ABD, Ukrayna’ya 2,1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay verdi

Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)
Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)
TT

ABD, Ukrayna’ya 2,1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay verdi

Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)
Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya 2,1 milyar dolar karşılığında 500 adet Patriot PAC-3 füzesi satışına onay verdiğini duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre Ukrayna, füzelerin bedelini Kanada, Almanya ve Norveç’in katkılarının yanı sıra Avrupa Birliği tarafından sağlanan Ukrayna destek kredisinden karşılayacak.

Anlaşmanın ana yüklenicisi Lockheed Martin şirketi olacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu hafta yaptığı açıklamada, Rusya’nın sivil altyapı ve enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, ülkesinin hayati öneme sahip füze sevkiyatına ilişkin ABD’nin onayını yaklaşık bir aydır beklediğini söylemişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Zelenskiy, Ukrayna’ya NATO üyesi ülkelerin satın alarak sağladığı füzeleri tedarik eden ABD’ye, kış mevsimi başlamadan önce sevkiyatların hızlandırılması yönünde defalarca çağrıda bulunmuştu.



Lavrov, Rubio ile “olumlu” geçen görüşmeler gerçekleştirdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Atlanta’ya geldi. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Atlanta’ya geldi. (AFP)
TT

Lavrov, Rubio ile “olumlu” geçen görüşmeler gerçekleştirdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Atlanta’ya geldi. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, G20 ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere Atlanta’ya geldi. (AFP)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov  yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile ABD’nin Georgia eyaletine bağlı Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında “olumlu” bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.

Lavrov, Rubio ile görüşmesinin ardından dün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Evet, olumlu ancak kısa bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisi, ev sahibi sıfatıyla haklı olarak çok sayıda işle meşguldü” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Rus yetkilinin Atlanta’daki zirveye katılımı, Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’da bazı çekincelere yol açarken, söz konusu katılım, ABD-Rusya ilişkilerinde yaşanan iyileşmeye de işaret etti.


ABD, Ukrayna’ya 2,1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay verdi

Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)
Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)
TT

ABD, Ukrayna’ya 2,1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay verdi

Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)
Tayvan ordusunun düzenlediği bir tatbikat sırasında Taipei’de görüntülenen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemi. (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya 2,1 milyar dolar karşılığında 500 adet Patriot PAC-3 füzesi satışına onay verdiğini duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre Ukrayna, füzelerin bedelini Kanada, Almanya ve Norveç’in katkılarının yanı sıra Avrupa Birliği tarafından sağlanan Ukrayna destek kredisinden karşılayacak.

Anlaşmanın ana yüklenicisi Lockheed Martin şirketi olacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu hafta yaptığı açıklamada, Rusya’nın sivil altyapı ve enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, ülkesinin hayati öneme sahip füze sevkiyatına ilişkin ABD’nin onayını yaklaşık bir aydır beklediğini söylemişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Zelenskiy, Ukrayna’ya NATO üyesi ülkelerin satın alarak sağladığı füzeleri tedarik eden ABD’ye, kış mevsimi başlamadan önce sevkiyatların hızlandırılması yönünde defalarca çağrıda bulunmuştu.


Fransız yetkililer, dinamizmini yitirmeyen protesto hareketi karşısında yeni bir “Kara Cumartesi” yaşanmasını önlemeye çalışıyor

Fransa’nın sahil kenti Marsilya’da yaşanan çatışmalardan bir görüntü... Fotoğrafta, protestolardaki şiddet olaylarına müdahale etmek üzere donatılmış Jandarma’ya ait “Centaur” zırhlı aracı. (Arşiv- AFP)
Fransa’nın sahil kenti Marsilya’da yaşanan çatışmalardan bir görüntü... Fotoğrafta, protestolardaki şiddet olaylarına müdahale etmek üzere donatılmış Jandarma’ya ait “Centaur” zırhlı aracı. (Arşiv- AFP)
TT

Fransız yetkililer, dinamizmini yitirmeyen protesto hareketi karşısında yeni bir “Kara Cumartesi” yaşanmasını önlemeye çalışıyor

Fransa’nın sahil kenti Marsilya’da yaşanan çatışmalardan bir görüntü... Fotoğrafta, protestolardaki şiddet olaylarına müdahale etmek üzere donatılmış Jandarma’ya ait “Centaur” zırhlı aracı. (Arşiv- AFP)
Fransa’nın sahil kenti Marsilya’da yaşanan çatışmalardan bir görüntü... Fotoğrafta, protestolardaki şiddet olaylarına müdahale etmek üzere donatılmış Jandarma’ya ait “Centaur” zırhlı aracı. (Arşiv- AFP)

