Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü hakkında “vatana ihanet” suçlaması

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)
TT

Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü hakkında “vatana ihanet” suçlaması

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)

Ukrayna Başsavcılığı dün yaptığı açıklamada, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel hakkında “vatana ihanet” suçlaması yöneltildiğini duyurdu. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Mendel, son yıllarda Zelenskiy'ye yönelik eleştirileriyle öne çıkan isimlerden biri haline gelmişti.

 Zelenskiy'nin görevdeki ilk yılları 2019-2021 yılları arasında basın sözcülüğü görevini yürüten 40 yaşındaki Mendel, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Ukrayna liderine yönelik kamuoyu önündeki eleştirilerini artırdı. Mendel, Zelenskiy'yi yolsuzlukla ve giderek otoriterleşmekle suçladı.

Başsavcılık, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Savcılar, Ukrayna Devlet Başkanı'nın eski basın sözcüsüne vatana ihanet ve Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik silahlı saldırısını meşrulaştırma suçlarından şüpheli olduğunu bildirmek için yeterli delil topladı” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Mendel, sahip olduğu tanınırlığı ve mesleki deneyimini, saldırgan devleti destekleyen açıklamaları yaymak ve Ukrayna'nın imajını zedelemek amacıyla kullanmakla suçlanıyor” denildi.

Soruşturmacılar, özellikle Mendel'in Ukrayna'da “ifade özgürlüğünün bulunmadığı” ve ülkenin “yok oluşa doğru ilerlediği” yönündeki açıklamalarını suçlamalara dayanak olarak gösteriyor.

Mendel ayrıca, savaşın devam etmesinden kazanç sağlayan kişiler bulunduğunu öne sürmek, ülkede “siyasi kayırmacılık” ve “muhaliflerin baskı altına alınması” hakkında açıklamalarda bulunmakla da suçlanıyor.

Başsavcılığa göre bu açıklamalar, “Rusya'nın çıkarlarına hizmet eden söylemler” kapsamında değerlendiriliyor ve Ukrayna toplumunda hayal kırıklığını ve umutsuzluğu artırma potansiyeli taşıyor.

Mendel ise Telegram üzerinden yayımladığı mesajla suçlamaları reddetti. Suçlama metninin kendisinin haklı olduğunu kanıtladığını savunan Mendel, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, ifade özgürlüğünün ve Zelenskiy yönetimi altındaki Ukrayna'yı kurtarma girişiminin bedelidir.”

Zelenskiy, geçen eylül ayında hâlihazırda ülke dışında yaşayan Mendel'e yaptırım uygulamıştı.

Geçmişte Zelenskiy'ye yönelik övgü dolu açıklamalarıyla bilinen Mendel, son yıllarda tutumunu değiştirerek Ukrayna liderini “savaştan en fazla çıkar sağlayan kişi” ve “barışın önündeki en büyük engellerden biri” olmakla suçladı.



Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü hakkında “vatana ihanet” suçlaması

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)
TT

Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü hakkında “vatana ihanet” suçlaması

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel (Ukrayna Devlet Başkanlığı internet sitesi)

Ukrayna Başsavcılığı dün yaptığı açıklamada, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin eski basın sözcüsü Yuliya Mendel hakkında “vatana ihanet” suçlaması yöneltildiğini duyurdu. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Mendel, son yıllarda Zelenskiy'ye yönelik eleştirileriyle öne çıkan isimlerden biri haline gelmişti.

 Zelenskiy'nin görevdeki ilk yılları 2019-2021 yılları arasında basın sözcülüğü görevini yürüten 40 yaşındaki Mendel, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Ukrayna liderine yönelik kamuoyu önündeki eleştirilerini artırdı. Mendel, Zelenskiy'yi yolsuzlukla ve giderek otoriterleşmekle suçladı.

