğü tahkikatlar, ABD ile imzalanan mutabakatın İran yönetimindeki iç çatışmalar nedeniyle çöktüğünü ortaya koydu. Yönetimden habersiz hareket eden sertlik yanlısı bir grubun, savaşı sürdürmek amacıyla anlaşmayı sabotaj ettiği iddia edildi.
Temmuz ayında Washington ile mutabakat imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı'nda üç ticari geminin vurulması kararının, ABD ile barışa başından beri karşı çıkan nüfuzlu din adamı Hüseyin Taib tarafından alındığı belirtildi.
Yetkililer, Taib’in yeni Dini Lider’e "anlaşmaya varmanın ve savaşı bitirmenin bir hata olduğunu" sürekli bildirdiğini aktardı. Taib yakın tarihte asker ailelerine yaptığı konuşmada, "halkın haklarını yok sayan ve düşmanın aşırı taleplerine boyun eğen müzakerelerin İran siyasetinde yeri olmadığını"i fade etti.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre eski Dini Lider Ali Hamaney’in savaşın başında öldürülmesinin ardından oğlu Mücteba Hamaney’in halef seçilmesinde kilit rol oynayan Taib, yakın zamanda iç huzursuzlukları ve muhalefeti bastırmakla görevli "Besiç" kuvvetlerinin komutanlığına getirildi.
Devrim Muhafızları İstihbarat Başkanlığı görevini 20 yılı aşkın süre yürüten Taib, 2022 yılında İsrail sızmaları ve Türkiye’deki başarısız operasyonların ardından görevden alınmıştı.