İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın eski başkanı David Barnea, İsrail’in İran’a yönelik askerî operasyonu ve 2024 yılında Lübnan’da Hizbullah mensuplarını hedef alan çağrı cihazı (pager) patlamaları hakkında yeni ayrıntılar açıkladı.
Şarku’l Avsat’ın Ynet News haber sitesinden aktardığına göre Barnea, “Priority Summit” (Öncelikler Zirvesi) konferansında yaptığı konuşmada, Mossad’ın İran’da görev yapan mensuplarını gösteren resmî bir videoyu kasıtlı olarak yayımladığını söyledi. Söz konusu video, İsrail’in Haziran 2025’te İran’ın nükleer ve askerî hedeflerine yönelik başlattığı “Yükselen Aslan Operasyonu”nun ilk günü sabahında yayımlandı.
Barnea, Mossad’ın ambleminin açıkça görüldüğü videonun yalnızca operasyonun propagandasını yapmak amacıyla hazırlanmadığını belirtti. Videoyla aynı zamanda İran güvenlik birimlerinin kafasının karıştırılmasının ve şüpheli listelerinin genişletilmesinin hedeflendiğini ifade eden Barnea, böylece İran makamlarının gerçek İsrailli ajanları tespit etmesinin zorlaştırılmasının amaçlandığını kaydetti.

Barnea, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yükselen Aslan Operasyonu’nun sabahında Mossad’ın amblemini taşıyan resmî bir video yayımlamamızın nedenlerinden biri, orada bulunan ajanlarımızı korumaktı. İran’da çok sayıda kişinin gözaltına alınmasını istedik. Böylece İran makamlarının gerçek ajanlarla ilgisiz kişileri birbirinden ayırt etmesini zorlaştırmayı ve sonunda herkesi serbest bırakmak zorunda kalmalarını amaçladık. Tam olarak böyle oldu.”
Barnea’nın iddiasına göre İran makamları, çatışmaların ikinci gününde 21 bin kişiyi gözaltına aldı.

İsrail merkezli haber sitesine göre Barnea, sözlerini şöyle sürdürdü:
“21 bin kişiyi gözaltına aldığınızı düşünün. Bir ya da iki ajanı yakalamış olsanız bile sonunda hepsini serbest bırakmak zorunda kalırsınız. Çünkü herkes aynı şeyi söyleyecektir: Sokakta yürüyordum ya da arabamı kullanıyordum, beni gözaltına aldılar. Sonunda da herkesi serbest bıraktılar.”
Barnea, İsrail istihbaratının İran’daki ajanlarını korumak için izlediği yöntemleri anlatırken, Lübnan’da çağrı cihazlarının patlatılmasından önce yaşanan gergin anlara ve her iki operasyonun arkasındaki stratejik hesaplamalara da değindi.
Mossad’ın eski başkanı, İran’da İsrail istihbaratı adına çalışmakla suçlanarak gözaltına alınan veya idam edilen bazı kişilerin ise Mossad ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını öne sürdü.
Barnea, İran’da Mossad ajanı oldukları iddiasıyla asılan bazı kişiler hakkında şunları söyledi:
“İran’da Mossad ajanı oldukları gerekçesiyle idam edilen bazı kişiler söz konusu olduğunda, kendi kendime soruyorum: Bunlar kim? Aldığım yanıt ise şu: ‘Bilmiyoruz, biz de bilmiyoruz.’”
Barnea, bu kişilerin İran makamları tarafından yanlışlıkla İsrail ajanı olarak sınıflandırılan masum insanlar olduğunu iddia etti.
“Bunlar yalnızca şanssız insanlar. İran makamları onların ajanımız olduğuna karar verdi, ancak bu kişiler Mossad için hiçbir zaman çalışmadı. Muhtemelen başka herhangi bir istihbarat servisi için de çalışmadılar” dedi.
Barnea ayrıca, Mossad ajanlarının yüzde 99,9’unun hiçbir zaman deşifre edilmediğini iddia etti. Operasyona katılan bazı kişilerin ise İsrail’in söz konusu askerî harekâtında rol almalarına rağmen Tahran’da yaşamaya devam ettiklerini öne sürdü.
