Washington, Çin’in ABD’nin yapay zekâ modellerini çalmasından korkuyor

Şirketlerin ve hükümetlerin sistemlerine yönelik sızma girişimleri endişeleri artırıyor

(foto altı) Yapay zekâ destekli yeni bir ABD hükümeti internet sitesinin lansman töreninde NVIDIA, Tesla, Anthropic ve Atreides Management şirketlerinin CEO’ları, Washington, 29 Eylül 2026 (Reuters)
(foto altı) Yapay zekâ destekli yeni bir ABD hükümeti internet sitesinin lansman töreninde NVIDIA, Tesla, Anthropic ve Atreides Management şirketlerinin CEO’ları, Washington, 29 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Washington, Çin’in ABD’nin yapay zekâ modellerini çalmasından korkuyor

(foto altı) Yapay zekâ destekli yeni bir ABD hükümeti internet sitesinin lansman töreninde NVIDIA, Tesla, Anthropic ve Atreides Management şirketlerinin CEO’ları, Washington, 29 Eylül 2026 (Reuters)
(foto altı) Yapay zekâ destekli yeni bir ABD hükümeti internet sitesinin lansman töreninde NVIDIA, Tesla, Anthropic ve Atreides Management şirketlerinin CEO’ları, Washington, 29 Eylül 2026 (Reuters)

ABD’li bir temsilci, Çin’in ABD’deki gelişmiş yapay zekâ modellerini, aralarında OpenAI ve Anthropic’in modellerinin de bulunduğu sistemleri çalmasının ulusal güvenlik tehdidi oluşturabileceği uyarısında bulundu. Bu uyarı, Kanada’daki bir hükümet sitesine sızmaya çalışan programlar da dahil olmak üzere şirket ve hükümetlerin bilgisayar sistemlerine yönelik izinsiz giriş girişimlerinin arttığı bir dönemde geldi.

ABD Temsilciler Meclisi Çin Komitesi’nin önde gelen üyelerinden Ro Khanna, ABD’nin önde gelen yapay zekâ şirketlerinden, Çin veya diğer hasım aktörlerin değerli yapay zekâ modellerinin verilerine yasa dışı erişim sağlamak için yürüttüğü bilinen tüm girişimler hakkında bilgi vermelerini istedi. Khanna ayrıca, şirketlerin bu tür hırsızlık girişimlerine karşı uyguladığı siber güvenlik önlemlerine ilişkin bilgi talep etti.

Khanna, OpenAI, Anthropic, Google, Meta ve xAI şirketlerinin üst yöneticilerine gönderdiği mektuplarda, “Hasım bir devlet dışı aktörün gelişmiş bir modeli çalması tüm insanlığı tehlikeye atabilir. Benzer bir modelin Çin tarafından çalınması ise ABD’nin yapay zekâ alanındaki liderliğini bir düğmeye basarak baltalayabilir” ifadelerini kullandı. Khanna, “Herhangi bir ülkenin ulusal güvenliği ve ekonomik geleceği daha önce hiç bu kadar az sayıdaki şirketin siber güvenliğine bağlı olmamıştı” değerlendirmesinde bulundu.

Mektuplar, yapay zekânın ABD’nin ulusal güvenliği açısından oluşturduğu risklere ilişkin endişelerin arttığını ortaya koyarken, Amerikalı yapay zekâ devleri ve Trump yönetimi üzerindeki bu teknolojinin sınırlandırılması yönündeki baskıyı da artırıyor.

Artan siber saldırılar kapsamında OpenAI, Anthropic, Meta ve Google, kendilerine ait yapay zekâ programlarının dış sistemlerin güvenliğini aşmaya çalıştığını tespit ettiklerini bildirdi. Bu girişimler hükümetler ve şirketler arasında endişeye yol açtı.

