Avrupa'da süpermarketlere siber saldırı dalgası: "Yazılım açıkları şoke edici"

Avrupa'da faaliyet gösteren firmalar, tüm uyarılara rağmen gerekli yazılım güvenliğini sağlayamadı

Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)
Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)
TT

Avrupa'da süpermarketlere siber saldırı dalgası: "Yazılım açıkları şoke edici"

Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)
Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)

Avrupa, süpermarketlerdeki soğutma sistemlerine düzenlenen siber saldırıların ardından güvenlik önlemlerini artırmaya odaklandı.

İlk saldırı dalgası yaklaşık üç hafta önce Fransa'da gerçekleşmiş, yaklaşık 700 süpermarketin soğutma sistemleri hedef alınmıştı.

İkinci dalga ise 2 Kasım'da düzenlendi. İsveçli süpermarket zincirlerinden Coop'un 7, ICA'nın ise 23 mağazası saldırıdan etkilendi. Aynı tarihte Almanya'da da en az 5 mağazanın soğutma sistemi hedef alınırken, Carrefour'un Belçika'daki 15 şubesi siber saldırıya uğradı.

Bunlara ek olarak Estonya, Finlandiya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Portekiz'deki süpermarketlere de siber saldırı düzenlendi.

Wall Street Journal ve Reuters'ın analizlerinde, süpermarketlerdeki soğutma sistemlerine düzenlenen siber saldırılar nedeniyle tonlarca gıdanın imha edildiği aktarılıyor.

Siber güvenlik uzmanlarına göre saldırganlar, market zincirlerinin ve soğutma ekipmanı üreticilerinin sistemleri uzaktan yönetmek için kullandığı internete bağlı bilgisayarları ele geçirdi. Bazı saldırılarda güncel olmayan yazılımların kullanıldığı sistemlerin hedef alındığı düşünülüyor.

Siber güvenlik şirketi Claroty'nin ağustosta yayımladığı raporda, Danimarkalı soğutma ekipmanı üreticisi Danfoss'un bazı cihazlarında güvenlik açığı olduğu bildirilmişti. Firma da bunu gidermek için yazılım güncellemesi yayımlamıştı. Ancak ABD'li siber güvenlik firması Censys'ten araştırmacı Silas Cutler'a göre 2 Kasım itibarıyla, aralarında ABD'deki 41 sistemin de bulunduğu 800'den fazla Danfoss cihazı hâlâ saldırılara açıktı.

Danfoss kontrol cihazlarının varsayılan yönetici şifresinin "12345" olarak belirlendiği de ortaya çıktı. Ancak saldırıya uğrayan süpermarketlerdeki sistemlerde bu şifrenin kullanılıp kullanılmadığı bilinmiyor.

Siber tehditleri takip eden Previdian şirketinin kurucusu Ryan Dwhurts, varsayılan şifrenin değiştirilmemesinin büyük tehlike yaratacağını belirterek, "2026'da işletmelerin bu kadar güvensiz yazılımlar sattığına inanmak güç. Bu gerçekten şoke edici" diyor.

Fransa'nın siber güvenlik kurumu CERT-FR, 12 Ekim'de yayımladığı raporda Danfoss'un yanı sıra ABD merkezli soğutma ekipmanı üreticisi Copeland'in geliştirdiği cihazların saldırılara açık olduğunu bildirmişti. Güvenlik önlemlerinin artırılması ve cihazlara ait sistemlerin internet bağlantısının kesilmesi tavsiyesinde bulunmuştu.

Uluslararası denetim firması Deloitte'tan siber güvenlik uzmanı Frank Groenewegen de internet bağlantısını kesmenin saldırganların bu sistemlere erişmesini engelleyebileceğini vurguluyor.

Saldırıları kimin düzenlediği henüz tespit edilemedi. Avrupa istihbaratından yetkililer, Ukrayna'yla savaş halindeki Rusya'nın son dönemde NATO ülkelerine karşı sabotaj ve siber saldırı faaliyetlerini artırabileceğini öne sürmüştü.

Siber güvenlik şirketi Sophos'tan Rafe Pilling, devlet destekli bilgisayar korsanları kadar bağımsız hareket eden saldırganların da değerlendirmeye alınması gerektiğini söylüyor. Uzman, saldırılarda herhangi bir kötü amaçlı yazılım kullanılmadığına dikkat çekerek, bunun suçlunun tespit edilmesini zorlaştırdığını belirtiyor.