Başsavcılık, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Savcılar, Ukrayna Devlet Başkanı'nın eski basın sözcüsüne vatana ihanet ve Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik silahlı saldırısını meşrulaştırma suçlarından şüpheli olduğunu bildirmek için yeterli delil topladı” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Mendel, sahip olduğu tanınırlığı ve mesleki deneyimini, saldırgan devleti destekleyen açıklamaları yaymak ve Ukrayna'nın imajını zedelemek amacıyla kullanmakla suçlanıyor” denildi.

Soruşturmacılar, özellikle Mendel'in Ukrayna'da “ifade özgürlüğünün bulunmadığı” ve ülkenin “yok oluşa doğru ilerlediği” yönündeki açıklamalarını suçlamalara dayanak olarak gösteriyor.

Mendel ayrıca, savaşın devam etmesinden kazanç sağlayan kişiler bulunduğunu öne sürmek, ülkede “siyasi kayırmacılık” ve “muhaliflerin baskı altına alınması” hakkında açıklamalarda bulunmakla da suçlanıyor.

Başsavcılığa göre bu açıklamalar, “Rusya'nın çıkarlarına hizmet eden söylemler” kapsamında değerlendiriliyor ve Ukrayna toplumunda hayal kırıklığını ve umutsuzluğu artırma potansiyeli taşıyor.

Mendel ise Telegram üzerinden yayımladığı mesajla suçlamaları reddetti. Suçlama metninin kendisinin haklı olduğunu kanıtladığını savunan Mendel, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, ifade özgürlüğünün ve Zelenskiy yönetimi altındaki Ukrayna'yı kurtarma girişiminin bedelidir.”

Zelenskiy, geçen eylül ayında hâlihazırda ülke dışında yaşayan Mendel'e yaptırım uygulamıştı.

Geçmişte Zelenskiy'ye yönelik övgü dolu açıklamalarıyla bilinen Mendel, son yıllarda tutumunu değiştirerek Ukrayna liderini “savaştan en fazla çıkar sağlayan kişi” ve “barışın önündeki en büyük engellerden biri” olmakla suçladı.


İspanya Ulaştırma Bakanı, iki trenin karıştığı kazanın ardından istifa etti

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, 30 Ekim 2026'da Madrid'deki Ulaştırma Bakanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunurken (AFP)
İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, 30 Ekim 2026'da Madrid'deki Ulaştırma Bakanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunurken (AFP)
TT

İspanya Ulaştırma Bakanı, iki trenin karıştığı kazanın ardından istifa etti

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, 30 Ekim 2026'da Madrid'deki Ulaştırma Bakanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunurken (AFP)
İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, 30 Ekim 2026'da Madrid'deki Ulaştırma Bakanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunurken (AFP)

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, görevinden istifa ettiğini açıkladı. İstifa kararı, en az 69 kişinin hayatını kaybettiği iki trenin çarpışmasıyla sonuçlanan facianın üzerinden yaklaşık bir hafta geçmesinin ardından geldi. Söz konusu kaza, İspanya demiryolu ağında bu yıl yaşanan ikinci büyük facia oldu.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Puente, parlamentoda milletvekillerinin sorularını cevapladığı uzun oturumun sonunda, “Sadece Ulaştırma Bakanı olarak görevimden ayrılmakla kalmıyor, aynı zamanda 29 Kasım'da yapılması planlanan erken genel seçimlerde aday olmaktan da vazgeçiyorum” dedi.

Puente, facianın ardından istifa etmeyeceğini defalarca dile getirmişti.

Bakan, “İspanya gibi bir ülkede ulaştırma bakanı, aralarında farklılıklar bulunsa da doğrudan sorumluluğu olsun ya da olmasın, bir yıldan kısa süre içinde bu kadar ağır iki kazanın yaşanmasının ardından görevinde kalamaz” ifadelerini kullandı. Puente, bu yıl ocak ayında ülkenin güneyindeki Endülüs bölgesinde meydana gelen ve 46 kişinin hayatını kaybettiği Adamuz faciasına da atıfta bulundu.