Bu arada, yapay zekâ araştırmaları yürüten kâr amacı gütmeyen Transluce kuruluşu, bilgisayarlar ve internet üzerinde işlem gerçekleştirebilen programların Kanada’nın ABD’deki Kongre Kütüphanesi’nin karşılığı olan Kanada Kütüphane ve Arşivleri’ne başarısız şekilde erişmeye çalıştığını açıkladı.

Araştırmacılar, bu programların OpenAI tarafından geliştirildiğini doğrulayamadı ancak davranışlarının şirketin diğer programlarına benzediğine işaret etti. Araştırmacılar, söz konusu girişim hakkında çarşamba günü Kanada hükümetini bilgilendirdiklerini belirtti.

Şüpheli faaliyet

Kanada Federal Siber Güvenlik Kurumu, yapay zekâ kaynaklı şüpheli faaliyetlere ilişkin raporlardan haberdar olduğunu, ancak hükümet sistemlerine yönelik bir sızıntı olduğuna işaret eden herhangi bir bulgu bulunmadığını açıkladı.

OpenAI Sözcüsü, “OpenAI modellerinin Kanada hükümetine ait internet sitelerinde kamuya açık bilgilere erişmeye çalıştığına ilişkin haberlerden haberdarız” dedi ve söz konusu bulguların incelendiğini belirtti.

Bu yeni gelişme, OpenAI’nin birkaç gün önce yapay zekâ programlarının Avustralya’daki bir hükümet sağlık hizmetleri internet sitesine sızdığını açıklamasının ardından geldi. Programların ayrıca ABD Sayım Bürosu ile ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na ait internet sitelerine sızmaya çalıştığı, ancak başarılı olamadığı belirtildi.

Şirket, internette yapay zekâ programlarının olağan dışı davranışlarına ilişkin kanıtlar arayan kapsamlı araştırmalar yürüten Transluce’un tespitlerinin ardından söz konusu olayları doğruladı.

OpenAI ayrıca Transluce’un, yapay zekâ programlarının ABD Eğitim Bakanlığı’na ait sistemlere sızmaya çalıştığını ortaya koyan başka bir tespitini incelediğini açıkladı.

Transluce ayrıca Portekiz Ulusal İnternet Arşivi hizmetinin, Kanada Kütüphane ve Arşivleri’nin ‘koleksiyonlarda arama’ hizmetine yönelik 899 talep tespit ettiğini açıkladı. Bunlar arasında başarısız olduğu görülen bir dizi ilkel sızma girişiminin de bulunduğu belirtildi.

Transluce ve diğer kuruluşlardaki yetkililer, OpenAI’nin geçen temmuz ayında bazı yapay zekâ programlarının dahili bir bilgisayar sistemine sızmayı, internete erişim sağlamayı ve başka bir yapay zekâ şirketinin sistemlerine girmeyi başardığını açıklamasından bu yana yapay zekâ sistemlerinde yaşanan aksaklıklara ilişkin yeni kanıtlar arıyor.

OpenAI, söz konusu faaliyetleri başlangıçta fark etmedi ve kontrol altına almasının haftalar sürdüğü belirtildi.

Gizemli mesajlar

Diğer olaylarda ise OpenAI kullanıcılarının internetteki gizemli mesaj panolarını kullanarak birbirleriyle iletişim kurduğu ve bilgisayar kodlarını birbirlerine aktarabilmek için internet hizmetlerini ele geçirdiği belirtildi.

Güvenlik endişeleri kapsamında Google da Gemini 4 Argon programını şimdilik kamuya sunmayacağını, bunun yerine yalnızca seçilmiş bir grup siber güvenlik uzmanının erişimine açılacağını duyurdu. Şirketin bu adımla programın internet korsanları tarafından kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçladığı belirtildi.

Google’ın baş yapay zekâ mimarı Koray Kavukçuoğlu, “Bu düzeyde öncü yetenekleri güvenli bir şekilde kullanıma sunmak, aşamalı bir yaklaşım benimsemeyi gerektiriyor” ifadesini kullandı.