Independent Türkçe, Reuters, Wall Street Journal, Guardian



Avrupa'da süpermarketlere siber saldırı dalgası: "Yazılım açıkları şoke edici"

Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)
Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)
TT

Avrupa'da süpermarketlere siber saldırı dalgası: "Yazılım açıkları şoke edici"

Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)
Soğutma sistemlerinin siber saldırıya uğraması nedeniyle birçok ürün imha edildi (AFP)

Avrupa, süpermarketlerdeki soğutma sistemlerine düzenlenen siber saldırıların ardından güvenlik önlemlerini artırmaya odaklandı.

İlk saldırı dalgası yaklaşık üç hafta önce Fransa'da gerçekleşmiş, yaklaşık 700 süpermarketin soğutma sistemleri hedef alınmıştı.

İkinci dalga ise 2 Kasım'da düzenlendi. İsveçli süpermarket zincirlerinden Coop'un 7, ICA'nın ise 23 mağazası saldırıdan etkilendi. Aynı tarihte Almanya'da da en az 5 mağazanın soğutma sistemi hedef alınırken, Carrefour'un Belçika'daki 15 şubesi siber saldırıya uğradı.

Bunlara ek olarak Estonya, Finlandiya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Portekiz'deki süpermarketlere de siber saldırı düzenlendi.

Wall Street Journal ve Reuters'ın analizlerinde, süpermarketlerdeki soğutma sistemlerine düzenlenen siber saldırılar nedeniyle tonlarca gıdanın imha edildiği aktarılıyor.

Siber güvenlik uzmanlarına göre saldırganlar, market zincirlerinin ve soğutma ekipmanı üreticilerinin sistemleri uzaktan yönetmek için kullandığı internete bağlı bilgisayarları ele geçirdi. Bazı saldırılarda güncel olmayan yazılımların kullanıldığı sistemlerin hedef alındığı düşünülüyor.

Siber güvenlik şirketi Claroty'nin ağustosta yayımladığı raporda, Danimarkalı soğutma ekipmanı üreticisi Danfoss'un bazı cihazlarında güvenlik açığı olduğu bildirilmişti. Firma da bunu gidermek için yazılım güncellemesi yayımlamıştı. Ancak ABD'li siber güvenlik firması Censys'ten araştırmacı Silas Cutler'a göre 2 Kasım itibarıyla, aralarında ABD'deki 41 sistemin de bulunduğu 800'den fazla Danfoss cihazı hâlâ saldırılara açıktı.

Danfoss kontrol cihazlarının varsayılan yönetici şifresinin "12345" olarak belirlendiği de ortaya çıktı. Ancak saldırıya uğrayan süpermarketlerdeki sistemlerde bu şifrenin kullanılıp kullanılmadığı bilinmiyor.

Siber tehditleri takip eden Previdian şirketinin kurucusu Ryan Dwhurts, varsayılan şifrenin değiştirilmemesinin büyük tehlike yaratacağını belirterek, "2026'da işletmelerin bu kadar güvensiz yazılımlar sattığına inanmak güç. Bu gerçekten şoke edici" diyor.

Fransa'nın siber güvenlik kurumu CERT-FR, 12 Ekim'de yayımladığı raporda Danfoss'un yanı sıra ABD merkezli soğutma ekipmanı üreticisi Copeland'in geliştirdiği cihazların saldırılara açık olduğunu bildirmişti. Güvenlik önlemlerinin artırılması ve cihazlara ait sistemlerin internet bağlantısının kesilmesi tavsiyesinde bulunmuştu.

Uluslararası denetim firması Deloitte'tan siber güvenlik uzmanı Frank Groenewegen de internet bağlantısını kesmenin saldırganların bu sistemlere erişmesini engelleyebileceğini vurguluyor.

Saldırıları kimin düzenlediği henüz tespit edilemedi. Avrupa istihbaratından yetkililer, Ukrayna'yla savaş halindeki Rusya'nın son dönemde NATO ülkelerine karşı sabotaj ve siber saldırı faaliyetlerini artırabileceğini öne sürmüştü.