Fransız yetkililer, ülkede 17 Ekim’de yaşanan olaylara benzer yeni bir “Kara Cumartesi”nin önüne geçmek için yoğun çaba harcıyor. Bu çabaların amacı, Sarı Yelekliler Koordinasyonu’nun çağrısıyla bugün düzenlenecek yeni kitlesel eylem gününe hazırlık. Öğrenci sendikalarının yanı sıra diğer sendikaların da harekete katılması, taleplerin iç içe geçtiğini ve toplumsal, ekonomik temelli protesto hareketinin dinamizmini koruduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Macron, lise öğrencilerine protesto hareketini sona erdirerek “sakin bir şekilde” derslerine dönmeleri çağrısında bulundu. (AFP)
Macron, lise öğrencilerine protesto hareketini sona erdirerek “sakin bir şekilde” derslerine dönmeleri çağrısında bulundu. (AFP)

Gelişmeler, hem taleplere ve devam edeceği anlaşılan gösterilere nasıl karşılık verileceğine ilişkin siyasi tartışmaların sertleştiği hem de Fransa’nın cumhurbaşkanlığı seçimlerine 200 günden az bir süre kala siyasi kriz yaşadığı bir dönemde ortaya çıktı. Ülkenin kötüleşen ekonomik ve mali koşulları da hükümetin sokaktan yükselen taleplerin bir bölümüne karşılık verebilme imkânını kısıtlıyor.

Ekonomi Bakanı Roland Lescure, France Info kamu dün verdiği demeçte, Fransız Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün verilerine dayanarak mevcut durumu özetledi. Lescure, Fransız ekonomisinin “2026 yılı itibarıyla, benzeri görülmemiş bir iç ve dış şoklar bileşimi nedeniyle durgunluğa girdiğini” söyledi.

Lescure, ekonominin bu yılın üçüncü çeyreğinde beklenmedik biçimde daraldığını belirtti. Toplumun en kırılgan kesimlerinin geçim kaynaklarını eriten enflasyonun ise bu ay yüzde 3,8'e ulaştığını ve 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktığını kaydetti.

Çevik kuvvet polisleri, 24 Ekim’de Paris’te düzenlenen gösteri sırasında yere yatırdıkları bir protestocuya müdahale ediyor. (DPA)
Çevik kuvvet polisleri, 24 Ekim’de Paris’te düzenlenen gösteri sırasında yere yatırdıkları bir protestocuya müdahale ediyor. (DPA)

Ekonomik daralmaya, Fransa’nın 3 trilyon 600 milyar avroya ulaşan kamu borcu ve devletin borçlanma faizlerinin yüzde 5’e yükselmesi eşlik ediyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu oran, Avrupa Birliği’ndeki en olumsuz seviyeler arasında yer alıyor.

Yetkililerin toplumsal alanda adım atma kapasitesini sınırlayan bir diğer unsur da borç faizlerinin kamu maliyesi üzerindeki ağır yükü. Bu giderlerin yıl sonunda 77,5 milyar avroya ulaşması bekleniyor. Siyasi bölünmeler nedeniyle hükümet, 2027 bütçesini parlamentodan geçirme konusunda da benzeri görülmemiş güçlüklerle karşı karşıya.

Bununla birlikte, ekonomik daralma Fransa’nın büyük şirketlerini aynı ölçüde etkilemiyor. Bunların başında gelen TotalEnergies, bu yılın üçüncü çeyreğinde 7 milyar avroyu aşan net kâr elde etti.

Fransa’nın kuzeyindeki Lille kentinde 17 Ekim’de hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoda göstericiler göz yaşartıcı gaz bulutunun arasından yürüyor. (AFP)
Fransa’nın kuzeyindeki Lille kentinde 17 Ekim’de hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoda göstericiler göz yaşartıcı gaz bulutunun arasından yürüyor. (AFP)

Çok sayıda talep

Yukarıda sıralanan koşullar, yetkililerin sendikaların taleplerine karşılık vermesini zorlaştırıyor. Bu talepler arasında özellikle asgari ücret başta olmak üzere maaşların artırılması ve enflasyon oranına endekslenmesi, hayat pahalılığıyla mücadele, sosyal ve vergisel adaletin sağlanması, hastaneler, ulaşım, sosyal hizmetler ve eğitim gibi kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi yer alıyor.

Sendikalar ayrıca çevreci dönüşümün gerçekleştirilmesi için daha fazla mali kaynak ayrılmasını ve kamu çalışanlarının maaşlarına ilişkin müzakerelerin derhal başlatılmasını istiyor.