Puente, kararının gerekçesini ise “Bu, siyasi onur, tutarlılık ve hayatını kaybedenlere duyulan saygı meselesidir” sözleriyle açıkladı.

“Geleceğime ilişkin kararımı, trajedinin hemen ardından, haberi aldığım ilk dakikalarda verdim” diyen Puente, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kararı bugün, ulusal egemenliğin merkezi olan parlamentoda açıklıyorum. Bunu yapmadan önce en acil ve ertelenemez gördüğüm görevleri tamamladım: Ön soruşturmaların yürütülmesi, mağdurlar ve yakınları için ilk tazminat önlemlerinin alınması ve demiryolu ağımızın kısa vadede güvenliğini mümkün olduğunca artıracak adımların atılması.”

Puente, dün sabah Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, yüksek hızlı tren ağının güvenliğini güçlendirmeye yönelik “olağanüstü bir plan” ile kazadan sağ kurtulanlara ve hayatını kaybedenlerin ailelerine yönelik bir yardım paketini kamuoyuna duyurmuştu.

Bakan, hükümetin İspanya'nın yüksek hızlı tren ağına yönelik kamuoyu güvenini yeniden tesis etmek için “yorulmadan çalışacağını” vurgulamıştı.


Karadeniz'de saldırılar tırmandı: NATO'nun doğu kanadı tehlikede

Ukrayna'dan İtalya'ya tahıl götüren, Vesseltracker'daki verilere göre Türk firmasına ait Royad Mammadov adlı gemi Karadeniz'de drone saldırısı sonucu batmıştı (Reuters)
Ukrayna'dan İtalya'ya tahıl götüren, Vesseltracker'daki verilere göre Türk firmasına ait Royad Mammadov adlı gemi Karadeniz'de drone saldırısı sonucu batmıştı (Reuters)
TT

Karadeniz'de saldırılar tırmandı: NATO'nun doğu kanadı tehlikede

Ukrayna'dan İtalya'ya tahıl götüren, Vesseltracker'daki verilere göre Türk firmasına ait Royad Mammadov adlı gemi Karadeniz'de drone saldırısı sonucu batmıştı (Reuters)
Ukrayna'dan İtalya'ya tahıl götüren, Vesseltracker'daki verilere göre Türk firmasına ait Royad Mammadov adlı gemi Karadeniz'de drone saldırısı sonucu batmıştı (Reuters)

Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz'deki saldırılar artarken, çatışmalar NATO'nun doğu kanadındaki ülkeler için de güvenlik tehdidine dönüşüyor.

CNN'in analizine göre Rusya'nın son dönemde Karadeniz'de en az 12 ticari gemiye düzenlediği drone saldırılarında 30'dan fazla denizci öldü veya kayboldu. Saldırılar, Ukrayna'nın bölgedeki tahıl ihracatını engellemeyi hedeflerken Romanya ve Bulgaristan'ın karasularına kadar uzanarak NATO ülkelerini de tehdit ediyor.

Ekim başında Mısır'dan Romanya'nın Sulina limanına giden Alfa Watan gemisinin drone'larla vurulması sonucu 9 Suriyeli ve bir Mısırlı mürettebat hayatını kaybetti. Denizcilik analiz firması Equasis'in verilerine göre Togo bayraklı gemi, merkezi Mersin'de yer alan Baraka Shipping'e aitti.

Bundan yaklaşık bir hafta sonra da Gine Bissau bayraklı HS Dignity benzer bir saldırıya uğradı. Bulgaristan açıklarındaki saldırıda çoğu Suriyeli 11 denizci öldü.

15 Ekim'de de Romanya karasuları ve münhasır ekonomik bölgesindeki 4 ticari gemi hedef alındı ve 8 kişi hayatını kaybetti. Bunlar arasında Sulina Kanalı yakınlarında kimyasal madde taşıyan Wine Trader ve Yara J adlı iki tanker de bulunuyordu.