Siber güvenlik şirketi Sophos'tan Rafe Pilling, devlet destekli bilgisayar korsanları kadar bağımsız hareket eden saldırganların da değerlendirmeye alınması gerektiğini söylüyor. Uzman, saldırılarda herhangi bir kötü amaçlı yazılım kullanılmadığına dikkat çekerek, bunun suçlunun tespit edilmesini zorlaştırdığını belirtiyor.

Independent Türkçe, Reuters, Wall Street Journal, Guardian


ABD'deki ara seçim sonuçları, Trump'ın İran politikasını nasıl şekillendirecek?

Trump seçim sonuçlarına itiraz etmeyeceğini söyledi (Reuters)
Trump seçim sonuçlarına itiraz etmeyeceğini söyledi (Reuters)
TT

ABD'deki ara seçim sonuçları, Trump'ın İran politikasını nasıl şekillendirecek?

Trump seçim sonuçlarına itiraz etmeyeceğini söyledi (Reuters)
Trump seçim sonuçlarına itiraz etmeyeceğini söyledi (Reuters)

ABD'de düzenlenen ara seçimlerde Demokratlar hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu sağlarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a geniş çaplı saldırıları başlatıp başlatmayacağı merak ediliyor.

Associated Press'in (AP) resmi olmayan sonuçlarına göre Demokratlar, 435 sandalyeye sahip Temsilciler Meclisi'nde 225 sandalye kazandı. Cumhuriyetçiler ise çoğunluğu kaybederek 136 sandalyede kaldı. Böylelikle Demokratlar, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk için gereken 218 sandalyeyi geçti.

Seçimlerde sandığa gidenler, Senato'daki 100 sandalyeden 35'ini belirlemek için de oy kullandı. Senato'da toplam dağılımda Demokratların sandalye sayısı 54'e yükselirken, Cumhuriyetçilerin sandalye sayısı 43'e geriledi.

Ajansın analizinde, Trump'ın görev süresinin kalan son iki yılında "kökten değişen" bir Kongre'yle karşı karşıya kalacağı belirtiliyor. 3 Ocak 2027'de göreve başlayacak yeni Kongre'de çoğunluğu elde eden Demokratlar, Trump'ın yasama gündemini engelleyebilecek, Senato'da başkanlık atamalarına karşı çıkabilecek ve yönetim hakkında soruşturmalar başlatabilecek.

Seçmenlere defalarca "Pusulada benim adım varmış gibi oy kullanın" diyen Trump'ın, İsrail'e yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık askeri yardımı yıl sonunda durduracaklarını duyurması bile Cumhuriyetçilerin mağlubiyetini engelleyemedi.

ABD Başkanı, Wall Street Journal'a verdiği röportajda Cumhuriyetçilerin aldığı yenilginin kısmen İran savaşıyla bağlantılı gelişmelerden kaynaklandığını kabul etti.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşın yarattığı enerji krizi ve yükselen akaryakıt fiyatları Trump'ın onay oranının ciddi biçimde düşmesine yol açmıştı. Diğer yandan Trump, İran'la savaşa girmekten pişman olmadığını belirterek "Doğru olanı yaptım, yine olsa yine aynısını yapardım" dedi.

Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan Kansas, Güney Karolina ve Teksas gibi eyaletlerde alınan seçim yenilgisinin kendi başkanlığıyla ilgili olmadığını savunan Trump, "En büyük sorun benim oy pusulasında olmamamdı" ifadelerini kullandı.

Amerikan basınında son dönemde çıkan haberlerde, Trump'ın ara seçimlerin ardından İran'a yönelik kapsamlı bir askeri operasyon başlatabileceği öne sürülmüştü. Trump ise seçim günü Financial Times'a yaptığı açıklamada, ABD ordusunun harekata hazır olduğunu ancak saldırıya gerek kalmayabileceğini söyledi.

ABD Başkanı, seçimlerden önce İran'a saldırmayacağını söylese de ABD ordusunun, İran'ın Keşm Adası'na 2 Kasım'da "savunma amaçlı sınırlı ölçekte bir saldırı" düzenlediği basına yansımıştı.

Washington ara seçimler öncesinde Tahran'la müzakere için girişimlerini artırmıştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin yeniden başlaması için İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'ye mektup göndermişti.