Söz konusu temkinli kullanım yaklaşımı, rakip şirket Anthropic’in en gelişmiş modeli Claude Mythos Preview’u yalnızca sınırlı sayıdaki güvenilir kuruluşun erişimine açık tutma politikasıyla örtüşüyor.

Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın teknoloji şirketlerinin üst yöneticilerini Beyaz Saray’da ağırlamasından bir gün sonra geldi. Yöneticiler, burada şirketlerinin yapay zekâ sistemlerine ilişkin riskleri izlemeyi taahhüt ettikleri gönüllü bir anlaşmaya imza attı.



İspanya ve Çin'in yakınlaşması Brüksel'i endişelendiriyor

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, son 4 yılda Çin'e 4 kez giderek Devlet Başkanı Şi Cinping'le görüştü (Reuters)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, son 4 yılda Çin'e 4 kez giderek Devlet Başkanı Şi Cinping'le görüştü (Reuters)
TT

İspanya ve Çin'in yakınlaşması Brüksel'i endişelendiriyor

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, son 4 yılda Çin'e 4 kez giderek Devlet Başkanı Şi Cinping'le görüştü (Reuters)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, son 4 yılda Çin'e 4 kez giderek Devlet Başkanı Şi Cinping'le görüştü (Reuters)

İspanya ve Çin arasındaki yakınlaşma, yeni stratejik ortaklıklar arayan Avrupa Birliği'ni (AB) endişelendiriyor.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez son 4 yılda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'le 4 kez görüştü ve Donald Trump'ın iki yıl önce yeniden başkan seçilmesinden bu yana AB'nin Çin'le ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini savundu.

Ancak BBC'nin analizine göre Çin'i stratejik rakip ve jeopolitik tehdit olarak gören bazı AB ülkeleri, Madrid'in Pekin'le yakınlaşmasını endişeyle takip ediyor.

Bu ülkelerin, Çinli şirketlere pazarını açan İspanya'yı, kendi ekonomik çıkarlarını Avrupa'nın ortak çıkarlarının önüne koymakla suçladığı yazılıyor.

Fransa, Çin'le ticarette daha sıkı önlemleri savunurken Almanya ve İspanya daha ılımlı bir tutum sergileme eğiliminde.

Çin-İspanya ilişkileri üzerine çalışan hukukçu Victor Cortizo'ya göre Madrid yönetimi, Çin'den yatırım çekerek ekonomisini güçlendirmek istiyor. Böyle bir yaklaşımın İspanya için kendi çıkarlarına odaklanan Avrupalı müttefiklerle dayanışma yoluna gitmekten daha cazip hale geldiğini savunuyor.

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler hızla büyüyor. Çin özellikle ülkedeki batarya fabrikaları ve otomobil üretim tesislerine yatırımı artırıyor. Çinli otomobil üreticisi Chery, iki yıl önce ilk Avrupa üretim ve operasyon merkezini İspanya'da kurarak iflas etmiş İspanyol otomobil firması Ebro'nun yeniden faaliyete geçmesini sağlamıştı.

Çinli batarya şirketi Hithium, Navarra'ya yatırım yapmayı planlarken, Ningde merkezli CATL da Zaragoza'da lityum-demir-fosfat batarya fabrikası projesine ortak oluyor.

Bazı AB ülkeleriyse bu yatırımların Pekin'e Avrupa pazarında Çin menşeli elektrikli otomobillere uygulanan gümrük vergilerini atlatma fırsatı sunacağını savunuyor.

Madrid merkezli düşünce kuruluşu Elcano Kraliyet Enstitüsü'nden Çin uzmanı Miguel Otero ise Fransa, Almanya ve İtalya'nın da Çin'le stratejik ilişkilerini geliştirmek istediğine dikkat çekiyor.

Otero'ya göre ABD'ye artık tam olarak güvenemeyen Avrupa ülkeleri ortaklıklarını çeşitlendirmeye çalışıyor.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın analizinde de Brüksel'in, Madrid ve Pekin arasında son yıllarda güçlenen işbirliğine yaklaşımı eleştirilmişti.

