Netanyahu dönemini sorgulayan yoğun katılımlı seçimler
İsrail seçimlerinde yarışan Benjamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot, dün eşleriyle birlikte oy kullanırken, (Reuters)
İsrail’de seçmenler, daha önce görülmemiş ölçüde yüksek katılımla sandık başına giderken, başlıca iki rakip arasındaki rekabet de giderek kızıştı. Yarışın bir tarafında mevcut Başbakan ve sağ koalisyonun lideri Binyamin Netanyahu, diğer tarafında ise eski Genelkurmay Başkanı ve muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot yer aldı. Sandık merkezlerinde gözlenen bu yoğun katılım, İsraillilerin Netanyahu’nun uzun süredir devam eden iktidar dönemini sorguladığı; bu dönemi uzatmak ya da rakibine oy vererek sona erdirmek istediklerine ilişkin bir gösterge olarak değerlendirildi.
İlk sonuçlara göre Netanyahu’nun partisi 25 sandalye, Eisenkot’un partisi ise 22 sandalye kazandı. Bu tablo, yeni hükümetin kurulmasını zorlaştırırken, Knesset’te en büyük bloğun hangisi olacağının kesinleşmesini de geciktirdi. Yarışın sonucunu belirlemede etkili olabilecek Arap partilerinin kazanacağı sandalye sayısı da yakından takip ediliyor.
BM’de ABD ve Küba temsilcileri arasında sözlü tartışmahttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5334501-bm%E2%80%99de-abd-ve-k%C3%BCba-temsilcileri-aras%C4%B1nda-s%C3%B6zl%C3%BC-tart%C4%B1%C5%9Fma
BM’de ABD ve Küba temsilcileri arasında sözlü tartışma
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez (ortada), ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Michael Waltz’a bağırırken (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ABD ve Küba temsilcileri arasında yaşanan sert sözlü tartışma, dün görüşmelerin kısa süreliğine askıya alınmasına neden oldu.
Gerginlik, Küba’nın komünist ada ülkesine uygulanan ABD ambargosunun sona erdirilmesini talep eden karar tasarısının görüşülmesi sırasında yaşandı. Bağlayıcı olmayan söz konusu tasarı, Küba tarafından 1992’den bu yana her yıl Genel Kurul gündemine getiriliyor.
Ancak bu yılki görüşmeler, Washington yönetiminin Küba üzerindeki baskıyı yeniden artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Petrol ablukası ve geniş kapsamlı yaptırımları içeren bu baskı politikası, Küba ekonomisine ciddi zarar verdi.
ABD’nin BM Daimî Temsilcisi Mike Waltz, BM Genel Merkezi’nde yaptığı konuşma sırasında, hayatını kaybeden Küba lideri Fidel Castro’nun lüks bir saat takarken çekilmiş fotoğrafını gösteriyor (AP)
ABD’nin BM Daimî Temsilcisi Mike Waltz, Genel Kurul’da konuşma yaptığı sırada Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, konuşmada dile getirilen ifadelere itiraz ederek kürsüye yöneldi ve konuşmanın durdurulmasını istedi.
Waltz, karar tasarısına neden karşı çıktığını açıklarken Küba’daki komünist yönetimi vatandaşlarına baskı uygulamakla suçladı.
Waltz, Rodriguez’e ve diğer Kübalı diplomatlara uzaklaşmalarını söylerken, “Burası Birleşmiş Milletler, sizin komünist diktatörlüğünüz değil. Beni susturamazsınız” diye bağırdı.
Rodriguez ise buna, “Sen yalancısın” diye karşılık verdi.
Yaşanan gerginliğin ardından oturum başkanı görüşmelere kısa süreliğine ara verdi ve iki ülkenin temsilcilerinden yerlerine dönmelerini istedi. Daha sonra Waltz’ın konuşmasına devam etmesine izin verildi.