Marsilya’da bir gösterici, polislere doğru göz yaşartıcı gaz bombası atıyor. (Reuters)
Marsilya’da bir gösterici, polislere doğru göz yaşartıcı gaz bombası atıyor. (Reuters)

Sarı Yelekliler Hareketi ise son aylarda yüksek oranlarda zamlanan akaryakıt, elektrik ve doğal gaz fiyatlarının düşürülmesini talep ediyor. Diğer taleplerin büyük bölümü ise işçi sendikalarının gündemiyle örtüşüyor.

Hükümetin lise ve üniversite öğrencilerine yönelik sunduğu önerilere rağmen protestocu sendikaların önemli bir bölümü bu teklifleri yetersiz buluyor. Söz konusu öneriler arasında daha fazla öğretmen istihdam edilmesi, lise ve üniversitelerin maddi koşullarının iyileştirilmesi, lise sonrası bölüm tercihlerine ilişkin sistemin değiştirilmesi ve mesleki-teknik alanlarda 15 bin yeni üniversite kontenjanı oluşturulması bulunuyor.

Ancak çok sayıda sendika, sunulan imkânların “kırıntıdan ibaret” olduğunu ve dile getirilen talepleri karşılamadığını savunuyor. Bu nedenle protesto hareketinin devam edeceğini belirtiyorlar.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron daha önce lise öğrencilerine okullarına “sakin bir şekilde dönmeleri” çağrısında bulunmuştu. Eğitim Bakanı Édouard Geffray de benzer bir çağrı yaptı. Sonbahar tatilinin pazar günü sona ereceği ve öğrencilerin normal takvime göre pazartesi günü yeniden ders başı yapacağı belirtiliyor.

Önleyici tedbirler

Gelişmelerin bu yönde ilerlemesi üzerine, hükümet olası bir gerilimi önlemek amacıyla yeni eylem günü öncesinde harekete geçti. Geçtiğimiz cumartesi günü uygulanan ve ülkede çok sayıda şiddet olayı ile çatışmanın önüne geçilmesinde etkili olduğu belirtilen sıkı güvenlik tedbirlerinin daha kapsamlı biçimde uygulanması kararlaştırıldı.

İçişleri Bakanı Laurent Nunez, bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, Sarı Yelekliler hareketinin “üçüncü aşaması” olarak nitelendirdiği cumartesi gününün (bugün) zorlu geçeceği uyarısında bulundu. Nunez, 70 bin polis, jandarma ve güvenlik görevlisinin görevlendirileceğini, bunlara bazı ordu birlikleri ile uzman güvenlik birimlerinin de eşlik edeceğini bildirdi.

Marsilya’da protestocuların çıkardığı yangını söndürmeye çalışan bir itfaiyeci. (AFP)
Marsilya’da protestocuların çıkardığı yangını söndürmeye çalışan bir itfaiyeci. (AFP)

Laurent Nunez, “Kara Cumartesi”nin ardından cumhurbaşkanına istifasını sunmuş, ancak Macron istifayı kabul etmemişti.

Nunez, güvenlik güçlerinin müdahalesinin “son derece kararlı” olacağını belirterek, “31 Ekim, kamu düzeni açısından son derece ciddi riskler barındırıyor” ifadelerini kullandı.

Bakan, bu risklerin gerekçesi olarak işçi hareketi ve aşırı sol çevrelerden gelen çok sayıda toplanma çağrısını gösterdi. Ayrıca Sarı Yelekliler Hareketi’ne bağlı bazı aşırılık yanlısı internet sitelerinin, Fransa’nın çeşitli kentlerinde sokak gösterilerine katılım çağrısı yaptığını ve bu çağrılara son derece radikal olarak nitelendirilebilecek mesajların eşlik ettiğini ifade etti.

Nice kentinde 24 Ekim’de göstericileri dağıtmak üzere plastik mermi atan bir silah taşıyan polis. (AFP)
Nice kentinde 24 Ekim’de göstericileri dağıtmak üzere plastik mermi atan bir silah taşıyan polis. (AFP)

İçişleri Bakanı, basın toplantısındaki açıklamalarıyla yetinmeyerek dün Fransa genelindeki valilere bir genelge gönderdi. Genelgede, cumartesi günü düzenlenecek gösterilerin yanı sıra, Cadılar Bayramı kutlamaları sırasında kentlerde şiddet olayları ve kamu düzenini bozacak gelişmeler yaşanma riskinin son derece yüksek olduğu uyarısında bulundu.