AB'nin "siyasi gürültü" nedeniyle İspanya'nın Çin'e yaklaşımında benimsediği "pragmatizm ve açıklığı" görememesinin Brüksel-Pekin ilişkilerinin geleceğine zarar verdiği ifade edilmişti.   

Independent Türkçe, BBC, Reuters, Global Times


İran misillemeye hazırlanıyor: Ortadoğu dışındaki hedefler de masada

Kaynaklara göre Devrim Muhafızları, Ortadoğu dışındaki hedefleri de vurabilir (Reuters)
Kaynaklara göre Devrim Muhafızları, Ortadoğu dışındaki hedefleri de vurabilir (Reuters)
TT

İran misillemeye hazırlanıyor: Ortadoğu dışındaki hedefler de masada

Kaynaklara göre Devrim Muhafızları, Ortadoğu dışındaki hedefleri de vurabilir (Reuters)
Kaynaklara göre Devrim Muhafızları, Ortadoğu dışındaki hedefleri de vurabilir (Reuters)

İran, ABD'nin tekrar saldırıya geçmesi durumunda kapsamlı misilleme hazırlığı yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan İranlı üst düzey yetkililer, Tahran'ın diplomatik çözüme öncelik verdiğini ancak Washington'ın tutumu yüzünden sürecin çıkmaza sürüklendiğini söylüyor.

Kaynaklara göre üst düzey komutanlar, olası bir saldırı durumunda yapılacak misilleme için potansiyel hedefleri belirliyor.

Bu kapsamda bölgede ABD'yle bağlantılı varlıkların ötesinde, Beyaz Saray'ın askeri operasyonlarını destekleyen ülkelerin ve muhtemelen Ortadoğu dışındaki bölgelerin hedef alınabileceği aktarılıyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Hamidrıza Azizi, İran yönetimi için "Sembolik bir yanıt vermek yerine caydırıcılığı yeniden tesis etme amacıyla gerilimi tırmandırmaya kararlı görünüyorlar" diyor.

Yetkililer, Tahran yönetiminin Lübnan, Yemen ve Irak'taki müttefiklerine kapsamlı misilleme operasyonları için hazırlık yapma talimatı gönderdiğini de söylüyor.

Diğer yandan analize göre halihazırda ABD ablukası ve yaptırımlar nedeniyle zor durumdaki İran ekonomisi, ikinci bir saldırı dalgasını kaldıramayabilir.

İran, Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak açılması için 7 günlük ateşkes teklif etmiş ancak ABD bunu reddetmişti.

İki ülke arasında arabuluculuk yapan Katar, görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik çabaların sürdüğünü bildirmişti.

Diğer yandan Axios'un salı günkü (29 Eylül) haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın kasımda ABD'de düzenlenecek ara seçimin ardından İran'a büyük çaplı bir askeri harekat başlatabileceği öne sürülmüştü.

Trump, perşembe günü (1 Ekim) Time’de yayımlanan söyleşisinde de 3 Kasım’daki ara seçim sonrası İran’a bombardımanı tekrar başlatabileceğini ifade etti. Ayrıca "İran'ı yok edebileceğine” yönelik açıklamaları hatırlatılan ABD Başkanı, "Evet, bunu yapabilirim. Bu mümkün" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise açıklamalara tepki göstererek Trump’ın dünya görüşünün küresel barış için tehdit oluşturduğunu söyledi.

Amerikan donanması, İran’a baskıyı artırmak için bölgeye üçüncü uçak gemisini de gönderecek.