Küba yönetimi, Washington’u bu yıl ülkeleri karar tasarısına karşı oy kullanmaya ikna etmek amacıyla “eşi benzeri görülmemiş” bir baskı kampanyası yürütmekle suçladı. Tasarı, geleneksel olarak Genel Kurul’da geniş destek görüyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre geçen yıl yapılan oylamada tasarıya 165 ülke destek verirken 7 ülke karşı oy kullanmış, 12 ülke ise çekimser kalmıştı. Bu sonuç, karar tasarısının son 20 yılda aldığı en düşük destek düzeyi olmuştu.
Bu yılki karar tasarısının oylamasının bugün yapılması bekleniyor.
Öte yandan BM’deki bu gerginlik, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kübalılara, adadaki komünist yönetimi sona erdirmek amacıyla Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile gizlice iş birliği yapma çağrısında bulunmasından birkaç gün sonra yaşandı.
Netanyahu dönemini sorgulayan yoğun katılımlı seçimlerhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5334498-netanyahu-d%C3%B6nemini-sorgulayan-yo%C4%9Fun-kat%C4%B1l%C4%B1ml%C4%B1-se%C3%A7imler
Netanyahu dönemini sorgulayan yoğun katılımlı seçimler
İsrail seçimlerinde yarışan Benjamin Netanyahu ve rakibi Gadi Eisenkot, dün eşleriyle birlikte oy kullanırken, (Reuters)
İsrail’de seçmenler, daha önce görülmemiş ölçüde yüksek katılımla sandık başına giderken, başlıca iki rakip arasındaki rekabet de giderek kızıştı. Yarışın bir tarafında mevcut Başbakan ve sağ koalisyonun lideri Binyamin Netanyahu, diğer tarafında ise eski Genelkurmay Başkanı ve muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot yer aldı. Sandık merkezlerinde gözlenen bu yoğun katılım, İsraillilerin Netanyahu’nun uzun süredir devam eden iktidar dönemini sorguladığı; bu dönemi uzatmak ya da rakibine oy vererek sona erdirmek istediklerine ilişkin bir gösterge olarak değerlendirildi.
İlk sonuçlara göre Netanyahu’nun partisi 25 sandalye, Eisenkot’un partisi ise 22 sandalye kazandı. Bu tablo, yeni hükümetin kurulmasını zorlaştırırken, Knesset’te en büyük bloğun hangisi olacağının kesinleşmesini de geciktirdi. Yarışın sonucunu belirlemede etkili olabilecek Arap partilerinin kazanacağı sandalye sayısı da yakından takip ediliyor.
“İran Savaşı”na ilişkin sızıntı İsrail seçimlerinin ertelenmesine ramak bıraktıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5334389-%E2%80%9Ci%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1%E2%80%9Dna-ili%C5%9Fkin-s%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1-i%CC%87srail-se%C3%A7imlerinin-ertelenmesine-ramak-b%C4%B1rakt%C4%B1
“İran Savaşı”na ilişkin sızıntı İsrail seçimlerinin ertelenmesine ramak bıraktı
Netanyahu, 3 Mart 2026’da Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşürken. (DPA)
İsrail ordusu ile Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ofisi arasında karşılıklı bilgi sızıntılarının yaşanmasının ardından, İsrail hükûmetinin İran’la üçüncü bir savaşa hazırlanmak amacıyla kamuoyuna açık askerî hazırlıklar yapılmasını istediğine dair güçlü işaretler ortaya çıktı. Ancak Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in bu girişimi “engellediği” öne sürüldü.
İsrail’in Kanal 13 televizyonuna göre Zamir, savaş hazırlığının ilan edilmesi konusunda siyasi, askerî ve istihbarat liderlikleri arasında görüşmeler yapılmasını talep etti. Bunun ardından Netanyahu’nun yakın çevresine, seçimleri kazanması hâlinde Zamir’i Genelkurmay Başkanlığı görevinden almayı düşündüğünü söylediği bildirildi.