Birleşik Krallık (BK) merkezli denizcilik güvenlik şirketi Ambrey Analytics'in açıklamasında, "Rus kuvvetlerinin, NATO'ya üye iki devletin münhasır ekonomik bölgeleri içinde kalan ve Ukrayna'nın ticari faaliyetleriyle bağlantılı gemileri vurduğu" belirtiliyor. Şirket, Romanya ve Bulgaristan yakınlarındaki suların artık güvenli olduğunun varsayılamayacağı uyarısında bulunuyor.

Ambrey Analytics'in verilerine göre Rusya ve Ukrayna, mayıs-ekim döneminde Karadeniz ve Azak Denizi'nde toplam 317 ticari ve diğer gemiye saldırdı. Bu sayı önceki 6 aylık döneme kıyasla 4 kattan fazla artışa denk geliyor. Yılın üçüncü çeyreğinde Ukrayna gemilere 137, Rusya ise 92 saldırı düzenledi. Ekimde ise tablo tersine döndü. Verilere göre Rusya 38, Ukrayna 5 saldırı gerçekleştirdi.

Rusya'nın saldırıları Ukrayna'nın tahıl ihracatını da düşürdü. Ukrayna eylülde 1,09 milyon ton buğday ihraç etti. Bu miktar geçen yılın aynı ayında 2,05 milyon tondu. Ukrayna'nın ihracatını Tuna Nehri üzerindeki daha küçük limanlara kaydırma girişimleri de Rus saldırılarından olumsuz etkilendi.

Askeri analistler son saldırılardan Rusya'yı sorumlu tutuyor. Moskova ise Rusya'nın, Ukrayna'ya komşu ülkeleri insansız hava araçlarıyla hedef aldığı iddialarını reddediyor. Ayrıca Avrupa hükümetlerinin Ukrayna'ya askeri yardım sağlayarak savaşı tırmandırdığını savunuyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, bazı saldırılarda hedef alınan gemilerin Ukrayna ordusu için "askeri ve çift kullanımlı yük" taşıdığını ileri sürmüştü.  

Avrypa Birliği, Karadeniz'deki ticari gemileri korumak amacıyla bölgeye bir askeri misyon göndermeyi de planlıyor ancak Brüksel'de konuyla ilgili herhangi bir görüş birliği yok. Rus haber ajansı TASS, bunun "Rusya'yla doğrudan çatışma tehlikesini beraberinde getireceğini" yazarken, Türkiye'nin böyle bir hamleye izin vermeye yanaşmayabileceği yorumu paylaşılıyor. 

Ukrayna'ya konuşlandırılması planlanan barış gücü tatbikata hazırlanıyor

Diğer yandan BK ve Fransa liderliğinde, Ukrayna'da çatışmaların sona ermesinin ardından ülkenin güvenliğini desteklemek üzere oluşturulan Çok Uluslu Güç-Ukrayna'nın (MNF-U) ilk büyük tatbikatı 9-22 Kasım'da düzenlenecek. Polonya'da yapılacak Koalicja Tatbikatı'na Türkiye, BK ve Fransa'nın yanı sıra Polonya, Almanya, Belçika, Estonya, Litvanya, Hollanda, İspanya ve İsveç katılacak.

Guardian'ın aktardığına göre, ateşkes sağlandıktan sonra Ukrayna'ya konuşlandırılması planlanan MNF-U askerlerinin, Rus saldırılarına misilleme yapmasına izin verilecek.

Donald Trump ise Amerikan askerlerinin MNF-U bünyesinde Ukrayna'ya konuşlandırılmayacağını söylemişti. Adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan bir yetkili, MNF-U'nun Elon Musk'ın Starlink'i gibi ABD menşeli sistemleri kullanmayacağını ve "neredeyse tamamen Avrupalı unsurlar" içereceğini söylüyor.

Independent Türkçe, CNN, Reuters, Guardian, TASS