Nunez, güvenlik personelinin göreve hazır olma oranının yüzde 75’e çıkarılmasını, izinsiz toplantı ve gösterilerin daha yakından izlenmesini, bunların kontrolsüz yürüyüşlere dönüşmesinin önlenmesini istedi.

Ayrıca tren istasyonlarında ve ulaşım güzergâhlarında önleyici arama ve denetimlerin yoğunlaştırılarak şiddet olaylarında kullanılabilecek maske, yüz örtüsü, havai fişek ve diğer piroteknik maddelerin tespit edilmesini talep etti.

Bakan, valileri ellerindeki idari güvenlik tedbirlerini de devreye sokmaya çağırdı. Bu kapsamda toplantı ve gösterilerin yasaklanması, kent merkezlerinde dolaşım ve toplanma kısıtlamaları getirilmesi ve sokağa çıkma yasaklarının uygulanması gibi önlemler gündeme geldi.

Bu tedbirlerle protesto hareketinin ivmesinin zayıflatılması, göstericilerin “hassas” bölgelere ve ticari caddelere ulaşmasının engellenmesi, yangın ve yağma olaylarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Nice kentinde 24 Ekim’de göstericilerle çatışan çevik kuvvet polisleri. (AFP)
Nice kentinde 24 Ekim’de göstericilerle çatışan çevik kuvvet polisleri. (AFP)

Hükümet ile sendikalar arasında sağırlar diyaloğu

Sendikalar ile emniyet müdürlükleri arasında gösterilerin güzergâhını belirleme konusunda sürekli bir mücadele yaşanıyor.

Paris’te Sarı Yelekliler Koordinasyonu ile Genel Emek Konfederasyonu (CGT), birkaç gün önce Bastille Meydanı’ndan başlayarak Republique ve Opera meydanlarından geçecek, Concorde Meydanı’nda sona erecek bir gösteri güzergâhı önerdi.

Bu güzergâh, Paris’in merkezinden geçerek Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee ve İçişleri Bakanlığı yakınlarında, Şanzelize Bulvarı’nın alt bölümünde sona eriyordu.

Koordinasyonun talebinin reddedileceği başından belliydi. Amaç, ilgili emniyet müdürlüğünü alternatif bir güzergâh önermeye zorlamaktı. Cumhurbaşkanı Macron ve İçişleri Bakanı, kent merkezlerinde gösteri yapılmasına izin verilmeyeceğini ve eylemlerin şehir dışına yönlendirileceğini defalarca vurgulamıştı. Nitekim geçtiğimiz cumartesi günü de bu uygulama hayata geçirilmişti.

Beklendiği üzere, talep reddedildi. Emniyet müdürlüğü, iki sendikanın önerdiği güzergâhı birleştirerek başkentin doğu sınırında, Charenton ve Bagnolet girişleri arasında kalan bölgede alternatif bir güzergâh önerdi.

Paris’te 17 Ekim’de yaşanan olaylar sırasında polislerin göstericileri takip etmesini engellemek amacıyla barikat kurmaya çalışan protestocular. (AFP)
Paris’te 17 Ekim’de yaşanan olaylar sırasında polislerin göstericileri takip etmesini engellemek amacıyla barikat kurmaya çalışan protestocular. (AFP)

Elbette iki sendika da bu öneriyi reddederek, güzergâhın değiştirilmesi için idare mahkemesine başvurdu.

Ancak mahkemenin nasıl bir karar vereceği ve hangi gerekçelere dayanacağı şimdiden tahmin ediliyor. Kamu güvenliğinin korunması ve kamu mallarına zarar verilmesinin önlenmesi gibi gerekçelerin öne sürülmesi bekleniyor.

Nihai karar mahkemeye ait. Mahkeme, göstericileri iki seçenekle karşı karşıya bırakacak: Ya kendilerine sunulan güzergâhı kabul etmeyerek güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelecekler ya da öneriye boyun eğerek gösteriden bekledikleri sonucu elde edemeyecekler.

Fransa’da süreç bu şekilde ilerliyor. Bugün yaşanacak gelişmelerin ardından 5 Kasım’da da benzer bir hareketlilik bekleniyor. Bu kez protestoların, sendikaların büyük bölümünün çağrısı doğrultusunda genel greve dönüşmesi öngörülüyor.

Kaynakları sınırlı bir hükümet ile maliyeti yüksek toplumsal ve sendikal talepler arasında kalan Fransa’da, iki taraf arasındaki diyalog eksikliği adeta bir “sağırlar diyaloğu” görünümü sergiliyor.