Geçen cumartesi günü Palmachim askerî üssünde yapılan toplantıda Zamir, savaşı yeniden başlatmaya yönelik hazırlıkların İran liderliği tarafından yanlış anlaşılabileceğini ve hatalı değerlendirmelere yol açabileceğini belirtti. Bunun seçimlerden önce askerî bir çatışmayı tetikleyebileceğini ve sonuçta seçimlerin ertelenmesine neden olabileceğini ifade etti.
Zamir İsrail seçimlerine katılmıyor. Ancak seçimlerin sonuçları ve Netanyahu’nun seçimlerdeki şansı, Zamir’in Genelkurmay Başkanlığı görevini sürdürmesini doğrudan etkileyebilir. Zamir, Mart 2025’ten beri bu üst düzey askerî görevi yürütüyor.
Haberlere göre Zamir, askerî alarm ilan edilmesini “doğru ve sağlıklı olmayan” bir adım olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: “Seçimlerden birkaç gün sonrasına kadar beklenebilir. Şu anda acil olan hiçbir şey yok.”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir. (DPA)
Görüş ayrılıkları
İsrail’in Kanal 12 televizyonuna göre Zamir, güvenlik kurumlarının diğer başkanları arasında görüşüyle yalnız kaldı. Mossad Başkanı Roman Gofman, Netanyahu’nun tutumunu destekledi. Gofman’ın, “Zaman bizim lehimize işlemiyor; İran’a karşı hızla harekete geçmeliyiz” dediği belirtildi.
Savunma Bakanı Yısrael Katz ve Şin Bet Başkanı David Zini de Netanyahu’yu destekledi. Buna karşılık Hava Kuvvetleri Komutanı Omer Tischler ve Askerî İstihbarat (AMON) Başkanı Shlomi Binder’ın tutumlarına ilişkin haberlerde çelişkili bilgiler yer aldı. Bazı kaynaklar bu iki ismin başbakanı, diğerleri ise Zamir’i desteklediğini bildirdi.
Kanal 12, Mossad’daki üst düzey yetkililerden bazılarının da Genelkurmay Başkanı’na benzer bir tutum aldığını, buna karşın kurumun başkanı Roman Gofman’ın Netanyahu’yu desteklediğini kaydetti.
Şarku’l Avsat’ın Kanal 13’ten aktardığına göre siyasi yönetim, hafta sonuna doğru güvenlik kurumlarına imzalı bir belge sundu. Belgede Netanyahu’nun İran’a karşı olası bir harekât düzenlenmesine ilişkin talebi yer alıyordu. Ancak Zamir’in itirazının ardından belgeye dayanan girişimin reddedildiği bildirildi.
Kanal, Zamir’in görüş ayrılıklarını ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’e de aktardığını ve uyarısının, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’in İran’a yönelik saldırısını reddetmesinde etkili olan nedenlerden biri olduğunu öne sürdü.
ABD kaynaklarına dayandırılan haberlerde, petrol fiyatlarının yükselmesi endişesiyle geniş çaplı bir saldırının ABD Kongresi seçimlerinden sonraya ertelenmesinin tercih edildiği belirtildi. Ayrıca İran’ın doğrudan karşılık vermesi veya Husilerin saldırılar düzenlemesi ihtimaline karşı İsrail’in füze savunmasında ABD desteğine ihtiyaç duyduğu ifade edildi.
İsrail Başbakanı ve Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump’ın yer aldığı bir afişin önünden geçen bir kişi, Kudüs, (Reuters)
Saldırının zamanı ve hedefleri konusunda anlaşmazlık
Haaretz gazetesi, Tahran’ın kışkırtılması ve kontrol edilmesi zor bir çatışmanın başlatılması ihtimaline ilişkin endişeleri aktardı. Bu kaygılar, Irak’ta İran yanlısı gruplara yönelik saldırı haberlerinin gündeme geldiği bir dönemde ortaya çıktı. Söz konusu saldırıların bazılarının İsrail tarafından gerçekleştirildiği öne sürüldü.