Rızai, dün sosyal medyadan yayımladığı açıklamada ABD, İran'ın sunduğu şartları kabul etmeden Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını duyurdu. İran yönetimi görüşmeler için ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını kaldırmasını, yaptırımları hafifletmesini ve dondurulmuş varlıkları serbest bırakmasını şart koşuyor.

Diğer yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'deki ara seçimlerle ilgili X'teki paylaşımında, "Vicdan ya da geçim sıkıntısı; Amerikalılar SAVAŞA HAYIR dedi ve biz de bu mesajı destekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Adının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran ve Washington'ın hâlâ anlaşmaya varmaktan uzak olduğunu söylüyor. Arabuluculuk rolünü üstlenen Katar ise diplomatik girişimlerin sürdüğünü bildiriyor.     

Independent Türkçe, AP, Wall Street Journal, Press TV, Reuters


Trump, Senato adaylarını kendisi belirledi... Cumhuriyetçiler bedelini ödedi

ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)
ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)
TT

Trump, Senato adaylarını kendisi belirledi... Cumhuriyetçiler bedelini ödedi

ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)
ABD Senatosu üyeliği için Demokrat Parti’den aday olan James Talarico’nun destekçileri, Teksas eyaletindeki seçim yarışını kazanmasının ardından kutlama yaptı. (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, seçmenlerden Kongre ara seçimlerinde kendi adının da oy pusulalarında yer aldığını hayal etmelerini istedi. Senato seçimlerindeki en kritik yarışlardan bazılarında Cumhuriyetçi adayları bizzat belirleyen Trump’ın desteklediği isimler, dün akşam itibarıyla seçmenlerin tercihi karşısında yenilgiye uğradı.

Trump’ın Güney Carolina, Kuzey Carolina, Teksas ve Michigan eyaletlerinde desteklediği adayların tamamı seçimleri kaybetti. Michigan’da açıklanan ilk sonuçlar da Trump’ın tercih ettiği adayın yenilgisini ortaya koydu. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bu yenilgiler, Demokratlara Senato’da çoğunluğu kazandırırken, Trump’ın siyasi gücünün sınırlarını da gözler önüne serdi.

Trump, on yılı aşkın süredir Cumhuriyetçi Parti’yi kendi siyasi hareketi olan “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) etrafında yeniden şekillendirmek için çalışıyor. Bu süreçte ön seçimlerde aday tercihlerini dayatırken, kendisine yeterince bağlı olmadığını düşündüğü veya siyasi vizyonuyla örtüşmeyen muhafazakâr isimleri parti dışına itti. Trump, eyalet çapında daha güçlü destek ağlarına sahip ve seçim kazanma konusunda kendilerini kanıtlamış Cumhuriyetçiler yerine, çoğu zaman kendisine sadık isimleri ve siyasi görüşlerini benimseyen adayları tercih etti. Kendi desteğinin, bu adayların siyasi zayıflıklarını telafi edeceğini hesap etti.

Ancak dün ortaya çıkan seçim sonuçları, Trump’ın geniş seçmen kitlelerini kendi tercih ettiği adaylara oy vermeye ikna edemediğini gösterdi.

En şaşırtıcı yenilgilerden biri, 1998’den beri Senato’ya Demokrat üye göndermeyen ve Trump’ın 2024 yılında 18 puan farkla kazandığı Güney Carolina’da yaşandı. Trump, hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın kız kardeşi Darlene Graham’ı destekledi. Ancak Demokrat aday Annie Andrews, seçimleri kazanarak büyük bir sürprize imza attı.

Kuzey Carolina’da Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin eski seçim kampanyası yetkililerinden Michael Whatley’i destekledi. Whatley, eyaletin eski Demokrat Valisi Roy Cooper karşısında ağır bir yenilgi aldı.

Teksas’ta Trump, tartışmaların gölgesinde geçen Cumhuriyetçi ön seçimlere müdahale ederek, hakkında çeşitli skandallar bulunan Başsavcı Ken Paxton’a destek verdi. Paxton, Trump’ın müttefiklerinden biri olan ve parti içinde daha güvenli bir seçenek olarak görülen Senatör John Cornyn’e karşı yarıştı. Demokrat aday James Talarico ise dün gece seçimi rahat bir farkla kazandı. Böylece Demokratlar, 1988’den bu yana kazanamadıkları bir Senato koltuğunu elde etti.

Michigan’da ise Demokrat Abdülrahman es-Seyyid, Trump’ın tercih ettiği aday, eski Temsilciler Meclisi üyesi Mike Rogers’ı mağlup etti. Es-Seyyid bu sonuçla, ABD Senatosu’nda görev yapan ilk Müslüman olacak.

Reuters-Ipsos anketleri, söz konusu yenilgilerin Trump’ın kamuoyu desteğinin seçimlerden önce, 6 Ocak 2021’de Kongre binasına düzenlenen saldırının hemen sonrasındaki seviyenin de altına gerilediği bir dönemde yaşandığını ortaya koydu. Bu durum, Cumhuriyetçiler arasında Trump’ın kendi etrafında yeniden şekillendirdiği parti için bir siyasi yüke dönüştüğü yönündeki endişeleri artırdı.

Deneyimli Cumhuriyetçi siyasi Uzman Doug Heye, seçmenlerin gümrük tarifeleri ve İran savaşı nedeniyle artan fiyatlardan duyduğu rahatsızlığa işaret ederek, “Bu, Trump açısından bir deprem” değerlendirmesinde bulundu.

Heye sözlerini şöyle sürdürdü:

Trump, bütün yıl boyunca seçmenlere kendileri için önemli olan konuları değil, kendi önem verdiği meseleleri anlattı.

Seçim sonuçları açıklanmaya başladığında Trump meydan okuyan bir tavır sergiledi.

Trump, dün akşam sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Seçimlerde aday değildim. Aday olsaydım ezici bir çoğunlukla kazanırdık!” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray yetkililerinden biri, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı açıklamada, Trump’ın oy pusulalarında yer alan birçok adayı, bu adayların kendilerinden daha iyi tanıttığını söyledi.

Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi ise yönetimin altı hafta öncesine ait anket verilerinin Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’yu kaybedeceğini gösterdiğini belirtti. Bunun üzerine Trump’ın Cumhuriyetçi adayları kurtarmak amacıyla bir ay süren ülke çapında seçim kampanyası başlattığını ifade etti.

O koltuğu kendi elleriyle bıraktı

Bazı bağımsız analistler, Senato seçimlerindeki kayıpların doğrudan Trump’ın siyasi müdahalelerinin izlerini taşıdığını düşünüyor. American University öğretim üyesi Thomas Kahn, Trump’ın Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçimlere müdahalesinin, partisine garanti gözüyle bakılan bir koltuğa mal olduğunu belirtti. Kahn, Senatör John Cornyn’in yeniden aday gösterilmesi durumunda Cumhuriyetçilerin “kesin bir zafer elde edeceğini” söyledi.

Kahn’a göre Kuzey Carolina’daki durum da benzer şekilde açıktı. Cumhuriyetçi Senatör Tom Tillis, Trump ile yaşadığı kamuoyuna yansıyan anlaşmazlığın ardından geçen yıl yeniden aday olmayacağını açıkladı. Tillis, Trump’ın sunduğu vergi ve harcama tasarısında yer alan Medicaid kesintilerine karşı çıkmış, bunun üzerine Trump ön seçimlerde kendisine rakip bir adayı desteklemekle tehdit etmişti.

Kahn, “Bu koltuğu fiilen Demokratlara hediye etti. Tom Tillis yeniden aday olsaydı Roy Cooper seçim yarışına girmezdi” dedi.

Kuzey Carolina'nın eski Cumhuriyetçi Valisi Pat McCrory de Trump’ın ön seçimlere müdahalesinin eyalet eyalet Cumhuriyetçiler arasında bölünmeye yol açtığını söyledi.

McCrory, Trump’ın seçimlerde kendisini destekleyen seçmenlerle kurduğu ilişkiye yönelik en sert eleştirilerini dile getirdi.

McCrory, “Başkan Trump’ın en büyük güçlü yönlerinden birinin işçi sınıfından insanlarla iletişim kurabilmesi olduğunu düşünüyorum. Bu becerisini kaybetti. Ülkenin çıkarları için bu yeteneğini yeniden kazanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.