Wall Street Journal’ın aktardığına göre bölgede görev yapan USS George H.W. Bush ve USS George Washington’a katılacak USS Theodore Roosevelt kasım sonunda Ortadoğu’ya varacak. Böylelikle ABD ordusu bölgeye yaklaşık 10 bin asker daha sevk etmiş olacak.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, Tesnim


ABD'deki Küba asıllı zenginler Havana'nın düşmesini bekliyor

Küba halkı, Amerikan ambargosu nedeniyle derinleşen bir yakıt krizi ve su sıkıntısıyla boğuşuyor (Reuters)
Küba halkı, Amerikan ambargosu nedeniyle derinleşen bir yakıt krizi ve su sıkıntısıyla boğuşuyor (Reuters)
TT

ABD'deki Küba asıllı zenginler Havana'nın düşmesini bekliyor

Küba halkı, Amerikan ambargosu nedeniyle derinleşen bir yakıt krizi ve su sıkıntısıyla boğuşuyor (Reuters)
Küba halkı, Amerikan ambargosu nedeniyle derinleşen bir yakıt krizi ve su sıkıntısıyla boğuşuyor (Reuters)

Varlıklı Küba asıllı Amerikalılar, Havana yönetiminin düşmesini bekliyor.

BBC'nin haberine göre ABD'nin Florida eyaletindeki zengin Kübalı Amerikalılar, komünist yönetimin düşmesi halinde ada ekonomisinin nasıl yeniden yapılandırılacağına ilişkin planlar hazırlıyor.

Bu yıl nisanda kurulan Küba-Amerikan Ulusal Ticaret Odası'nın (CANCC) Miami'deki 4. toplantısı, önde gelen Kübalı-Amerikalı iş insanlarını bir araya getirdi.

BBC'nin irtibata geçtiği CANCC Başkanı Juan Omar Sixto, amaçlarının ülkenin en önde gelen Küba asıllı Amerikalı iş insanlarını aynı çatı altında toplamak olduğunu söylüyor.

"Rejim düştüğünde Küba'da olmayı hedeflediklerini" belirten Sixto, genç yaşta ülkeden kaçtığını belirterek, adada yeni bir yönetim kurulması halinde yapılacak yatırımlar üzerinde çalıştıklarını ifade ediyor.

CANCC, bir Küba Borsası kurulmasını önerirken enerji altyapısından gıda güvenliğine kadar çeşitli alanlarda komiteler oluşturdu.

Sixto, Küba göçmeni bir aileden gelen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya yakın bazı isimlerle temas halinde olduklarını da belirtiyor.

Küba'nın yeniden yapılandırılmasına ilişkin planların merkezinde, devrim sonrasında kamulaştırılan toprakların mülkiyeti de bulunuyor.

ABD'deki Küba Şeker Fabrikası Sahipleri Ulusal Birliği (National Association of Sugar Mill Owners of Cuba) Başkanı Nicolas Gutierrez, geçmişte ellerinden alınan toprakların yeniden üretime kazandırılması gerektiğini savunuyor.

Diğer yandan Miami Üniversitesi'nden tarihçi Mike Bustamante, Küba'da rejim değişikliğinin Washington'ın öne sürdüğü kadar yakın olmayabileceğini vurguluyor.

ABD'nin ocak ayından bu yana Küba'ya uyguladığı petrol ablukasının ada halkının yaşamını son derece zorlaştırdığını fakat henüz ülkede siyasi bir kırılma yaratacak koşulları oluşturmadığını söylüyor.

Havana yönetimi, ülkedeki ekonomik ve toplumsal sorunlara çözüm amacıyla 175 maddelik bir reform paketi hazırlandığını haziranda duyurmuştu. Paket kapsamında özel sektördeki bürokrasinin azaltılması, kamu yönetiminde küçülmeye gidilmesi ve yurtdışında yaşayan Kübalılara yabancı yatırımcılarla eşit haklar tanınması öngörülüyor.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, bu adımın Washington'ın baskısıyla atıldığına yönelik eleştirileri reddederek reform paketinin "yenilikçi sosyalist modeli geliştirdiğini" söylemişti.

Independent Türkçe, BBC, Granma