Şarku’l Avsat gazetesi, geçen cumartesi günü Iraklı kaynaklara dayandırdığı haberinde, Bağdat’ın Çin yapımı hava savunma sistemlerinin depolandığı iki noktanın geçen hafta İsrail hava saldırılarına maruz kaldığından şüphelendiğini bildirmişti.
Netanyahu, İran’a karşı hızlı bir askerî operasyon düzenlenmesi yönünde girişimde bulundu. Israel Hayom gazetesine göre Gofman bu adımı desteklerken Zamir karşı çıktı ve operasyon hakkında önceden bilgilendirilmedi.
Konuyla ilgili bilgi sahibi olduğu belirtilen bir kaynak, operasyonun seçimlerden bağımsız olarak “haklı mesleki gerekçelere” dayandığını öne sürdü. Kaynağa göre operasyon, geniş çaplı bir saldırının yeniden başlatılması anlamına gelmeden çatışmayı tekrar alevlendirebilirdi. Ancak anlaşmazlık yalnızca saldırının zamanlamasıyla ve yöntemleriyle sınırlı değildi; İran rejiminin devrilmesinin hedefler arasında bulunup bulunmayacağı da tartışma konusuydu.
Haaretz, Mossad yetkililerinin operasyonların zamanlaması konusunda çekinceler taşıdığını ve Netanyahu’nun değerlendirmelerinin seçim kaygılarından etkilenmiş olabileceğinden şüphelendiğini bildirdi. Bu çekincelere rağmen kurum başkanının operasyonu desteklediği ifade edildi.
Mossad ise kurum içindeki görüş farklılıklarının gerilim göstergesi değil, kurumsal gücün bir unsuru olduğunu savundu ve teşkilatın siyasi tartışmaların dışında tutulması çağrısında bulundu.
Kanal 12’nin askerî ve siyasi kaynaklara dayandırdığı habere göre talep edilen önlemler, kayda değer bir ihtimalle seçimlerin ertelenmesine yol açabilirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot’un yer aldığı bir televizyon kampanyası. (AP)
Nankör
Askerî bir kaynak, “Bugün saat 22.00’ye kadar olağan dışı bir adım atmayacağız; ancak son sözü kimin söyleyeceğini göreceğiz” dedi. Aynı kaynak Zamir’i “küçük bir siyasetçi”, İran’la yeni bir askerî çatışmayla yüzleşmekten kaçınan “korkak ve zayıf” biri olarak nitelendirdi ve onun “derin devletten yana saf tutmaya karar verdiğini” ileri sürdü.
Kanal 13, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde Netanyahu’nun Zamir’e karşı büyük öfke duyduğunu ve onu “nankör” olarak nitelendirdiğini aktardı. Kanal 12’ye konuşan kaynaklar ise Netanyahu’nun bir sonraki hükûmeti kurmakla görevlendirilmesi durumunda Zamir’in görevinde kalmayabileceğini öne sürdü.
Askerî sansürün yayımlanmasına izin verdiği bu sızıntıların ardından Netanyahu’nun ofisi haberleri “sahte” olarak nitelendirerek, başbakanın Zamir’i görevden alma niyetinde olduğunu reddetti. İsrail ordusu da değerlendirmelerinin yalnızca mesleki, nesnel ve kurumsal ölçütlere dayandığını açıkladı.
İsrail Savunma Bakanı Yısrael Katz da Zamir’in görevden alınacağına ilişkin haberleri yalanladı ve bunları, seçimler öncesinde Likud Partisi’ne zarar vermeyi amaçlayan diğer iddialar gibi “tamamen uydurma ve yalandan ibaret” olarak nitelendirdi.
Katz, “Zamir’in Genelkurmay Başkanı olarak atanmasını öneren bendim. İsrail’in güvenliği için birlikte çalıştık ve gelecekte de bunu sürdürmeye niyetliyim” ifadelerini kullandı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة